Bismillâhirrahmânirrahîm. Mukaddime. Bu, nâsih ve mensûh hakkında bir kitaptır. Bu, hicrî on beşinci asrın gelişi münasebetiyle neşre hazırladığımız beş kitaptan biridir. Bu kitap, Katâde b. Di'âme es-Sedûsî'den rivayet edilmiştir ve nâsih ve mensûh hakkında bize ulaşan en eski kitaptır. Müellif ve kitap hakkında konuşmadan önce, bu kitaba mukaddime mesabesinde olacak bölümler zikretmemiz gerekmektedir; zira kitap bundan yoksundur. Bu mukaddime şunları ihtiva eder: Evvelâ: Nesih'in lügat ve ıstılahtaki mânası. Nesih, Arap kelâmında üç vecih üzere gelir: Birincisi, Arapların 'nesehtü'l-kitâbe, izâ nakaltü' sözünden alınmış olmasıdır.
بسم الله الرحمن الرحيممقدمةهذا كتاب في الناسخ والمنسوخ، وهو واحد من خمسة كتب اعددناها للنشر بمناسبة حلول القرن الخامس عشر الهجرى.وقد روى هذا الكتاب عن قتادة بن دعامة السدوسى، وهو أقدم كتاب وصل الينا عن الناسخ والمنسوخ.ولا بد لنا قبل الحديث عن المؤلف والكتاب أن نذكر فصولا تكون كالمقدمة لهذا الكتاب لانه خلا منها، وتشمل هذه المقدمة:أولا: معنى النسخ (في اللغة والاصطلاح) :يأتى النسخ في كلام العرب على ثلاثة أوجه: الاول أن يكون مأخوذا من قول العرب: نسخت الكتاب، اذا نقلت
Birincisi: Bir kitabın başka bir kitaba nakledilmesidir. Bu durumda nakledilen şey, kendisinden nakil yapılan aslı değiştirmez; aksine onun bir benzeri, yani ikinci bir nüshası hâline gelir. Bu tür nesih, araştırma konumuz olan nesih kapsamına girmez.
İkincisi: Arapların “güneş gölgeyi neshetti” (yani onu giderip yerine geçti) sözünden alınmıştır. İşte bu mâna, Kur’an’ın nâsih ve mensûhu konusunun kapsamına giren anlamdır.
Üçüncüsü: Arapların “rüzgâr (çöldeki) izleri silip tamamen yok etti / neshetti” (izâle min ğayri ıvaz) (yani onları tamamen giderip yerine hiçbir şey bırakmadı ve rüzgâr, izlerin yerine geçmedi) sözünden alınmıştır.
İşte “nesih” kelimesinin lügatteki anlamı budur.
Istılahtaki nesih ise, sonradan gelen bir şer‘î delil ile şer‘î hükmün kaldırılmasıdır. Kaldırılan hükme “mensûh”, kaldıran delile “nâsih”, kaldırma işlemine de “nesih” denir. Buna göre nesih işlemi, daha önce sabit olan hükmü ifade eden bir mensûhu ve daha sonra gelen delili ifade eden bir nâsihi gerektirir [1].
İkinci olarak: Nesih nerede vâki olur?
Nesih ancak emir ve nehiyde vâki olur, haber lafzıyla gelmiş olsa bile. Taleb mânası taşımayan haber (bildirim) ise –va‘d ve va‘îd gibi– nesih kapsamına girmez.
[1] Nesih kavramının mânası hakkında bkz. Mekâyîsü’l-Luga, 5/424; el-Îdâh li-Nâsihi’l-Kur’ân ve Mensûhihî, s. 41; el-Müfredât (Râgıb), s. 511; el-İ‘tibâr (el-Hâzimî), s. 5; el-Lisân ve et-Tâc (n-s-h maddesi).
ما فيه الى كتاب آخر، فهذا لم يغير المنسوخ منه انما صار نظيرا له، أى نسخة ثانية منه.وهذا النسخ لا يدخل في النسخ الذى هو موضوع بحثنا.والثانى أن يكون مأخوذا من قول العرب: نسخت الشمس الظل، اذا أزالته وحلت محله، وهذا المعنى هو الذى يدخل في موضوع ناسخ القرآن ومنسوخه.والثالث أن يكون ماخوذا من قول العرب: نسخت الريح الاثار، اذا أزالتها فلم يبق منها عوض ولا حلت الريح محل الاثار.هذا هو معنى السنخ في اللغة.أما النسخ في الاصطلاح فهو رفع الحكم الشرعى بدليل شرعى متأخر.فالحكم المرفوع بسمى (المنسوخ) ، والدليل الرافع يسمى (الناسخ) ويسمى الرفع (النسخ) .فعملية النسخ على هذا تقتضى منسوخا وهو الحكم الذى كان مقررا سابقا، وتقتضى ناسخا، وهو الدليل اللاحق (١) .ثانيا: أين يقع النسخ؟:لا يقع النسخ الا في الامر والنهى ولو بلفظ الخبر، أما الخبر الذى ليس بمعنى الطلب فلا يدخله النسخ ومنه الوعد والوعيد.(١) ينظر في معنى النسخ: مقاييس اللغة ٥ / ٤٢٤ الايضاح لناسخ القرآن ومنسوخه ٤١، مفردات الراغب ٥١١، الاعتبار للحازمى ٥، اللسان والتاج (نسخ) .(*)
Kimi âlimler ise salt haberde (ahbâr-ı mahza) neshi câiz görmüş; istisnâ ve tahsîsi de nesih olarak adlandırmıştır. Fukahâ ise bunun hilâfına kanaat sahibidir (2).
Üçüncüsü: Nesh ile bedâ arasındaki fark:
Bedâ (bâ'nın fethasıyla) (3) lügatte, gizlilikten sonra ortaya çıkmak demektir. "Bedâ lî bedâ'un" denilir; yani bana sonradan (bir şey) göründü. "Bedâ lehû fi'l-emri bedâ'un" denilir; yani o iş hakkında kendisinde yeni bir görüş doğdu. "Bedâ lî bedâ'un" denilir; yani önceki görüşüm değişti. O halde bedâ, önceden bilinmeyen bir şeyin sonradan doğru bulunmasıdır. Bu ise Allah Azze ve Celle hakkında câiz değildir.
Dolayısıyla bedânın lügatte ve ıstılahtaki mânası şudur: Kişinin bir kanaati (re'y) benimseyip sonra kendisi için önceden bilinmeyen yeni bir kanaatin doğmasıdır.
