Mukaddime: Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O, Resûlünü bütün insanlara hak ile ve apaçık bir imam/rehber olarak göndermiştir. Salât ve selâm, nebîlerin ve resullerin en şereflisi, yüzleri nurlu öncülerin kumandanı Muhammed (s.a.v.)’in üzerine olsun; ki kendisine sözü açıkça söylemesi emrolunmuştur: {De ki: Ey insanlar! Eğer benim dinimden bir şüpheniz varsa, ben Allah’ı bırakıp sizin taptıklarınıza tapmam; ancak sizin canlarınızı alacak olan Allah’a kulluk ederim ve ben müminlerden olmakla emrolundum} (Yûnus 104). Rabbimin salât ve selâmı onun, âlinin, sahâbesinin ve kıyâmet gününe kadar onun hidayetine tâbi olanların üzerine olsun. Ammâ ba‘d.
En son aklıma gelen şey, müsteşriklerin ta‘nlarının/ithamlarının, ilk vasfının ilim ve bilgi olduğu bilinen, meşhur Britannica Ansiklopedisi’ne girmesi ve onun ilk yayımından beri kendisi için çizdiği ilmî sağlamlık çizgisinden büyük bir sapma göstermesiydi. Orada ‘İslâm’ başlığı altında yazılanları okumaya koyulduğumda, konuya hâkim olan sağlıklı ilmî yöntemden sapma, maksatlı önyargı ve Müslümanların kutsal saydığı her şeye saldırma arzusu beni dehşete düşürdü.
Bu şaşkınlık boşuna değildir; zira Britannica Ansiklopedisi, dünya genelindeki genel ansiklopediler arasında en popüler olanı ve doğruluk bakımından en şöhretlisidir. Hele ki yazarlarını, söz sahibi ve görüşü dinlenen en meşhur uzmanlardan seçer; malzemesini Batılı okurun ilgi alanları ve bilgi sistemiyle bağlayan bir dil kullandığı ve hakikatleri analitik ilmî düşüncenin eğilimli olduğu objektif akli bir bakış açısıyla tahlil ettiği bilinir.
Bazı müsteşrikler, bunun Batı ilmî çevrelerinde uygulanan ilmî metodoloji olduğunu düşünmektedir. Rudi Paret bu konuda şöyle demektedir: ‘Müsteşrikler, … uygulamaktadırlar.’
المقدمة:الحمد لله رب العالمين، الذي بعث رسوله للناس كافة بالحق وإمام مبين، والصلاة والسلام على أشرف الأنبياء والمرسلين وقائد الغر المحجلين محمد المأمور بأن يصدع بالقول {قُلْ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنْ كُنْتُمْ فِي شَكٍّ مِنْ دِينِي فَلا أَعْبُدُ الَّذِينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ وَلَكِنْ أَعْبُدُ اللَّهَ الَّذِي يَتَوَفَّاكُمْ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ} [يونس:١٠٤] ، صلوات ربي وسلامه عليه، وعلى آله وصحبه ومن تبع هداه إلى يوم الدين، أما بعد.فآخر ما كان يدور في خلدي أن تجد طعونات المستشرقين طريقها إلى موسوعة عُرف عنها أن أول سماتها العلم والمعرفة، وهي الموسوعة البريطانية ذات الصيت والشهرة؛ لتميلها ميلاً عظيماً عن خط الرصانة العلمية الذي رسمته لنفسها منذ أول صدورها، وعندما عكفت على قراءة ما كتب فيها تحت موضوع "الإسلام" هالني ما ساد الموضوع من انحراف عن المنهج العلمي السليم، والتحامل المغرض والرغبة الجارفة في المساس بكل ما يعده المسلمون مقدساً.ولا عجب في هذا الاستغراب، فالموسوعة البريطانية هي أكثر الموسوعات العالمية العامة شعبية وأوفرها سمعة من حيث الدقة ولاسيما أنها تختار كتابها من أشهر المتخصصين ذوي الرأي والكلمة المسموعة، ويشتهر عنها اعتمادها لغة تربط مادتها باهتمامات القارئ الغربي ومنظومته المعرفية، وتحلل الحقائق من منظور عقلي موضوعي يميل إليه الفكر العلمي التحليلي.ويرى بعض المستشرقين أن هذه هي منهجية العلم المتبعة في الأوساط العلمية الغربية، ويقول رودي بارت بهذا الصدد إن المستشرقين:"يطبقون على
İslâm ve tarihi ile kendilerinin iştigal ettikleri telifata tatbik ettikleri nakdî/eleştirel kıstas –ki bunu kendi düşünce tarihlerine uygulamaktadırlar– (1). Bununla birlikte bana apaçık göründü ki, bu araştırmada incelemekte olduğum “Muhammed: Peygamber ve Risaleti” maddesinde ansiklopedinin güttüğü ilk hedef, mümkün olan her türlü şüphe ve iftirayı derlemek ve bunları, ilim ve marifet adına onlardaki söylemi benimseyebilecek okuyucunun dikkatini çeken genel fikrî hatlar halinde sunmaktır; ta ki [müsteşrikler] –ister kasden ister kasıtsız olsun– oryantalizmin ilk gayesi olan insanları İslâm’dan alıkoymayı sürdürsünler (2); hüsrana uğrayarak gerisin geriye dönsünler diye. İşte buradan hareketle bu araştırma fikri doğdu: Allah’ın yardımıyla bu saldırıların perdesini aralamak, onları hakikatleri üzere ortaya koymak, bunların objektiflikten ve ilmî sağlamlıktan ne denli uzak olduğunu beyan etmek ve okuyucuyu bu hususlarda uyarmak için. Bu araştırmaya Britannica Ansiklopedisi hakkında bir arka plan bilgisi vererek başlıyor, burada ansiklopedinin tarihini ve bazı rakamları kısaca arz ediyorum; akabinde ansiklopedinin yayın (redaksiyon) politikasını sergilemeye geçiyorum –ki bu araştırma ile söz konusu politikanın, ansiklopedi bu yöntemi ısrarla vurgulasa da, söz konusu olan İslâm olduğunda tarafsızlık ve objektifliği sağlamada başarısız olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktayım. Ardından inceleme konusu olan maddeye, yani “Muhammed: Peygamber ve Risaleti” maddesine geliyor, Muhammedî risaletin tarihi hakkında çağdaş oryantalist düşüncenin büyük öncülerinin görüşlerini –ki bunların bâtıllarla dolu olduğunu bilmekteyiz– ansiklopedinin benimsemeye meylettiğini açığa çıkarıyorum.
(1) Rudi Parett, Almanya Üniversitelerinde İslâmî ve Arap Araştırmaları, s. 10.
(2) Abdülazîm ed-Dîb, “Müsteşriklerde Yöntem”, s. 338-339.
الإسلام وتاريخه وعلى المؤلفات التي يشتغلون بها المعيار النقدي، الذي يطبقونه على تاريخ الفكر عندهم" (١) .ورغم هذا تبدى لي جلياً أن الهدف الأول الذي تسعى إليه الموسوعة في مادة "محمد: النبي ورسالته"، التي أدرسها في هذا البحث، هو حشد كل ما يمكن من شبهات وافتراءات وسوقها في خطوط فكرية عامة يلتفت إليها القارئ الذي قد يأخذ بما فيها باسم العلم والمعرفة؛ ليعملوا بذلك -سواء عمدا أو عن غير عمد - على إدامة غرض الاستشراق الأول وهو صد الناس عن الإسلام (٢) ؛ لينكصوا على أعقابهم خاسرين.ومن هنا جاءت فكرة هذا البحث، لكشف ستار هذه الطعونات وإبانتها على حقيقتها بعون الله، وتبيين ما فيها من انحراف عن الموضوعية والرصانة العلمية، وتنبيه القارئ عليها.وأبدأ هذا البحث بخلفية عن الموسوعة البريطانية أعرض فيها باختصار تاريخ الموسوعة وبعض الأرقام؛ ثم أمضي في استعراض السياسة التحريرية للموسوعة التي أقصد من هذا البحث بيان فشلها في تحقيق الحياد والموضوعية عندما يخص الأمر الإسلام، وإن كانت الموسوعة تؤكد على هذا المنهج. بعد ذلك نأتي إلى المادة قيد البحث وهي مادة "محمد: النبي ورسالته"؛ لأكشف ميل الموسوعة إلى الأخذ بآراء كبار رواد الفكر الاستشراقي المعاصر حول تاريخ الرسالة المحمدية، وهي آراء نعلم أنها مليئة بالأباطيل.(١) رودي بارت، الدراسات الإسلامية والعربية في الجامعات الألمانية، ص ١٠.(٢) عبد العظيم الديب، "المنهج عند المستشرقين"، ص ٣٣٨ – ٣٣٩.
