Tezkiretü'l-Huffâz li İbni'l-Kayserânî = Etrâf-ı Ehâdîs-i Kitâbi'l-Mecrûhîn li İbn Hibbân [Tezkiretü'l-Huffâz (Etrâf-ı Ehâdîs-i Kitâbi'l-Mecrûhîn li İbn Hibbân)] Müellif: Ebü'l-Fazl Muhammed b. Tâhir b. Alî b. Ahmed el-Makdisî eş-Şeybânî, İbnü'l-Kayserânî (vefatı: 507 h.). Tahkik: Hamdî Abdülmecîd es-Selefî. Neşir: Dâru's-Sumey‘î li'n-Neşri ve't-Tevzî‘, Riyad. Baskı: Birinci Baskı, 1415 h. / 1994. Cilt Sayısı: 1. [Kitap numaralandırması basılı nüshaya uygundur.]
تذكرة الحفاظ لابن القيسراني =أطراف أحاديث كتاب المجروحين لابن حبانـ[تذكرة الحفاظ (أطراف أحاديث كتاب المجروحين لابن حبان) ]ـالمؤلف: أبو الفضل محمد بن طاهر بن علي بن أحمد المقدسي الشيباني، المعروف بابن القيسراني (المتوفى: ٥٠٧هـ)تحقيق: حمدي عبد المجيد السلفيالناشر: دار الصميعي للنشر والتوزيع، الرياضالطبعة: الأولى، ١٤١٥ هـ - ١٩٩٤ معدد الأجزاء: ١[ترقيم الكتاب موافق للمطبوع]
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Rabbim, tamama erdirmekte yardım eyle, ey Celâl ve İkrâm sahibi!
Bize haber verdi, Hâfız Ebû Mûsâ Takıyyüddîn Muhammed b. Ebî Bekir b. Ebî Îsâ el-Medenî el-İsfahânî, dedi ki: Bize şeyh, hâfız Ebü'l-Fazl Muhammed b. Tâhir b. Alî el-Makdisî (Allah ona rahmet eylesin) rivayet etti: Bunlar, yalancılar, cerhedilmişler, zayıflar ve terk edilmişler tarafından rivayet edilen; insanların delil getirme ve münazaralarında elden ele dolaştırdıkları hadislerdir. Ben bunları, lafızlarının harflerinin sırasına göre dizdim; istediği hadisi bilmek isteyene en yakın olması için. Allah'tan hata ve sürçmeden korunma dileriz.
Elif bâbı. Bu bâbı, alfabenin ardından gelen harflere göre zikrediyoruz.
1 – «Allah (azze ve celle)'ye en sevimsiz konuşma Farsçadır; şeytanların konuşması Huzcadır; cehennem ehlinin konuşması Buharicedir; cennet ehlinin konuşması ise Arapçadır.»
Bu hadis mevzûdur (uydurmadır); isnad ve metin itibarıyla Şâri‘den geldiğine dair hiçbir delili bulunmamaktadır. Bunu İsmâil b. Ziyâd, Âsım el-Kattân'dan, o el-Makberî'den, o da Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet etmiştir.
Bu İsmâil'i, öncekiler (mütekaddimûn) cerh kitaplarında zikretmemiş; sonrakilerden (müteahhirîn) tenkitçiler ise onu zikretmişlerdir.
Ebû Hâtim Muhammed b. Hibbân el-Büstî, kitabında şöyle dedi: "İsmâil b. Ziyâd, deccâl bir şeyhtir; onun cerhedilmek maksadı dışında kitaplarda anılması helâl olmaz."
بسم اللَّه الرحمن الرحيمرب أعن بالإتمام يا ذا الجلال والإكرامأخبرنا الحافظ أَبُو موسى تقي الدين مُحَمَّد بْن أَبِي بكر بْن أَبِي عيسى المديني الأصفهاني قَالَ: أنا الشيخ الحافظ أَبُو الفضل مُحَمَّد بْن طاهر بْن علي المقدسي رحمه الله: هذه أحاديث رواها الكذبة والمجروحون والضعفاء والمتروكون يتداولها الناس فِي احتجاجهم ومناظراتهم، أوردتها عَلَى ترتيب ألفاظ حروفها لتكون أقرب عَلَى من أراد معرفة الحديث الذي يريده منها، والله نسأل العصمة من الخطأ والزلل. باب الألف وهذا الباب نورده عَلَى ما يتلوه من حروف الهجاء١ - «أَبْغَضُ الْكَلامِ إِلَى اللَّهِ عز وجل الْفَارِسِيَّةُ، وَكَلامُ الشَّيَاطِينِ الْخُوزِيَّةُ، وَكَلامُ أَهْلِ النَّارِ الْبُخَارِيَّةُ، وَكَلامُ أَهْلِ الْجَنَّةِ الْعَرَبِيَّةُ» .هَذَا حَدِيثٌ مَوْضُوعٌ لا أَصْلَ لَهُ، وَرَوَاهُ إِسْمَاعِيلُ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ عَاصِمٍ الْقَطَّانِ، عَنِ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ.وَإِسْمَاعِيلُ هَذَا لَمْ يَذْكُرُهُ الْمُتَقَدِّمُونَ فِي كُتُبِ الْجَرْحِ، وَذَكَرَهُ النُّقَّادُ مِنَ الْمُتَأَخِّرِينَ.قَالَ أَبُو حَاتِمٍ مُحَمَّدُ بْنُ حِبَّانَ الْبُسْتِيُّ فِي كِتَابِهِ: إِسْمَاعِيلُ بْنُ زِيَادٍ شَيْخٌ دَجَّالٌ، وَلا يَحِلُّ ذِكْرُهُ فِي الْكُتُبِ إِلا عَلَى سَبِيلِ الْقَدْحِ.
