Sübülü's-Selâm Bülûğu'l-Merâm Şerhi - t. Hallâk (es-San'ânî)
Kısım: Şerhu'l-Hadîs
Kitap: Sübülü's-Selâmi'l-Mûsıla ilâ Bülûği'l-Merâm
Müellif: Muhammed b. İsmâil es-San'ânî [ö. 1182 h.]
Tahkik, hadislerini tahric ve metnini zabt eden: Muhammed Subhî Hasan Hallâk [ö. 1438 h.]
Neşreden: Dâru İbni'l-Cevzî li'n-Neşri ve't-Tevzî' - Suudi Arabistan
Baskı: Üçüncü baskı, 1433 h.
Cilt sayısı: 9 (8 cilt ve fihristler)
[Kitap numaralandırması matbu nüshaya uygundur]
Ramisher'de yayın tarihi: 1 Temmuz 2026.
سبل السلام شرح بلوغ المرام - ت حلاق (الصنعاني)القسم: شروح الحديثالكتاب: سبل السلام الموصلة إلى بلوغ المرامالمؤلف: محمد بن إسماعيل الأمير الصنعاني [ت ١١٨٢ هـ]حققه وخرج أحاديثه وضبط نصه: محمد صبحي حسن حلاق [ت ١٤٣٨ هـ]الناشر: دار ابن الجوزي للنشر والتوزيع - السعوديةالطبعة: الثالثة، ١٤٣٣ هـعدد الأجزاء: ٩ (٨ والفهارس)[ترقيم الكتاب موافق للمطبوع]تاريخ النشر في Ramisher: ١ يوليو ٢٠٢٦.
Üçüncü Baskı Mukaddimesi
Bismillâhirrahmânirrahîm
Muhakkak ki hamd Allah'a mahsustur; O'na hamd eder, O'ndan yardım diler ve O'ndan mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur. Ve şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Ve yine şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür.
Amma ba'd:
Muhakkak ki ben, bu kitabımın birinci ve ikinci baskılarının tükenmesi üzerine el-Aliyy el-Kadîr olan Allah'a hamd ediyorum. Keza Allah Sübhânehu'ya, çeşitli Arap ve İslam beldelerinde gördüğü kabullerden ötürü şükrediyorum. Mevlâ'dan, yazdıklarımı O'nun huzuruna arz edileceği günde hasenâtımın terazisine konulmasını dilerim.
* * *
Kaderin bir tecellisi olarak, "Subulü's-Selâm el-Mûsıle ilâ Bulûği'l-Merâm" kitabının muhterem üstad Târık b. Avdullah b. Muhammed tarafından tahkik ve ta'lik edilmiş bir matbu nüshasına rastladım. O, mukaddimesinde (1/7-8) şöyle demiştir: "Bu kitabın baskılarının çoğu, yazma bir asıl üzerinden tashih edilmemiştir –kendisi böyle söylemiştir– ve tashih ile zabt hakkını alamamıştır –yine kendisi böyle söylemiştir–. Bu da, bu kıymetli eserin neşrinde istifade edilmek üzere onun elyazmalarının araştırılması için güçlü bir saik olmuştur... Allah Teâlâ'nın lütfuyla bunu başardım." ifadesiyle bitirmiştir.
Dedim ki: Bu, muhterem üstadın iddia ettiği gibi gerçekleşmemiştir. İşte sana kesin delil: 1 – Kendisine ancak tek bir yazma nüsha temin edilebilmiştir, bu ise yeterli değildir –göreceğin üzere– ve tahkik ehlince malum olduğu üzere.