Birinci olarak: Britannica Ansiklopedisi: Tarih ve Sayısal Veriler Giriş… Birinci olarak: Britannica Ansiklopedisi: Tarih ve Sayısal Veriler. Britannica Ansiklopedisi ilk olarak 1768 yılında yayımlandı. O zaman üç İskoç yayımcı kapsamlı bir ansiklopedi kitabı çıkararak ona Encyclopedia Britannica yahut Britannica Ansiklopedisi adını verdiler. Böylece günümüze kadar devam eden İngilizce ansiklopedilerin ilki oldu. O zamandan beri on beş baskısı yayımlandı. Britannica Ansiklopedisi, İngilizce yazılmış ansiklopedilerin en büyüğü ve en meşhuru olarak kabul edilir. Zira hâlihazırda bütün kıtalarda yayılmış olup (1) onların en kapsamlısı ve bilgiyi en iyi belgeleyenidir. Nitekim ilk başlangıcından itibaren en meşhur âlimleri celbetmeye itina göstermiş ve içerisinde muhtelif dallarında Nobel ödülü alan birçok kimse yazmıştır. İlk defa İskoçya'nın Edinburgh şehrinde 2659 sayfadan oluşan üç cilt halinde basılmış ve 1771'de tam olarak yayımlanmıştır. Daha sonra on beş baskı daha yapılmıştır. Sondan bir önceki baskısı, mülkiyeti 1941'de William Benton'a geçtikten sonra -ki Benton onu Benton Müessesesi'ne miras bırakmıştır- Amerika'nın Şikago şehrinden yayımlanmıştır. Bu müessese hayır müessesesi olup geliri Şikago Üniversitesi'nin Kitle İletişim Bölümü'nü desteklemektedir (2). (1) Müslümanlar, âdetleri üzere, üzerine ansiklopedi adı verilebilecek kitaplar telif etmede öncü olmuşlardır. Bu, hicrî dördüncü (milâdî onuncu) asırdan itibaren başlamıştır. Bunlardan İbn Nedîm'in 'el-Fihrist'i ve Fârâbî'nin 'İhsâu'l-Ulûm'u sayılabilir. Avrupalıların ansiklopedi telifine olan ilgisi ise ancak on sekizinci milâdî asırda başlamış ve bu ilginin neticesinde her biri 100 cildi aşan ansiklopediler ortaya çıkmıştır. Meselâ cilt sayısı 166'ya ulaşan ve ayrıca kırk atlas ve haritayı ihtiva eden Fransız Büyük Ansiklopedisi ile 132 cildi kapsayan İngilizce de Lander Dairesi, ki ciltleri 1829'dan 1846 yılına kadar peş peşe yayımlanmıştır. (Bkz. Muhammed Cemaleddin, 'İslâm ve Britannica Ansiklopedilerinde Kur'ân-ı Kerîm Hakkındaki İddia Edilen Şüpheler', s. 4-5.) Bunun ardından hacim bakımından The Encyclopedia Americana (Amerikan Ansiklopedisi) gelir. (2) Evans ve Worcester, Order Blown to Bits.
أولا: الموسوعة البريطانية: تاريخ وأرقاممدخل…أولاً: الموسوعة البريطانية: تاريخ وأرقامصدرت الموسوعة البريطانية أول ما صدرت عام ١٧٦٨م، عندما أخرج ثلاثة ناشرين أسكتلنديين كتاباً معرفياً شاملاً وأسموه Encyclopedia Britannica أو الموسوعة البريطانية؛ ليكون بذلك أول الموسوعات باللغة الإنجليزية المستمرة حتى اليوم، ومنذ ذلك الوقت خرج منها خمس عشرة طبعة، وتعدّ الموسوعة البريطانية أكبر الموسوعات المكتوبة بالإنجليزية وأوفرها شهرة، إذ تنتشر في الوقت الراهن (١) في القارات كافة وهي أشملها وأفضلها توثيقاً للمعلومة؛ إذ حرصت منذ بدايتها الأولى على جذب أشهر العلماء، وكتب فيها عدد ممن حصلوا على جائزة نوبل بفروعها المختلفة.وكانت قد طبعت لأول مرة في إدنبرة بأسكتلندا في ثلاثة أجزاء تتألف من ٢٦٥٩صفحة، صدرت كاملة عام ١٧٧١م، ثم طبعت بعد ذلك خمس عشرة طبعة صدرت الطبعة ما قبل الأخيرة من شيكاغو بأمريكا بعدما نقلت ملكيتها إلى وليام بنتون عام ١٩٤١م الذي ورّثها مؤسسة بنتون، وهي مؤسسة خيرية يدعم دخُلها قسمَ الاتصال الجماهيري في جامعة شيكاغو (٢) .(١) كان المسلمون كعادتهم سباقين في تدوين كتب يمكن إطلاق اسم موسوعات عليها، وذلك منذ القرن الرابع الهجري (العاشر الميلادي) ومنها "الفهرست" لابن النديم و"إحصاء العلوم" للفارابي. ولم تبدأ عناية الأوروبيين بتأليف دوائر المعارف إلا في القرن الثامن عشر الميلادي ونتج عن هذه العناية موسوعات تبلغ كل منها ما يزيد عن ١٠٠ مجلد مثل دائرة المعارف الفرنسية الكبرى التي بلغ عدد مجلداتها ١٦٦ بالإضافة إلى أربعين أطلسا وخارطة، ودائرة دي لاندر de Lander الإنجليزية التي تشمل ١٣٢ مجلدا، وقد صدرت أجزاؤها تباعا منذ عام ١٨٢٩ حتى سنة ١٨٤٦م. (محمد جمال الدين، "الشبهات المزعومة حول القرآن الكريم في دائرتي المعارف الإسلامية والبريطانية"، ص ٤ – ٥) ، وتأتي بعدها في المرتبة من حيث الحجم الموسوعة الأمريكية The Encyclopedia Americana.(٢) إفانز وورستر Order Blown to Bits.
On beşinci ve son baskı 1952 yılında yapılmış, 1985'te gözden geçirilmiş olup hâlâ yıllık olarak revize edilmektedir. Britannica Ansiklopedisi'nin satışları 1990 yılında zirveye ulaşarak 650 milyon dolar gelir elde etmiştir (1). Ansiklopedi bugün otuz cilt halinde olup üç bölüm halinde düzenlenmiştir: (1) Propaedia: ansiklopedinin muhtevasının bir ciltte kapsamlı bir sunumu; (2) Micropaedia veya küçük ansiklopedi: kısa maddelerden oluşup on iki cilttir; her cildin sırtında 'hazır referans' ibaresi yazılıdır; (3) Macropaedia veya kapsamlı ansiklopedi: İslâm ve insanlığın gelişimi gibi genel ve önemli konuların seçkin âlim ve yazarlar tarafından tafsilatlı olarak ele alındığı on yedi cilttir; her cildin sırtında 'derinlemesine bilgi' ibaresi yazılıdır. Bilgisayarın ortaya çıkışından itibaren Britannica Ansiklopedisi bu modern teknolojinin sunduğu fırsatlardan yararlanmada öncü olmuş; kâğıt baskının yanı sıra lazer disklerde de yayımlanmış, kâğıt baskıdaki her şeyi, ayrıca binlerce görsel ve çoklu ortam ögesini içermiştir. Diskler ayrıca Merriam-Webster Sözlüğü ve istatistiksel bilgiler içeren Dünya Ulusları Ansiklopedisi'ni de barındırmaktadır. Britannica Ansiklopedisi, küresel ağın önemini de ihmal etmemiş, tamamı internette yayımlanmıştır. Makaleleri derinlemesine okumak isteyenlerin abone olması gerekirken, arama yapma ve kısa özetleri görüntüleme imkânı ücretsizdir. Britannica'nın mevcut hâliyle www.eb.com adresindeki sitesi, en güçlü koleksiyon sitelerinden biri olarak kabul edilmektedir (1). (1) Evans ve Worster, Order Blown to Bits.