Nesh ise bedâdan farklıdır; çünkü neshte Allah Teâlâ'nın ilmine dair bir değişiklik söz konusu değilken, bedâ bu değişikliğin vuku bulduğu varsayımına dayanır. Bedâ, önceden bilmemenin (cehl) ve sonradan bilmenin (hudûs-i ilm) varlığını gerektirir; her ikisi de Allah Azze ve Celle hakkında muhaldir. Zira O, geçmiş, hâl ve gelecek her şeyi bilendir ve her şeyi kuşatmıştır.
Nesh ise aklen câizdir ve fiilen Kur'ân-ı Kerîm'de vâki olmuştur (4).
(2) Bkz. el-Ahkâm fî Usûli'l-Ahkâm, 444; el-Musaffâ bi-Ekfi Ehli'r-Rusûh min İlmi'n-Nâsih ve'l-Mensûh, 198; Mu‘terekü'l-Akrân, 1/110.
(3) Ebü'l-Fazl İbrâhîm, el-Burhân'da (2/30) bunu iki defa zamme ile harekelemiştir ki bu hatadır; doğrusu, el-Lisân ve et-Tâc'ta (b-dâ md.) belirtildiği üzere bâ'nın fethasıdır.
(4) Nesh ile bedâ arasındaki farka dair bkz. en-Nâsih ve'l-Mensûh (en-Nahhâs), 9; el-Muğnî fî Ebvâbi't-Tevhîd ve'l-Adl, 16/65; el-Milel ve'n-Nihal, 2/16; en-Nesh fi'l-Kur'âni'l-Kerîm, 22; Fethu'l-Mennân, 50; Nazariyyetü'n-Nesh fi'ş-Şerâiii's-Semâviyye, 14.
(*)
وأجاز بعضهم وقوع النسخ في الخبر المحض، وسمى الاستثناء والتخصيص نسخا، والفقهاء على خلافه (٢) .ثالثا: الفرق بين النسخ والبداء: البداء (بفتح الباء) (٣) في اللغة: الظهور بعد الخفاء، يقال: بدا لى بداء، أى ظهر لى آخر، وبدا له في الامر بداء، أى نشأ له فيه رأى، ويقال: بدا لى بداء، أى تغير رأيى على ما كان عليه.فالبداء استصواب شئ علم بعد أن لم يعلم، وذلك على الله عز وجل غير جائز.فمعنى البداء اذن في اللغة والاصطلاح هو: أن يستصوب المرء رأيا ثمينشأ له رأى جديد لم يكن معلوما له.فالنسخ غير البداء لان الاول ليس فيه تغيير لعلم الله تعالى، والثانى يفترض وقوع هذا التغيير.والبداء يستلزم سبق الجهل وحدوث العلم، وكلاهما محال على الله عزوجل، لانه عالم بكل شئ ومحيط به: ما كان، وما هو كائن، وما سيكون.والنسخ جائز عقلا، وواقع فعلا في القرآن الكريم (٤) .(٢) ينظر: الاحكام في أصول الاحكام ٤٤٤، المصفى بأكف أهل الرسوخ من علم الناسخ والمنسوخ ١٩٨، معترك الاقرآن ١ / ١١٠.(٣) ضبطها أبوالفضل ابراهيم في البرهان ٢ / ٣٠ بالضم مرتين، وهو خطأ والصواب فتح الباء كما في اللسان والتاج (بدا) .(٤) ينظر في الفرق بين النسخ والبداء: الناسخ والمنسوخ للنحاس ٩، المغنى في أبواب التوحيد والعدل ١٦ / ٦٥، الملل والنحل ٢ / ١٦، النسخ في القرآن الكريم ٢٢، فتح المنان ٥٠، نظرية النسخ في الشرائع السماوية ١٤.(*)
Dördüncüsü: Nesh ile tahsîs arasındaki fark: Nesh ile tahsîs arasında benzerlik vardır. Zira nesh, hükmü birtakım zamanlara tahsîs etmek anlamını taşır. Bu sebeple bazı âlimler neshi bir tahsîs olarak adlandırmış; bir kısmı da tahsîs nevinden birtakım sûretleri nesh bâbına dâhil etmiştir. Nesh edilen âyetlerin sayısındaki ihtilâf da buradan kaynaklanmaktadır. Aralarındaki farka gelince: Nesh haberlerde (ihbarî hükümlerde) vâki olmaz; tahsîs ise haberlerde ve diğerlerinde vâki olur. Nesh yalnızca Kitap ve Sünnet'e mahsustur. Tahsîs ise bunların yanı sıra hissî ve aklî deliller gibi diğer şeylerle de yapılır. Tahsîste önceki, sonraki veya eşzamanlı bir karîne göz önünde bulundurulur. Nesh ise ancak mensûhun kendisinden müterâhî (zaman bakımından sonra gelen) bir delil ile vâki olur(5). Beşincisi: Bu ilmin fazileti: Selef-i Sâlihîn bu ilme ihtimam göstermiş ve şöyle demişlerdir: Bir kimsenin, nâsih ve mensûhu bilmedikçe Allah Teâlâ'nın Kitabı'nı tefsir etmesi câiz değildir. Yine şöyle demişlerdir: Bu azîz Kitab'ın ilmine dair herhangi bir söz söyleyen kimse, eğer nâsih ve mensûhu bilmiyorsa noksandır(6). Alî b. Ebî Tâlib'den (r.a.) rivayet olunduğuna göre, bir gün Câmi Mescidi'ne girmiştir(5) Bkz: el-Îdâh li-Nâsihi'l-Kur'ân ve Mensûhihî, s. 74; en-Nesh fi'l-Kur'âni'l-Kerîm, s. 110; Nazariyyetü'n-Nesh fi'ş-Şerâii's-Semâviyye, s. 12.(6) Bkz: en-Nâsih ve'l-Mensûh li-İbn Selâme, s. 4; el-Burhân, 2/29; el-İtkān, 3/58.
