Mekkelilere dair haberler: Bize Fadl b. Gānim haber verdi; dedi ki: Bize Seleme b. el-Fadl haber verdi; dedi ki: İbn İshak dedi ki: Bize rivayet edildi ki Kureyş, Rükn'de [Hacerülesved'in bulunduğu köşede] Süryanice bir yazı buldu. Ne olduğunu anlayamadılar, nihayet onu onlara Yahudilerden bir adam okudu. Bir de baktılar ki içinde şu yazılıydı: "Ben Bekke'nin sahibi Allah'ım. Onu gökleri ve yeri yarattığım gün yarattım; güneşi ve ayı şekillendirdim; onu hanif yedi melekle çevreledim. İki dağı [Ebu Kubeys ve…] yok olmadıkça o yok olmaz; halkı için mübarektir."
(أَخْبَار المكيين) ١ - حَدثنَا الْفضل بن غَانِم، قَالَ: نَا سَلمَة بن الْفضل قَالَ: قَالَ ابْن إِسْحَاق: وحدِّثْنا أَن قُريْشًا وجدت فِي الرُّكْن كتابا بالسِريانيَّة، فَلم يدروا مَا هُوَ حَتَّى قَرَأَهُ لَهُم رجل من الْيَهُود، وَإِذا فِيهِ: " أَنا الله ذُو بكة خلقتها يَوْم خَلقت السمواتِ والأرضَ، وصورت الشَّمْس وَالْقَمَر، وحففتها بسبعة أملاكٍ حنفَاء، لَا يَزُول حَتَّى يَزُول أخشباها، مبارك لأَهْلهَا
Su ve süt hakkında. İbn İshâk dedi ki: Bana nakledildiğine göre onlar Makâm'da içinde şu yazılı bir kitap buldular: "Mekke-i Mükerreme, rızkına üç yoldan kavuşur; onu ilk ehline helal kılmaz." Bize Mûsâ b. İsmâîl rivayet etti; dedi ki: Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti; dedi ki: Bize Muhammed b. Amr, Ebû Seleme'den rivayet etti...
فِي المَاء وَاللَّبن ".٢ - قَالَ ابْن إِسْحَاق: وحدِّثْت أَنهم وجدوا فِي الْمقَام كتابا فِيهِ: " مَكَّة الْحَرَام يَأْتِيهَا رزقها من ثَلَاثَة سبل لَا يحلهَا أول من أَهلهَا ".٣ - حَدثنَا مُوسَى بن إِسْمَاعِيل، قَالَ: نَا حَمَّاد بن سَلمَة، قَالَ: نَا مُحَمَّد بن عَمْرو، عَن أبي سَلمَة، … ... … ... … ... … ... … ... …
Ebû Hureyre’den (r.a.) rivayet olunduğuna göre Resûlullah (s.a.v.) Mekke’yi kastederek şöyle buyurdu: “O, benden önce hiç kimseye helâl kılınmadı, benden sonra da hiç kimseye helâl olmayacaktır. Bana ancak gündüzün bir saati helâl kılındı. Onun ağacı (kesilip) koparılamaz, otları biçilemez, avı avlanamaz ve yitik malı (sahibini ilan etmeksizin) alınamaz.”
عَن أبي هُرَيْرَة: أَن رَسُول الله صلى الله عليه وسلم قَالَ يَعْنِي مَكَّة: " لم تحل لأحد قبلي، وَلَا تحل لأحد بعدِي وَإِنَّمَا أحلّت لي سَاعَة من نَهَار، وَلَا يعضد شَجَرها وَلَا يحتش حشيشها، وَلَا يصاد صيدها وَلَا تلْتَقط لقتطتها ".
4 - Bize Mûsâ b. İsmâil haber verdi, dedi ki: Bize Hammâd b. Seleme haber verdi, dedi ki: Bize Muhammed b. Amr, Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den rivayetle Resûlullah (s.a.v.)'in Mekke'yi kastederek şöyle buyurduğunu haber verdi: "Benden önce hiç kimseye helal olmadı, benden sonra da hiç kimseye helal olmaz; ancak gündüzün bir saatinde bana helal kılındı. Onun ağacı kesilmez, otu biçilmez, avı avlanmaz ve düşen eşyası da ilan eden kimseden başkasına helal olmaz."