وصدرت الطبعة الخامسة عشرة والأخيرة عام ١٩٥٢م وروجعت عام ١٩٨٥م، وهي لا تزال تراجع سنوياً. ووصلت مبيعات الموسوعة البريطانية ذروتها عام ١٩٩٠م إذ حققت مبلغاً قدره ٦٥٠ مليون دولار (١) .وتقع الموسوعة اليوم في ثلاثين مجلدا موزعة في ثلاثة أجزاء: (١) Propaedia وهو عرض شامل لمحتويات الموسوعة في جزء واحد، (٢) Micropaedia أو الموسوعة المصغرة وهي ذات مداخل مختصرة تقع في اثنى عشر جزءاً، كتب على كعب كل جزء عبارة "مرجع متأت"، (٣) Macropaedia أو الموسوعة الشاملة وفيها يكتب عن موضوعات عامة ومهمة كالإسلام، وتطور البشرية، بإسهاب، يكتبها علماء ومؤلفون مبرزون، وتقع في سبعة عشر جزءا، كتب على كعب كل جزء عبارة "المعرفة بعمق".ومنذ ظهور الحاسوب كانت الموسوعة البريطانية سباقة للاستفادة من الفرص التي تمنحها هذه التقنية الحديثة، فصدرت الموسوعة بالإضافة إلى النسخة الورقية على أسطوانات ليزر، شاملة لكل ما حوته النسخة الورقية، إضافة إلى آلاف الصور والوسائط المتعددة، كما شملت الأسطوانات معجم ماريام وبستر، وموسوعة أمم العالم التي تحوي معلومات إحصائية.ولم تغفل الموسوعة البريطانية أهمية الشبكة العالمية حيث نُشرت كاملة على الإنترنت، ويتحتم دفع اشتراك لمن يريد أن يتعمق ويقرأ المقالات كاملة، أما إمكان البحث ومطالعة النُّبَذ المقتضبة فمجاناً. وموقع الموسوعة www.eb.com البريطانية كما هو في شكله الحالي يعد من أقوى مواقع جمع(١) إفانز وورستر Order Blown to Bits.
İnternetteki genel bilgilere gelince, 'encyclopaedia' yani ansiklopedi veya 'information' ve 'background' yani bir konu hakkında arka plan bilgisi gibi kelimeler girildiğinde, Britannica Ansiklopedisi ilk sonuçlar arasında hızla görünmektedir. Birçok uluslararası üniversite ve okul, öğrencilerin bir konu hakkında makale yazmak istediklerinde ücretsiz arama hizmeti sunmak üzere siteye abone olmaktadır. Ayrıca, ansiklopedinin editörleri tarafından özenle seçilmiş binlerce resim, açıklayıcı şekil ve çok sayıda bağlantı ile geniş ilgi gören konulara dair, konunun tarihi ve analist görüşlerini içeren kapsamlı bilgilerin yer aldığı sayfalar tahsis edilmesi sayesinde, üniversite hocaları ve okul öğretmenleri, ansiklopedinin iki yüz yılı aşkın süredir yaygınlaşarak kazandığı geniş şöhret ile sağladığı bilginin değerine güvenmektedir.
المعلومات العامة على الإنترنت، فبمجرد إدخال كلمات، مثل: encyclopaedia أي موسوعة، أو information و background أي معلومات خلفية عن موضوع، سرعان ما تظهر الموسوعة البريطانية ضمن أول النتائج.ويشترك العديد من الجامعات العالمية والمدارس في الموقع لتوفر خدمة البحث به مجاناً للطلبة الذين يريدون أن يكتبوا مقالة حول موضوع ما، بالإضافة إلى آلاف الصور والأشكال التوضيحية والوصلات العديدة التي تم اختيارها بعناية من قبل محرري الموسوعة، وتفاعلها مع القضايا ذات الاهتمام الواسع، بإفراد صفحات تحوي معلومات موسعة - تتعلق بتاريخ القضية وآراء المحللين حولها - يثق أساتذة الجامعات ومعلمو المدارس بقيمة المعلومة التي توفرها الموسوعة التي حققت بها شهرتها الواسعة عبر أكثر من مئتي عام من الانتشار.
Hakkında tartışmalar dönen ve âlimlerin ihtilaf ettiği konularda, biz, bir görüşü diğerine tercih etmek yerine, tüm tartışma noktalarını okuyucularımız için özetlemeye gayret ederiz. Tüm maddelerimiz, güncellenmek, düzeltilmek ve bilimin en son ulaştığı noktayla uyumlu olup olmadığını tespit etmek üzere periyodik olarak gözden geçirilir ve değerlendirilir. Dünyanın dört bir yanına yayılmış bir bilimsel danışmanlar ağı, ansiklopedi editörlerine bu değerlendirmelerde yardımcı olur. Gerektiğinde madde yeniden yazılır; düzeltmelerin boyutu büyükse, tamamen yeni bir madde yazması için birini görevlendirebiliriz (1). Dolayısıyla ansiklopedinin yayın politikası tarafsızlık, kapsayıcılık, sürekli gözden geçirme ve takiptir. Ancak, ansiklopedinin halkla ilişkiler müdüründen gelen bu görüşü bir kenara bırakacak olursak, Britannica Ansiklopedisi'nin yayın politikasının birçok özelliği, satırlarının dikkatli bir okumasıyla tespit edilebilir. Araştırmacının bunu sezebilmesi için araştırmada çok uzağa gitmesine gerek yoktur; özellikle ansiklopedinin herhangi bir maddesini eleştirel bir okumayla okumak isteyen biri için bu böyledir. Sırf bilgi edinmek için bakan kişi ise farklıdır. Ansiklopedinin politikası, altında birçok faktörü barındıran iki genel eksen etrafında dağıtılabilir. Birinci olarak: bilginin doğru seçilmesi ve uzman yazarların seçkinlerinin belirlenmesi. Nitekim genişletilmiş ansiklopedi ciltlerini karıştırdığında okuyucu, her araştırma konusunun yanında, konunun maddelerine göre dağıtılmış bir bibliyografya listesi bulur. Örneğin, konu (1) altında: Tom Panilas, Britannica Ansiklopedisi İletişim [Halkla İlişkiler] Müdürü, 23 Haziran 2003 tarihinde aramızda elektronik posta yoluyla gerçekleşen kişisel bir görüşmede.