رابعا: الفرق بين النسخ والتخصيص: هناك تشابه بين النسخ والتخصيص، فالنسخ يفيد تخصيص الحكم ببعض الازمان، لذا سمى بعض العلماء النسخ تخصيصا، وأدخل بعضهم صورا من التخصيص في باب النسخ، ومن هنا جاء الخلاف في عدد المنسوخ.أما الفرق بينهما: فالنسخ لايقع في الاخبار، والتخصيص يكون في الاخبار وغيرها.فالنسخ مقصور على الكتاب والسنة، أما التخصيصفيكون بهما وبغيرهما كالحس والعقل.وتراعى في التخصيص قرينة سابقة أو لاحقة أو مقارنة، أما النسخ فلا يقع الا بدليل متراخ عن المنسوخ (٥) .خامسا: فضل هذا العلم: اعتنى السلف الصالح بهذا العلم وقالوا: لا يجوز لاحد أن يفسر كتاب الله تعالى، الا بعد أن يعرف منه الناسخ والمنسوخ.وقالوا أيضا: ان كل من يتكلم في شئ من علم هذا الكتاب العزيز ولم يعلم الناسخ والمنسوخ كان ناقصا (٦) .وروى عن على بن ابى طالب (رض) أنه دخل يوما مسجد الجامع(٥) ينظر: الايضاح لناسخ القرآن ومنسوخه ٧٤، النسخ في القرآن الكريم ١١٠، نظرية النسخ في الشرائع السماوية ١٢.(٦) ينظر: الناسخ والمنسوخ لابن سلامة ٤، البرهان ٢ / ٢٩، الاتقان ٣ / ٥٨.(*)
Kûfe'de, Abdurrahman b. De'b diye bilinen bir adam gördü. Bu zat, Ebû Mûsâ el-Eş‘arî'nin arkadaşıydı. Halk onun etrafında halkalanmış, ona sorular soruyordu. O ise emri nehiyle, ibahayı hacle karıştırıyordu. Bunun üzerine Ali (r.a.) ona: "Nâsih ve mensûhu biliyor musun?" dedi. Adam: "Hayır" cevabını verince, Ali (r.a.): "Helâk oldun ve helâk ettin" buyurdu(7). Buradan bu ilmin mertebesi ve âlimlerin ona olan ihtiyacı aşikâr olmaktadır(7). Nâsih ve Mensûh, İbn Selâme 4.(*)
بالكوفة فرأى فيه رجلا يعرف بعبد الرحمن بن دأب، وكان صاحبا لابى موسى الاشعرى، وقد تحلق عليه الناس يسالونه، وهو يخلط الامر بالنهى والاباحة بالحظر، فقال له على (رض) : أتعرف الناسخ والمنسوخ؟ قال: لا، قال هلكت وأهلكت (٧) .من هذا تتضح لنا مكانة هذا العلم وحاجة العلماء اليه.(٧) الناسخ والمنسوخ لابن سلامة ٤.(*)
Kur'ân'da Nesih Konusunda Eser Telif Edenler
Nesih konusu, klasik dönem âlimleri nezdinde araştırma ve tedvin bakımından geniş bir yer bulmuştur. Bunu, bu ilme tahsis edilmiş müstakil eserlerden açıkça görmekteyiz. Ben de bu babda eser telif eden müelliflerin isimlerini tesbit ederek onları kronolojik sırayla zikrettim. Bu, alanındaki ilk kapsamlı tesbit olup şöyledir:
1. Atâ' b. Müslim (ö. 115/733)
2. Katâde b. Diâme (ö. 117/735)
3. İbn Şihâb ez-Zührî (ö. 124/742)
4. Muhammed b. es-Sâib el-Kelbî (ö. 146/763)
5. Mukâtil b. Süleymân (ö. 150/767)
6. el-Hüseyn b. Vâkıd el-Kureşî (ö. 157/774)
7. Abdurrahmân b. Zeyd b. Eslem (ö. 182/798)
(1) Tabakâtü'l-Müfessirîn, 1/380.
(2) el-Burhân, 2/28.
(3) Bkz. en-Nesh fi'l-Kur'âni'l-Kerîm, s. 296.
(4) Fihristü İbni'n-Nedîm, s. 62.
(5) Fihristü İbni'n-Nedîm, s. 62; Tabakâtü'l-Müfessirîn, 2/381.
(6) Tabakâtü'l-Müfessirîn, 1/160.
(7) Fihristü İbni'n-Nedîm, s. 63, 329.
(*) Bkz.
المصنفون في النسخ في القرآنلاقى موضوع النسخ نصيبا وافرا من الدراسة والتدوين عند القدماء، ونتبين هذامما أفرد لهذا العلم من مؤلفات، وقد أحصيت أسماء المؤلفين في هذا الباب وذكرتهم حسب ترتيبهم الزمنى، وهو أول احصاء شامل، وهم:١ - عطاء بن مسلم، ت ١١٥ هـ.٢ - قتادة بن دعامة، ت ١١٧ هـ.٣ - ابن شهاب الزهرى، ت ١٢٤ هـ.٤ - محمد بن السائب الكلبى، ت ١٤٦ هـ.٥ - مقاتل بن سليمان، ت ١٥٠ هـ.٦ - الحسين بن واقد القرشى، ت ١٥٧ هـ.٧ - عبد الرحمن بن زيد بن أسلم، ت ١٨٢ هـ.(١) طبقات المفسرين ١ / ٣٨٠.(٢) البرهان: ٢ / ٢٨.(٣) ينظر: النسخ في القرآن الكريم ٢٩٦.(٤) فهرست ابن النديم ٦٢.(٥) فهرست ابن النديم ٦٢، طبقات المفسرين ٢ / ٣٨١.(٦) طبقات المفسرين ١ / ١٦٠.(٧) فهرست ابن النديم ٦٣، ٣٢٩.(*)
8 - Abdullah b. Abdurrahman el-Asam el-Mismaî, İmam Ca‘fer es-Sâdık'ın ashabındandır. İkinci asır.
9 - İsmâil b. Ziyâd (veya İbn Ebî Ziyâd) es-Sekûnî, ikinci asır.
10 - Dirâm b. Kabîsa et-Temîmî ed-Dirâmî, İmam Ali er-Rızâ'nın ashabındandır.
11 - Ahmed b. Muhammed b. Îsâ el-Kummî, İmam Ali er-Rızâ'nın ashabındandır.
12 - Haccâc b. Muhammed el-Masîsî el-A‘ver, v. 205 h.
13 - Abdülvehhâb b. Atâ el-‘İclî, v. 206 h.
14 - Hasan b. Alî Fezzâl, v. 224 h.
15 - Ebû Ubeyd el-Kâsım b. Sellâm, v. 224 h.
16 - Ca‘fer b. Mübeşşir es-Sekafî, v. 234 h.
17 - Süreyc b. Yûnus, v. 235 h.
18 - Ahmed b. Hanbel, v. 241 h.
(8) Îzâhu'l-Meknûn, 2/615.
(9) Tabakâtü'l-Müfessirîn, 1/107.
(10) Mukaddimetü Kitâbi'l-‘Atâikî, 3.
(11) Fihristü't-Tûsî, 49; Me‘âlimü'l-Ulemâ, 14.
(12) Tabakâtü'l-Müfessirîn, 1/128.
(13) Fihristü İbni'n-Nedîm, 333; Tabakâtü'l-Müfessirîn, 1/364.
(14) Tabakâtü'l-Müfessirîn, 1/138.
(15) Fihristü İbni Hayr, 47; Mu‘cemü'l-Üdebâ, 16/260.
(16) Tabakâtü'l-Müfessirîn, 1/125.
(17) Fihristü İbni'n-Nedîm, 337.
