Takdim: Fazîletli Doktor Abdullah b. Abdullah ez-Zâyid, Medîne-i Münevvere'deki İslâm Üniversitesi Rektör Yardımcısı. Hamd, her hayra muvaffak kılan Allah'a mahsustur. Salât ve selâm, Nebîmiz Muhammed (s.a.v.)'e, âline, ashâbına ve kıyamet gününe dek onun sünnetine tâbi olanlara olsun. Emâ ba'd: Zira kadim mirasın ihyâsı, araştırmacılar ve uzmanların idrak edeceği sebeplerden ötürü, gayret gösterilmesi ve önem verilmesi gereken en önde gelen işlerdendir. Muhakkak ki İmam Muhammed b. Sa'd -Vâkıdî'nin kâtibi- tarafından telif edilen et-Tabakâtü'l-Kübrâ adlı eser, işte bu aslî kadim mirastandır. Müsteşrikler, yüz yıldan fazla bir süre önce onu basmakta öncülük etmişler; ardından Beyrut'ta (iki defa) ve Mısır'da o baskıdan tekrar basılmıştır. Müsteşriklerin baskısı, birçok yerden eksik olarak ortaya çıkmış; o zamanlar, dayandıkları yazma nüshalardaki eksiklik sebebiyle kitabı tamamlamaya ve boşluklarını doldurmaya muvaffak olamamışlardır. Hatta bu boşlukların ve sâkıt bölümlerin (iskât) varlığına -ki kitabın satır aralarında çokça bulunmaktadır- dikkat çekmişlerdir. Bununla birlikte, birçok kişi onların nüshasına aldanmış, onun hiçbir kusur barındırmayan bir müsteşrik çalışması olduğunu iddia etmiştir!! Muhaddisler ve tarihçiler, kadim zamanlardan beri bu kitapta aradıklarını bulmuşlardır. Daha sonra kitap basılınca muhaddisler ve araştırmacılar onu elden ele dolaştırmış ve -malzemesinin zenginliği, düzeni, güzel sunumu ve rivayet ve isnad ile belgelenmiş olması sebebiyle- onda aradıklarını bulmuşlardır.
تقديمبقلم فضيلة الدكتور عبد الله بن عبد الله الزّايدنائب رئيس الجامعة الإسلامية بالمدينة المنوّرة. الحمد لله الموفق لكل خير، والصلاة والسلام على نبينا محمد وعلى آله وصبحه ومن تبع سُنته إلى يوم الدين.وبعد: فإن إحياء التراث القديم من أولى ما ينبغي السعي إليه والاهتمام به، لأمور يدركها الباحثون وذوو التخصص.وإن كتاب الطبقات الكبرى للإمام محمد بن سعد كاتب الواقدي هو من هذا التراث القديم الأم، وقد سبق المستشرقون إلى طباعته منذ أكثر من مائة عام، ثم طبع في بيروت -مرتين- ومصر عن تلك الطبعة.وجاءت مطبوعة المستشرقين ناقصة من مواضع متعددة، ولم يوفقوا آنذاك لاستكمال الكتاب وسد ثغراته، لنقص في النسخ الخطية التي اعتمدوها، وقد نبهوا إلى وجود هذه الثغرات والأسقاط -وهي متعددة في ثنايا الكتاب-. ومع ذلك فإن كثيراً من الناس كان مغتراً بنسختهم زاعماً أنه عمل استشراقي لا يدخله خلل!!.وقد وجد المحدَّثون والمؤرخون بغيتهم في هذا الكتاب من قديم الزمن ثم طبع الكتاب فتداوله المحدثون والباحثون ووجدوا فيه ضالتهم، لغزارة مادته، وترتيبها وحسن عرضها وتوثيقها بالرواية والإسناد.
Kitabın bu seviyede olması, her türlü ilgiyi hak etmesine değer: İlmî tahkikle ve titiz bir şekilde, sanatkârane ve zarif olarak tahkik edilmiş baskı. Müslüman, güvenilir ve uzman kalemlerle; nüshalarının kalıntıları ve tamamlayıcı kısımlarının üzerinde ciddi ve sürekli gayret gösterilerek; böylece kitap, müellifinin telif ettiği ve arzu ettiği şekilde okuyucularının elinde bulunsun diye. Allah Teâlâ'nın üzerimizdeki nimetlerinden biri de, bizi bu eksiklik ve boşlukların bir kısmını kapatmaya muvaffak kılmasıdır. Beyrut baskısının beşinci cildini tamamlayan bu parçayı neşrederek, Ömer b. Abdülaziz'in son tercümesinden itibaren… İşte bu değerli cüz, bugün okuyuculara takdim ettiğimiz; daha önce yayınladığımız matbuat serimiz içinde yer almaktadır:
1 - İbn Mende'nin "el-Îmân" adlı eseri, tahkik: Faziletli Doktor Ali Nâsır el-Fakîhî.
2 - Muhammed b. el-Hasan b. Zebâle'nin "Müntahabü Kitâbi Ezvâci'n-Nebî (s.a.v.)" adlı eseri, tahkik: Faziletli Doktor Ekrem Ziyâ el-Ömerî. Her ikisi de el-Câmiâtü'l-İslâmiyye Matbaası'nda basılmıştır.
3 - Ebû Zür‘a er-Râzî ve es-Sünnetü'n-Nebeviyye'deki çalışmaları; ayrıca onun "Esâmî'z-Zuafâ" ve "Ecvibetühû an Es’ileti'l-Bezdevî" adlı eserlerinin tahkiki: Faziletli Doktor Sa‘dî Mehdî el-Hâşimî.
4 - "el-Beyhakî ve İlâhiyyâta Dair Görüşü": Faziletli Doktor Ahmed Atiyye el-Gâmidî.
5 - "Benî Mustalik Gazvesi'ne Dair Rivayetler": Üstat Şeyh İbrahim el-Kureybî. İşte bu kitabımız, bu serinin altıncı halkasıdır.
Serideki yedinci kitap ise, Ebû Ubeyd el-Âcurrî'nin, Ebû Dâvud es-Sicistânî'ye yönelttiği sorular (Sûâlât) olup tahkiki: Üstat Şeyh Muhammed Ali Kâsım el-Ömerî.