التي يدور حولها الجدال ويختلف عليها العلماء فإننا نستنفد جهدنا في تلخيص جميع نقاط الجدال لقرائنا عوضاً من الانحياز إلى رأي دون آخر.ويتم مراجعة وتقويم جميع موادنا دورياً لتحديثها وتصحيحها ولمعرفة ما إذا كانت متوافقة مع آخر ما توصل إليه العلم، وتساعد شبكة من المستشارين العلميين تنتشر في جميع أنحاء العالم محرري الموسوعة في هذه المراجعات، وتعاد كتابة المادة إذا دعا الأمر لذلك، وإذا كان حجم التصحيحات كبيرا قد نكلف أحدا بكتابة مادة جديدة كليا" (١) .إذاً فسياسة الموسوعة التحريرية هي الحيادية والشمولية والمراجعة والمتابعة المستمرة، ولكن إذا ما أردنا التجرد من هذا الرأي الصادر عن مدير العلاقات العامة في الموسوعة فإنه يمكن التعرف على كثير من معالم السياسة التحريرية للموسوعة البريطانية من خلال قراءة متأنية لسطورها. ولا حاجة للباحث لأن يذهب بعيداً في البحث لكي يستشفها، وبخاصة مَنْ يريد قراءة مادة ما من مواد الموسوعة قراءة نقدية، خلاف ذلك الذي يريد الاطلاع لمجرد المعرفة، ويمكن توزيع سياسة الموسوعة على محورين عامين تنطوي تحتهما عدة عوامل.أولا: اختيار المعلومة بدقة، وانتخاب صفوة من الكتاب المتخصصين. فعند تصفح مجلدات الموسوعة الموسعة يجد القارئ ملحقا بكل موضوع بحث قائمة ببليوجرافية موزعة حسب مواد الموضوع، مثلا تندرج تحت موضوع(١) توم بانيلاس، مدير الاتصالات [العلاقات العامة] في الموسوعة البريطانية، في اتصال شخصي جرى بيننا عن طريق البريد الإلكتروني، بتاريخ ٢٣ يونيو ٢٠٠٣.
“İslâm” maddeleri: “İslâm”, “Muhammed”, “Kur’an”, “Hadis”, “İlâhiyat ve Felsefe”, “İslâm Tasavvufu”, “İslâm Hukuku” ve “İslâm Mitolojisi ve Hurafeleri”dir. Her madde, ansiklopedide kaleme alınan yazının alındığı ve konu hakkında daha fazla bilgi için başvurulabilecek önemli kaynak ve referansların bir listesiyle sona erer. Bu listeler incelendiğinde, belirli bir alandaki uzman, başvurulan yazıların kendi uzmanlık alanında güvenilir olduğundan ve ilmî değer taşıdığından emin olabilir. Zira bu kaynaklar, kendi alanında seçkin bir akademisyen veya daha önce belirtildiği üzere en yüksek uluslararası ödülleri almış bir yazar tarafından seçilmiştir. Okuyucu genellikle araştırmasını derinleştirmek için ilk olarak bu kaynaklara başvurur. Ancak İslâm konusuna eklenen listeleri okuduğumuzda, bunların tamamının Nöldeke, Watt ve Arberry gibi tanınmış müsteşriklerin yazıları olduğunu görürüz. Madde yazarlarının konuyu ele aldıkları veya editör ekibi tarafından yönlendirildikleri bakış açısı ise İslâm ve tarihi hakkında insaflı olmayan bir açıdır. “Muhammed: Peygamber ve Risâleti” maddesinin tahlilinde bu editöryal politikayı yakından takip edeceğiz.
İkinci olarak nesnellik: Bilginin hakikatlere dayandırılması ve araştırmacının kişisel görüş ve kanaatinden arındırılmasıdır. Bilim çevrelerinde –özellikle Batı üniversitelerinde, bilhassa tarihî vakıalar söz konusu olduğunda mutlak hakikatlerin varlığını reddeden görecelik akımının büyük bir gelişme kaydetmesinin ardından([1])– nesnelliğin izafî olduğu konusunda neredeyse genel bir icmâ bulunmaktadır. Britannica Ansiklopedisi okuyucuya tarafsız görünse de...([1]) Akla gelen soru şudur: Tarihi kim yazar?
"الإسلام" المواد: "الإسلام" و "محمد" و "القرآن" و "الحديث" و "اللاهوت والفلسفة" و"الصوفية الإسلامية" و "القانون الإسلامي" و "الأساطير والخرافات الإسلامية"، وتذيَّل كل مادة بثبت بأسماء المراجع والمصادر المهمة التي أخذت منها المادة المكتوبة في الموسوعة ويمكن البحث فيها للاستزادة عن الموضوع، وبالاطلاع على هذه القوائم يمكن لمختص في مجال مّا أن يتأكد من أن الكتابات التي رُجع إليها معتمدة في مجال تخصصها ولها قيمتها العلمية، وهي قد اختيرت من قبل أكاديمي بارز في مجاله، أو كاتب حاصل على أعلى الجوائز العالمية كما ذكر آنفا، وعادة ما يتخذ القارئ من هذه المصادر أول ما يرجع إليه للتوسع في بحثه.ولكن عندما نقرأ القوائم الملحقة بموضوع الإسلام نجد أنها كلها كتابات مستشرقين معروفين من أمثال نودلكه ووات وآربري، وأن الزاوية التي تناول منها كُتَّاب المواد، أو وجهوا من قبل فريق التحرير إلى تناول الموضوع منها، زاوية مجحفة في حق الإسلام وتاريخه. وسنتابع هذه السياسة التحريرية عن كثب في تحليل مادة "محمد: النبي ورسالته".ثانياً: الموضوعية، وهي بناء المعلومة على الحقائق وتجريدها من الرأي والرؤية الشخصية للباحث. ويكاد يكون هناك إجماع عام في الدوائر العلمية، - خاصة بعد الازدهار الكبير الذي تشهده النزعة النسبية في الجامعات الغربية، التي ترى عدم إطلاق الحقائق وبخاصة فيما يتعلق بوقائع التاريخ (١) - على أن الموضوعية شيء نسبي، ورغم أن الموسوعة البريطانية تبدو للقارئ غير(١) السؤال الذي يطرح هو: من يكتب التاريخ؟
Mütehassıs; bir konu hakkında nesnel nitelikli arka plan bilgisi arayan kimsedir. Ancak nesnellik perdesi, mevzubahis konuyu bilen birinin önünde hızla kalkıverir; özellikle de bunun İslam hakkındaki tezlerle ilgili kısmında. Nitekim seçilen referanslar, İslam müsteşriklerinin bu alanda bilinçli bir kasıtla hareket ettiklerini, Batılı ve belki de küresel ölçekteki o hoş karşılanmayan şüpheci İslam algısını şekillendirdiklerini ortaya koymaktadır. Her ne kadar sağlam ilmî eserler olarak görünüp başvurulmayı ve tezlerinin iktibas edilmesini hak ediyor gibi olsalar da, tek yönlü bir bakış açısına sahiptirler; bilimsellik ve nesnellikten yoksundurlar ve kendilerinde büyük ölçüde insaf eksiktir.
Ansiklopedi malzemesinin kabul görme ve bazı fikirlerinden etkilenme ihtimalini artıran unsurlardan biri de, bu malzemelerin yazıldığı dildir. Zira bu dil, Batılı zihnin bizzat bilim ve nesnellik dili olarak gördüğü bir üslupla ifade edilmiş olsa da, sanki nihai bir rapor ve kesin bir kanaat sunmuyormuş gibi görünür. Oysa okuyucu, bu dilin güçlü etkisinden ve yarı-kesin görüşlerinden sıyrılmak için çoğu zaman yeterli bir fırsat bulamaz. Keza belki de bu dil karşısında, ele alınan konu hakkında kendine ait bir kanaat oluşturmaktan âciz kalır. Bununla birlikte, konu hakkında yazılanların ve ileri sürülen görüşlerin hasılası, okuyucunun çıkaracağı sonuç olabilir; o da bunların, kendisinin güvenini hak eden ehl-i ilmin bizzat kendi görüşü olduğunu zanneder.
Bu dilin özelliklerinden biri de, yazarın bakış açısıyla okuyucuyu ikna etmeyi hedefleyen tartışma ve münazara yöntemlerinin açıkça görülmesidir. Bu yöntem kültürler arasında, özellikle de Arap ve Batılı İngiliz kültürlerinde farklılık gösterir. Tartışma yöntemine dair iki temel üslup vardır (1): (1) Sürekli tartışma/cedel (through-argumentation). (1) Basil Hatim ve Ian Mason, The Translator as Communicator, s. 126-127.