5 - Bize Senîd haber verdi, dedi ki: Bize Vekî', Sûfyân'dan, o da el-Esved b.
٤ - حَدثنَا مُوسَى بن إِسْمَاعِيل، قَالَ: نَا حَمَّاد بن سَلمَة، قَالَ: نَا مُحَمَّد بن عَمْرو، عَن أبي سَلمَة، عَن أبي هُرَيْرَة أَن رَسُول الله صلى الله عليه وسلم قَالَ يَعْنِي مَكَّة: " لم تحل لأحد قبلي، وَلَا تحل لأحد بعدِي وَإِنَّمَا أحلّت سَاعَة من نَهَار، لَا يعضد شَجَرهَا، ويحتش حشيشها، وَلَا يصاد صيدها، وَلَا يحل لأحد لقطتهَا إِلَّا لِمنْشِد ".٥ - حَدثنَا سنيد، قَالَ: نَا وَكِيع، عَن سُفْيَان، عَن الْأسود بن
Kays, kardeşinden, o da İbnü'z-Zübeyr'den şöyle dediğini rivayet etti: "Ona ancak Bekke adı verilmiştir, çünkü onlar her taraftan hacılar olarak ona gelirler." 6 - Bize Mûsâ b. İsmâil rivayet etti; dedi ki: Bize Hammâd b. Seleme, Eyyûb'dan rivayet etti.
قيس، عَن أَخِيه، عَن ابْن الزبير، قَالَ: " إِنَّمَا سميت بَكَّة، لأَنهم يأتونها من كل جَانب حجَّاجاً ".٦ - حَدثنَا مُوسَى بن إِسْمَاعِيل، قَالَ: نَا حَمَّاد بن سَلمَة، عَن أَيُّوب،
Mücâhid'den rivayetle Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Mekke - -".7 - (Bize Kuteybe b. Saîd tahdîs etti, bize Bekr b. Mudar tahdîs etti) İbnü'l-Hâd'dan, o Ebû Bekir b. Muhammed'den, o Abdullah b. Amr'dan (b. … ... … ... … ... … ... . .)
عَن مُجَاهِد أَن رَسُول الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: " مَكَّة - - ".٧ - (حَدثنَا قُتَيْبَة بن سعيد، نَا بكر) بن مُضر، عَن ابْن الْهَاد، عَن أبي بكر بن مُحَمَّد، عَن عبد الله بن عَمْرو (بن … ... … ... … ... … ... . .
Osman'dan, Râfi‘ b. Hadîc'ten) dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Şüphesiz İbrahim Mekke’yi haram kıldı.” 8 - Bize Mûsâ b. İsmâil rivayet etti, dedi ki: Bize Hammâd b. Seleme, Sâbit’ten...
عُثْمَان، عَن رَافع بن خديج) قَالَ: قَالَ رَسُول الله صلى الله عليه وسلم: " إِن ابراهيم حرم مَكَّة ".٨ - حَدثنَا مُوسَى بن إِسْمَاعِيل، قَالَ: نَا حَمَّاد بن سَلمَة، عَن ثَابت
Ve Humeyd, Hasen'den, o da Kays b. ‘Ubâd ile Câriye b. Kudâme'den rivayet etti. (Dediler ki:) Ali b. Ebî Tâlib (r.a.) onlara şöyle dedi: "Resûlullah (s.a.v.) bana, kılıcımın kınındaki bir kitap dışında hiçbir ahit bırakmadı." Bunun üzerine (Ali) kitabı çıkardı; bir de ne görsün, içinde şöyle yazılı: "Hiçbir nebî yoktur ki onun bir haremi (haram bölgesi) olmasın."
وَحميد. عَن الْحسن، عَن قيس بن عباد، وَجَارِيَة بن قدامَة، قَالَ لَهما عَليّ بن أبي طَالب: مَا عهد إليَّ رَسُول الله صلى الله عليه وسلم إِلَّا كتاب فِي قرَاب سَيفي، فَأخْرج الْكتاب فَإِذا فِيهِ: " إِنَّه لم يكن نَبِي إِلَّا وَله حَرَم ".