(18) Fihristü İbni'n-Nedîm, 334; Tabakâtü'l-Müfessirîn, 1/71.
(*)
٨ - عبد الله بن عبد الرحمن الاصم المسمعى، من أصحاب الامام الصادق، القرن الثانى.٩ - اسماعيل بن زياد (أو ابن أبى زياد) السكونى القرن الثانى.١٠ - درام بن قبيصة التميمى الدرامى، من أصحاب الامام الرضا.١١ - أحمد بن محمد بن عيسى القمى، من أصحاب الامام الرضا.١٢ - حجاج بن محمد المصيصى الاعور، ت ٢٠٥ هـ.١٣ - عبد الوهاب بن عطاء العجلى، ت ٢٠٦ هـ.١٤ - الحسن بن على فضال، ت ٢٢٤ هـ.١٥ - أبو عبيد القاسم بن سلام، ت ٢٢٤ هـ.١٦ - جعفر بن مبشر الثقفى، ت ٢٣٤ هـ.١٧ - سريج بن يونس، ت ٢٣٥ هـ.١٨ - أحمد بن حنبل، ت ٢٤١ هـ.(٨) ايضاح المكنون ٢ / ٦١٥.(٩) طبقات المفسرين ١ / ١٠٧.(١٠) مقدمة كتاب العتائقى ٣.(١١) فهرست الطوسى ٤٩، معالم العلماء ١٤.(١٢) طبقات المفسرين ١ / ١٢٨.(١٣) فهرست ابن النديم ٣٣٣، طبقات المفسرين ١ / ٣٦٤.(١٤) طبقات المفسرين ١ / ١٣٨.(١٥) فهرست ابن خير ٤٧، معجم الادباء ١٦ / ٢٦٠.(١٦) طبقات المفسرين ١ / ١٢٥.(١٧) فهرست ابن النديم ٣٣٧.(١٨) فهرست ابن النديم ٣٣٤، طبقات المفسرين ١ / ٧١.(*)
19 - Süleymân b. el-Eş‘as es-Sicistânî, vefat: 275 H.
20 - Muhammed b. İsmâil et-Tirmizî, vefat: 280 H.
21 - İbrâhîm b. İshâk el-Harbî, vefat: 285 H.
22 - İbrâhîm b. Abdullâh el-Kecî, vefat: 292 H.
23 - Alî b. İbrâhîm b. Hâşim el-Kummî, üçüncü asır.
24 - Sa‘d b. İbrâhîm el-Eş‘arî el-Kummî, vefat: 301 H.
25 - Hüseyin b. Mansûr, el-Hallâc diye meşhûr, vefat: 309 H.
26 - Abdullâh b. Süleymân el-Eş‘as, vefat: 316 H.
27 - Zübeyr b. Ahmed, vefat: 317 H.
28 - Ebû Abdullâh Muhammed b. Hazm el-Endelüsî, vefat: 320 H.
29 - Ebû Müslim Muhammed b. Bahr el-İsfahânî, vefat: 322 H.
30 - Muhammed b. Osmân b. Misbah, el-Ca‘d diye bilinir, vefat: 326 H.
31 - Ebû Bekr Muhammed b. el-Kāsım el-Enbârî, vefat: 328 H.
(19) İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, s. 338; İbn Hayr, Fehrese, s. 47.
(20) Tabakātü’l-müfessirîn, 2/105.
(21) İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, s. 337.
(22) İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, s. 62.
(23) et-Tûsî, el-Fihrist, s. 115; Ma‘âlimü’l-ulemâ, s. 62; Tabakātü’l-müfessirîn, 1/385.
(24) Îzâhu’l-meknûn, 2/615.
(25) İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, s. 62.
(26) Târîhu Bağdâd, 9/464.
(27) İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, s. 63; Tabakātü’l-müfessirîn, 1/175.
(28) Bize ulaşmıştır; birden çok kez basılmıştır.
(29) Buğyetü’l-vu‘ât, 1/59.
(30) Târîhu Bağdâd, 3/47; Nüzhetü’l-elibbâ, s. 309.
(31) el-Burhân, 2/28; el-İtkān, 3/59.
(*) [Dipnot işareti, metnin aslına aittir.]
١٩ - سليمان بن الاشعث السجستانى، ت ٢٧٥ هـ.٢٠ - محمدبن اسماعيل الترمذى، ت ٢٨٠ هـ.٢١ - ابراهيم بن اسحاق الحربى، ت ٢٨٥ هـ.٢٢ - ابراهيم بن عبد الله الكجى، ت ٢٩٢ هـ.٢٣ - على بن ابراهيم بن هاشم القمى، القرن الثالث.٢٤ - سعد بن ابراهيم الاشعرى القمى، ت ٣٠١ هـ.٢٥ - الحسين بن منصور المشهور بالحلاج، ت ٣٠٩ هـ.٢٦ - عبد الله بن سليمان الاشعث، ت ٣١٦ هـ.٢٧ - الزبير بن أحمد، ت ٣١٧ هـ.٢٨ - أبو عبد الله محمد بن حزم الاندلسى، ت ٣٢٠ هـ.٢٩ - أبو مسلم محمد بن بحر الاصفهانى، ت ٣٢٢ هـ.٣٠ - محمد بن عثمان بن مسبح المعروف بالجعد، ت ٣٢٦ هـ.٣١ - ابوبكر محمد بن القاسم الانبارى، ت ٣٢٨ هـ.(١٩) فهرست ابن النديم ٣٣٨، فهرسة ابن خير ٤٧.(٢٠) طبقات المفسرين ٢ / ١٠٥.(٢١) فهرست ابن النديم ٣٣٧.(٢٢) فهرست ابن النديم ٦٢.(٢٣) فهرست الطوسى ١١٥، معالم العلماء ٦٢، طبقات المفسرين ١ / ٣٨٥.(٢٤) ايضاح المكنون ٢ / ٦١٥.(٢٥) فهرست ابن النديم ٦٢.(٢٦) تاريخ بغداد ٩ / ٤٦٤.(٢٧) فهرست ابن النديم ٦٣، طبقات المفسرين ١ / ١٧٥.(٢٨) وصل الينا، وقد طبع أكثر من مرة.(٢٩) بغية الوعاة ١ / ٥٩.(٣٠) تاريخ بغداد ٣ / ٤٧، نزهة الالباء ٣٠٩.(٣١) البرهان ٢ / ٢٨، الاتقان ٣ / ٥٩.(*)
32 - İbnü'l-Münâdî diye bilinen Ahmed b. Ca‘fer el-Bağdâdî, v. 334.
33 - Ebû Ca‘fer Ahmed b. Muhammed en-Nahhâs, v. 338.
34 - İbnü'l-Haccâm diye bilinen Muhammed b. el-Abbâs, IV. asır.