Ebû Ahmed Abdullah b. Adî, kitabında şöyle demiştir: İsmâil b. Ziyâd münkerü'l-hadîstir (sika râvilerin rivayetine aykırı/münker); rivayet ettiği şeylerde —gerek isnad gerekse metin bakımından— kendisine kimse tâbi olmaz. "Allah, kuluna ancak ummadığı yerden rızık vermeyi dilemiştir." Bu, Ali ile Ebû Bekir'in bir arada bulunduğu bir hadistir. İnşallah "باب التاء بعد الألف" başlığı altında gelecektir. "Rabbim, bu gece bana rüyamda en güzel bir sûrette göründü; nihayet elini iki küreğimin arasına koydu." Hadis bunu rivayet etmektedir. Bunu Yûsuf b. Atiyye es-Saffâr es-Sa'dî, Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'ten rivayet etmiştir. Bu Yûsuf b. Atiyye, Ebû Sehl künyesiyle anılır olup Basra halkındandır. Yahyâ b. Mâîn: "Bir şey değildir" demiştir. Muhammed b. İsmâil ise: "Münkerü'l-hadîstir" demiştir. Ebû Abdurrahman en-Nesâî de: "Metrûkü'l-hadîstir" demiştir. Onun tabakasında yine adı Yûsuf b. Atiyye olan başka bir râvî daha vardır; Küfe halkındandır, Bâhilî olup Ebü'l-Münzir künyesiyle anılır. Amr b. Ali şöyle demiştir: "Yûsuf b. Atiyye —Kûfeli olan—, Basralı olandan daha yalancıdır."
وَقَالَ أَبُو أَحْمَدَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَدِيٍّ فِي كِتَابِهِ: إِسْمَاعِيلُ بْنُ زِيَادٍ مُنْكَرُ الْحَدِيثِ، لا يُتَابِعُهُ أَحَدٌ عَلَى مَا يَرْوِيهِ إِمَّا إِسْنَادًا وَإِمَّا مَتْنًا.٢ - «أبى اللَّه أن يرزق عبده إلا من حيث لا يحتسب» .في حديث اجتمع علي وأبو بكر يأتي بعد إن شاء اللَّه باب التاء بعد الألف٣ - «أَتَانِي رَبِّيَ الْبَارِحَةَ فِي مَنَامِي فِي أَحْسَنِ صُورَةٍ حَتَّى وَضَعَ يَدَهُ بَيْنَ كَتِفَيَّ» الْحَدِيثَ.رَوَاهُ يُوسُفُ بْنُ عَطِيَّةَ الصَّفَّارُ السَّعْدِيُّ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ.وَيُوسُفُ بْنُ عَطِيَّةَ هَذَا يُكَنَّى بِأَبِي سَهْلٍ مِنْ أَهْلِ الْبَصْرَةِ.قَالَ يَحْيَى بْنُ مَعِينٍ: لَيْسَ بِشَيْءٍ.وَقَالَ مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ: مُنْكَرُ الْحَدِيثِ.وَقَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ النَّسَائِيُّ: مَتْرُوكُ الْحَدِيثِ.وَفِي طَبَقَتِهِ آخَرُ اسْمُهُ يُوسُفُ بْنُ عَطِيَّةَ أَيْضًا مِنْ أَهْلِ الْكُوفَةِ، بَاهِلِيٌّ يُكَنَّى بِأَبِي الْمُنْذِرِ.قَالَ عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ: يُوسُفُ بْنُ عَطِيَّةَ كُوفِيٌّ أَكْذَبُ مِنَ الْبَصْرِيِّ
4 – “Cibrîl bana bir harrîse (bir çeşit yemek) getirdi ve: ‘Bunu ye, bu senin sırtını gece namazına (kıyâmu’l-leyl) güçlendirir.’ dedi.” Bunu Muhammed b. el-Haccâc el-Vâsıtî el-Lahmî, Abdülmelik b. Umeyr’den, o da Rib‘î b. Hırâş’tan, o da Huzeyfe’den (r.a.) rivayet etmiştir. Bu Muhammed (b. el-Haccâc) kezzâbdır (çok yalancı) ve bu hadis ile tanınır.