مقدمة الطبعة الثالثةبسم الله الرحمن الرحيمإن الحمد لله نحمده ونستعينه ونستغفره، ونعوذ بالله من شرور أنفسنا وسيئات أعمالنا، من يهده الله فلا مضل له، ومن يضلل فلا هاديَ له.وأشهد أن لا إله إلا الله وحده لا شريك له، وأشهد أن محمدًا عبده ورسوله.وبعد:فإنني أحمد الله العلي القدير على نفاد الطبعتين الأولى والثانية من كتابي هذا، كما أشكر الله سبحانه على ما وجد من قبول في مختلف البلاد العربية والإسلامية.سائلًا المولى أن يجعل ما كتبته في ميزان حسناتي يوم العرض عليه.* * * وقدَرًا وقفت على نسخة مطبوعة من "سبل السلام الموصلة إلى بلوغ المرام" بتحقيق وتعليق الأستاذ الفاضل: طارق بن عوض الله بن محمد.قال في مقدمته للكتاب (١/ ٧ - ٨): "إن أغلب طبعات هذا الكتاب لم يتم تصحيحها على أصل خطيٍّ - كذا قال - ولم تأخذ حقها من التصحيح والضبط - كذا قال أيضًا - فكان ذلك دافعًا قويًا للبحث عن مخطوطاته للاستعانة بها في إخراج هذا الكتاب القيم … وبفضل الله تعالى تحقق لي ذلك". اهـ.قلت: لم يتحقق هذا للأستاذ الفاضل كما ادّعى وإليك الدليل القاطع:١ - لم يتوفر له إلا مخطوطة واحدة فقط، وهذا لا يكفي كما سوف ترى، وكما هو معلوم لدى أهل التحقيق.
2 - Matbu nüshadan öyle etkilenmiştir ki, sanki ondan iktibasla yetinmiş olduğu zannına kapılırsın.
3 - Matbu nüshadan almış ve pek çok noktada yazma nüshaya muhalefet etmiş, buna ise mukaddimesinde vaat ettiği halde hiçbir şekilde işarette bulunmamıştır.
4 - Kitabın metninde, bu mukaddimede göreceğin üzere, açık bir noksanlık mevcuttur.
5 - Kendisinin esas aldığı yazma nüshada bulunmayan ilaveler vardır ve bunlara dikkat çekmemiştir.
6 - Yazma nüshanın kelimelerini matbu nüshanın kelimeleriyle değiştirmiş ve buna işaret etmemiştir.
7 - İhmal etmeye güç yetiremediği matbu nüshadan, yani benim matbu kitabımdan ve bilhassa (B) nüshasını tahkikte esas aldığım nüshadan almıştır. İkinci cetvelde göreceğin gibi.
* * *
٢ - تأثر بالمطبوع حتى يخيل إليك أنه اقتصر على الأخذ منه.٣ - أخذ من المطبوع وخالف المخطوط في مواطن كثيرة جدًّا ولم ينبه على ذلك مطلقًا، كما وعد في مقدمته.٤ - هناك نقص واضح في نص الكتاب كما ستراه في هذه المقدمة.٥ - هناك زيادات عما في المخطوط الذي اعتمد عليه ولم ينبه عليها.٦ - بدل كلمات المخطوط بكلمات المطبوع ولم يشر إلى ذلك.٧ - أخذ من المطبوع الذي لم يقدر على إهماله، ألا وهو كتابي المطبوع وبخاصة النسخة التي اعتمدتُ عليها في تحقيق الكتاب (ب). كما ستراه في الجدول الثاني.* * *
Birinci Tablo: Prof. Târık'ın Yazma Nüshaya Muhalefet Edip Matbua İtimat Etmesine, Yazma Nüshanın Kelimelerini Matbuanınkilerle Değiştirmesine ve Diğer Hususlara Dair Örnekler