Okuyucu, İbn Sa‘d'ın Tabakât'ından takdim ettiğimiz bu bölümün, önceki tabakâta nazaran büyük bir kayıp olduğunu görecektir. Zira bu bölüm, yedi tercüme ve dörtyüz tercüme ihtiva etmektedir; bunlar…
وإن كتاباً بهذه المثابة لجدير بالاهتمام كل الاهتمام: طباعة محققة تحقيقاً علمياً دقيقاً، وفنياً أنيقاً. بأقلام مسلمة أمينة خبيرة، مع السعي الجّاد الحثيث وراء بقاياه وتتماته، ليكون الكتاب ماثلاً بين أيدي ورّاده كما صنفه مؤلفه وأراده له.وإن من نعم الله تعالى علينا أن وفقنا لسد قسم من هذه الأسقاط والثغرات، بنشر هذه القطعة التي تتم الجزء الخامس من الطبعة البيروتية، من آخر ترجمة عمر بن عبد العزيز فما بعدها، وهو هذا الجزء النفيس الذي نقدمه للقراء اليوم، ضمن سلسلة مطبوعاتنا التي صدر منها:١ - (الإيمان) لابن منده، بتحقيق فضيلة الدكتور علي ناصر الفقيهي.٢ - (منتخب كتاب أزواج النبي صلى الله عليه وسلم لمحمد بن الحسن بن زبالة، تحقيق فضيلة الدكتور أكرم ضياء العمري. وكلاهما طبع بمطبعة الجامعة الإسلامية.٣ - أبو زرعة الرازي وجهوده في السنة النبوية، مع تحقيق كتابه (أسامي الضعفاء) و (وأجوبته عن أسئلة البزدعي) لفضيلة الدكتور سعدي مهدي الهاشمي.٤ - (البيهقي وموقفه من الإلهيات) لفضيلة الدكتور أحمد عطية الغامدي.٥ - (مرويات غزوة بني المصطلق) لأستاذ الشيخ إبراهيم القريبي. وكتابنا هذا هو الحلقة السادسة من هذه السلسة.والكتاب السابع فيها هو (سؤالات أبي عبيد الآجري لأبي داود السجستاني) تحقيق الأستاذ الشيخ محمد علي قاسم العمري.يرى القارئ لهذا القسم الذي نقدمه من طبقات ابن سعد أنه فوت كبير من الطبقات السابقة، فقد حوى سبع ترجمات وأربعمائة ترجمة، هي تراجم
Medîne-i Münevvere'nin seçkin ricalinden, büyük tâbiînden ve küçüklerinden olanlar. Vefat bakımından en eskisi belki Abdurrahman b. Misver'dir (90 h.). En son vefat edeni ise Şuayb b. Talha'dır (174 veya 175 h.). Onda (bu cüzde) imamlara dair biyografilerden İbn Şihâb ez-Zührî'nin biyografisi bulunur -ki en uzun biyografidir- ayrıca İbn Ebî Zi'b ve Rebîa er-Re'y'in biyografileri de vardır. Sâlih âbidlerin biyografilerinden: Âl-i Munkedir'den üç kardeş, o parlak yıldızlar Muhammed, Ömer ve Ebû Bekir'in biyografileri ve daha pek çokları. Eşrâf biyografilerinden: Abdullah b. Hasan ile oğulları Muhammed en-Nefsü'z-Zekiyye ve İbrahim'in biyografisi -ki onların Benî Abbâs ile olan vâkıaları meşhurdur-. Onda (bu cüzde) muhakkikin başka bir yerde zikrine rastlamadığı nadir biyografilerden: Kureyn b. el-Muttalib b. es-Sâib b. Ebî Vedâa'nın biyografisi vardır. Babası Muttalib, meşhur bir kıssada Saîd b. el-Müseyyeb'in kızını kendisine nikâhlamış, bu evlilikten işte bu adam (Kureyn) doğmuştur. Öyleyse bu cüz, önemi itibarıyla şu cihetlerden tecelli eder: Kendi babında ve maddesinde asıl bir kitabı tamamlayıcı olması; o dönemde ilim ve medeniyet bakımından en büyük İslam merkezinin pek çok ricalinin biyografilerini ihtiva etmesi. Bu sebeple onu neşretmek, onu bilenlere gerekli idi. Allah teâlâ, üniversitemize bu hususta öncülük lütfetti. Elhamdüllillah. Ayrıca Allah azze ve celle'nin tevfikiyle, onu tahkik etmek için, problemlerine nüfuz eden, çalışma ve tahkikte sebatkâr bir genç hazırlandı. O da cüzün başında müellife dair bir biyografi, bu kısma mahsus bir inceleme ve önceki baskılar hakkında muhtasar bir malumat sundu. Ardından nüshası tek, çoğaltılmamış olmasına rağmen kitabın metnini sahih bir metin olarak okuyucuya takdim etti, onu tahkik etti, âlimlerinin isimlerini zabtetti, garîb lafızlarını şerhetti, hadislerini tahric etti ve mütercimin hâlini cerh imamları nezdinde takip edip, onların İbn Sa'd'a muvafık veya muhalif olduğu hususundaki kavillerini naklettiğinde söz ettiği—
لخيرة رجالات المدينة المنوّرة من كبار التابعين وصغارهم، لعل أقدمهم وفاة هو عبد الرحمن بن مسور (٩٠ هـ) وآخرهم وفاة هو شعيب بن طلحة (١٧٤ أو ١٧٥ هـ).ويجد فيه من تراجم الأئمة: ترجمة ابن شهاب الزهري -وهي أطول ترجمة فيه- وابن أبي ذئب، وربيعة الرأي.ومن تراجم العُبّاد الصالحين: تراجم الأخوة الثلاثة النجوم الزواهر من آل المنكدر محمد وعمر وأبي بكر، وغيرهم كثير.ومن تراجم الأشراف: ترجمة عبد الله بن حسن وولديه محمد النفس الزكية، وإبراهيم، ووقائعهم مع بني العباس مشهورة.وفيه من التراجم النادرة التي لم يقف المحقق على ذكر لصاحبها في موضع آخر: ترجمة قُرين بن المطلب بن السائب بن أبي وداعة، وأبوه المطلب هو الذي زوجّه سعيد بن المسيب، ابنته، في قصة مشهورة له، فأنجبا هذا الرجل (قرين).فهو -إذاً- جزء تتجلى أهميته من حيث أنه متمم لكتاب أصيل في بابه ومادته، ومن حيث احتواؤه لتراجم عدد كبير من رجالات أعظم مركز إسلامي علماً وحضارة في تلك الفترة.ولذلك كان إخراجه لزاماً على عارفيه، وقد جعل الله تعالى لجامعتنا قصب السبق لذلك، والحمد لله. كما كان من توفيق الله عز وجل أن هيأ لتحقيقه شاباً جلداً نفاذاً من مشكلاته، دؤوباً على العمل والتحقيق، فقدم في أوله ترجمة للمؤلف، ودراسة عن هذا القسم خاصة، وفكرة موجز عن الطبعات السابقة.ثم قدم للقراء نص الكتاب نصاً سليماً بالرغم من أن نسخته وحيدة غير متعددة، وحققه وضبط أعلامه وشرح غريبه، وخرج أحاديثه وتتبع حال المترجم عند أئمة الجرح ونقل أقوالهم في موافقة ابن سعد أو مخالفته عندما يتكلم عن
Râvinin cerh ve ta‘dîl bakımından durumunu beyan etmek yahut İbn Sa‘d’in sadece “az hadis rivayet eden” veya “çok hadis rivayet eden” demekle yetinip sika yahut zaîf dememesi hâlinde ona ilavede bulunmak. Nitekim muhakkiki, râvinin bu cihetten hâlini açıklar. Tüm bunlar, okuyucunun kitaplardan istifadesini kolaylaştırmak ve onu kitaplardan daha fazla faydalandırmak içindir. Allah onu hayırla mükâfatlandırsın, sarf ettiği emek ve meşakkat karşılığında kendisine ecir versin. Netice olarak: Biz, kerem sahibi Allah’a, üzerimizdeki nimetlerinden dolayı hamd eder; sonra Kral Hâlid Hazretleri ile Veliahd-ı Saltanat Hazretleri’ne, İslâm Üniversitesi’ni Krallık üniversiteleri arasında emsallerinin önüne geçirmek ve İslâmî, Arapça ve medya ilimleri sahasında önde kılma yolundaki gayretlerinden ötürü şükranlarımızı arz ederiz. Allah ikisine de her hayırda tevfik ihsan eylesin. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
الرجل جرحاً وتعديلاً، أو في الزيادة عليه حينما يقتصر ابن سعد على قوله (قليل الحديث) أو (كثير الحديث) مثلاً ولا يقول: ثقة، أ، ضعيف. فيبين محققه حال الرجل من هذه الجهة، كل ذلك لييسر للقارئ الاستفادة من الكتب، وليزيده منها.جزاه الله خيراً وأثابه على ما بذل من جهد وعناء. وختاماً: نحمد الله الكريم على أفضاله علينا، ثم نزجي شكرنا لجلالة الملك خالد وسمو ولي العهد على سعيهما قدماً بالجامعة الإسلامية لتكون في مقدمة زميلاتها من جامعات المملكة، في ميدان العلوم الإسلامية والعربية والإعلامية، زادهما الله توفيقاً لكل خير.والحمد لله رب العالمين
Kitabın takdiminde: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Salât ve selâm, nebîlerin efendisi Resûlullah (s.a.v.)'e, onun âline, ashâbının tamamına ve kıyâmet gününe kadar onlara ihsanla tâbi olanlara olsun. İmdi: Şüphesiz Allah'ın, başta İslâm ümmeti olmak üzere bütün insanlara olan lütuflarından biri, bu dini onlar için muhafaza etmiş olmasıdır. Bu da Kitâb ve Sünnet'i korumak ve âlimleri uzun asırlar boyunca bunlara hizmet etmeye muvaffak kılmak sûretiyle olmuştur.
