Kur'an'ın ve Kıraatinin Fazileti Hakkında Bâb
بَابٌ فِي فَضْلِ الْقُرْآنِ وَقِرَاءَتِهِ
2 - Bize Muhammed b. Ebî Bekr el-Mukaddemî rivayet etti; bize Abdullah b. Yezîd rivayet etti; bize İbn Lehîa rivayet etti; o, Mişrah b. Hâân’dan, o da Ukbe b. Âmir (r.a.)’den şöyle dediğini nakletti: Resûlullah (s.a.v.)’i şöyle buyururken işittim: “Kur’an (nuru/kelâmı) ham/tabaklanmamış bir sîneye (ihâb) girse, sonra ateşe atılsa, yanmazdı.”
٢ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، نا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، نا ابْنُ ⦗ص: ١١١⦘ لَهِيعَةَ، عَنْ مِشْرَحِ بْنِ هَاعَانَ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ: «لَوْ كَانَ الْقُرْآنُ فِي إِهَابٍ، ثُمَّ أُلْقِيَ فِي النَّارِ مَا احْتَرَقَ»
3 - Bize Kuteybe b. Saîd rivâyet etti: Bize Ebû Avâne, Katâde'den; o Zirâre b. Evfâ'dan; ⦗s. 112⦘ o Sa‘d b. Hişâm'dan; o da Âişe (r.anhâ)'dan şöyle rivâyet etti: Resûlullah (s.a.v.) buyurdu: «Kur'an'da mahir olan, seferetu'l-kirâmi'l-berere (şerefli, iyilik timsali melekler) ile beraberdir. Kur'an'ı kekeleyerek, zorlanarak okuyan kimseye ise iki ecir vardır.»
٣ - حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، نا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، ⦗ص: ١١٢⦘ عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «الْمَاهِرُ بِالْقُرْآنِ مَعَ السَّفَرَةِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ، وَالَّذِي يَتَتَعْتَعُ فِيهِ لَهُ أَجْرَانِ»
4 - Bize Ebü'l-Hasan b. Müzâhim b. Saîd haber verdi. (Dedi ki:) Bize Abdullah b. el-Mübârek, Sa'd b. Hişâm'dan; o da Âişe'den (r.anhâ); o da Nebî'den (s.a.v.) rivayetle şöyle buyurdu: "Muhakkak ki Kur'an'ı (okumaya) devam eden ve bu kendisine zor gelen kimseye iki ecir vardır. Onu kolaylıkla okuyan kimse ise, değerli ve hayırlı kâtipler (melekler) gibidir."
٤ - حَدَّثَنَا أَبُو الْحَسَنِ بْنُ مُزَاحِمِ بْنِ سَعِيدٍ، نا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: «إِنَّ الَّذِي يَتَعَاهَدُ الْقُرْآنَ، وَيَشْتَدُّ عَلَيْهِ لَهُ أَجْرَانِ، وَالَّذِي يَقْرَأُهُ وَهُوَ خَفِيفٌ عَلَيْهِ مِثْلُ السَّفَرَةِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ»
6 - Bize Ömer b. Ali rivayet etti… ⦗s. 115⦘ Bize Yahyâ b. Saîd, Süfyân'dan; o da Ebû İshâk'tan; o da Abdullah b. Mes‘ûd'dan (r.a.) rivayetle dedi ki: "Kişi kendisini ancak Kur'an ile sorgulasın. Zira şayet o ⦗s. 116⦘ Kur'an'ı seviyorsa, şüphesiz Allah'ı ve Rasûlü'nü (s.a.v.) seviyordur." 7 - Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti; bize Abdurrahmân b. Mehdî rivayet etti; bize Süfyân, ⦗s. 117⦘ Ebû İshâk'tan; o da Abdurrahmân b. Yezîd'den; o da Abdullah b. Mes‘ûd'dan (r.a.) bunun benzerini rivayet etti.
٦ - حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عَلِيٍّ،. . . ⦗ص: ١١٥⦘ نا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ: " لَا يَسْأَلُ أَحَدٌ عَنْ نَفْسِهِ، إِلَّا الْقُرْآنَ، فَإِنْ كَانَ ⦗ص: ١١٦⦘ يُحِبُّ الْقُرْآنَ، فَإِنَّهُ يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ٧ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، نا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، نا سُفْيَانُ، ⦗ص: ١١٧⦘ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ مِثْلَهُ
8. Bize Muhammed b. Musaffâ el-Hımsî rivayet etti; (dedi ki:) Bize Osmân b. Saîd b. Kesîr b. Dînâr, İbn Lehîa‘dan; o da Muhammed b. Abdurrahmân’dan (ki Ebü’l-Esved’dir); o da ⦗s. 118⦘ Urve’den; o da Âişe (r.anhâ)’dan naklen haber verdi. Âişe (r.anhâ) şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.)’in yanında bir adam hayırla anıldı. Bunun üzerine (s.a.v.): «O, Kur’an’ı öğrenmedi mi?» buyurdu.