Sıra Numarası - Prof. Târık b. Avdullah'ın Kitabındaki Kelime - Cilt / Sayfa - Prof. Târık'ın Dayandığı Yazma Nüshadaki Kelime - Cilt / Sayfa - Kitabımdan Cilt / Sayfa Notları
1 - بِتَعْظِم - 1/25 - بتعظم - 1/2
2 - أحمد بن محمد بن حنبل - 1/60 - أحمد بن حنبل - 1/5
3 - بفتح النون وفتح السين - 1/63 - بفتح النون والسين - 1/6
4 - الضعف - 1/63 - الضعيف - 1/6
5 - خلفًا - 1/68 - خلافًا - 1/7
6 - لحكمة - 1/75 - بحكمة - 1/10
7 - بوروده - 1/76 - لوروده - 1/10
8 - الماء - 1/83 - بالماء - 1/13
9 - وولَغَ - 1/86 - ويالَغُ - 1/14
10 - بلا ريبٍ - 1/88 - بلا مريةٍ - 1/14
11 - وجدَتْ - 1/95 - وجد - 1/17
12 - لما يأتي - 1/98 - كما يأتي - 1/18
13 - المعنى الأخير - 1/98 - المعنى الآخر - 1/18
14 - لإفادةِ - 1/101 - لإفادته - 1/19
15 - وفي تشبيهه - 1/106 - وفي تشبيه - 1/20
16 - ذو نجسٍ - 1/110 - ذوات نجسٍ - 1/22
17 - م حَرَّمًا - 1/116 - محرمًا - 1/23
18 - مفيدة لصحةِ - 1/119 - مفيد لصحةِ - 1/24
19 - تلاعب الشيطان - 1/121 - تلَعّب الشيطان - 1/27
E
الجدول الأول: نماذج من مخالفة الأستاذ طارق للمخطوط واعتماده على المطبوع، وتبديله لكلمات المخطوط بكلمات المطبوع وغير ذلك الرقم المتسلسل الكلمة في كتاب الأستاذ طارق بن عوض الله الجزء والصفحة الكلمة في المخطوط الذي اعتمد عليه الأستاذ طارق الجزء والصفحة ملاحظات الجزء والصفحة من كتابي ١ بِتَعْظِم ١/ ٢٥ بتعظم ١/ ٢ ٢ أحمد بن محمد بن حنبل ١/ ٦٠ أحمد بن حنبل ١/ ٥ ٣ بفتح النون وفتح السين ١/ ٦٣ بفتح النون والسين ١/ ٦ ٤ الضعف ١/ ٦٣ الضعيف ١/ ٦ ٥ خلفًا ١/ ٦٨ خلافًا ١/ ٧ ٦ لحكمة ١/ ٧٥ بحكمة ١/ ١٠ ٧ بوروده ١/ ٧٦ لوروده ١/ ١٠ ٨ الماء ١/ ٨٣ بالماء ١/ ١٣ ٩ وولَغَ ١/ ٨٦ ويالَغُ ١/ ١٤ ١٠ بلا ريبٍ ١/ ٨٨ بلا مريةٍ ١/ ١٤ ١١ وجدَتْ ١/ ٩٥ وجد ١/ ١٧ ١٢ لما يأتي ١/ ٩٨ كما يأتي ١/ ١٨ ١٣ المعنى الأخير ١/ ٩٨ المعنى الآخر ١/ ١٨ ١٤ لإفادةِ ١/ ١٠١ لإفادته ١/ ١٩ ١٥ وفي تشبيهه ١/ ١٠٦ وفي تشبيه ١/ ٢٠ ١٦ ذو نجسٍ ١/ ١١٠ ذوات نجسٍ ١/ ٢٢ ١٧ م حَرَّمًا} ١/ ١١٦ محرمًا ١/ ٢٣ ١٨ مفيدة لصحةِ ١/ ١١٩ مفيد لصحةِ ١/ ٢٤ ١٩ تلاعب الشيطان ١/ ١٢١ تلَعّب الشيطان ١/ ٢٧
Sıra Numarası | Üstad Târık b. Avdullah'ın Kitabındaki Kelime | Cilt ve Sayfa | Üstad Târık'ın Dayandığı Nüshadaki Kelime | Cilt ve Sayfa | Notlar | Kitabımdaki Cilt ve Sayfa
20 | yahlituhu ğayruhu | 1/121 | yuhâlituhu ğayruhu | 1/27 | |
21 | yeşteddu | 1/133 | ve yeşteddu | 1/30 | |
22 | ve kâle Zeyd | 1/158 | kâle Zeyd | 1/39 | |
23 | ve in kesera'l-muaddilu | 1/161 | | 1/40 | Bu, nüshamdaki (ب) (1/217) dipnot (4)'tedir. |