المتمرس - الذي يبحث عن معلومات خلفية - ذات صبغة موضوعية حول موضوع ما، إلا أن غطاء الموضوعية ينكشف سريعا أمام من هو على علم بالموضوع المطروح وبخاصة فيما يتعلق بطروحاتها عن الإسلام، وذلك من خلال اختيار مراجع تكشف لنا الدراسات الاستشراقية الإسلامية أنها عمد في هذا المجال، وأنها شكلت النظرة الغربية وربما العالمية التشكيكية غير المستساغة للإسلام، وهي وإن كانت تبدو أعمالاً علمية رصينة تستحق الرجوع إليها واقتباس طروحاتها، إلا أنها أحادية النظرة تفتقر إلى العلمية والموضوعية ويعوزها كثير من الإنصاف.ومما يزيد من فرص قبول مادة الموسوعة والتأثر ببعض أفكارها اللغة التي كتبت بها تلك المواد، فهي رغم أنها قد صيغت بلغة يرى العقل الغربي أنها هي لغة العلم والموضوعية بعينها، تبدو كأنها لا تعطي تقريراً نهائياً ورأياً حاسماً بل قلما يجد القارئ فرصة كافية لكي ينفك من تأثيرها القوي وآرائها شبه النهائية، كما أنه ربما يعجز معها عن تكوين رأيه الخاص عن الموضوع المطروح، وبالرغم من هذا فمحصلة ما يكتب عن الموضوع وآرائه هي التي قد يخرج بها القارئ الذي يرى أنها هي بعينها رأي أهل العلم الذين يستحقون ثقته بهم.ومن ملامح هذه اللغة ما يظهر جلياً طريقتهم في النقاش والجدال التي تهدف إلى إقناع القارئ بوجهة نظر الكاتب، وهذه الطريقة تختلف بين الثقافات، ولاسيما الثقافتين العربية والإنجليزية الغربية. وهناك أسلوبان أساسيان لطريقة النقاش (١) وهي: (١) الجدال المستمر (through-(١) باسل حاتم وإيان ميسون، The Translator as Communicator، ص ١٢٦-١٢٧.
ve karşıt tartışma yöntemi (counter-argumentation). Birinci üsluba göre tartışmacı bir görüş ileri sürer ve onu sonuna kadar savunmaya devam eder. Kültürlerarası iletişim kuramcılarının birçoğu, sürekli tartışma üslubunun Arapça yazılarda hâkim üslup olduğunu düşünmektedir; ancak Arap kültürünün tanıklık ettiği geniş çaplı tercüme hareketinin etkisiyle bu bakış değişmeye başlamıştır. Karşıt tartışma yöntemi ise öncelikle muhalif görüşü belki bir miktar takdir ifadesiyle zikreder, ardından bu görüşü sükûnetle çürütüp tartışmacının tutumuna dair mantıksal deliller sunar. Tartışmacı bu üslupta genellikle sahte bir taviz (false concession) verir veya diğer görüşün haklı yönünü kabul eder; böylece okuyucuya, karşı görüşü anladığı, ancak derin bir tefekkür, araştırma ve vakanın tetkiki neticesinde farklı bir sonuca ulaştığı izlenimini vermek ister. Bu üslup, Batı ilmî çevrelerinde çoğunlukla takip edilen yöntemdir ve Britannica Ansiklopedisi de bu ilmî dilin kapsamının dışına çıkmaz. Nitekim rahmet Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.) hakkında kaleme alınan 'Şahsiyeti ve Başarıları' alt başlığı altında ansiklopedi şu ifadelerle başlamaktadır: 'Orta Çağ Avrupalı âlimleri tarafından kendisine sıkça haksızlık edilmiş olmasına rağmen —ki bu âlimlerin görüşleri hâlâ bir miktar tesirini korumaktadır— Muhammed'e bakış on dokuzuncu yüzyılda daha nesnel hâle gelmiştir. Zira aleyhindeki bazı deliller, meselâ birtakım suikastlere göz yumması ve bir Yahudi kabilesine mensup bazı kişilerin öldürülmesini tasvip etmesi gibi hususlar, yalanlanamayacak tarihî vakalardır.' Nitekim ansiklopedi, okuyucunun kulağını kabartacak sahte bir taviz verdikten sonra, haksızlıktan söz edip bunun günümüzde ancak az bir tesirinin kaldığını söylemektedir. Bu ilmî dilin tezahürlerinden biri de kaçınma dilini (hedging) benimsemesidir.
argumentation) والجدال المناقِض (counter-argumentation) ، ووفقاً للأسلوب الأول يطرح المجادل رأياً ويستمر في دعمه حتى النهاية.ويرى كثير من منظري الاتصال بين الثقافات أن أسلوب الجدل المستمر هو الأسلوب السائد في الكتابات العربية، ولكن هذه النظرة بدأت تتغير نتيجة لتأثير حركة الترجمة الواسعة التي تشهدها الثقافة العربية.أما الجدال المناقض فيعمد بداية إلى ذكر الرأي المخالف ربما بشيء من التقدير ثم دحض هذا الرأي بهدوء وتقديم الدلائل المنطقية على موقف المجادل، وعادة ما يقدم المجادل بهذا الأسلوب تنازلاً مراوغاً (false concession) أو اعترافاً بوجاهة الرأي الآخر؛ لكي يوحي للقارئ بأنه فهم الرأي الآخر، ولكن بعد تفكير عميق وبحث واستقراء للواقع وصل إلى نتيجة مخالفة، وهذا الأسلوب هو المتبع غالباً في الأوساط العلمية الغربية، والموسوعة البريطانية لا تشذ عن طوق هذه اللغة العلمية، فتحت العنوان الفرعي "الشخصية والإنجازات" الذي كتب عن نبي الرحمة نبينا محمد صلى الله عليه وسلم تبدأ الموسوعة بالآتي:"ورغم الإجحاف في حقه كثيراً من قبل علماء أوربا القرون الوسطى- الذين لا تزال آراؤهم تحتفظ ببعض التأثير - أصبحت النظرة لمحمد أكثر موضوعية في القرن التاسع عشر فبعض الأدلة ضده، مثل تواطئه في بعض الاغتيالات وإقراره اغتيال بعض رجال قبيلة يهودية، أمور تاريخية لا يمكن تكذيبها".فالموسوعة بعد أن تورد تنازلاً مراوغاً يرهف إليه سمع القارئ تذكر من الإجحاف ما قالت إنه شيء لا يحتفظ إلا بقليل من التأثير في الوقت الراهن.ومن مظاهر هذه اللغة العلمية أيضاً اعتماد لغة التحاشي hedging)) ،
Bu dil, yazarın hakikatleri açıkça ifade etmekten kaçınmaya çalıştığı ve belirsizlik ile kesin olmama izlenimi vermek üzere kullandığı bir dildir. Söz konusu dil, meçhul sîgası gibi —‘denilir’, ‘inanılır’ gibi— pek çok vasıtaya dayanarak işletilir; okuyucu bunu söyleyenin veya inananın bizzat yazar mı, yoksa ihtisas sahibi âlimlerden biri mi olduğunu bilemez. Ayrıca ‘görünüyor’, ‘belki’ gibi ifadeler; ‘az’, ‘bir dereceye kadar’, ‘bir şekilde’ gibi sıfat ve tahminler de bu dilin araçlarındandır. Her ne kadar bu dil, Batı akademik merkezlerinde hâkim dil olup başarıyla münakaşayı geçmek üzere yazılan herhangi bir lisansüstü tezin temel taşı sayılıyorsa da, zayıf görüşün sadece zikredilmesi, içerdiği düşünceye bağlılık olmaksızın onu diğerlerine tercih ettirir. Kaçınma dilinin avantajlarından biri de yazarı, gerçeklik verilerini okumada daha az aceleci ve daha temkinli göstermesi, yine konuya şüpheyle yaklaşıldığı izlenimi vermesidir. Bütün bunlar, söz konusu duruma bağlıdır; işte bunu bir sonraki konuda ele alacağız. Buna ilaveten Britannica Ansiklopedisi'nin dili, fikrin okuyucunun zihninde kolayca analiz edilip anlaşılabilecek ifadelerle sunulmasındaki kolaylık ve akıcılıkla temayüz eder; okuyucunun kültür seviyesi ne olursa olsun. Zira yaygın kullanılan kelimeleri tercih eder, yabancı ve ihtisasî tabirlerden kaçınır. Ansiklopedi maddelerinin cümleleri kısalıkla vasıflanır; zira bütünü itibarıyla semantik birimler (semantic chunks) teşkil ederler, bu da okuyucunun okumaya dalmasını ve sunulan fikirleri herhangi bir karmaşa olmaksızın takip etmesini sağlar. Ayrıca ansiklopedinin, okuyucunun zihnini belirli bir okumaya yönlendirmek için kullandığı başka dilsel araçlar da vardır; bunları, bir sonraki konuda geldikçe tartışacağız.