35 - el-Huseyn b. Alî el-Basrî, v. 339.
36 - Kâsım b. Esbağ, v. 340.
37 - Ebû Bekr el-Berdâ‘î, v. 350 civarı.
38 - el-Münzir b. Sa‘îd el-Belûtî, v. 355.
39 - Ebû Sa‘îd es-Sîrâfî en-Nahvî, v. 368.
40 - Ebü'l-Huseyn Muhammed b. Muhammed en-Nîsâbûrî, v. 368.
41 - es-Sadûk diye bilinen Muhammed b. Alî b. Bâbeveyh el-Kummî, v. 381.
42 - Ebü'l-Mutarrif b. Fıtnûn, v. 402.
(32) el-Burhân 2/37, el-İtkān 3/75, Keşfü'z-Zunûn 1921.
(33) İnbâhü'r-Ruvât 1/102; neşredilmiştir.
(34) Fihristü't-Tûsî 177, Me‘âlimü'l-Ulemâ 143. Ricâlü't-Tûsî 504'te: el-Tal‘akberî kendisinden 328'de dinlemiştir.
(35) Tabakātü'l-Müfessirîn 1/156.
(36) ed-Dîbâcü'l-Müzehheb 2/146, Tabakātü'l-Müfessirîn 2/32.
(37) Fihristü İbni'n-Nedîm 344, Tabakātü'l-Müfessirîn 2/174.
(38) İnbâhü'r-Ruvât 3/325, Nefhu't-Tîb 2/174.
(39) Fihristü İbni'n-Nedîm 63.
(40) Îzâhu'l-Meknûn 2/615.
(41) er-Ricâl li'n-Necâşî 306.
(42) Tabakātü'l-Huffâz 414, Tabakātü'l-Müfessirîn 1/286.
٣٢ - أحمد بن جعفر البغدادى المعروف بابن المنادى، ت ٣٣٤.٣٣ - أبو جعفر أحمدبن محمد النحاس، ت ٣٣٨ هـ.٣٤ - محمد بن العباس المعروف بابن الحجام، القرن الرابع.٣٥ - الحسين بن على البصرى، ت ٣٣٩ هـ.٣٦ - قاسم بن أصبغ، ت ٣٤٠ هـ.٣٧ - أبو بكر البردعى، ت نحو ٣٥٠ هـ.٣٨ - المنذر بن سعيد البلوطي، ت ٣٥٥ هـ.٣٩ - أبو سعيد السيرافى النحوى، ت ٣٦٨ هـ.٤٠ - أبو الحسين محمد بن محمد النيسابورى، ت ٣٦٨ هـ.٤١ - محمد بن على بن بابويه القمى المعروف بالصدوق، ت ٣٨١ هـ.٤٢ - أبو المطرف بن فطيس، ت ٤٠٢ هـ.(٣٢) البرهان ٢ / ٣٧، الاتقان ٣ / ٧٥، كشف الظنون ١٩٢١.(٣٣) انباه الرواة ١ / ١٠٢، وقد طبع.(٣٤) فهرست الطوسى ١٧٧، معالم العلماء ١٤٣.وجاء في رجال الطوسى ٥٠٤: سمع منه التلعكبرى سنة ٣٢٨ هـ.(٣٥) طبقات المفسرين ١ / ١٥٦.(٣٦) الديباج المذهب ٢ / ١٤٦، طبقات المفسرين ٢ / ٣٢.(٣٧) فهرست ابن النديم ٣٤٤، طبقات المفسرين ٢ / ١٧٤.(٣٨) انباه الرواة ٣ / ٣٢٥ نفح الطيب ٢ / ١٧٤.(٣٩) فهرست ابن النديم ٦٣.(٤٠) ايضاح المكنون ٢ / ٦١٥.(٤١) الرجال للنجاشى ٣٠٦.(٤٢) طبقات الحفاظ ٤١٤، طبقات المفسرين ١ / ٢٨٦.(*)
43 - Hibetullah b. Selâme ed-Darîr, vefatı 410 h.
44 - Abdülkāhir el-Bağdâdî, vefatı 429 h.
45 - Mekkî b. Ebî Tâlib el-Mağribî, vefatı 437 h.
46 - Alî b. Ahmed b. Hazm ez-Zâhirî, vefatı 456 h.
47 - el-Vâhidî, Alî b. Ahmed, vefatı 468 h.
48 - Süleyman b. Halef el-Bâcî, vefatı 474 h.
49 - Abdülmelik b. Habîb, vefatı 489 h.
50 - Muhammed b. Berakât es-Saîdî el-Mısrî, vefatı 520 h.
51 - Ebü'l-Abbâs el-İşbîlî, vefatı 531 h.
52 - Muhammed b. Abdillah, İbnü'l-Arabî diye bilinir, vefatı 543 h.
53 - Ebü'l-Ferec Abdurrahmân b. el-Cevzî, vefatı 597 h.
(43) İbn Hayr'ın Fihriste'si, s. 46; Ru'aynî'nin Şüyûh Berhânecî'si, s. 115; ve basılmıştır.
(44) Keşfü'z-Zunûn, 1921; bize ulaşmıştır ve yakında neşrimizle yayımlanacaktır.
(45) Tabakātü'n-Nuhât ve'l-Luğaviyyîn, s. 504; ve basılmıştır.
(46) Îzâhu'l-Meknûn, 2/615. Kitabı bize ulaşmamıştır. Üstad Saîd el-Efğānî, İbn Hazm hakkındaki eserinde (s. 59) onu Celâleyn Tefsiri'nin hâşiyesinde basılmış olarak zikretmekle vehme düşmüştür.
(47) el-Vasît fi'l-Emsâl, s. 77.
(48) ed-Dîbâcü'l-Mezheb, 1/385; Tabakātü'l-Müfessirîn, 1/204.
(49) Tabakātü'l-Müfessirîn, 1/350.
(50) Îzâhu'l-Meknûn, 2/615; bize ulaşmıştır ve yakında neşrimizle yayımlanacaktır.
(51) Tabakātü'l-Müfessirîn, 1/40.
(52) el-Burhân, 2/28; Nefhu't-Tîb, 2/35.
(53) el-Burhân, 2/28. Kitabı el-Musaffâ bi-Eküffi Ehli'r-Refşûh'u neşretmiş bulunuyoruz; Kitâbü Nâsihi'l-Kur'ân ise hâlâ yazma halindedir, neşrine muvaffak olmayı umuyoruz.