24 | ba‘de tamâmihî | 1/170 | ba‘de tamâmihî | 1/43 | |
25 | mazanneten li'n-nakdi | 1/189 | mazannete'n-nakdi | 1/48 | |
26 | fe-betale | 1/196 | fe-yebtelu | 1/51 | |
27 | mübaşiren el-bedene | 1/209 | mübaşiren li-bednihî | 1/55 | |
28 | inkâruhû | 1/214 | inkâruhû fi's-süneni | 1/57 | |
29 | ve yu‘abbiru ‘anhû | 1/217 | ve yu‘abbiru ‘anhâ | 1/58 | |
30 | habesehû fiyye | 1/236 | li-habsihî fiyye | 1/64 | |
31 | bi-yedike ‘alâ | 1/289 | bi-yedeyke ‘alâ | 1/78 | |
32 | ekâsû ‘aleyhî | 1/280 | kâsû ‘aleyhî | 1/79 | |
33 | ve illâ fe-huve | 1/294 | ve illâ fe-hiye | 1/83 | |
34 | fe-hiye haydun | 1/294 | fe-huve haydun | 1/83 | |
35 | lâ yüsâkinûne | 1/303 | lâ yüsâkinûne | 1/87 | |
36 | zikre vakti | 1/317 | zikre ... | 1/91 | Bu, nüshamdaki (ب) (2/12) dipnot (5)'tedir. |
37 | el-hadîsü's-sânî 'aşera | 1/324 | el-hadîsü's-sânî 'aşera ve huve kavluhû: | 1/93 | |
38 | bi'l-müzdelifeti; | 1/360 | fi'l-müzdelifeti; | 1/105 | Bu, (ب) nüshasında (2/57) dipnot (3)'tedir. |
الرقم المتسلسل الكلمة في كتاب الأستاذ طارق بن عوض الله الجزء والصفحة الكلمة في المخطوط الذي اعتمد عليه الأستاذ طارق الجزء والصفحة ملاحظات الجزء والصفحة من كتابي ٢٠ يخلطْهُ غيره ١/ ١٢١ يخالطه غيره ١/ ٢٧ ٢١ يشتدُّ ١/ ١٣٣ ويشتدُّ ١/ ٣٠ ٢٢ وقال زيد ١/ ١٥٨ قال زيد ١/ ٣٩ ٢٣ وإن كثر المعدلُ ١/ ١٦١ ١/ ٤٠ وهي في نسختي من (ب) (١/ ٢١٧) التعليقة (٤) ٢٤ بعد تمامِهِ ١/ ١٧٠ بعد تمامه ١/ ٤٣ ٢٥ مظنة للنقض ١/ ١٨٩ مظنة النقض ١/ ٤٨ ٢٦ فبطلَ ١/ ١٩٦ فيبطل ١/ ٥١ ٢٧ مباشرًا البدن ١/ ٢٠٩ مباشرًا لبدنه ١/ ٥٥ ٢٨" إنكاره ١/ ٢١٤ إنكاره في السنن ١/ ٥٧ ٢٩ ويعبِّرُ عنهُ ١/ ٢١٧ ويعبِّرُ عنها ١/ ٥٨ ٣٠ حبَسَهَ فيَّ ١/ ٢٣٦ لحبسه فيَّ ١/ ٦٤ ٣١ بيدكَ على ١/ ٢٨٩ بيديك على ١/ ٧٨ ٣٢ أقاسوا عليه ١/ ٢٨٠ قاسوا عليه ١/ ٧٩ ٣٣ وإلا فهوَ ١/ ٢٩٤ وإلا فهي ١/ ٨٣ ٣٤ فهي حيض ١/ ٢٩٤ فهو حيض ١/ ٨٣ ٣٥ لا يساكنون ١/ ٣٠٣ لا يساكنون ١/ ٨٧ ٣٦ ذكر وقت ١/ ٣١٧ ذكر . . . . . ١/ ٩١ وهي من نسختي (ب) (٢/ ١٢) التعليقة (٥) ٣٧ الحديث الثاني عشر ١/ ٣٢٤ الحديث الثاني عشر وهو قوله: ١/ ٩٣ ٣٨ بالمزدلفةِ؛ ١/ ٣٦٠ في المزدلفةِ؛ ١/ ١٠٥ وهي من نسخة (ب) (٢/ ٥٧) التعليقة (٣)
İkinci Tab‘a Takdîmi
Bismillâhirrahmânirrahîm
Muhakkak ki hamd Allah’a mahsustur; O’na hamd eder, O’ndan yardım diler ve O’ndan mağfiret dileriz; nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah’a sığınırız. Allah kimi hidâyete erdirirse onu saptıracak yoktur; kimi de saptırırsa ona hidâyet verecek yoktur.