وهي لغة يحاول بها الكاتب تحاشي التصريح بالحقائق، وإعطاء انطباعٍ بعدم الوضوح والتأكد، وتوظف هذه اللغة بالاعتماد على وسائل عدة منها صيغة المبني للمجهول مثل: يُقال، ويُعتقد، والقارئ لا يعرف من الذي يقول أو يعتقد أهو الكاتب نفسه أم أحد العلماء المتخصصين؟ وعبارات مثل: يبدو وربما، وصفات وتقديرات مثل: قليل، إلى حد بعيد، بشكل ما، وخلافها. ورغم أن هذه اللغة هي اللغة السائدة في المراكز الأكاديمية الغربية إذ تعد حجر زاوية في أي أطروحة دراسات عليا يراد أن يكتب لها تجاوز المناقشة بنجاح، إلا أن مجرد ذكر القول المُضعَّف يُرجِّحه على غيره دون التزام بما فيه من فكر، ومن مزايا لغة التحاشي أيضاً جعلها الكاتب يبدو أقل تسرعاً وأكثر روية في قراءة معطيات الواقع، وكذلك إعطاؤها انطباعاً بالتشكيك في الموضوع المطروح، وكل هذا يعتمد على الحالة الخاصة معرض الحديث وهذا ما سنناقشه في الموضوع التالي.وبالإضافة إلى هذا تتميز لغة الموسوعة البريطانية بالسهولة والسلاسة في صياغة الفكرة في عبارات يسهل تحليلها في ذهن القارئ وفهمها، بغض النظر عن مستواه الثقافي، فهي تستخدم الكلمات المتداولة وتتحاشى الألفاظ الغريبة والمتخصصة، وتتميز جمل مواد الموسوعة بالقصر إذ تشكل في جملتها وحدات معنوية ((semantic chunks مما يجعل القارئ ينخرط في القراءة ويتتبع الأفكار المطروحة دون تشويش.وهناك عدة وسائل لغوية أخرى توظفها الموسوعة في توجيه ذهن القارئ للخروج بقراءة معينة سنناقشها حين ورودها في الموضوع التالي.
b. Britannica Ansiklopedisi'ndeki Muhammed Maddesi: "Muhammed: Peygamber ve Risâleti" başlıklı madde, ansiklopedinin 22. cildinde, "İslam" konusu altında "Muhammed ve İslam Dini" giriş başlığı altındaki genişletilmiş bölümde yer almaktadır. Madde, büyük boy sayfalarda 1'den 5'e kadar olan sayfalarda, iki sütun hâlinde küçük punto ile yazılmıştır. Maddenin yazarını sorduğumda, ansiklopedinin Halkla İlişkiler Müdürü Tom Panilaz şu cevabı verdi: – Muhammed maddesinin asıl yazarı, 1964-1979 yılları arasında Edinburgh Üniversitesi'nde Arap ve İslam Araştırmaları profesörü olan William Montgomery Watt'tır. Eserleri: "Muhammed: Peygamber ve Devlet Adamı"; "Müslüman Düşünür: Gazzâlî Üzerine Bir İnceleme"; ayrıca "Islamic Surveys" serisinin editörlüğünü yapmaktadır. Ancak bu uzun maddede ele alınan Muhammed'in hayatı ve mirasına, aralarında şu âlimlerin de bulunduğu birçok bilim insanı katkıda bulunmuştur: Fazlur Rahman (1969-1988 yılları arasında Chicago Üniversitesi'nde İslam Felsefesi profesörü, "İslam ve Diğerleri" adlı eserin yazarı); Muhsin S. Mahdi (Harvard Üniversitesi'nde Arap Dili profesörü, "İbn Haldun'da Tarih Felsefesi" adlı eserin yazarı); Annemarie Schimmel (Harvard Üniversitesi'nde eski İslam-Hint Kültürü profesörü, "Cibril Kanadı"(1) ve "İslamî Hat" gibi eserlerin sahibi). Ansiklopedi, yararlandığı kaynaklar ve referansların bir listesini vermiştir. (1) "Cibril Kanadı", Pakistanlı şair Muhammed İkbal'in bir divanının başlığıdır ve Annemarie Schimmel bu divanı İngilizceye tercüme etmiştir.
ب- مادة محمد في الموسوعة البريطانية:تقع مادة "محمد: النبي ورسالته" في الجزء ٢٢ من الموسوعة، في القسم الموسع تحت مدخل "محمد ودين الإسلام" تحت موضوع "الإسلام"، وكتبت المادة في الصفحات من ١ إلى ٥ وهي صفحات من القطع الكبير كتبت فيها المادة بالحرف الصغير في عمودين، وعند سؤالي عن كاتب المادة ردَّ توم بانيلاس مدير العلاقات العامة بالموسوعة:- الكاتب الأساس لمادة محمد هو وليام مونتقمري وات، أستاذ الدراسات العربية والإسلامية بجامعة أدنبرة بين عامي ١٩٦٤-١٩٧٩، مؤلف: "محمد: نبي ورجل دولة"؛ "مفكر مسلم: دراسة للغزالي"؛ والمحرر المشرف على "دراسات إسلامية" Islamic Surveys. ولكن حياة محمد وتركته التي تم التعرض لها أيضا في مقالتنا الطويلة ساهم فيها عدد من العلماء منهم:فضل الرحمن، أستاذ الفلسفة الإسلامية بجامعة شيكاغو بين عامي ١٩٦٩-١٩٨٨م، ومؤلف "الإسلام والآخرون". ومحسن س. مهدي، أستاذ اللغة العربية بجامعة هارفارد ومؤلف "فلسفة التاريخ عند ابن خلدون"، وآن ماري شيميل، أستاذة سابقة للثقافة الإسلامية-الهندية بجامعة هارفارد، ولها "جناح جبريل" (١) و"الخط الإسلامي" وغيرهما.وأوردت الموسوعة قائمة بالمراجع والمصادر التي استقت منها ما كتب في(١) "جناح جبريل"، عنوان ديوان للشاعر الباكستاني محمد إقبال، وآن ماري شيميل قامت بترجمة الديوان إلى الإنجليزية.