Sünnet-i nebeviyye, Allah'ın Kitâb'ından sonra ikinci teşrî kaynağıdır. Zira o, Kitâb'ın mücmelini tafsîl etmiş, müşkilini izah etmiş, âmmını tahsîs etmiş ve mutlakını takyîd etmiştir. İşte bu sebeple onun mertebesi yücedir; o, teşrîde ikinci kaynaktır ve İslâm onsuz anlaşılamaz.
İşte bu anlayıştan hareketle, âlimler kervanı dosdoğru dinlerini korumak üzere yola koyuldu ve Resûlullah (s.a.v.)'den kendilerine ulaşan rivâyetleri, sahâbe eserlerini, fukahânın fetvâlarını ve târihî rivâyetleri vb. tenkîd ve tashih etmek amacıyla aralıksız bir çalışma sahasına girdiler. Âlimlerin bütün dikkatleri, hadîsin isnâdlarla naklini incelemeye yönelmişti. Bu, İslâm ümmetine has bir özellik olup diğer ümmetler bunu bilmezdi. Onlar bu isnâdlar üzerinde derinlemesine düşündüler, ricâlini değerlendirerek sahîh hadîsi sakîminden, munkatı‘ı mevsûlünden ayırt ettiler. Böylece ortaya çıktı...
بين يدي الكتابالحمد لله رب العالمين، والصلاة والسلام على سيدنا المرسلين، سيدنا محمد وعلى آله وصحبه أجمعين ومن تبعهم بإحسان إلى يوم الدين.وبعد:فإن من فضل الله على الأمة الإسلامية خاصة، وعلى الناس عامة، أن حفظ لهم هذا الدين. وذلك بحفظ الكتاب والسنة، وتسخير العلماء لخدمتهما عبر عصور طويلة.ولما كانت السنة النبوية هي المصدر التشريعي الثاني بعد كتاب الله، إذ جاءت مفصلة لمجمله، وموضحة لمشكله، ومخصصة لعامه، ومقيدة لمطلقه لذلك عظمت منزلتها، فهي المصدر الثاني للتشريع، ولا يمكن فهم الإسلام بدونها.ومن هذا المنطلق سار موكب العلماء، للحفاظ على دينهم القويم، ونزلوا في معترك العمل الدائب، لتمحيص الروايات التي تصلهم عن النبي صلى الله عليه وسلم وآثار الصحابة، وفتاوى الفقهاء، والروايات التاريخية … الخ.وكان جلُّ اهتمامهم منصباً على دراسة الحديث في نقله بالأسانيد، وهي مزية للأمة الإسلامية لم تعرفها الأمم الأخرى، فأمعنوا النظر في هذه الأسانيد، وقوّموا رجالها لتمييز صحيح الحديث من سقيمه، ومنقطعه من موصوله، فنشأت
Hadis ilimlerinin muhtelif kısımları vardır; bunlardan bir kısmı bu isnadlarla ilgilidir —tabakat, cerh-ta‘dîl, künye ve lakaplar ilmi gibi— bir kısmı da metinlerin tetkikiyle ilgilidir. Benim çalışmamda önemli olan ise tabakat ilmi ile cerh ve ta‘dîl ilmidir ki bu iki ilim, müstakil eserlere kavuşmuş; bu alanlarda râvîler ve halleri hakkında söz söyleyen, her bir râvî hakkında hak ettiği hükmü veren dâhî tenkitçiler yetişmiştir. Bunlara: Yahyâ el-Kattân, İbn Ma‘în, İbnü’l-Medenî, İbn Hanbel, Ebû Hâtim ile Ebû Zür‘a er-Râziyyân, Buhârî, Müslim ve diğer ilk dönem tenkitçileri misal verilebilir. İşte bu ileri gelen tenkitçiler arasında, erken dönem tabakat kitaplarının en önemlisi olan (et-Tabakâtü’l-Kübrâ)’nın müellifi Muhammed b. Sa‘d da bulunmaktadır. O, bu eserinde bir râvî hakkında hüküm vermek istediğinde cerh ve ta‘dîl lafızlarını kullanmıştır. Böylece eser, cerh ve ta‘dîl ilmine dair iyi bir malzeme ihtivâ etmiş; Sehâvî, İbn Sa‘d‘ın ricâl tenkidine dair sözlerini iyi ve makbul bir söz olarak değerlendirmiştir(1). Ancak nisbe, kültürel ve medeniyet tarihi konularındaki malzemenin genişliği ve bolluğu, cerh-ta‘dîl malzemesini gölgede bırakmış; bu sebeple kitap, muhaddislerden ziyade tarihçiler arasında meşhur olmuştur. İbn Sa‘d‘ın (et-Tabakâtü’l-Kübrâ)’sı, bize ulaşan tabakat kitaplarının en eskilerindendir. Zira ondan önce tabakat sistemiyle telif edilmiş olan kitaplar henüz kayıptır(2). Kitabın ehemmiyeti, malzemesinin çeşitliliğinin yanı sıra müellifin —muhaddislerin yöntemine uygun olarak— hadis rivayetleri, tarihî rivayetler ve hatta şahsî vasıflarla ilgili haberler için isnadları zikretmedeki hassasiyetinde de kendini gösterir. Yine bu ehemmiyet, müellifin çeşitli kaynaklardan derlediği malzemesini, son derece ilmî bir emanet duygusuyla seçip almadaki başarısında da yatıyor olabilir. Bütün bunlara rağmen kitap, hak ettiği ilmî alâkaya mazhar olamamıştır. Nitekim ilk(1) Bkz. el-İ‘lân bi’t-Tevbîh li-men Zemme Ehle’t-Târîh, s. 342.(2) Bkz. Buhûs fî Târîhi’s-Sünneti’l-Müşerrefe, Dr. Ekrem Ziyâ‘ el-Ömerî, s. 75-76.