٨ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُصَفَّى الْحِمْصِيُّ، نا عُثْمَانُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ كَثِيرِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ لَهِيعَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَهُوَ أَبُو الْأَسْوَدِ، عَنْ ⦗ص: ١١٨⦘ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ: ذُكِرَ رَجُلٌ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِخَيْرٍ، فَقَالَ: «أَوَلَمْ يَتَعَلَّمِ الْقُرْآنَ»
9 - Bize Meymûn b. el-Asbağ rivayet etti; bize İbn Ebî Meryem rivayet etti; bize İbn Lehîa haber verdi; bana Ebü'l-Esved, Urve vasıtasıyla Âişe’den (r.anhâ) rivayet etti. Âişe (r.anhâ) şöyle dedi: Nebî (s.a.v.)’in yanında bir adam hayırla anıldı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.): “O, Kur’an’ı öğrenmedi mi?” buyurdu. [Araştırma notu: Hadis metni eksik olup istenilen sayfa numarası metin içinde belirtilmiştir: s. 119]
٩ - حَدَّثَنَا مَيْمُونُ بْنُ الْأَصْبَغِ، نا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أنا ابْنُ لَهِيعَةَ، حَدَّثَنِي ⦗ص: ١١٩⦘ أَبُو الْأَسْوَدِ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ: ذُكِرَ رَجُلٌ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِخَيْرٍ، فَقَالَ: «أَوَلَمْ يَتَعَلَّمِ الْقُرْآنَ»
10 - Bize Muâfâ b. Süleyman rivâyet etti. Bize Züheyr b. Muâviye, Abdullah b. Îsâ b. Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'dan rivâyet etti. O da Alkame b. Mersed'den, o da Ebû Abdurrahmân es-Sülemî'den [s. 120], o da Osman b. Affân'dan (r.a.) rivâyet etti. (Osman) dedi ki: "Sizin en faziletliniz, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir."
١٠ - حَدَّثَنَا الْمُعَافَى بْنُ سُلَيْمَانَ، نا زُهَيْرُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، نا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عِيسَى بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، ⦗ص: ١٢٠⦘ عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ قَالَ: " أَفْضَلُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ
11 – Bize Ubeydullah b. Muâz rivâyet etti: (Dedi ki:) Babam (Muâz) bize Şu‘be’den rivâyet etti; o Alkame b. Mersed’den, ⦗s. 121⦘ o Sa‘d b. Ubeyde’den, o Ebû Abdurrahmân es-Sülemî’den, o da Osman b. Affân (r.a.) vasıtasıyla Nebiyy-i Muhterem (s.a.v.)’den rivâyetle buyurdular ki: «Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.» Ebû Abdurrahmân (es-Sülemî) dedi ki: İşte bu (hadis), beni şu oturduğum makamda oturttu. Zira kendisi (bu hadisin gereği olarak) Kur’an öğretmekteydi.
١١ - حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، نا أَبِي، نا شُعْبَةُ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، ⦗ص: ١٢١⦘ عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: «خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ» قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ: ذَلِكَ أَقْعَدَنِي مَقْعَدِي هَذَا، وَكَانَ يُعَلِّمُ الْقُرْآنَ
12 - Bize İshak b. Râhaveyh tahdîs etti (s. 122): Bize Ebû Âmir el-Akadî tahdîs etti, bize Şu'be, Alkame b. Mersed'den tahdîs etti; dedi ki: Sa'd b. Ubeyde'yi işittim, Ebû Abdurrahman'dan, o da Osman (r.a.)'dan, Nebî (s.a.v.)'den rivâyet etti: "Sizin en hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir." Ebû Abdurrahman dedi ki: İşte bu (hadis) beni bu makamıma oturttu. Ebû Abdurrahman Kur'an öğretirdi.