9 - Bize Mus‘ab b. Abdullah rivayet etti, dedi ki: Bana Abdülazîz b. Ebî (Hâzim) rivayet etti, Kesîr b. Zeyd’den, Velîd b. Rebâh’tan, Ebû Hureyre (r.a.)’den ki…
٩ - حَدثنَا مُصعب بن عبد الله، قَالَ: حَدثنِي عبد العزير بن أبي (حَازِم) ، عَن كثير بن زيد، عَن الْوَلِيد بن رَبَاح، عَن أبي هُرَيْرَة أَن
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şüphesiz İbrâhim, Mekke'yi haram kıldı." 10 - Bize Mus'ab b. Abdullah rivayet etti; dedi ki: Bize Abdülazîz b. Ebî Hâzim, Alâ' b. Abdurrahmân'dan, o da Muhammed b. Müslim b. Sâib'den, o da Abdurrahmân -Ümmü Fihkem'in mevlâsı- kanalıyla rivayet etti; dedi ki: Ebû Hureyre (r.a.) şöyle dedi: İşittim.
رَسُول الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: " إِن إِبْرَاهِيم حرَّم مَكَّة ".١٠ - حَدثنَا مُصعب بن عبد الله، قَالَ: نَا عبد الْعَزِيز بن أبي حَازِم، عَن الْعَلَاء - يَعْنِي - ابْن عبد الرَّحْمَن، عَن مُحَمَّد بن مُسلم بن السَّائِب، عَن عبد الرَّحْمَن مولى أم (فِهْكَم) قَالَ: قَالَ أَبُو هُرَيْرَة: سَمِعت
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Allah’ım! Şüphesiz İbrâhim senin halîlin ve nebiyindir. Sen de Mekke’yi İbrâhim’in diliyle haram kıldın.” 11. Bize Hûde b. Halîfe rivâyet etti, dedi ki: Bize İbn … … … … … … … … … … … … … .
رَسُول الله صلى الله عليه وسلم يَقُول: " اللَّهُمَّ إِن إِبْرَاهِيم خَلِيلك وَنَبِيك، وإنّك حرمت مَكَّة على لسانِ إِبْرَاهِيم ".١١ - حَدثنَا هَوْذَة بن خَليفَة قَالَ: نَا ابْن … ... … ... … ... … ... … ... … ... … .
Avn, Muhammed'den, o Abdurrahman b. Ebî Bekre'den, o da Ebû Bekre'den (r.a.) rivayetle şöyle dedi: "Resûlullah (s.a.v.) devesine bindi, ardından şöyle buyurdu: 'Bu beldenin hangi belde olduğunu biliyor musunuz?' Sustuk, nihayet onun buraya isminden başka bir isim vereceğini anladık. Buyurdu ki: 'Burası Belde değil mi?' 'Evet' dedik. 'İşte sizin ırzlarınız, mallarınız ve kanlarınız birbirinize, şu gününüzün, şu ayınızın ve şu beldenizin hürmeti gibi haramdır. Dikkat edin, tebliğ ettim mi?' Rivayet olunur ki: 'Evet, ey Allah'ın Resûlü' denildi."
عون، عَن مُحَمَّد، عَن عبد الرَّحْمَن بن أبي بكرَة، عَن أبي بكرَة قَالَ: " ركب رَسُول الله صلى الله عليه وسلم نَاقَته، ثمَّ قَالَ: " أَتَدْرُونَ أَي بلد هَذَا؟ " فسكتنا، حَتَّى رَأينَا أَنه سَيسَميه سوى اسْمه، قَالَ: " أَلَيْسَ الْبَلدة؟ " قُلْنَا: بلَى. قَالَ: " فَإِن أعراضكم وَأَمْوَالكُمْ ودماءَكم حرَام بَيْنكُم فِي مثل يومكم هَذَا فِي شهركم هَذَا فِي مثل بلدكم هَذَا، أَلا هَل بلغت " قَالَ: قيل: نعم يَا رَسُول الله.