5 – “Cibrîl bana, üzerinde siyah bir kaftan (kabâ) olduğu hâlde geldi…” hadisi ise Abbâs’ın çocukları hakkındadır. Bunu eş-Şâh b. Şîr Bâmiyân el-Horâsânî, Münebbih b. Saîd’den, o da İbn Lehîa’dan, o da Rebâh el-Kilâbî’den, o da Câbir b. Abdullah’tan (r.a.) rivayet etmiştir. Bu Şâh (b. Şîr) hadis uyduran bir kişiydi.
6 – “Cibrîl bana geldi ve: ‘Yâ Muhammed! Sevdiğini sev, zira sen ondan ayrılacaksın; dilediğini topla, zira sen onu terk edeceksin; dilediğini işle, zira sen onunla karşılaşacaksın.’ dedi.”
٤ - " أَتَانِي جِبْرِيلُ بِهَرِيسَةٍ فَقَالَ: كُلْ هَذِهِ تَشُدَّ ظَهْرَكَ لِقِيَامِ اللَّيْلِ ".رَوَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْحَجَّاجِ الْوَاسِطِيُّ اللَّخْمِيُّ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنْ حُذَيْفَةَ.وَمُحَمَّدٌ هَذَا كَذَّابٌ، وَبِهَذَا الْحَدِيثِ يُعْرَفُ.٥ - «أَتَانِي جِبْرِيلُ وَعَلَيْهِ قَبَاءٌ أَسْوَدُ. . .» الْحَدِيثَ فِي وَلَدِ الْعَبَّاسِ.رَوَاهُ الشَّاهُ بْنُ شِير باميَانَ الْخُرَاسَانِيُّ، عَنْ مُنَبِّهِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ لَهِيعَةَ، عَنْ رَبَاحٍ الْكِلابِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ.وَشَاهُ هَذَا كَانَ يَضَعُ الْحَدِيثَ.٦ - " أَتَانِي جِبْرِيلُ، فَقَالَ: يَا مُحَمَّدُ أَحِبَّ مَنْ شِئْتَ فَإِنَّكَ مُفَارِقُهُ، وَاجْمَعْ مَا شِئْتَ فَإِنَّكَ تَارِكُهُ، وَاعْمَلْ مَا شِئْتَ فَإِنَّكَ لاقِيهِ ".
Bunu Müdrik b. Abdurrahman et-Tufâvî, Humeyd et-Tavîl’den, o da Enes’ten rivayet etmiştir. Bu Müdrik, Humeyd’den kendisine tâbi olunmayan rivayetler nakleder. İbn Hibbân dedi ki: Bu hadis sahih değildir. 7 – “Cebrâil bana fecir doğduğunda geldi ve dedi ki: Kalk, namaz kıl. Bunun üzerine sabah namazını iki rekât kıldım…” hadisi, Abdullah b. Abbas’ın hadisi gibidir. Bunu Mahbûb b. el-Cehm b. Vâkıd el-Kûfî, Ubeydullah b. Ömer’den, o Nâfi’den, o da İbn Ömer’den rivayet etmiştir. Mahbûb ise Ubeydullah’tan onun hadisi olmayan şeyler rivayet eder. Bu hadis ise Abdullah b. Abbas’ın rivayetinden sahihdir. Bu Mahbûb’un rivayetlerine tâbi olunmaz. 8 – “Yahudilerden bir adam Nebî’ye (s.a.v.) gelip: Bana Yûsuf’un gördüğü yıldızları haber ver, dedi…” hadisi.
رَوَاهُ مُدْرِكُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الطُّفَاوِيُّ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَنَسٍ.وَمُدْرِكٌ هَذَا يَرْوِي عَنْ حُمَيْدٍ مَا لا يُتَابَعُ عَلَيْهِ.قَالَ ابْنُ حِبَّانَ: وَالْحَدِيثُ لَيْسَ بِصَحِيحٍ.٧ - " أَتَانِي جِبْرِيلُ حِينَ طَلَعَ الْفَجْرُ، فَقَالَ: قُمْ فَصَلِّ، فَصَلَّيْتُ الْفَجْرَ رَكْعَتَيْنِ. . . " الْحَدِيثَ بِطُولِهِ نَحْوَ حَدِيثِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ.رَوَاهُ مَحْبُوبُ بْنُ الْجَهْمِ بْنِ وَاقِدٍ الْكُوفِيُّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ.وَمَحْبُوبٌ يَرْوِي عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ مَا لَيْسَ مِنْ حَدِيثِهِ.وَهَذَا الْحَدِيثُ صَحِيحٌ مِنْ حَدِيثِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ.وَمَحْبُوبٌ هَذَا لا يُتَابَعُ عَلَى رِوَايَاتِهِ.٨ - " أَتَى رَجُلٌ مِنَ الْيَهُودِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ: أَخْبِرْنِي عَنِ النُّجُومِ الَّتِي رَآهَا يُوسُفُ. . . " الْحَدِيثَ.