(*)
٤٣ - هبة الله بن سلامة الضرير، ت ٤١٠ هـ.٤٤ - عبد القاهر البغدادى، ت ٤٢٩ هـ.٤٥ - مكى بن أبى طالب المغربى، ت ٤٣٧ هـ.٤٦ - على بن أحمد بى حزم الظاهرى، ت ٤٥٦ هـ.٤٧ - الواحدى، على بن أحمد، ت ٤٦٨ هـ.٤٨ - سليمان بن خلف الباجى، ت ٤٧٤ هـ.٤٩ - عبد الملك بن حبيب، ت ٤٨٩ هـ.٥٠ - محمد بن بركات السعيدى المصرى، ت ٥٢٠ هـ.٥١ - أبو العباس الاشبيلى، ت ٥٣١ هـ.٥٢ - محمد بن عبد الله المعروف بابن العربى، ت ٥٤٣ هـ.٥٣ - أبو الفرج عبد الرحمن بن الجوزى، ت ٥٩٧ هـ.(٤٣) فهرسة ابن خير ٤٦، برنامج شيوخ الرعينى ١١٥، وقد طبع.(٤٤) كشف الظنون ١٩٢١، وقد وصل الينا، وسيظهر بتحقيقنا قريبا.(٤٥) طبقات النحاة واللغويين ٥٠٤.وقد طبع.(٤٦) ايضاح المكنون ٢ / ٦١٥.ولم يصل الينا كتابه، وقد وهم الاستاذ سعيد الافغانى في كتابه عن ابن حزم ٥٩ حينما ذكر أنه مطبوع بهامش تفسير الجلالين.(٤٧) الوسيط في الامثال ٧٧.(٤٨) الديباج المذهب ١ / ٣٨٥، طبقات المفسرين ١ / ٢٠٤.(٤٩) طبقات المفسرين ١ / ٣٥٠.(٥٠) ايضاح المكنون ٢ / ٦١٥.وقد وصل الينا، وسيظهر بتحقيقنا قريبا.(٥١) طبقات المفسرين ١ / ٤٠.(٥٢) البرهان ٢ / ٢٨، نفح الطيب ٢ / ٣٥.(٥٣) البرهان ٢ / ٢٨.وقد نشرنا كتابه (المصفى بأكف أهل الرسوخ) ، ومازال كتابه (نواسخ القرآن) مخطوطا نرجو أن نوفق في نشره.(*)
54 - Ali b. Muhammed, İbnü'l-Hassâr diye bilinir, vefatı 611 h. 54a - İbnü'ş-Şevvâş, Ebû Abdullah Muhammed b. Ahmed, vefatı 619 h. 55 - Hibetullah b. İbrahim el-Bârezî, vefatı 738 h. 56 - Yahyâ b. Abdullah el-Vâsıtî, vefatı 738 h. 57 - Ali b. Şihâbüddin el-Hemedânî, vefatı 786 h. 58 - Abdurrahmân b. Muhammed el-‘Atâikî el-Hillî, vefatı 790 h. 59 - Ahmed b. el-Müteveccih el-Bahrânî, vefatı 836 h. 60 - Ahmed b. İsmâil el-Ebşîtî, vefatı 883 h. 61 - Celâlüddîn es-Suyûtî, vefatı 911 h. 62 - Mer‘î b. Yûsuf el-Kermî, vefatı 1033 h. (54) et-Tekmile li-Vefeyâti'n-Nakale 4/122. (54a) Bernâmecü Şüyûhi'r-Ru‘aynî 154. (55) Hediyyetü'l-‘Ârifîn 2/507. Eser bize ulaşmış olup, 1983'te Müessesetü'r-Risâle tarafından tahkikimle neşredilmiştir. (56) Tabakātü'ş-Şâfi‘iyye 10/391; Îzâhu'l-Meknûn 2/615. (57) Bize ulaşmış olup hâlen yazma hâlindedir. (58) Bize ulaşmış ve basılmıştır. (59) Bize ulaşmış, üzerine el-Kārî'nin bir şerhiyle birlikte Tahran'da basılmıştır. (60) Îzâhu'l-Meknûn 2/615. Bu müellifler (el-Bârezî, el-Vâsıtî, el-Hemedânî, el-‘Atâikî, İbnü'l-Müteveccih, el-Ebşîtî) sekizinci ve dokuzuncu asırlarda yaşamış olup, bu husus, kitabının 336. sayfasında şöyle diyen “en-Nesh fi'l-Kur'âni'l-Kerîm” adlı eserin müellifi hakkında bir tashih niteliğindedir: “Sekizinci ve dokuzuncu asırlar, başvurduğumuz tarihçiler bize Kur'ân'ın nâsih ve mensuhuna dair bir eser zikretmeksizin geçmektedir.” (61) Keşfü'z-Zunûn 1921. (62) el-A‘lâm 8/88; eser bize ulaşmış olup hâlen yazma hâlindedir. (*)
٥٤ - على بن محمد المعروف بابن الحصار، ت ٦١١ هـ.٥٤ أ - ابن الشواش، أبو عبد الله محمد بن أحمد، ت ٦١٩ هـ.٥٥ - هبة الله بن ابراهيم بن البارزى، ت ٧٣٨ هـ.٥٦ - يحيى بن عبد الله الواسطى، ت ٧٣٨ هـ.٥٧ - على بن شهاب الدين الهمذانى، ت ٧٨٦ هـ.٥٨ - عبد الرحمن بن محمد العتائقى الحلى، ت ٧٩٠ هـ.٥٩ - أحمد بن المتوج البحرانى، ت ٨٣٦ هـ.٦٠ - أحمد بن اسماعيل الابشيطى، ت ٨٨٣ هـ.٦١ - جلال الدين السيوطى، ت ٩١١ هـ.٦٢ - مرعى بن يوسف الكرمى، ت ١٠٣٣ هـ.(٥٤) التكملة لوفيات النقلة ٤ / ١٢٢.(٥٤ أ) برنامج شيوخ الرعينى ١٥٤.(٥٥) هدية العارفين ٢ / ٥٠٧.وقد وصل الينا، ونشرته بتحقيقنا مؤسسة الرسالة عام ١٩٨٣.(٥٦) طبقات الشافعية ١٠ / ٣٩١، ايضاح المكنون ٢ / ٦١٥.(٥٧) وصل الينا ومازال مخطوطا.(٥٨) وصل الينا، وقد طبع.(٥٩) وصل الينا، وقد طبع بطهران مع شرح للقارى عليه.(٦٠) ايضاح المكنون ٢ / ٦١٥.وهؤلاء المؤلفون (البارزى، الواسطى، الهمذانى، العتائقى، ابن المتوج، الابشيطى) عاشوا في القرنين الثامن والتاسع، وهذا مما يستدرك على مؤلف كتاب (النسخ في القرآن الكريم) اذ قال في ص ٣٣٦: (ويمضى القرنان الثامن والتاسع دون أن يذكر لنا المؤرخون الذين رجعنا اليهم مصنفا في ناسخ القرآن ومنسوخه) .(٦١) كشف الظنون ١٩٢١.(٦٢) الاعلام ٨ / ٨٨، وقد وصل الينا ومازال مخطوطا.(*)
63 - Atıyyetullah b. Atıyye el-Üchûrî, ö. 1190 h.