Ve şehâdet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur, O birdir, ortağı yoktur; ve yine şehâdet ederim ki Muhammed O’nun kulu ve elçisidir.
Emmâ ba‘d:
Şu bir gerçek ki ben, bu kitabın birinci tab‘ının ortaya çıktığı günde, nüshalarının bu kısa sürede tükeneceğini ve muhtelif Arap ve İslâm beldelerinde gördüğü rağbeti bulacağını tahmin etmiyordum – Allah’a hamd ve minnet olsun –, üstelik kitapta garip matbaa hataları bulunmasına rağmen; bu hatalar birçok sebepten ileri gelmektedir, belki de en bariz olanı kitabın benden uzakta basılmasıdır, bu sebeple baskısını bizzat denetleme ve diğer matbaa işleriyle yüklü olan “Kahire’deki es-Saff Merkezi”ni takip etme imkânım olmamıştır… Bütün bu sebepler bir araya gelerek bu acayip matbaa hatalarının vukûuna yol açmıştır ki bunlar evvela beni, saniyen neşriyatı yapanı, sâlisen de aziz okuyucuyu üzmüştür.
Kalemi kaldırmadan önce, kitapta benim iradem dışında meydana gelen bu hataların vukûu sebebiyle özrümü ve en derin üzüntümü beyan ederim.
İşte ben ikinci tab‘ı kıymetli okuyuculara hatalardan arınmış olarak – Allah’ın izniyle – takdim ediyorum; ayrıca bazı ilâveler de mevcuttur: birinci tab‘da üzerinde yorum yapmayı unuttuğum bazı noktalar ve hükmünü vermediğim bazı hadisler hakkında hüküm bulunmaktadır.
Ve Beyrut’taki Dâru İbni’l-Cevzî’nin çalışanlarına, sarf ettikleri gayretler sebebiyle en kalbî teşekkürlerimi sunarım.