Bunu Hakem b. Zuhayr el-Fezârî, es-Süddî'den; o, Abdurrahman b. Sâbıt'tan; o da Câbir'den rivayet etmiştir. Bu Hakem ise kezzâbtır. 9- Bir adam Resûlullah'a gelerek: 'Ey Allah'ın Resûlü, namazımın yarısını senin için dua kılayım mı?' dedi. Resûlullah: 'Evet' buyurdu (hadis budur). Bunu Ömer b. Muhammed b. Sahbân, Zeyd b. Eslem'den; o, Ebû Sâlih'ten; o da Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet etmiştir. Bu Ömer ise hadis ilminde bir şey değildir. 10- Bir bedevî Peygamber (s.a.v.)'e gelerek: 'Bana umrenin vâcip olup olmadığını haber ver?' dedi . . . . (hadis budur). Bunu Haccâc b. Ertae, Muhammed b. Münkedir'den; o da Câbir'den rivayet etmiştir. Haccâc ise hadis rivayeti terk edilen biridir (metrûktür).
رَوَاهُ الْحَكَمُ بْنُ ظُهَيْرٍ الْفَزَارِيُّ، عَنِ السُّدِّيِّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَابِطٍ، عَنْ جَابِرٍ.وَالْحَكَمُ هَذَا كَذَّابٌ.٩ - " أَتَى رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ أَجْعَلُ شَطْرَ صَلاتِي دُعَاءً لَكَ؟ قَالَ: «نَعَمْ» الْحَدِيثَ.رَوَاهُ عُمَرُ بُن مُحَمَّدِ بْنِ صَهْبَانَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ.وَعُمَرُ هَذَا لَيْسَ بِشَيْءٍ فِي الْحَدِيثِ.١٠ - " أَتَى أَعْرَابِيٌّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ: أَخْبِرْنِي عَنِ الْعُمْرَةِ أَوَاجِبَةٌ هِيَ؟ . . . . " الْحَدِيثَ.رَوَاهُ الْحَجَّاجُ بْنُ أَرْطَاةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ.وَالْحَجَّاجُ مَتْرُوكُ الْحَدِيثِ.
11 - Akkâf b. Vedâa el-Hilâlî, Resûlullah (s.a.v.)'in huzuruna gelip dedi ki, O da ona: 'Ey Akkâf, senin bir eşin var mı?' buyurdu. Hadis... Bunu Muâviye b. Yahyâ el-Atrâbulüsî, Süleyman b. Mûsâ vasıtasıyla Mekhûl'den, o Gadîf b. el-Hâris'ten, o da Atıyye b. Büsr el-Mâzinî'den rivayet etmiştir. Muâviye ise hadis ilminde bir değeri olmayan (zayıf) bir râvîdir.
12 - (Bir sahâbî dedi ki:) Resûlullah (s.a.v.)'in huzuruna geldim, elimde altın bir yüzük vardı. Bana: 'Zekâtını veriyor musun?' buyurdu. Ben: 'Onda zekât var mı?' dedim. Resûlullah (s.a.v.): 'Büyük bir kordur (cehennem ateşinden bir parça),' buyurdu. Bunu Ömer b. Abdullah b. Ya‘lâ b. Mürre, babasından, o da dedesinden rivayet etmiştir. (Dedesinden naklen:) dedi ki: 'Geldim.' Bu Ömer ise (hadiste) bir değeri yoktur.
13 - 'Siyahîleri (kendinize) edinin; zira onlardan üç kişi cennet ehlinin efendileridir: Lokman, Bilâl ve Necaşî.' Bunu Übeyn b. Süfyân el-Makdisî, Halîfe b. Selâm vasıtasıyla Atâ'dan, o da İbn Abbâs (r.a.)'tan rivayet etmiştir. İbn Hibbân bu Übeyn hakkında: 'Onun rivayetlerinden kaçınmak gerekir' demiş ve onu Ebân b. Süfyân el-Makdisî'den ayırmıştır. Ben ise onların aynı kişi olduğunu düşünüyorum. Übeyn, Ebân'ın küçültme ismidir. Allah en iyi bilendir. Buhârî dedi ki: 'Übeyn b. Süfyân'ın hadisi yazılmaz.'