علوم الحديث المختلفة، منها ما يتعلق بهذه الأسانيد، كعلم الطبقات والجرح والتعديل والكنى والألقاب وغيرها، ومنها ما يتعلق بدراسة المتون. والمهم في دراستي علم الطبقات وعلم الجرح والتعديل، اللذان استقلا بمصنفات خاصة، ونبغ فيهما نقاد أفذاذ تكلموا في الرواة وأحوالهم، وحكموا على كل راوٍ بالحكم الذي يستحقه، أمثال: يحي القطان، وابن معين، وابن المديني، وابن حنبل، وأبي حاتم وأبي زرعة الرازيين، والبخاري مسلم وغيرهم من النقاد الأوائل. وكان من بين هؤلاء النقاد المتقدمين، محمد بن سعد مؤلف (الطبقات الكبرى) أهم كتب الطبقات المبكرة، وقد استعمل فيه ألفاظ الجرح والتعديل عند إرادته الحكم على الرجل. فاشتمل على مادة جيدة في علم الجرح والتعديل، واعتبر السخاويّ كلام ابن سعد في نقد الرجال كلاماً جيداً مقبولاً(١). إلاَّ أن المعلومات المتعلقة بمادَتْيَ النسب، والتاريخ الثقافي والحضاري، طغت لسعتها وغزارتها على مادة الجرح والتعديل، فاشتهر الكتاب في أوساط المؤرخين أكثر من المحدثين.ويعتبر كتاب (الطبقات الكبرى) لابن سعد من أقدم ما وصل إلينا من كتب الطبقات، لأن كتب التي دونت قبله على نظام الطبقات مازالت مفقودة(٢).كما تظهر أهمية الكتاب في تنوع مادته، وفي دقة المؤلف بذكر الأسانيد -وفق منهج المحدثين- للروايات الحديثية، والتأريخية، وحتى الأخبار المتعلقة بالأوصاف الشخصية.ولعل أهمية تكمن أيضاً في حسن اختيار المؤلف لمعلوماته المتنوعة من مصادرها المتخصصة، بأمانة علمية متناهية.ومع هذا كله فلم يحظ الكتاب بالعناية العلمية التي يستحقها. فكان أول(١) انظر: الإعلان بالتوبيخ لمن ذم أهل التاريخ ٣٤٢.(٢) انظر: بحوث في تاريخ السنة المشرفة للدكتور / أكرم ضياء العمري ٧٥ - ٧٦.
Bu eserin neşrine teşebbüs edenler, bir grup müsteşrik olmuştur. Ancak onlar müellife hakkını veren bir tercüme yapmadıkları gibi, kitaba da hakkını veren bir tahkik ortaya koymamışlardır. Kitap bu hâliyle Leiden'de basılmıştır. Bununla birlikte, hacminin büyüklüğüne rağmen onu neşretmekte öncelik şerefine sahip oldukları da inkâr edilemez. Kitabın beşinci cildinde, Medîne halkının tâbiîlerine ait pek çok sayfa kayıptır. Bu eksikliğe dikkatimi çeken ve beni bu sakat noktasına yönlendiren (kendisine teşekkür borçlu olduğum) Dr. Ekrem Ziyâ el-Ömerî olmuştur. Bunun üzerine sakat parçanın üzerinde durdum, başlangıcını ve sonunu tespit ettim ve onu tahkik etmeyi arzuladım. Bunun sebepleri arasında şunlar vardır:
1- Bu parça, meğâzî ve siyer yazarlarının, müverrih ve nessâbelerin, cerh ve ta‘dîl imamlarının istifade ettiği önemli bir kitabı tamamlamaktadır.
2- Bu parça, Medîne-i Münevvere'nin hicrî ilk iki asırdaki kültür tarihine dair yazılan en eski ve en kapsamlı metinlerdendir. Medîne'nin kültür tarihini ele alan erken dönem eserler kaybolup gitmiş olduğundan, bu parça ayrı bir önem kazanmaktadır.
Tahkike başladığımda bazı güçlüklerle karşılaştım ve bir kısmını aşmayı başardım. Bunlar:
1- Nüsha-i ferîde (yegâne nüsha) olması. Zira güçlük, metinlerin sonraki kitaplarla karşılaştırılmasında ortaya çıkıyordu.
2- Yazma nüshanın uzunluğu: iki yüz otuz iki sayfadır.
3- Bazı şahısların müphem isimlerinin bulunması. Bu isimler ancak büyük bir gayret, titiz bir inceleme ve derin bir tetkik sonucu teşhis edilebilmektedir. Meselâ müellif, Ca‘fer b. Süleyman'ın rivayet ettiği, kendisinden de Ahmed b. Ebî İshak el-Abdî'nin nakilde bulunduğu Ebû Seleme'yi zikretmektedir. Oysa Ebû Seleme künyesiyle anılan pek çok kişi vardır; Ebû Nu‘aym, Hilye'de adını açıkça belirtmemiş olsaydı onu teşhis edemezdim.
4- Bazen araştırmacıyı, hakkında bilgi edinmek için tam ismi öğrenme zahmetine sokan kısaltılmış isimler geçmektedir. Nitekim 161 numaralı biyografi sahibi Muhammed b. Halhale ed-Deylî'yi kitaplarda araştırdım.