Ansiklopedi ve bunun biyografisi: Muhammed. Referans eserler: W. Montgomery Watt'ın "Mekke'de Muhammed" (1953) ve "Medine'de Muhammed" (1956, 1977'de yeniden basıldı) adlı iki kapsamlı çalışması; bunlar, aynı müellif tarafından özetlenerek "Muhammed: Peygamber ve Devlet Adamı" (1961, 1974'te yeniden yayımlandı) haline getirilmiştir. Franz Buhl'un "Muhammed'in Hayatı" (üçüncü baskı), aslı Danca yayımlanan bir eserin Almanca tercümesidir ve hâlâ güvenilir kabul edilir. Tor Andræ'nin "Muhammed: İnsan ve İnancı" adlı eseri, Theophile Menzel tarafından tercüme edilmiştir (1936, 1971'de yeniden basıldı) ve dini yönleri ele alır. İbn Hişam'ın "Muhammed'in Hayatı: İbn İshak'ın Resûlullah'ın Sîreti'nin Tercümesi" (Alfred Guillaume tarafından tercüme, 1955, 1967'de yeniden yayımlandı), en önemli Arapça siyer metnidir. Nabia Abbott'un "Âişe: Muhammed'in Sevgilisi" (1942, 1937'de yeniden basıldı) sağlam bir akademik çalışmadır. John Bagot Glubb'un "Muhammed'in Hayatı ve Zamanı" (1970), yazarın Arap hayatına dair bilgisine dayanan geniş çapta popüler bir eserdir. Başlıca kaynaklar: Kur'an, doğal olarak, Muhammed hakkında temel çağdaş malzeme içerir; ancak bunları daha geniş bir tarihsel bilgi olmadan değerlendirmek zordur. Büyük hadis külliyatı veya Muhammed'in söyledikleri ve yaptıkları hakkında rivayet edilenler, tarihsel olarak tartışmalıdır; buna karşılık bunlar, Muhammed'in hayatı hakkında nadiren kayda değer bir şey verirler. Tarihsel değeri olan başlıca kaynaklar erken dönem siyerleridir (sekizinci ve dokuzuncu yüzyıllardan), özellikle İbn Hişam'ın siyeri, İbn İshak tarafından düzenlenmiş haliyle ve Vâkıdî'nin Megāzî'si, ayrıca meslektaşı İbn Sa'd'ın kaydettiği tamamlayıcı malzeme. Bu, sahabe hakkında, Resûlullah'ın onlarla ilişkisi ve onlarla birlikte çalışması hakkında malzeme içerir. Erken dönem siyerlerinde Muhammed'in ahdine dair bazı belgeler korunmuştur; bunların en önemlisi Medine Vesikası (Mîsâku'l-Medîne) olarak adlandırılandır.
الموسوعة وهذه ترجمتها:- محمد. أعمال مرجعية: و. مونتقمري وات "محمد في مكة" (١٩٥٣م) و"محمد في المدينة" (١٥٦، وأعيد طبعه في ١٩٧٧م) ، وهما معالجة شاملة اختصرا في "محمد: نبي ورجل دولة" (١٩٦١م وأعيد إصداره في ١٩٧٤م) بواسطة المؤلف؛ فرانتس بول "حياة محمد" الطبعة الثالثة وهو ترجمة ألمانية لعمل نشر بالدنمركية عام ١٩٠٣م ولا يزال يعدّ موثوقاً به؛ تور أندريه "محمد: الرجل وعقيدته" ترجمة ثيوفل منسل (١٩٣٦م، وأعيد طبعه في ١٩٧١م) ويهتم بالجوانب الدينية؛ ابن هشام "حياة محمد: ترجمة سيرة رسول الله لابن إسحق" [ترجمة الفريد جيّوم] (١٩٥٥م وأعيد إصداره في ١٩٦٧م) وهي السيرة العربية الأكثر أهمية؛ نابيا أبوت "عائشة: محبوبة محمد" (١٩٤٢م وأعيد طبعه في ١٩٣٧م) وهو عمل علمي رصين؛ جون باقوت كلوب "حياة محمد وزمانه" (١٩٧٠م) وهو عمل ذو شعبية واسعة بني على معرفة المؤلف بالحياة العربية.المصادر الرئيسة: القرآن بطبيعة الحال يحتوي على مواد أساسية معاصرة عن محمد، ولكن من الصعب تقويمها دون معرفة تاريخية أوسع. المجموعات الكبيرة للأحاديث، أو ما يروى حول ما قاله محمد وما فعله، يثار حولها جدل تاريخي، وخلافاً لهذا فهي نادراً ما تعطي شيئاً ذا بال عن حياة محمد. والمصادر الرئيسة ذات القيمة التاريخية هي السير المبكرة (من القرنين الثامن والتاسع) وبخاصة سيرة ابن هشام، كما صاغها ابن إسحق ومغازي الواقدي، مع المواد المكملة التي سجلها زميله ابن سعد، وهذا يحتوي على مواد عن الصحابة وعن علاقة الرسول بهم وعمله معهم. وحفظت بعض الوثائق مع عهد محمد في السير المبكرة، وأهمها ما يطلق عليه ميثاق المدينة. وهو مدون
Giyom'un yukarıda zikredilen İbn İshak'ın siyerine dair tercümesinde ve Watt'ın "Muhammed Medine'de" adlı kitabında diğer belgeler de bulunmaktadır. Hızlı bir okumayla, "Muhammed: Peygamber ve Risaleti" başlıklı maddede yazılanlara bakıldığında ansiklopedinin editörlerinin mutlak surette müsteşriklerin yazılarına, özellikle Montgomery Watt'ın görüşlerine dayandığı görülmektedir. İşte bu durum, maddede ileri sürülen iddialar üzerinde gölge oluşturacaktır; hele ki müsteşrikliğin, İslâm'a ve O'nun Peygamberi'ne karşı yürütülen misyonerlik polemik hareketinin bir ürünü olduğu ve onun doğuşu ile yetişmesinin Hıristiyan teolojisi ve Batı ideolojisinin kucağında gerçekleşmiş olması, müsteşriklerin yöntemlerini o ideolojiye tâbi kılmış; bu da ilmî araştırma kurallarının bozulmasına, ilmî metodolojinin göz ardı edilmesine, araştırma usullerinin altüst edilmesine ve araştırma sürecini yönlendiren ön kabullerin ortaya konmasına yol açmıştır (1). İşte aşağıdaki bölümde biz bunun üzerinde durmaya çalışacağız.
(1) Muhammed Halîfe Hasan, Ezmetü'l-İstişrâki'l-Hadîs ve'l-Muâsır, s. 138 ve Abdülazîm ed-Dîb, "el-Menhec inde'l-Müsteşrikîn."
في ترجمة جيّوم لسيرة ابن إسحاق المذكورة آنفاً والوثائق الأخرى موجودة في كتاب وات "محمد في المدينة".وبقراءة سريعة فيما كتب تحت مادة "محمد: النبي ورسالته" يظهر اعتماد محرري الموسوعة المطلق على كتابات المستشرقين وبخاصة آراء مونتقمري وات، وهذا أمر سيلقي ظلاله على الطروحات الواردة في المادة خاصة إذا أخذنا في الحسبان أن الاستشراق هو وليد حركة الجدل التنصيري ضد الإسلام ونبيه، وأن ميلاده ونشأته في حضن اللاهوت النصراني والإيديولوجية الغربية، قد أخضع مناهج المستشرقين لتلك الإيديولوجية مما أدى إلى فساد قواعد البحث العلمي، والتغاضي عن المنهجية العلمية، وقلب أصول البحث العلمي رأساً على عقب، ووضع الافتراضات السابقة التي توجه عملية البحث (١) ، وهذا ما سنحاول الوقوف عليه في المحور الآتي.(١) محمد خليفة حسن، أزمة الاستشراق الحديث والمعاصر، ص ١٣٨. وعبد العظيم الديب، "المنهج عند المستشرقين".