١١ - " أَتَى عَكَّافُ بْنُ وَدَاعَةَ الْهِلالِيُّ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لَهُ: «يَا عَكَّافُ أَلَكَ زَوْجَةٌ؟ . . . .» الْحَدِيثَ.رَوَاهُ مُعَاوِيَةُ بْنُ يَحْيَى الأَطْرَابُلُسِيُّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُوسَى، عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ غَضِيفِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَطِيَّةَ بْنِ بُسْرٍ الْمَازِنِيِّ.وَمُعَاوِيَةُ لَيْسَ بِشَيْءٍ فِي الْحَدِيثِ.١٢ - أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَفِي يَدِي خَاتَمٌ مِنْ ذَهَبٍ فَقَالَ لِي: «أَتُؤَدِّي زَكَاتَهُ؟» فَقُلْتُ: وَهَلْ فِيهِ زَكَاةٌ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «جَمْرَةٌ عَظِيمَةٌ» .رَوَاهُ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَعْلَى بْنِ مُرَّةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ: أَتَيْتُ.وَعُمَرُ هَذَا لَيْسَ بِشَيْءٍ.١٣ - «اتَّخِذُوا السُّودَانَ، فَإِنَّ ثَلاثَةً مُنْهَمْ سَادَاتُ أَهْلِ الْجَنَّةِ لُقْمَانُ وَبِلالٌ وَالنَّجَاشِيُّ» .رَوَاهُ أُبَيْنُ بْنُ سُفْيَانَ الْمَقْدِسِيُّ، عَنْ خَلِيفَةَ بْنِ سَلامٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رضي الله عنهما.وَأُبَيْنٌ هَذَا قَالَ ابْنُ حِبَّانَ: يَجِبُ التَّنَكُّبَ عَنْ أَخْبَارِهِ، وَفَرَّقَ بَيْنَهُ وَبَيْنَ أَبَانِ بْنِ سُفْيَانَ الْمَقْدِسِيِّ، وَلا أَرَاهُمَا إِلا وَاحِدًا.وَأُبَيْنٌ مُصَغَّرُ أَبَانٍ وَاللَّهُ أَعْلَمُ، قَالَ الْبُخَارِيُّ: لا يُكْتَبُ حَدِيثُ أُبَيْنِ بْنِ سُفْيَانَ.
14 - «Kanatları kesilmiş güvercinleri edinin; zira onlar cinleri çocuklarınızdan meşgul ederler.» Bunu Muhammed b. Ziyâd el-Cezerî el-Hanefî, Meymûn b. Mihrân vasıtasıyla İbn Abbâs'tan rivayet etmiştir. İşte bu Muhammed, sika râviler üzerine hadis uydururdu. 15 - «Kitabı toprakla kaplayın ve altını süpürün.» Bunu İshâk b. Nüceyh el-Malatî rivayet etmiş olup o, yalancı ve deccâldir. 16 - «Fâcir kimseyi anmaktan çekiniyor musunuz? Onu, içindeki (kötülüklerle) anın ki, insanlar ondan sakınsın.»
١٤ - «اتَّخِذُوا الْحَمَامَ الْمَقَاصِيصَ، فَإِنَّهَا تُلْهِي الْجِنَّ عَنْ صِبْيَانِكُمْ» .رَوَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ زِيَادٍ الْجَزَرِيُّ الْحَنَفِيُّ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ مِهْرَانَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ.وَمُحَمَّدٌ هَذَا يَضَعُ الْحَدِيثَ عَلَى الثِّقَاتِ.١٥ - «أتربوا الكتاب واسخو من أسفله» .رَوَاهُ إسحاق بْن نجيح الملطي وهو كَذَّاب دجال١٦ - «أَتَرِعُونَ عِنْ ذِكْرِ الْفَاجِرِ، اذْكُرُوهُ بِمَا فِيهِ كَيْ يَحْذَرَهُ
«İnsanlar». Bunu, Nîsâbur ehlinden Ebû Alî el-Cârûd b. Yezîd el-Âmirî, Behz b. Hakîm'den, o babasından, o dedesinden rivayet etmiştir. el-Cârûd, hadis sebebiyle terk edilmiştir; kendisi bununla bilinir. Bu hadisi el-Cârûd'dan bir grup çalmıştır; onlardan biri Süleyman b. Îsâ es-Sicizî'dir. O bunu es-Sevrî'den, o da Behz'den rivayet etmiştir. Bu es-Sicizî ise hadis uydurur. Bunu ayrıca Amr b. el-Ezher ve başkaları da çalmıştır. Her kim bu hadisi rivayet etmişse, senedi değiştirilmiş olsa dahi onu el-Cârûd'dan çalmıştır. el-Cârûd hakkında İbn Maîn: 'Bir şey değildir' demiş; Buhârî: 'Hadisi terk edilmiştir (metrûku'l-hadîs)' demiş; Ahmed b. Hanbel ise: 'Hadisi münkerdir (münkeru'l-hadîs)' demiştir.
النَّاسُ» .رَوَاهُ الْجَارُودُ بْنُ يَزِيدَ الْعَامِرِيُّ أَبُو عَلِيٍّ مِنْ أَهْلِ نَيْسَابُورَ، عَنْ بَهْزِ بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ.وَالْجَارُودُ تُرِكَ لأَجْلِ الْحَدِيثِ، وَبِهِ يُعْرَفُ.وَقَدْ سَرَقَهُ مِنَ الْجَارُودِ جَمَاعَةٌ مِنْهُمْ سُلَيْمَانُ بْنُ عِيسَى السِّجْزِيُّ، فَرَوَاهُ عَنِ الثَّوْرِيِّ، عَنْ بَهْزٍ، وَالسِّجْزِيُّ هَذَا يَضَعُ.وَسَرَقَهُ أَيْضًا عَمْرُو بْنُ الأَزْهَرِ وَغَيْرُهُ، وَكُلُّ مَنْ حَدَّثَ بِهِ، فَإِنَّمَا سَرَقَهُ مِنَ الْجَارُودِ، وَإِنْ غُيِّرَ إِسْنَادُهُ.وَالْجَارُودُ قَالَ ابْنُ مَعِينٍ: لَيْسَ بِشَيْءٍ، وَقَالَ الْبُخَارِيُّ: مَتْرُوكُ الْحَدِيثِ.وَقَالَ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ: مُنْكَرُ الْحَدِيثِ.