١٢ - حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ رَاهَوَيْهِ،. . . ⦗ص: ١٢٢⦘ نا أَبُو عَامِرٍ الْعَقْدِيُّ، نا شُعْبَةُ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ قَالَ: سَمِعْتُ سَعْدَ بْنَ عُبَيْدَةَ، يُحَدِّثُ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عُثْمَانَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: «خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ» قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ: فَذَاكَ أَقْعَدَنِي مَقْعَدِي هَذَا. وَكَانَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ يُعَلِّمُ الْقُرْآنَ
13 - Bize Amr b. Ali ve Muhammed b. el-Müsenna rivayet ettiler; dediler ki: Bize Yahya b. Saîd rivayet etti; dedi ki: Bize [s. 123] Süfyân ve Şu‘be, Alkame b. Mersed’den, o Sa‘d b. Ubeyde’den, o Ebû Abdurrahman es-Sülemî’den, o Osman (r.a.)’dan rivayet etti; Osman dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: «Sizin hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.»
١٣ - حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى قَالَا: نا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، نا ⦗ص: ١٢٣⦘ سُفْيَانُ، وَشُعْبَةُ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، عَنْ عُثْمَانَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ»
Bize Osman b. Ebî Şeybe rivâyet etti; Cerîr b. Abdilhamîd, el-Cerrâh el-Kindî'den; o da Alkame b. Mersed'den; o da Ebû Abdurrahman'dan; o da Osman (r.a.)'dan rivâyet ettiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: «Sizin en hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir.»
١٤ - حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، نا جَرِيرُ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ، عَنِ الْجَرَّاحِ الْكِنْدِيِّ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عُثْمَانَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «إِنَّ أَفْضَلَكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ»
17 - Bize İshâk b. Mûsâ el-Ensârî rivâyet etti. Bize Abdurrahmân b. Muhammed el-Muhâribî, Mûsâ el-Ferrâ‘dan rivâyet etti; o da Seleme b. Küheyl’den, o da Ebû Abdurrahmân es-Sülemî’den, o da Osman b. Affân’dan (r.a.) rivâyetle dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: «Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.»
18 - Bana Saîd b. Anbese er-Râzî rivâyet etti. Bize Abdurrahmân b. Muhammed el-Muhâribî rivâyet etti; bize Mûsâ el-Ferrâ‘ rivâyet etti. O da Seleme b. Küheyl’den, o da Ebû Abdurrahmân’dan, o da Osman (r.a.) vasıtasıyla Nebî’den (s.a.v.) bunun benzerini rivâyet etti.
١٧ - حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مُوسَى الْأَنْصَارِيُّ، نا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مُحَمَّدٍ ⦗ص: ١٢٥⦘ الْمُحَارِبِيُّ، عَنْ مُوسَى الْفَرَّاءِ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «أَفْضَلُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَيُعَلِّمُهُ» ١٨ - حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ عَنْبَسَةَ الرَّازِيُّ، نا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مُحَمَّدٍ الْمُحَارِبِيُّ، نا مُوسَى الْفَرَّاءُ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عُثْمَانَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ، مِثْلَهُ
19 — Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti; bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti; o Abdurrahman b. İshâk'tan ⦗s: 126⦘ rivayetle; bana Nu‘mân b. Sa‘d rivayet etti; dedi ki: Alî (r.a.)'yi şöyle derken işittim: Resûlullah (s.a.v.) buyurdu: "Hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir."
١٩ - حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، نا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ عَبْدِ ⦗ص: ١٢٦⦘ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي النُّعْمَانُ بْنُ سَعْدٍ قَالَ: سَمِعْتُ عَلِيًّا يَقُولُ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «خِيَارُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ»
20 - Bize Kuteybe rivayet etti; bize Süfyân b. Uyeyne, Mansûr'dan... [s. 127] o da Mücâhid'den, Allah Teâlâ'nın {وَالَّذِي جَاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِهِ أُولَئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ} [Zümer: 33] buyruğu hakkında şöyle dedi: "Onlar Kur'an ehlidir. Dediler ki: Bize verdiğiniz bu (kitap), biz onun içindekilere uyduk."
٢٠ - حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، نا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ مَنْصُورٍ،. . . ⦗ص: ١٢٧⦘ عَنْ مُجَاهِدٍ، فِي قَوْلِهِ {وَالَّذِي جَاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِهِ أُولَئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ} [الزمر: ٣٣] قَالَ: " هُمْ أَهْلُ الْقُرْآنِ ، قَالُوا: هَذَا الَّذِي أَعْطَيْتُمُونَا اتَّبَعَنَا مَا فِيهِ "