Henüz her birinin vefat tarihini tespit edemediğim diğer müellifler ise şunlardır:
64 - Hâris b. Abdurrahmân.
65 - Hişâm b. Alî b. Hişâm.
66 - Ebû İsmâil ez-Zübeydî.
67 - Îsâ el-Cülûdî.
68 - Kemâlüddîn b. Muhammed el-‘Abbâdî en-Nâsırî.
69 - Muzaffer b. Hüseyn b. Huzeyme.
70 - Ebû Abdillâh Muhammed b. Abdillâh el-İsferâyînî.
71 - Müelliflerden neshin varlığını inkâr edenler de bulunmaktadır. Bunlardan biri de, 381 h. yılında vefat eden Ebû Alî Muhammed b. Ahmed b. Cüneyd'dir. Onun 'el-Fesh ‘alâ men ecâze’n-nesh' adlı bir eseri vardır.
* * *
Muhaddislere gelince, nâsih ve mensûh konusunda müstakil olarak ele aldıkları en önemli çalışmalar şunlardır:
(63) el-A‘lâm 5/33; bize ulaşmış olup hâlâ yazma halindedir.
(64) İbnü'n-Nedîm Fihristi 63; Tabakâtü'l-Müfessirîn 1/127.
(65) İbnü'n-Nedîm Fihristi 62; Tabakâtü'l-Müfessirîn 2/352.
(66) İbnü'n-Nedîm Fihristi 62.
(67) Rical (en-Necâşî) 181.
(68) Îzâhu’l-Meknûn 2/615.
(69) en-Nehhâs'ın kitabına ek olarak basılmıştır.
(70) Suyûtî'nin Lübâbü'n-Nukûl adlı eserine ek olarak basılmıştır.
(71) Rical (en-Necâşî) 302; et-Tûsî Fihristi 160; Me‘âlimü’l-‘Ulemâ 98.
٦٣ - عطية الله بن عطية الاجهورى، ت ١١٩٠ هـ.وهناك مؤلفون آخرون لم أقف على سنة وفاة كل منهم بعد، وهم:٦٤ - الحارث بن عبد الرحمن.٦٥ - هشام بن على بن هشام.٦٦ - أبو اسماعيل الزبيدى.٦٧ - عيسى الجلودى.٦٨ - كمال الدين بن محمد العبادى الناصرى.٦٩ - المظفر بن الحسين بن خزيمة.٧٠ - أبو عبد الله محمد بن عبد الله الاسفرايينى.٧١ - ومن المؤلفين من أنكر النسخ، ومن هؤلاء: أبو على محمد ابن أحمد بن الجنيد المتوفى سنة ٣٨١ هـ، له كتاب (الفسخ على من أجاز النسخ) .* * * أما المحدثون فلعل أهم ما أفردوه في الناسخ والمنسوخ هو:(٦٣) الاعلام ٥ / ٣٣، وقد وصل الينا، ومازال مخطوطا.(٦٤) فهرست ابن النديم ٦٣، طبقات المفسرين ١ / ١٢٧.(٦٥) فهرست ابن النديم ٦٢، طبقات المفسرين ٢ / ٣٥٢.(٦٦) فهرست ابن النديم ٦٢.(٦٧) الرجال للنجاشى ١٨١.(٦٨) ايضاح المكنون ٢ / ٦١٥.(٦٩) طبع ملحقا بكتاب النحاس.(٧٠) طبع ملحقا بكتاب لباب النقول للسيوطى.(٧١) الرجال للنجاشى ٣٠٢، فهرست الطوسى ١٦٠، معالم العلماء ٩٨.(*)
1 - en-Nesh fi'l-Kur'âni'l-Kerîm: Dr. Mustafa Zeyd. 2 - Fethu'l-Mennân fî Neshi'l-Kur'ân: Şeyh Alî Hasan el-Ureyz. 3 - Nazariyyetü'n-Nesh fi'ş-Şerâii's-Semâviyye: Dr. Şa'bân Muhammed İsmâil. 4 - en-Nesh fi'ş-Şerîati'l-İslâmiyye: Abdulmutâl el-Ceberî. Bazı muhakkikler vehme kapılmış, nâsih ve mensûh hadis kitaplarını, nâsih ve mensûh Kur'an kitapları arasına dâhil etmişlerdir. Bunlardan biri de Üstad Muhammed Ebü'l-Fadl İbrahim'dir. Nitekim o, el-Burhân (2/28)'da İbnü'l-Cevzî'nin Ahbâru Ehli'r-Resûh fi'n-Nâsih ve'l-Mensûh adlı eserini, Kur'ân-ı Kerîm'deki nâsih ve mensûha dair bir kitap olarak zikretmiştir. Hâlbuki doğrusu, bu eserin hadisteki mensûh ile ilgili olduğudur ve eser matbudur. Üstad Mustafa bâde'l-Vâhid de, el-Vefâ fî Târîhi'l-Mustafâ adlı eserinin tahkikine yazdığı mukaddimede vehme kapılmış; Ahbâru'r-Resûh adlı eseri de Ulûmu'l-Kur'ân kapsamında saymıştır.
١ - النسخ في القرآن الكريم: د. مصطفى زيد.٢ - فتح المنان في نسخ القرآن: الشيخ على حسن العريض.٣ - نطرية النسخ في الشرائع السماوية: د. شعبان محمد اسماعيل.٤ - النسخ في الشريعة الاسلامية: عبد المتعال الجبرى.وقد وهم بعض المحققين فأدرج كتب ناسخ الحديث ومنسوخه مع كتب ناسخ القرآن ومنسوخه ومن هؤلاء الاستاذ محمد أبوالفضل ابراهيمفقد ذكر في البرهان ٢ / ٢٨ كتاب (أخبار أهل الرسوخ في الناسخ والمنسوخ) لابن الجوزى على أنه في الناسخ والمنسوخ في القرآن الكريم، والصواب أنه في المنسوخ من الحديث، وهو مطبوع.ووهم الاستاذ مصطفى بعد الواحد في مقدمة تحقيقه لكتاب (الوفا في تاريخ المصطفى) اذا جعل كتاب (أخبار الرسوخ) أيضا ضمن علوم القرآن.