17 – “Kaderden sakının; zira o, Hıristiyanlıktan bir şubedir.” Bunu Nizâr, İkrime’den rivayet etmiştir. Nizâr ise İkrime’den münker rivayetler nakleder; kendisiyle hiçbir şekilde ihticâc olunmaz.
18 – “Namazda ellerinizi kaldırmanız hakkında ne dersiniz? Şüphesiz o bir bid’attir.” Hadisi Bişr b. Harb en-Nedbî, Abdullah b. Amr’dan rivayet etmiştir. Bişr’i Kattân terk etmiştir. Nedb ise Ezd kabilesinden bir kabiledir.
١٧ - «اتَّقُوا الْقَدَرَ فَإِنَّهُ شُعْبَةٌ مِنَ النَّصْرَانِيَّةِ» .رَوَاهُ نِزَارٌ، عَنْ عِكْرِمَةَ.وَنِزَارٌ يَرْوِي الْمَنَاكِيرَ عَنْ عِكْرِمَةَ لا يُحْتَجُّ بِهِ بِحَالٍ.١٨ - «أَرَأَيْتُمْ رَفْعُكُمْ أَيْدِيكُمْ فِي الصَّلاةِ إِنَّهَا لَبِدْعَةٌ» .الْحَدِيثُ رَوَاهُ بِشْرُ بْنُ حَرْبٍ النَّدْبِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو.وَبِشْرٌ تَرَكَهُ الْقَطَّانُ، وَنَدبٌ حَيٌّ مِنَ الأَزْدِ.
Cim'den Sonra Elif Bâbı: 19. Ali, Ebû Bekir, Ömer ve Ebû Ubeyde'nin rivayet ettiği bir hadiste şu ifadeler yer almaktadır: 'Bana sormak için geldiniz', 'Kadının cihadı, kocasına güzelce tâbi olmaktır' ve 'Allah, kuluna ancak ummadığı yerden rızık verir.' Bunu Ahmed b. Dâvûd b. Abdullah el-Gıfârî, Mus'ab'dan, Mâlik'ten, Ca'fer'den, babasından, o da dedesinden rivayet etmiştir. Bu Ahmed, Mısır'da hadis uyduran bir şeyhtir.
Elif'ten Sonra Hâ Bâbı: 20. 'Allah'a en sevgili kullar, insanlara en faydalı olanlardır.' Bunu Abdülhamîd b. Bahr el-Kûfî, Mâlik'ten, Abdullah b. Dînâr'dan, İbn Ömer'den rivayet etmiştir. Abdülhamîd ise hadis çalar ve sika râvîlerden onların rivayet etmediği şeyleri nakleder.
21. 'Dostunu ölçülü sev; zira belki bir gün düşmanın olur' hadisi. Bunu Süveyd b. Amr el-Kelbî, Hammâd b. Seleme'den, Eyyûb'tan ve Hişâm [yoluyla] İbn Sîrîn'den, Ebû Hüreyre'den rivayet etmiştir.
باب الجيم بعد الألف١٩ - اجْتَمَعَ عَلِيٌّ وَأَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ وَأَبُو عُبَيْدَةَ الْحَدِيثَ، وَفِيهِ «جِئْتُمْ لِتَسْأَلُونِي» وَفِيهِ «وَجِهَادُ الْمَرْأَةِ حُسْنُ التَّبَعُّلِ» وَفِيهِ «أَبَى اللَّهُ أَنْ يَرْزُقَ عَبْدَهُ إِلا مِنْ حَيْثُ لا يَحْتَسِبُ» .رَوَاهُ أَحَمْدُ بْنُ دَاوُدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْغِفَارِيُّ، عَنْ مُصْعَبٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، وَأَحْمَدُ هَذَا شَيْخٌ كَانَ بِمِصْرَ يَضَعُ الْحَدِيثَ. باب الحاء بعد الألف٢٠ - «أَحَبُّ الْعِبَادِ إِلَى اللَّهِ أَنْفَعُ النَّاسِ لِلنَّاسِ» .رَوَاهُ عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ بَحْرٍ الْكُوفِيُّ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ.وَعَبْدُ الْحَمِيد يَسْرِقُ الْحَدِيثَ، وَيَرْوِي عَنِ الثِّقَاتِ مَا لَيْسَ مِنْ حَدِيثِهِمْ.٢١ - «أَحْبِبْ حَبِيبَكَ هَوْنًا مَا عَسَى أَنْ يَكُونَ بَغِيضَكَ يَوْمًا مَا» الْحَدِيثَ.رَوَاهُ سُوَيْدُ بْنُ عَمْرٍو الْكَلْبِيُّ، عَنْ حَمَّادِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ أَيُّوبَ، وَهِشَامٌ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ.