من بادر إلى نشره، طائفة من المستشرقين، غير أنهم لم يعطوا المؤلف حقه في الترجمة، ولا الكتاب حقه في التحقيق. وعلى هذه الصورة طبع الكتاب في (ليدن) ولكن يبقى لهم فضل السبق في نشره على ضخامة حجمه. وقد فقدت صفحات كثيرة من تابعي أهل المدينة، في المجلد الخامس من الكتاب. لفت نظري وأرشدني إلى هذا السقط -مشكوراً- (الدكتور أكرم ضياء العمري) فوقفت على قطعة الساقطة، وحددت بدايتها ونهايتها، ورغبت في تحقيقها لأمور منها:١ - أنها تكمل كتاباً هاماً اعتمده أصحاب المغازي والسير، والمؤرخون والنسابون وأئمة الجرح والتعديل.٢ - أنها من أقدم وأوفى ما كتب في التاريخ الثقافي للمدينة المنورة في القرنين الأولين من الهجرة، وقد فقدت المؤلفات المبكرة التي تناولت التاريخ الثقافي للمدينة، مما يجعل لهذه القطعة أهمية خاصة.ولما شرعتُ بتحقيق واجهتني بعض الصعوبات التي أمكنني التغلب على بعضها، وهي:١ - كون النسخة الفريدة. إذ كانت الصعوبة تمكن في مقابلة النصوص بالكتب اللاحقة.٢ - طول النسخة الخطية، البالغة اثنتين وثلاثين ومائتي صفحة.٣ - وجود أسماء مبهمة لبعض الأعلام، الذين لا يمكن تمييزهم إلا بعد تعب ودقة فحص، وإمعان نظر. فالمؤلف يذكر مثلاً، أبا سلمة الذي يروي جعفر بن سليمان، وعنه أحمد ابن أبي إسحاق العبدي، والمُكَنَّوْن بأبي سلمة كثيرون، فلم أستطيع تمييزه لو لم يصرح أبو نعيم باسمه في الحلية.٤ - وقد ترد بعض الأسماء المختصرة، التي تتعب الباحث في معرفة الاسم الكامل للحصول على المعلومات المتعلقة به والتي يحتاجها الباحث. فصاحب الترجمة ١٦١ (محمد بن حلحلة الدَّيلي) بحثت عنه في الكتب
Muhtelif kitaplarda biyografisine rastlayamadım; bir müddet sonra ise başka bir râviyi araştırırken onu bir kitapta buldum. Gözüm (حلحلة) kelimesine takıldı ve aramakta olduğum zâtı hatırladım; meğer o, Muhammed b. Amr b. Halehale imiş. 5 - Bu parçada, diğer kitaplarda biyografilerine rastlayamadığım hayli miktarda biyografi sahibi bulunmaktadır. Bu takdimin sonunda, bu risâle üzerindeki nezâreti süresince beni bağrına basan babâne himaye ve ilmî alâka ile bana lutfeden faziletli doktor Ekrem Ziyâ el-Ömerî'ye en derin saygı ve takdirlerimi sunmaktan başka bir şey yapamam. Ayrıca, hazırlık yılı boyunca yetişmemde gösterdikleri gayretten ötürü, muhterem iki üstadım doktor es-Seyyid Muhammed el-Hakîm ile şeyh Hammad el-Ensârî'ye en içten teşekkürlerimi arz ederim. Medîne-i Münevvere İslam Üniversitesi'nin üzerimdeki lütfunu tenzih etmeyi de ihmal etmem [burada tenzih kelimesi teşekkür anlamında kullanılmıştır]; zira beni tahsil hayatımın her safhasında himaye etmiş ve yüksek lisans derecesini almak üzere hazırladığım bu risâlemin neşrini üstlenmiştir. Allah, üniversitenin yöneticilerini razı olacağı ve sevdiği işlerde muvaffak kılsın. Son sözümüz, hamd âlemlerin Rabbi Allah'adır.
المختلفة، فلم أعثر على ترجمته، وبعد مُضِيّ فترة، وجدته في أحد الكتب وأنا أبحث عن راوٍ آخر، فوقع نظري على كلمة (حلحلة) فتذكرت صاحبي الذي كنت أبحث عنه، وإذ هو (محمد بن عمرو بن حلحلة).٥ - وجود عدد لا بأس به من أصحاب التراجم في هذه القطعة لم أعثر على تراجمهم في الكتب الأخرى.ولا يسعني في خاتمة هذا التقديم إلا التوجه بفائق الاحترام والتقدير، للرعاية الأبوية والعناية العلمية، اللتين حباني بهما فضيلة الدكتور (أكرم ضياء العمري) طيلة فترة إشرافه على هذه الرسالة.وأتقدم بجزيل الشكري، للأستاذين الفاضلين: الدكتور (السيد محمد الحكيم)، والشيخ (حماد الأنصاري، تقديراً للجهد الذي بذلاه في إعدادي خلال السنة التحضيرية.ولا يفوتني التنزيه بفضل الجامعة الإسلامية بالمدينة المنورة علَّي، حيث أحاطتني بالرعاية خلال مراحلة الدراسة، وتولت نشر رسالتي هذه، التي تقدمت بها لنيل مرتبة الماجستير من قسم الدراسات العليا فيها. وفق الله القائمين عليها لما يحبه ويرضاه.وآخر دعونا أن الحمد لله رب العالمين.
MUKADDİME
Şunları ihtiva eder:
Birinci Olarak – Müellifin hayatı; ve Medineli Tâbiînden olup Kitâbü't-Tabakāti'l-Kübrâ'nın bu düşen kısmının tahlîlî bir incelemesi.
İkinci Olarak – Kitabın tetkiki.
المقَدّمَةتشتمل على:أولاً- حياة المؤلف؛ ودراسة تحليلية لهذا القسم الساقط من كتاب (الطبقات الكبرى) من تابعي أهل المدينةثانيا- دراسة الكتاب
I. Müellifin Hayatı
أولاً- حياة المؤلف
Birincisi: Müellifin hayatı. İsmi ve nesebi: O, Muhammed b. Sa‘d b. Menî‘ el-Hâşimî, mevlâları, Ebû Abdillah el-Basrî olup İbn Sa‘d(1) ve Kâtibü'l-Vâkıdî diye meşhurdur. Zira şeyhi Muhammed b. Ömer el-Vâkıdî'ye uzun bir müddet mülâzemet etmiş ve onun için yazmıştır(2). Kaynaklar arasında nesebi hakkında ihtilaf görülmüştür; bazılarında onun velâsının Benî Hâşim'e ait olduğu kaydedilmiştir(3). Zira Hüseyin b. Abdullah(4) b. Ubeydillah b. Abbâs'ın(5) mevlâsı idi veya cedlerinden birinin Hüseyin'in mevlâsı olduğu(6), bazı kaynaklar ise onun Zührî olduğunu zikretmiştir(1).
(1) Bk. Hediyyetü'l-Ârifîn 2/11.
(2) Bk. Târîhu Bağdâd 5/321; Vefeyâtü'l-A‘yân 4/351; el-A‘lâm (Ziriklî) 7/6; er-Risâletü'l-Müstetrafe 138.
(3) Bk. Târîhu Bağdâd 5/321; Tehzîbü'l-Kemâl (el-Mizzî) 6/600; Tezkiretü'l-Huffâz (ez-Zehebî) 2/425; Tezhîbü't-Tehzîb (ez-Zehebî) 3/206a; el-Vâfî bi'l-Vefeyât (es-Safedî) 3/88; Tehzîbü't-Tehzîb (İbn Hacer) 9/182; en-Nücûmü'z-Zâhire (İbn Tağrîberdî) 2/258; er-Risâletü'l-Müstetrafe 138.
(4) Onun hal tercümesi 133 numarada gelecektir.
(5) Bk. Tabakātü İbn Sa‘d 7/364; Târîhu Bağdâd 5/351.
(6) Bk. el-Meğâzî el-Ûlâ ve Müellifûhâ (Horovitz) 126; Mukaddime-i Tabakātü İbn Sa‘d (Dâru Sâdır, thk. İhsan Abbas) 1/6.