مقدمة الطبعة الثانيةبسم الله الرحمن الرحيمإن الحمد لله نحمده، ونستعينه، ونستغفره، ونعوذ بالله من شرور أنفسنا وسيئات أعمالنا، من يهدِه الله فلا مضلى له، ومن يضلل فلا هاديَ له.وأشهد أن لا إله إلا اللهُ وحده لا شريك له، وأشهد أن محمدًا عبده ورسوله.وبعد:فإنني ما كنت أتوقع يوم ظهرت الطبعة الأولى من هذا الكتاب أن تنفد نسخها في هذه المدة اليسيرة، وأن تجد ما وجدته من الإقبال في مختلف البلاد العربية والإسلامية - ولله الحمد والمنة - مع ما في الكتاب من أخطاء مطبعية غريبة، نتيجة أمور متعددة ولعله أبرزها طباعة الكتاب بعيدًا عني، فلم يتسن لي الإشراف المباشر على طباعته، ومتابعة "مركز الصف في القاهرة" المثقل بالأعمال الطباعية الأخرى …وكل هذه الأسباب مجتمعة أدت إلى وقوع هذه الأخطاء المطبعية العجيبة، والمؤلمة لي أولًا، وللناشر ثانيًا، وللقارئ العزيز ثالثًا.وقبل أن أرفع القلم أقدم اعتذاري، وأسفي الشديد، عن وقوع هذه الأخطاء في الكتاب، والتي حصلت بعيدًا عن إرادتي.وإنني أقدم الطبعة الثانية للقراء الكرام خالية من الأخطاء - بعون الله - مزيدة، فيها بعض النقاط التي فاتني التعليق عليها، والحكم على بعض الأحاديث التي لم أحكم عليها، في الطبعة الأولى.وأتقدم بالشكر الجزيل للعاملين في دار ابن الجوزي بيروت على ما بذلوا
Bu faydalı ve güzel kitaba gösterilen samimi gayret, sürekli takip ve üstün ilginin bir eseridir. Kalemi elime almadan önce şu hususu belirtmek ve uyarmak zarureti hâsıl olmuştur: Dâru İhyâi't-Türâsi'l-Arabî – Beyrut, İmam Muhammed b. Ali eş-Şevkânî'nin "Neylü'l-Evtâr Şerhu Münteka'l-Ahbâr min Ehâdîsi Seyyidi'l-Ahyâr" adlı eserini basmış ve dış kapağına: "Hadislerini tahric eden ve şerh düşen: Muhammed Subhî Hasan Hallâk" yazmıştır. İç kapak sayfasına ise: "Kitaplarını, bablarını ve hadislerini numaralandıran ve yazma nüshayla karşılaştıran: (Muhammed Hallâk)" ibaresini koymuştur. Ayrıca kitaba bir mukaddime yazmış ve sonuna da: "Yazan: Muhammed Subhî Hasan Hallâk Ebû Mus'ab" kaydını düşmüştür. İlmî emanet duygusuyla söylüyorum ki, bu yayınevinin kitap üzerine yazdıklarından uzağım; bana nispet edilen şeylerden de uzağım. Yaptıklarından dolayı vebal onlaradır… Kitap üzerindeki çalışma – tahkik, tertip ve tashih – hâlen devam etmektedir. İnşallah yakında Dâru İbn Cevzî tarafından 15 ciltlik kapsamlı bir tahkik ve tam bir hizmetle neşredilecektir. Bu sebeple açıkça ifade etmek isterim ki, Dâru İhyâi't-Türâsi'l-Arabî bana ait olarak yalnızca şu iki eseri basmıştır: 1- Hâşiye-i İbn Âbidîn (müştereken). 2- el-Lübâb fî Tahrîci'l-Mübârekfûrî li-Kavli't-Tirmizî ve fî'l-Bâb. Allah'ım! Bütün amellerimizi sâlih kıl… Yalnız rızan için hâlis eyle… İçlerinde hiçbir kimseye şirk koşma. Yemen – San'a – Cuma akşamı, 10 Receb 1419 h. / 30 Ekim 1998 m. Ebû Mus'ab Muhammed Subhî b. Hasan Hallâk