İşbu Süveyd, sahih isnadların üzerine zayıf metinler vaz‘ eder. Bu hadis Resûlullah’ın (s.a.v.) sözü değildir; bilakis o, Alî b. Ebî Tâlib’in (r.a.) sözüdür. Onu Hasen b. Ebî Ca‘fer, Eyyûb’dan, Humeyd b. Abdurrahmân’dan, Alî’den rivayet etmiştir ki bu yanlıştır. Bu Hasen metrûku’l-hadîstir. Onu ondan Ebü’s-Salt el-Herevî Abdüsselâm b. Sâlih çalmış ve bu iki isnaddan başka bir isnadla rivayet etmiştir: Abbâd b. el-Avvâm’dan, Amr b. Mürre’den, İbn Ömer’den… Bu Abdüsselâm ise kezzâbdır.
22 – «Mü’minin duasından ve ferasetinden sakının; zira o Allah’ın nuruyla bakar ve Allah’ın tevfikiyle konuşur.» Bunu Seleme b. Süleyman el-Mervezî, Mü’emmil b. Sa‘îd’den, Esed b. Vedâa’dan, Vehb b. Münebbih’ten, Tâvûs’tan, Sevbân’dan rivayet etmiştir. Bu ikisi –Mü’emmil ve Esed– zayıftır.
وَسُوَيْدٌ هَذَا يَضَعُ عَلَى الأَسَانِيدِ الصِّحَاحِ الْمُتُونَ الْوَاهِيَةَ.وَهَذَا الْحَدِيثُ لَيْسَ مِنْ قَوْلِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، وَإِنَّمَا هُوَ مِنْ قَوْلِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ.وَقَدْ رَوَاهُ الْحَسَنُ بْنُ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَلِيٍّ وَهُوَ خَطَأٌ، وَالْحَسَنُ هَذَا مَتْرُوكُ الْحَدِيثِ.وَسَرَقَهُ مِنْهُ أَبُو الصَّلْتِ الْهَرَوِيُّ عَبْدُ السَّلامِ بْنُ صَالِحٍ، فَرَوَاهُ بِإِسْنَادِ غَيْرِ هَذَيْنِ، رَوَاهُ عَنْ عَبَّادِ بْنِ الْعَوَّامِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ.وَعَبْدُ السَّلامِ هَذَا كَذَّابٌ.٢٢ - «احْذَرُوا دَعْوَةَ الْمُؤْمِنِ وَفَرَاسَتَهُ، فَإِنَّهُ يَنْظُرُ بِنُورِ اللَّهِ، وَيَنْطِقُ بِتَوْفِيقِ اللَّهِ» .رَوَاهُ سَلَمَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ الْمَرْوَزِيُّ، عَنْ مُؤَمَّلِ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَسَدِ بْنِ وَدَاعَةَ، عَنْ وَهْبِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ ثَوْبَانَ.وَهُمَا «مُؤَمَّلٌ وَأَسَدٌ» : ضَعِيفَانِ.
23 - Sofralarınıza yeşillik koyun; zira o, besmele ile birlikte şeytanı kovar. Bunu el-Alâ b. Mesleme er-Ravvâs el-Bağdâdî, İsmâil b. Mağrâ el-Kirmânî'den; o İbn Ayyâş'tan; o Burd'dan; o Mekhûl'den; o da Ebû Ümâme el-Bâhilî'den rivayet etmiştir. İşte bu el-Alâ hadis uydurmaktadır.
24 - "Allah'ın sana olan nimetinin komşuluğuna iyi davran; zira ekmek sebebiyle Allah yağmur indirdi..." hadisi. Bunu Ebû Eşres el-Kûfî, Şerîk'ten; o Ca‘fer b. Muhammed'den; o babasından; o da dedelerinden rivayet etmiştir. Dediler ki: Resûlullah (s.a.v.) atılmış bir ekmek parçasına uğradı... hadisin devamı. Bu Ebû Eşres ise, Şerîk'ten uydurma şeyler rivayet eder.
25 - "Size iki ölü (hayvan) ile iki kan helâl kılındı." Bunu Abdurrahmân b. Zeyd b. Eslem rivayet etmiştir; ki bu ravi muteber değildir.