Tarihselci (Batılı) [yaklaşım], İslam'ın temel prensiplerinden birini reddetmeyi gerektirecek hiçbir şey söylememelidir; ancak bu iddiasına rağmen Profesör Abdullah Muhammed en-Naim(1), Watt'ın yönteminin hatlarını çizmiş ve onu şu noktalara göre tafsilatlandırmıştır: (Watt'ın) Peygamber (s.a.v.)'in çevresinden, Varaka b. Nevfel'in fikirlerinden, Hristiyanlık ve Yahudilikten etkilendiği sonucuna atlaması; ve Watt'ın, Resûlullah (s.a.v.)'in etrafındakilerden ne şekilde etkilendiğinin İslam'a yansıdığını iddia ettiği noktaları ortaya koymak için büyük çaba sarf etmesi; (böylece) onu (İslam'ı) kendi düşüncesinden getirdiğini ispatlamaya çalışması. Watt, gayba ve mucizelere inanmayan şüpheci seküler yöntemin gölgesini Siyer-i Nebî üzerine düşürmekte; O'nun (s.a.v.) göğsünün yarılması hadisesi, vahyin gelişi ve Nebî (s.a.v.) hakkında sabit olan diğer rivayetler gibi olağanüstü herhangi bir şeyin vukuunu inkâr etmektedir. Nitekim bu hususta şöyle demektedir: "Dinî karakter taşıyan pek çok hikâye vardır ki, gerçekçi seküler bir tarihçinin bakış açısından bunların hakikat olmadığı neredeyse kesindir."(2) Watt, maddî yönteme başvurmakta ve tarihçinin, tarihin ardında yatan maddî faktörleri daha iyi idrak ettiğini; yirminci yüzyıl ortasındaki bir tarihçinin, Muhammed (s.a.v.)'in başlattığı hareketin ekonomik, sosyal ve siyasî kökleri hakkında, itikadî yönleri ihmal etmeksizin veya küçümsemeden birçok soru soracağını(3) belirtmektedir. Bu sebeple O'nun (s.a.v.) davetinin ortaya çıkışını, içinde bulunduğu toplumun hâkim sosyal ve ekonomik durumuna bağladığını; ve (1) Abdullah Muhammed en-Naim, el-İstişrâk fî's-Sîreti'n-Nebeviyye, s. 38-47. (2) Montgomery Watt, Muhammad at Mecca, s. 33. (3) Montgomery Watt, Muhammad at Mecca, s. 33.
التاريخي الغربية، ألا يقول شيئاً يقتضي رد مبدأ من مبادئ الإسلام الأساسية، ورغم هذا الادعاء يرسم الأستاذ عبد الله محمد النعيم (١) ملامح منهج وات ويفصّله وفقاً للنقاط التالية:القفز إلى نتيجة مفادها أن النبي صلى الله عليه وسلم تأثر بالبيئة من حوله وبأفكار ورقة بن نوفل والمسيحية واليهودية، وحاول وات جهده إظهار مواطن يزعم أنه انعكس فيها تأثر الرسول صلى الله عليه وسلم بما حوله على الإسلام؛ ليثبت أنه جاء به من تلقاء نفسه.يلقي وات بظلال المنهج العلماني التشكيكي الذي لا يؤمن بالغيب ولا بالمعجزات على السيرة النبوية، فهو ينكر حدوث أي شيء خارق للعادة مثل حادثة شق صدره صلى الله عليه وسلم وحدوث الوحي وغيرها من الآثار الثابتة عن النبي صلى الله عليه وسلم، حيث يقول بشأنها: "إن هناك العديد من القصص ذات الطابع الديني يكاد يكون من المتيقَّن أنها ليست حقيقة من وجهة نظر المؤرخ العلماني الواقعية" (٢) .يعمد وات إلى المنهج المادي، ويذكر أن المؤرخ أكثر إدراكا للعوامل المادية الكامنة وراء التاريخ، وبأن مؤرخ منتصف القرن العشرين سيثير أسئلة كثيرة عن الجذور الاقتصادية والاجتماعية والسياسة للحركة التي بدأها محمد، من غير أن يهمل أو يقلل من شأن الجوانب العقدية (٣) ، ولذا نراه يعزو ظهور الدعوة إلى الحالة الاجتماعية والاقتصادية التي سادت في مجتمعه صلى الله عليه وسلم، ويفسر(١) عبد الله محمد النعيم، الاستشراق في السيرة النبوية، ص ٣٨ – ٤٧.(٢) مونتقمري وات،Muhammad at Mecca، ص ٣٣.(٣) مونتقمري وات،Muhammad at Mecca، ص ٣٣.
İslam gazaları bu minvalden hareket etmektedir. Watt, Batı'nın çağdaş bakış açısını siyer olaylarına yansıtmakta; nitekim dinlerin aşamalı gelişimi teorisini -her ne olursa olsun- İslam dini üzerinde uygulamakta; İslam dininin başlangıcında müphem bir tevhidden söz edip bugün bildiğimiz şeye ulaşana kadar aşamalandırmaktadır. Dışlama yöntemine sıkıca bağlanmak ve zayıf ile şâz rivayetleri esas almak: zira Watt, İslamî rivayetleri reddetmede aşırı gitmekte; neredeyse hiçbir İslamî rivayet onun taz‘îfinden (rivayetleri zayıflatarak elemesinden) kurtulamamakta; üstelik bu rivayeti veya şu rivayeti dışlamak için açık bir gerekçe sunmamaktadır. Buna mukabil, zayıf ve şâz rivayetleri esas almakta; bunlar siyer olaylarının saik ve hedeflerine dair şüphe taşımaktadır; böylece kendisinin objektif olduğunu, imana değil mantığa başvurduğunu göstermek istemektedir. İnşa ve yıkma yöntemini çokça uygulamak: öyle ki Watt'ın yazılarında siyerin bazı yönleri övgüden mahrum kalmaz, ama hemen ardından eleştiri gelir. Mesela onun, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hikmeti hakkında uzun uzadıya konuştuğunu, ardından 'Böyle bir hikmete sahip olan kimse, Rum Kayseri ile Fars Kisrası'nı İslâm'a davet etmezdi; zira bu davetle onların dikkatini krallıkları için teşkil ettiği tehlikeye çekmiş olurdu' dediğini görürüz (1). Watt'ın yöntemine dair tablonun tamamlanması için, onun Siyer-i Nebî çalışmasında dayandığı kaynaklardan bahsetmemiz yerinde olur. Zira o, İbn Hişâm, Taberî, Vâkıdî ve İbn Sa'd gibi güvenilir kaynaklara başvurmuş; bunlardan kimi almış, kimini reddetmiş, içlerinde yer alan pek çok rivayeti de şüpheyle karşılamıştır. Keza müsteşriklerin aşırılarından Lammens, Joseph Schacht ve Leone Caetani gibi isimlerin çalışmalarına da başvurmuştur (1) W. Montgomery Watt, Muhammad at Medina, s. 41-42.
الغزوات الإسلامية من هذا المنطلق.يسقط وات الرؤية الغربية المعاصرة على أحداث السيرة، فنراه يطبق نظرية تدرج تطور الأديان أياً كانت على الدين الإسلامي حيث يتحدث عن توحيد غامض في بداية الدين الإسلامي ويتدرج ليصل إلى ما نعرفه اليوم.التشدد في اتباع منهج الإقصاء واعتماد الضعيف والشاذ، حيث يسرف وات في نفي الروايات الإسلامية إذ لا تكاد رواية إسلامية تنجو من تضعيفه لها دون إعطاء مسوّغ واضح لإقصاء هذه الرواية أو تلك، ونراه في المقابل يعتمد روايات ضعيفة وشاذة تحمل في طياتها التشكيك في دوافع وقائع السيرة وأهدافها؛ ليبين أنه موضوعي يعمد إلى المنطق دون الإيمان.الإكثار من منهج البناء والهدم، حيث لا تخلو بعض جوانب السيرة من الثناء في كتابات وات الذي سرعان ما يتبعه نقداً، فمثلاً نراه يسهب في الحديث عن حكمة النبي صلى الله عليه وسلم ليقول إن من له مثل هذه الحكمة لم يكن ليدعو قيصر الروم وكسرى فارس للدخول في الإسلام ليلفت انتباههم بذلك إلى الخطر الذي يشكله على ملكهم (١) .ولكي تكتمل الصورة عن منهج وات، فيجدر بنا الحديث عن المصادر التي اعتمد عليها في دراسته للسيرة النبوية، حيث رجع إلى مصادر موثوقة مثل ابن هشام والطبري والواقدي وابن سعد، فأخذ منها ما اخذ ورد منها ما رد وشكك في كثير من الروايات الواردة فيها، وكذلك رجع إلى دراسات غلاة المستشرقين من أمثال ب. ?. لامانس وجوزيف شاخت وليون كاتياني(١) مونتقمري وات، Muhammad at Medina، ص ٤١ - ٤٢.