من جهد طيب، ومتابعة دؤوبة، واهتمام فائق بهذا الكتاب الطيب المفيد.وقبل أن أضع القلم لا بد من القول والتنبيه:أن دار إحياء التراث العربي - بيروت قد طبعت كتاب "نيل الأوطار شرح منتقى الأخبار من أحاديث سيد الأخيار" للإمام محمد بن علي الشوكاني، وكتبتْ على الغلاف الخارجي: خرَّج أحاديثها وعلَّق عليها: محمد صبحي حسن حلاق.وكتبتْ على صفحة العنوان من الداخل: رقَّم كتبه وأبوابه وأحاديثه وقابله على نسخة خطية: (محمد حلاق).وكتبتْ مقدمة للكتاب وذيَّلتْها: وكتبه: محمد صبحي حسن حلاق أبو مصعب. وللأمانة العلمية أقول: أنني بريء مما كتبت هذه الدار على الكتاب، كما أنني بريء مما نسبت إليَّ، وهي تتحمل وزر ما فعلت …والكتاب لا يزال العمل جاريًا فيه - تحقيقًا وصفًّا ومراجعة - وسيصدر إن شاء الله قريبًا عن دار ابن الجوزي، بتحقيق شامل وخدمة كاملة بـ /١٥/ مجلدًا.فلذا أود أن أصرح بان دار إحياء التراث العربي لم تطبع لي سوى:١ - حاشية ابن عابدين: بالاشتراك.٢ - اللباب، في تخريج المباركفوري لقول الترمذي وفي الباب.اللهم اجعل أعمالنا كلها صالحة ..ولوجهك خالصة ..ولا تجعل فيها شركًا لأحد. اليمن - صنعاء - مساء يوم الجمعة١٠ / رجب/ ١٤١٩ هـ٣٠/ ١٠/ ١٩٩٨ م أبو مصعبمحمد صبحي بن حسن حلاق
Bismillâh ir-Rahmân ir-Rahîm. • Takdim, Fazîletli Doktor Hasan Muhammed Makbûlî el-Ehdel Kaleme Alan: San‘a Üniversitesi Şeriat ve Hukuk Fakültesi. • Takdim, Allâme Hammûd b. Muhammed b. Abdillâh Şerefeddin Kaleme Alan: Umumî İlim Enstitüleri Heyeti Vekili. • ithaf, Ebû Mus‘ab Muhammed Subhî b. Hasan Hallâk Kaleme Alan. • Muhakkikin Mukaddimesi: Ebû Mus‘ab Muhammed Subhî b. Hasan Hallâk. • Subulü’s-Selâm müellifinin biyografisi. • Bülûğu’l-Merâm müellifinin biyografisi. • Yazmaların tavsifi. • Muhakkikin eseri tahkik ve tahrîc metodu.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ• تقديم بقلم: فضيلة الدكتور حسن محمد مقبولي الأهدل، كلية الشريعة والقانون بجامعة صنعاء.• تقديم بقلم: العلَّامة حمود بن محمد بن عبد الله شرف الدين، وكيل الهيئة العامة للمعاهد العلمية.• الإهداء بقلم: أبي مصعب محمد صبحي بن حسن حلاق.• مقدمة المحقق: أبو مصعب محمد صبحي بن حسن حلاق.• ترجمة صاحب سبل السلام.• ترجمة صاحب بلوغ المرام.• وصف المخطوطات.• منهج المحقق في تحقيق الكتاب وتخريجه.
Her namazın, yalnızca içinde kılındığı vakti vardır. Yatsının ilk vakti, (kızıl) şafağın kaybolmasıdır ve gece yarısına kadar sürer [Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn Mâce, Beyhakî, Ahmed; sahih]. Nitekim hadiste, yatsının son vaktinin gecenin üçte biri olarak belirlendiği sabittir [Ahmed, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Tahâvî, Dârekutnî, Hâkim, Beyhakī, İbn Huzeyme; hasen]. Ancak gecenin yarısı ile ilgili hadisler sahihtir, dolayısıyla onlarla amel etmek vâciptir. Sabah namazının ilk vakti, fecir doğuşu ile başlar ve güneşin doğuşuna kadar devam eder. İşte Müslim'deki bu hadis [Müslim, Salât, 178], beş vaktin her birinin ilk ve son vaktini bildirmiştir.