٢٣ - أَحْضِرُوا مَوَائِدَكُمْ الْبَقْلَ، فَإِنَّهُ مَطْرَدَةٌ لِلشَّيْطَانِ مَعَ التَّسْمِيَةِ ".رَوَاهُ الْعَلاءُ بْنُ مَسْلَمَةَ الرَّوَّاسُ الْبَغْدَادِيُّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ مَغْرَاءَ الْكِرْمَانِيُّ، عَنِ ابْنِ عَيَّاشٍ، عَنْ بُرْدٍ، عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ الْبَاهِلِيِّ.وَالْعَلاءُ هَذَا يَضَعُ الْحَدِيثَ.٢٤ - «أَحْسِنِي جِوَارَ نِعْمَةِ اللَّهِ عَلَيْكِ، فَبِالْخُبْزِ أَنْزَلَ اللَّهُ الْمَطَرَ. . .» الْحَدِيثَ.رَوَاهُ أَبُو أَشْرَسَ الْكُوفِيُّ، عَنْ شَرِيكٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ آبَائِهِ قَالُوا: مَرَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى كِسْرَةٍ مُلْقَاةٍ. . . الْحَدِيثَ.وَأَبُو أَشْرَسَ هَذَا يَرْوِي عَنْ شَرِيكٍ الأَشْيَاءَ الْمَوْضُوعَةَ.٢٥ - «أُحِلَّ لَكُمْ مَيْتَتَانِ وَدَمَانِ» ، رَوَاهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، وَهُوَ لَيْسَ بِشَيْءٍ.
26 - «Resûlullah (s.a.v.) hacamat yaptırdı, bana kanını verdi» hadisi. İbrahim b. Ömer b. Sefîne, babasından, onun da dedesinden rivayet etmiştir. İbrahim (bu rivayette) mutâbaat edilmemiştir. İbn Hibbân: «O'nun hadisiyle ihticâc etmek helâl değildir» demiştir. 27 - «Namaz üç hâl üzere değiştirilmiştir» (ve bu hadiste) ezanın zikri geçmektedir.
٢٦ - «احْتَجَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَعْطَانِي دَمَهُ» الْحَدِيثَ.رَوَاهُ إِبْرَاهِيمُ بْنُ عُمَرَ بْنِ سَفِينَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ.وَإِبْرَاهِيمُ لا يُتَابَعُ عَلَيْهِ.قَالَ ابْنُ حِبَّانَ: لا يَحِلُّ الاحْتِجَاجُ بِحَدِيثِهِ.٢٧ - «أُحِيلَتِ الصَّلاةُ ثَلاثَةَ أَحْوَالٍ» وَفِيهِ ذِكْرُ الأَذَانِ.
Bunu el-Mes'ûdî Abdurrahmân b. Abdillâh b. Utbe b. Mes'ûd, Amr b. Mürre'den, o Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'dan, o da Muâz'dan rivayet etmiştir. Abdurrahmân zayıftır. İbn Hibbân şöyle demiştir: Bu bâtıldır, başından sonuna kadar ters çevrilmiştir. Muâz b. Cebel'in bu haberde adı geçmez. Haber, Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'ya göre mürseldir. İbn Ebî Leylâ onu Amr b. Mürre'ye isnad etmiştir. Lâfzı böyle değildir; aslında haber, Abdullah b. Zeyd b. Abdillâh kıssasında şöyledir: "Ezan ikişer ikişer, kamet ise tektir." Bu, Muhammed b. Abdillâh b. Zeyd'in babasından rivayetidir. Saîd b. el-Müseyyib de Abdullah b. Zeyd'den rivayet etmiştir. el-Makdisî dedi ki: Bu sözde de nazar vardır. Bab: Elif'ten sonra Hâ (harfi). 28 - "Resûlullah (s.a.v.)'ın üzerine namaz kıldığı son cenazede dört tekbir almıştır." Bunu Muhammed b. Muâviye en-Neysâbûrî, Ebü'l-Melîh'ten, o Meymûn b. Mihrân'dan, o da İbn Abbâs'tan rivayet etmiştir. Bu Muhammed hakkında bu hadis tenkid edilmiştir.
رَوَاهُ الْمَسْعُودِيُّ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ مُعَاذٍ.وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ ضَعِيفٌ، قَالَ ابْنُ حِبَّانَ: وَهَذَا بَاطِلٌ مَقْلُوبٌ مِنْ أَوَّلِهِ إِلَى آخِرِهِ، لَيْسَ لِمُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ فِي هَذَا الْخَبَرِ ذِكْرٌ، وَالْخَبَرُ عِنْدَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى مُرْسَلٌ، أَسْنَدَهُ ابْنُ أَبِي لَيْلَى عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، وَلَيْسَ لَفْظُهُ هَكَذَا، إِنَّمَا الْخَبَرُ فِي قِصَّةِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ «الأَذَانُ مَثْنَى مَثْنَى وَالإِقَامَةُ وَاحِدَةٌ» مِنْ حَدِيثِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أَبِيهِ.وَسَعِيدُ بْنُ الْمُسَيِّبِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدٍ.قَالَ الْمَقْدِسِيُّ: وَفِي هَذَا الْكَلامِ نَظَرٌ أَيْضًا. باب الخاء بعد الألف٢٨ - «آخِرُ جِنَازَةٍ صَلَّى عَلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَبَّرَ عَلَيْهَا أَرْبَعًا» .رَوَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ مُعَاوِيَةَ النَّيْسَابُورِيُّ، عَنْ أَبِي الْمَلِيحِ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ مِهْرَانَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ.وَمُحَمَّدٌ هَذَا أُنْكِرَ عَلَيْهِ هَذَا الْحَدِيثُ.