أولاً حياة المؤلّفاسمه ونسبه:هو محمد بن سعد بن منيع الهاشمي مولاهم، أبو عبد الله البصري، المعروف بابن سعد(١)، وبكاتب الواقدي، لكونه لازم شيخه محمد بن عمر الواقدي زمناً طويلاً، وكتب له(٢).وقد ظهر بين المصادر خلاف في نسبه، فورد في بعضها أن ولاءه لبني هاشم(٣)، حيث كان مولَّى للحسين بن عبد الله(٤) بن عبيد الله بن العباس(٥)، أو أن أحد أجداده مولى الحسين(٦)، وذكرت بعض المصادر أنه زُهريّ(١) انظر هدية العارفين ٢/ ١١.(٢) انظر: تاريخ بغداد ٥/ ٣٢١. ووفيات الأعيان ى ٤/ ٣٥١. والأعلام للزركلي ٧/ ٦. والرسالة المستطرفة ١٣٨.(٣) انظر: تاريخ بغداد ٥/ ٣٢١. وتهذيب الكمال للمزّي ٦/ ٦٠٠. وتذكرة الحفاظ للذهبي ٢/ ٤٢٥. وتذهيب التهذيب له ٣/ ٢٠٦ أ. والوافي بالوفيات الصفدي ٣/ ٨٨. وتهذيب التهذيب لابن حجر ٩/ ١٨٢. والنجوم الزاهرة لابن تغري بردي ٢/ ٢٥٨. والرسالة المستطرفة ١٣٨.(٤) ستأتي ترجمته رقم ١٣٣.(٥) انظر: طبقات ابن سعد ٧/ ٣٦٤. وتاريخ بغداد ٥/ ٣٥١.(٦) انظر: المغازي الأولى ومؤلفوها لهورفتس ١٢٦. ومقدمة طبقات ابن سعد -دار صادر- لإحسان عباس ١/ ٦.
Velâ(1). Diğer kaynaklar onu velâ taahhüdünden soyutlayarak onun Zühre neslinden olduğunu belirtmişlerdir(2). Hüseyin b. Abdullah b. Ubeydullah el-Abbâsî el-Hâşimî’ye velâ sıfatıyla nispet edildiğinde, bu onun bizzat kendisinin ona mevlâ olduğu anlamına gelmez; bilakis dedesi, belki de babası da öyleydi(3). Zira Hüseyin b. Abdullah, yüz kırk, yahut yüz kırk bir, yahut yüz kırk bir yılında vefat etmiştir(4). Muhammed b. Sa‘d’ın doğumu ise yüz altmış sekiz yılındadır(5). Yani Hüseyin b. Abdullah b. Abdullah el-Abbâsî’nin vefatından yirmi yedi yıl sonra. Ayrıca Hüseyin b. Abdullah’ın, ölüp nesli kesilen Abdullah’tan başka çocuğu olmadığından mirası hanımı Ümmü Îsâ bint Alî b. Abdullah b. el-Abbâs’a kalmıştır(6). Bundan anlaşılmaktadır ki, İbn Sa‘d’ın velâ yoluyla intisap ettiği bu Hâşimî kolu münkariz olmuş; kendisi veya ondan önce babası Kureyş’in Benî Zühre koluna nesebini bağlamış olabilir(7). Umumiyetle kaynakların nesebi hakkında zikrettiği bu ihtilaf, bizi, İbn Sa‘d’ın hayatına dair net bir tablo sunan bilgiler kadar ilgilendirmez. Zira kendisine biyografi veren pek çok kaynaktan, müellifin hayatını ilmî genişliğiyle orantılı biçimde ortaya koymamıza imkân tanıyacak zengin bilgiler elde edemedik. Doğrusu bu müşahede, onun çağdaşı veya dönemine yakın pek çok müellif için de geçerlidir(8).
(1) bkz. el-A‘lâm li’z-Ziriklî 7/6; Mu‘cemü’l-müellifîn 10/21.
(2) bkz. Vefeyâtü’l-A‘yân 4/351; Keşfü’z-zunûn 2/1099; Hediyyetü’l-‘ârifîn 2/11; Târîhu’l-edebi’l-‘Arabî li-Brockelmann 3/19; Târîhu’t-turâs li-Sezgin 1/480.
(3) bkz. el-Meğâzî el-ûlâ ve müellifûhâ, s. 126.
(4) bkz. et-Terceme, s. 133.
(5) bkz. Takrîbü’t-tehzîb, s. 298; el-A‘lâm li’z-Ziriklî 7/6; Târîhu’t-turâs li-Sezgin 1/480.
(6) bkz. et-Terceme, s. 133.
(7) bkz. el-Meğâzî el-ûlâ ve müellifûhâ li-Horovitz, s. 126.
(8) Lemesâtü’l-Meşrik’ten.
الولاء(١). كما جردته مصادر أخرى من عهدة الولاء على أنه زُهري النسب(٢) وعندما وُصف بصفة الولاء للحسين بن عبد الله بن عبيد الله بن العباسي الهاشمي، فإن ذلك لا يعني أنه هو نفسه كان مولًى له، وإنما جده، وربما أبوه أيضاً(٣). لأن حسين بن عبد الله توفي سنة أربعين ومائة، أو إحدى وأربعين ومائة أو إحدى وأربعين ومائة(٤). وكان مولد محمد بن سعد سنة ثمان وستين ومائة(٥). أي بعد وفاة الحسين بن عبد الله ابن عبد الله العباسي بسبع وعشرين سنة- وبالإضافة إلى أن الحسين بن عبد الله لم يكن له ولد غير عبد الله الذي مات ولم يعقب، فورثته زوجته أم عيسى بنت علي بن عبد الله بن العباس(٦). ومن ذلك يتضح أن هذا الفرع الهاشمي الذي كان ابن سعد ينتمي بالولاء إليه قد انقرض، ولعله قد انتسب هو أو أبوه قبله إلى بني زُهرة من قريش(٧).وعلى العموم فإن هذا الخلاف الذي أوردته المصادر حول نسبه لا يهمنا كثيرا بقدر ما تهمنا تلك المعلومات التي تعطينا صورة واضحة عن حياة ابن سعد، فلم نجد مصدراً من المصادر الكثيرة التي ترجمت له يعطينا معلومات غزيرة نستطيع من خلالها إبراز حياة المؤلف إبرازا يتناسب مع سعة علمه.والحق أن هذه الملاحظة تنطيق أيضاً على الكثيرين من المؤلفين المعاصرين له أو القريبين من عصره(٨).(١) انظر: الأعلام للزركلي ٧/ ٦. ومعجم المؤلفين ١٠/ ٢١.(٢) انظر: وفيات الأعيان ٤/ ٣٥١. وكشف الظنون ٢/ ١٠٩٩. وهدية العارفين ٢/ ١١. وتاريخ الأدب العربي لبروكلمان ٣/ ١٩. وتاريخ الثرات لسزكين ١/ ٤٨٠.(٣) انظر: المغازي الأولى ومؤلفوها ١٢٦.(٤) انظر: الترجمة ١٣٣.(٥) انظر: تقريب التهذيب ٢٩٨. والأعلام للزركلي ٧/ ٦. وتاريخ التراث لسزكين ١/ ٤٨٠.(٦) انظر: الترجمة ١٣٣.(٧) انظر: المغازي الأولى ومؤلفوها لهورفتس ١٢٦.(٨) من لمسات المشرق.