12 - Bize babam rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Âmir, Kurre'den, o da Muhammed b. Sîrîn'den rivayet etti, dedi ki: Bana Abdurrahman b. Ebî Bekra tahdîs etti ve (yine Muhammed b. Sîrîn dedi ki) nefsimce Abdurrahman'dan daha üstün olan bir zat da Ebû Bekre'den rivayet etti, dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) bize Nahr günü hutbe îrâd etti, ardından benzerini zikretti.
١٢ - حَدثنَا أبي، قَالَ: نَا أَبُو عَامر، عَن قُرَّة، عَن مُحَمَّد بن سِيرِين قَالَ: حَدثنِي عبد الرَّحْمَن بن أبي بكرَة، وَرجل أفضل فِي نَفسِي من عبد الرَّحْمَن عَن أبي بكرَة قَالَ: خَطَبنَا رَسُول الله صلى الله عليه وسلم يَوْم النَّحْر، فَذكر نَحوه.
13 - Bize Ubeydullah b. Ömer rivayet etti. Dedi ki: Bize Hammâd b. Zeyd, Eyyûb’dan, o da İbn Sîrîn’den rivayetle dedi ki: Ebû Bekre’nin rivayet ettiğini işittim. Ebû Bekre şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.) bize hutbe irad etti ve (önceki hadise) benzerini zikretti.
14 - Bize Mus‘ab b. Abdullah rivayet etti. Dedi ki: Bana Abdülazîz b. Muhammed, Süheyl b. Ebû Sâlih’ten, o da babasından, o da Ka‘b’dan (devamı kesik...)
١٣ - حَدثنَا عبيد الله بن عمر، قَالَ: نَا حَمَّاد بن زيد، عَن أَيُّوب، عَن ابْن سِيرِين قَالَ: سَمِعت أَن أَبَا بكرَة حَدَّثَ، قَالَ: خَطَبنَا رَسُول الله صلى الله عليه وسلم فَذكر نَحوه.١٤ - حَدثنَا مُصعب بن عبد الله، قَالَ: حَدثنِي عبد الْعَزِيز بن مُحَمَّد، عَن سُهَيْل بن أبي صَالح، عَن أَبِيه، عَن كَعْب … ... … ... … ...
Ahbâr: "Allah beldeleri seçti; Allah'a en sevimli belde, Harem beldesidir." 15. Bize Mus'ab b. Abdullah tahdîs etti, dedi ki: Bana Abdülazîz b. Muhammed tahdîs etti, o Yezîd b. el-Hâd'dan, o Ebû Bekir'den, o Abdullah b. Amr b. Osman'dan, o Râfi' b. Hadîc'den, onun Resûlullah (s.a.v.)'ı Mekke'yi zikrederken işittiğini (rivayet etti). 16. Bize (Mus'ab b. Abdullah) tahdîs etti, dedi ki: Bana Abdülazîz b. Muhammed tahdîs etti, o Yezîd b. el-Hâd'dan, o Ebû Bekir'den, o Abdullah'tan, o Amr b. Ebî Amr (Muttalib'in mevlâsı)ndan, o Enes b. Mâlik'ten ki Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allahümme..."
الْأَحْبَار،: " اخْتَار الله الْبِلَاد، فَأحب الْبِلَاد إِلَى الله الْبَلَد الْحَرَام.١٥ - حَدثنَا مُصعب بن عبد الله قَالَ: حَدثنِي عبد الْعَزِيز بن مُحَمَّد، عَن يزِيد بن الْهَاد، عَن أبي بكر، عَن عبد الله بن عَمْرو بن عُثْمَان، عَن رَافع بن خديج أَنه سمع رَسُول الله صلى الله عليه وسلم ذكر مَكَّة.١٦ - حَدثنَا (مُصعب بن عبد الله) ، قَالَ حَدثنِي: عبد الْعَزِيز بن مُحَمَّد، عَن يزِيد بن الْهَاد، عَن أبي بكر، عَن عبد الله عَن عَمْرو بن أبي عَمْرو مولى الْمطلب عَن أنس بن مَالك أَن رَسُول الله صلى الله عليه وسلم قَالَ: " اللَّهُمَّ