Katâde b. Di‘âme ve Eseri: Müellif, Ebü'l-Hattâb Katâde b. Di‘âme b. Katâde b. Azîz es-Sedûsî el-Basrî olup tâbiîndendir (1). Katâde, altmış yılında bedevî bir ortamda â‘mâ olarak dünyaya geldi. Biraz büyüyünce ilim tahsiline başladı ve devrindeki hâfızlardan biri oldu. Bir müddet Saîd b. el-Müseyyib’in meclisine devam etti. Saîd kendisine: "Kalk ey âmâ, beni tükettin!" dedi; zira kendisine çok soru soruyordu. On iki yıl boyunca Hasan el-Basrî’nin meclisinde bulundu (2). Enes b. Mâlik, Ebû Saîd el-Hudrî, İbn Sîrîn, Atâ b. Ebî Rebâh ve İkrime’nin yanı sıra Saîd b. el-Müseyyib ve Hasan el-Basrî’den rivayette bulundu. Kendisinden ise Eyyûb es-Sahtiyânî, Ma‘mer b. Abdürrezzâk, Hemmâm b. Yahyâ, Saîd b. Ebî ‘Arûbe, el-Evzâ‘î ve başkaları rivayet etmiştir (3). İlmi: Katâde sika, me’mûn ve hadiste hüccet idi (4).
(1) el-Ma‘ârif, s. 462; Meşâhîru ‘Ulemâi’l-Emsâr, s. 96.
(2) el-Ensâb, 7/103.
(3) Tehzîbu’t-Tehzîb, 8/351-352.
(4) et-Tabakâtu’l-Kübrâ, 7/229.
قتادة بن دعامة وكتابه المؤلف:هو أبو الخاطب قتادة بن دعامة بن قتادة بن عزيز السدوسى البصرى، من التابعين (١) .ولد قتادة ضريرا سنة ستين بالبادية فلما ترعرع شرع في تحصيل العلم وصار من حفاظ أهل زمانه، جالس سعيد بن المسيب أياما، فقال له سعيد: قم يا أعمى فقد أنزفتنى.لكثرة ما سأله.وجالس الحسن البصرى اثنتى عشرة سنة (٢) .وروى عن أنس بن مالك وأبى سعيد الخدرى وابن سيرين وعطاء بن أبى رباح وعكرمة اضافة الى سعيد بن المسيب والحسن اليصرى.وروى عنه أيوب السختيانى ومعمر بن عبد الرزاق وهمام بن يحيى وسعيد بن أبى عروبة والاوزاعى وغيرهم (٣) .علمه: كان قتادة ثقة مأمونا حجة في الحديث (٤) .(١) المعارف ٤٦٢، مشاهير علماء الامصار ٩٦.(٢) الانساب ٧ / ١٠٣.(٣) تهذيب التهذيب ٨ / ٣٥١ - ٣٥٢.(٤) الطبقات الكبرى ٧ / ٢٢٩.(*)
İmam Ahmed b. Hanbel onun hakkında şöyle demiştir: “Katâde, tefsir ve ulemânın ihtilafında âlim bir zattı.” (5) Katâde aynı zamanda neseb, Arapça, dil ve eyyâmü’l-Arab (Arapların savaş günleri) konularında da âlimdi. Ebû Amr b. el-Alâ şöyle demiştir: “Katâde insanların en iyi neseb bilenlerindendi. Değfel’e yetişmişti.” (6) Zehebî ise şöyle demiştir: “Katâde, hıfzı ve hadis ilmindeki çalışmasının yanı sıra Arapça, dil, eyyâmü’l-Arab ve nesebde de reîs idi.” (7) Ebû Ubeyde rivayet eder: “Her gün Benî Ümeyye tarafından bir haber, bir neseb veya bir şiir sormak üzere Katâde’nin kapısına bir atlının gelmediği olmazdı. Katâde insanların en kapsamlı bilgisine sahipti.” (8) Yine Benî Ümeyye’den iki kişi bir beyit hakkında ihtilafa düşer, Katâde’ye bir ulak gönderir ve ona sorarlardı. (9) Bütün bunlardan dolayı Yâkût, Mu‘cemü’l-Üdebâ’da; Kıftî de İnbâhü’r-Ruvât’ta onun biyografisini vermiştir.
Hıfzının Kuvveti: Hıfzının kuvvetine gelince, ulemânın şu sözlerini zikretmekle yetiniyoruz:
- İbn Hanbel demiştir ki: “Katâde, Basralıların en hâfızıydı; duyduğu hiçbir şeyi ezberlemez olmazdı. Câbir’in sahîfesi kendisine bir defa okundu, hemen ezberledi.” (10)
- İbn Sîrîn de şöyle demiştir: “Katâde insanların en hâfızıdır.” (11)
(5) Tabakâtü’l-Müfessirîn, 2/43.
(6) İnbâhü’r-Ruvât, 3/37; Vefeyâtü’l-A‘yân, 4/85.
(7) Tezkiretü’l-Huffâz, s. 123.
(8) Mu‘cemü’l-Üdebâ, 17/10.
(9) İnbâhü’r-Ruvât, 3/35.
(10) Tezkiretü’l-Huffâz, s. 123.
(11) Tehzîbü’t-Tehzîb, 8/353.
قال عنه الامام أحمد بن حنبل: قتادة عالم بالتفسير وباختلاف العلماء (٥) .وكان قتادة عالما بالانساب والعربية واللغة وأيام العرب، قال أبو عمرو بن العلاء: كان قتادة من أنسب الناس، كان قد أدرك دغفلا (٦) .وقال الذهبى: ومع حفظ قتادة وعمله بالحديث كان رأسا في العربية واللغة وأيام العرب والنسب (٧) .وروى أبو عبيدة، قال: (ما كنا نفقد في كل أيام راكبا من ناحية بنى أمية ينيخ على باب قتادة يسأله عن خبر أو نسب أو شعر، وكان قتادة أجمع الناس) (٨) .وقد كان الرجلان من بنى أمية يختلفان في البيت من الشعر، فيبردان بريدا الى قتادة، فيسألانه عن ذلك (٩) .لكل هذا ترجم له ياقوت في معجم الادباء والقفطى في انباه الرواة.قوة حفظه: أما عن قوة حفظه فنكتفى بذكر أقوال العلماء: - قال ابن حنبل: كان قتادة أحفظ أهل البصرة، لا يسمع شيئا الا حفظه، قرئت عليه صحيفة جابر مرة فحفظها (١٠) .- وقال ابن سيرين: قتادة أحفظ الناس (١١) .(٥) طبقات المفسرين ٢ / ٤٣.(٦) انباه الرواة ٣ / ٣٧، وفيات الاعيان ٤ / ٨٥.(٧) تذكرة الحفاظ ١٢٣.(٨) معجم الادباء ١٧ / ١٠.(٩) انباه الرواة ٣ / ٣٥.(١٠) تذكرة الحفاظ ١٢٣.(١١) تهذيب التهذيب ٨ / ٣٥٣.(*)