Doğumu:
İbn Sa‘d’ın doğumunu zikreden kaynaklar, onun Basra’da Hicrî yüz altmış sekiz (168) yılında dünyaya geldiği noktasında müttefiktir(1); ancak bazı kaynaklar hal tercümesinde doğum tarihi hakkında sükût etmiştir(2).
Nes’eti ve İlmî Seyahatleri:
İbn Sa‘d, devrinin mühim bir ilim merkezi olan ve çok sayıda âlim, mütefekkir, edip ve şairle süslenmiş bulunan Basra’da doğup büyüdü. Bu ilmî muhitte yetişti, asrındaki ulemâdan istifade etti ve onların pek çoğundan semâ‘da bulundu.
Ardından Bağdat’a gelip oraya yerleşti; şeyhi Muhammed b. Ömer el-Vâkıdî’ye (ö. 207/822) uzun müddet kâtiplik yaparak ona mülâzım oldu ve bu suretle tanındı(3).
Keza ilim talebi maksadıyla Kûfe’ye de geldi(4).
Medine-i Münevvere’ye ve bir diğer seyahatte ise Mekke-i Mükerreme’ye gitmişti. Ancak bu seyahatlerinin kronolojik sırası kapalı kalmış, ilmî yolculuklarını tetkik eden bir çalışmaya rastlamadım.
(1) Bk. Târîhu Bağdâd 5/322; el-Ensâb li’s-Sem‘ânî 470; Vefeyâtu’l-A‘yân 4/352; Tehzîbu’l-Kemâl li’l-Mizzî 6/600; el-İber li’z-Zehebî 1/407; Tezkiretü’l-Huffâz 2/425; Takrîbü’t-Tehzîb 298; Şezerâtu’z-Zeheb 2/69.
(2) Bk. el-Cerh ve’t-Ta‘dîl 3/2/262; el-Kâmil fi’t-Târîh li’bni’l-Esîr 7/18; Keşfü’z-Zunûn 2/1099; Tabakātü’l-Huffâz li’s-Suyûtî 183.
(3) Bk. s. 17, 2. not, bu mukaddimeden.
(4) Bk. Sachau’nun Tabakāt’a Mukaddimesi, Tabakātü İbn Sa‘d, neşr. Dâru’t-Tahrîr, 3/25; İhsan Abbas’ın et-Tabakāt’a Mukaddimesi, I/6 (Beyrut tıpkıbasımı).
ولادته:لقد أجمعت المصادر التي ذكرت ولادته أنها كانت في البصرة سنة ثمان وستين ومائة من الهجرة(١)، لكن بعض المصادر ترجمته سكتت عن تاريخ ولادته(٢). نشأته ورحلاته العلمية:ولد ابن سعد ونشأ في البصرة، التي كانت مركزاً علمياً هاماً في ذلك العصر وقد ازدانت بعدد كبير من العلماء والمفكرين والأدباء والشعراء، فشَبَّ في تلك البيئة العلمية، وأفاد من علماء عصره، فسمع من الكثرين منهم.ثم قدم بغداد وسكن فيها ملازماً لشيخه محمد بن عمر الواقدي (ت (٢٠٧) هـ)، يكتب له مدة طويلة من الزمن فعُرف به(٣).كما قدم الكوفة سعياً في طلب العلم(٤).وكانت له رحلة إلى المدينة المنورة، وأخرى إلى مكة، غير أن الترتيب الزمني لهذه الرحلات كان غامضاً، فلم أقف على دراسة بحثت رحلاته العلمية(١) انظر: تاريخ بغداد ٥/ ٣٢٢. والأنساب للسنعاني ٤٧٠. ووفيات الأعيان ٤/ ٣٥٢. وتهذيب الكمال للمزي ٦/ ٦٠٠. والعبر للذهبي ١/ ٤٠٧. وتذكرة الحفاظ ٢/ ٤٢٥. وتقريب التهذيب ٢٩٨. وشذرات الذهب ٢/ ٦٩.(٢) انظر: الجرح والتعديل ٣/ ٢/٢٦٢. والكامل في التاريخ لابن الأثير ٧/ ١٨. وكشف الظنون ٢/ ١٠٩٩. وطبقات الحفاظ للسيوطي ١٨٣.(٣) انظر: ص ١٧ تعليق ٢ من هذه المقدمة.(٤) انظر: مقدمة ساخاو لطبقات ابن سعد ٣/ ٢٥ (طبعة دار التحرير). ومقدمة إحسان عباس للطبقات ١/ ٦ (تصوير بيروت).
Detaylı bir araştırma olarak, ancak Sachau ve İhsan Abbas'ın zikrettiği üzere, onun Medîne'ye seyahati hicrî iki yüz yılından önceydi; zira Medîneli hocalarından bazıları üçüncü asrın başından önce vefat etmişlerdi. Meselâ Ma‘n b. Îsâ, hicrî yüz doksan sekiz yılında vefat etmiştir(1). Basra, Bağdat, Kûfe, Medîne-i Münevvere ve Mekke-i Mükerreme olmak üzere beş şehir arasındaki seyahatlerinin mahiyeti, kronolojik sıra açısından hâlâ müphemdir. Bunun izahı için müellifin hocalarının şümullü bir şekilde incelenmesi ve onların vefat tarihlerinin tespit edilmesi, böylece onun konaklama ve seyahat zamanlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, İbn Sa‘d'ın yetiştiği ilmî çevreyi ve yolculuk ettiği kültürel muhiti tanımak için bu şehirlerin şahit olduğu ilmî harekete işaret etmek yerinde olacaktır. Hicaz şehirleri ile Medîne-i Münevvere, Kûfe, Basra, Bağdat, Şam ve Fustat gibi diğer İslam beldelerindeki önemli şehirler, İslamî ve lügavî ilimlerin yanı sıra aklî ilimleri de kapsayan geniş bir fikrî harekete sahne olmuştur. Bu mukaddimede bu hareketin bütün yönlerini kuşatmak güçtür; zira maksat, İbn Sa‘d'ın etkilendiği fikrî çevreleri tanıtmaktır. Aşağıda bu merkezlerdeki hareketin seri bir takdimi sunulmaktadır: 1 - Basra'da ilmî hareket: İbn Sa‘d'ın çağdaşı olan Basra'daki ilmî hareketi incelemeden önce, bu hareketin başladığı ilk nüveye işaret etmek gerekir ki, bu da beldenin imar edilmesinden sonra(2) ve.
(1) Bkz. önceki iki kaynak.
(2) Basra, hicrî on dört yılında, Ömer b. el-Hattâb (r.a.) döneminde Utbe b. Gazvân tarafından fethedilmiştir. Meşhur rivayete göre aynı yıl şehir imar edilmiştir. Başka görüşler de vardır. (Bkz. Tabakât İbn Sa‘d 5/7, el-Kâmil fi't-Târîh 2/485, Mu‘cemü'l-Büldân 1/430-4/490).
بحثاً تفصيليا إلاَّ ما ذكره كل من ساخاو وإحسان عباس، أن، رحلته إلى المدينة كانت قبل سنة مائتين من الهجرة، إذ أن بعض شيوخه المدنين أدركتهم المنيَّة قبل بداية القرن الثالث، فمعن بن عيسى مثلاً توفي سنة ثمان وتسعين ومائة(١).أما طبيعة تنقله بين المدن الخمس-البصرة، وبغداد، والكوفة والمدينة المنورة ومكة المكرمة-من حيث التسلسل الزمني، فمازالت مبهمة ولإيضاح لا بد ذلك من دراسة شاملة لشيوخ المؤلف، والوقوف على تواريخ وفياتهم لضبط أوقات حِلِّه وترحاله.وفي هذا المقام تجدر الإشارة إلى الحركة العلمية التي شهدتها هذه المدن، لتتعرف على البيئة العلمية التي نشأ فيها ابن سعد، وعلى الأوساط الثقافية التي ارتحل إليها.لقد شهدت مدن الحجاز والمدن الهامة في الأمصار الإسلامية الأخرى كالمدينة المنورة والكوفة والبصرة وبغداد ودمشق والفسطاط، حركة فكرية واسعة، شملت العلوم الإسلامية واللغوية، كما شملت العلوم والعقلية أيضاً، ومن الصعب الإحاطة بجوانب هذه الحركة في هذا التمهيد، لأن القصد التعريف بالأوساط الفكرية التي تأثر بها ابن سعد.وفيما يلي عرض سريع لهذه الحركة في تلك المراكز: ١ - الحركة العلمية في البصرة:قبل أن نستعرض الحركة العلمية المعاصرة لابن سعد في البصرة لابد من الإشارة إلى النواة الأولى التي بدأت منها هذه الحركة بعد أنَّ مُصِر البلد(٢) و.(١) انظر: المصدرين السابقين.(٢) فتحت البصرة سنة أربع عشرة، على يد عتبة بن غزوان، أيام عمر بن الخطاب، والمشهور أنها مُصَّرت في نفس السنة. وقيل غير ذلك.(انظر: طبقات ابن سعد ٥/ ٧. والكامل في التاريخ ٢/ ٤٨٥. ومعجم البلدان ١/ ٤٣٠ - ٤/ ٤٩٠).
Nitekim Ömer b. el-Hattâb, aralarında İmrân b. Husayn (ö. 52 h.)(1)'ın da bulunduğu bir kısım sahâbeyi, Basra halkını fıkıh konusunda eğitmeleri için oraya göndermişti. Yine bu medresenin başında bulunan sahâbeden tanınanlar arasında şunlar da vardı: Ebû Mûsâ el-Eş‘arî (ö. 60 h. sonrası)(2), Abdullah b. Abbâs (ö. 68 h.)(3), Enes b. Mâlik (ö. 93 h.)(4) ve Basra'ya gelip oraya yerleşen(5) diğer sahâbîler. Bunlar, daha sonra güçlü bir fikrî hareketin başlangıcı olacak ilk tohumları atmışlardı. Bu hareket öncelikle Kur’an dersleri, ikinci olarak hadis ve üçüncü olarak da dil araştırmalarıyla temsil ediliyordu(6). İşte Basra gençleri, bizzat Resûlullah (s.a.v.)'in elinde yetişmiş olan bu zâtların ellerinde yetiştiler. Dolayısıyla ilim hareketinin canlanması ve bayrağının tâbiîn neslinin eline geçmesi şaşırtıcı değildir. Bu tâbiîn arasında Hasan el-Basrî (ö. 110 h.)(7) ve Muhammed b. Sîrîn (ö. 110 h.)(8) gibi isimler vardı. Derken günler birbirini kovaladı, yıllar geçti ve birinci asır sona ermek üzereyken mütekellimlerin tohumları olgunlaştı. Bunlar nakledilen bilgilerle yetinmeyip fikrî tutumları gereği te’vile başvurmak zorunda kalmışlardı(9).
(1) Bkz. İbn Sa‘d, Tabakât, 7/9.
(2) Ebû Mûsâ'nın adı: Abdullah b. Kays'tır. (Bkz. el-İsâbe, 2/360.)
(3) age., 2/334.
(4) Enes, Basra'da vefat eden son sahâbîdir. (Bkz. İbn Sa‘d, Tabakât, 7/26.)
(5) Bkz. İbn Sa‘d'ın Tabakât'ında zikrettiği, Basra'ya gelen sahâbîler listesi, 7/5-89.
(6) Bkz. Charles Pellat, el-Câhız fi'l-Basra ve Bağdâd ve Sâmerrâ, s. 121.
(7) Bkz. İbn Sa‘d, Tabakât, 7/177.
(8) age., 7/206.
(9) Bkz. Ahmed Zekî, el-Hayâtü'l-Edebiyye fi'l-Basra, s. 153.
فقد بعث عمر بن الخطاب عدداً من الصحابة إليها ليفقهوا أهلها من بينهم عمران بن الحصين (ت (٥٢) هـ)(١)، وغيره. وكان ممن عُرف من الصحابة القائمين على هذه المدرسة أيضاً: أبو موسى الأشعري (ت بعد سنة (٦٠) هـ)(٢) وعبد الله بن عباس (ت (٦٨) هـ)(٣) وأنس بن مالك (ت (٩٣) هـ)(٤) وغيرهم من الصحابة الذين وفدوا إليها وأقاموا فيها(٥) ووضعوا البذور الأولى، التي كانت فيما بعد بدء انطلاقة قوية لحركة فكرية تمثلت بالدروس القرآنية أولاً، وبالحديث ثانياً، ثم بالأبحاث اللغوية ثالثاً(٦).وهكذا تربى شباب البصرة على أيدي من تربوا على يد رسول الله صلى الله عليه وسلم فلا غرابة إذن أن تنشط الحركة العلمية، وتنتقل دفتها إلى أيدي التابعين، أمثال الحسن البصري (ت (١١٠) هـ)(٧)، ومحمد بن سيرين (ت (١١٠) هـ)(٨).ثم تتابعت الأيام وتوالت السنون، وأشرف القرن الأول على النهاية وقد نضجت بذور المتكلمين، الذين لم يقتنعوا بالمنقول، واضطروا خضوعاً لموقفهم الفكري إلى التأويل(٩). وقد قال ابن قتيبة في حديثه عنهم: يقولون على الله ما لا يعلمون ويفتون الناس بما يأتون، ويتهمون غيرهم في النقل، ولا يتهمون(١) انظر: طبقات ابن سعد ٧/ ٩.(٢) واسم أبي موسى: عبد الله بن قيس. (انظر: الإصابة ٢/ ٣٦٠).(٣) المصدر السابق ٢/ ٣٣٤.(٤) وكان أنس آخر من مات من الصحابة في البصرة. (انظر: طبقات ابن سعد ٧/ ٢٦).(٥) انظر: القائمة التي ذكرها ابن سعد في طبقاته ٧/ ٥ - ٨٩ من الصحابة الذين نزلوا البصرة.(٦) انظر: الجاحظ في البصرة وبغداد وسامراء لشارل بلات ١٢١.(٧) انظر: طبقات ابن سعد ٧/ ١٧٧.(٨) المصدر السابق ٧/ ٢٠٦.(٩) انظر: حياة الأدبية في البصرة لأحمد زكي ١٥٣.