لها إلَّا الذي صلَّى فيهِ. وأولُ العشاءِ غيبوبةُ الشفقِ [الأحمر](١) ويستمرُّ إلى نصفِ الليلِ(٢)، وقد ثبتَ في الحديثِ التحديدُ لآخرهِ بثُلُثِ الليلِ(٣)، لكنَّ أحاديثَ النصفِ صحيحةٌ فيجبُ العملُ بها، وأولُ وقتِ صلاةِ الصبح طلوعُ الفجرِ، ويستمرُّ إلى طلوعِ الشمسِ.فهذا الحديثُ الذي في مسلمٍ(٤)، قدْ أفادَ أولَ كلِّ وقتٍ منَ الخمسةِ وآخرَه.(١) زيادة من (أ).(٢) • للحديث الذي أخرجه أحمد في "المسند" (٣/ ٥)، وأبو داود في "السنن" (١/ ٢٩٣ رقم ٤٢٢)، والنسائي (١/ ٢٦٨)، وابن ماجه (١/ ٢٢٦ رقم ٦٩٣)، والبيهقي في "السنن الكبرى" (١/ ٤٥١) من حديث أبي سعيد، قال: "صلينا معَ رسولِ الله صلى الله عليه وسلم صلاةَ العَتْمَةِ فلم يخرُجْ حتى مضى نَحْو شطر الليلِ، فقال: "خذوا مقاعدكم"، فأخذنا مقاعِدَنا فقال: "إن الناسَ قد صَلُّوا وأخذُوا مضاجعَهُمْ، وإنكم لم تزالُوا في صلاةِ ما انتظرْتُم الصلاةُ، ولولا ضَعْفُ الضَّعِيفِ وسَقَمُ السقيمِ لأخَّرْتُ هذِهِ الصلاةَ إلى شَطْرِ الليلِ"، وهو حديث صحيح.وقد صحَّحه الألباني في صحيح أبي داود وغيره.• وللحديث الذي أخرجه البخاري (٢/ ٥١ رقم ٥٧٢)، ومسلم (١/ ٤٤٣ رقم ٢٢٢/ ٦٤٠)، عن أنس قال: أخَّرَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم صلاةَ العِشاءِ إلى نصفِ الليل، ثم صلَّى ثم قال: "قد صلَّى الناسُ وناموا، أما إنكم في صلاةٍ ما انتظرتُموها". واللفظ للبخاري.(٣) للحديث الذي أخرجه أحمد في "المسند" (١/ ٣٣٣)، وأبو داود (١/ ٢٧٤ رقم ٣٩٣)، والترمذي (١/ ٢٧٨ رقم ١٤٩)، والطحاوي في "شرح معاني الآثار" (١/ ١٤٧)، والدارقطني (١/ ٢٥٨ رقم ٦)، والحا كم (١/ ١٩٣)، والبيهقي (١/ ٣٦٤)، وابن خزيمة (١/ ١٦٨ رقم ٣٢٥) وغيرهم.عن ابن عباس قال: قال رسول اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: "أمَّني جبريل عليه السلام عند البيت مرتين .. وصلَّى بي العشاء إلى ثلث الليل … "، وإسناده حسن.(٤) في "صحيحه" (١/ ٤٢٩ رقم ١٧٨/ ٦١٤).عن أبي موسى عن رسولِ الله صلى الله عليه وسلم: أَنَّهُ أَتَاهُ سائلٌ يسألُهُ عن مواقيتِ الصلاةِ؟ فلم يَرُدَّ عليهِ شيئًا. قال: فأقامَ الفجر حين انشقَّ الفجرُ، والناسُ لا يكادُ يَعْرِفُ بعضُهم بعضًا، ثم أمَرَهُ فأقامَ بالظهرِ حينَ زالتِ الشمسُ. والقائلُ يقولُ: قد انتصفَ النهارُ، وهو كانَ أعلمَ منهم، ثم أمرَهُ فأقامَ بالعصرِ والشمسُ مرتفعةٌ، ثم أمرهُ فأقامَ بالمغرب حينَ وقعتِ الشمسُ، ثم أمرَهُ فأقامَ العشاءَ حينَ غابَ الشفقُ، ثمَّ أخَّرَ الفجرَ من الغَدِ حتى انصرفَ منها، والقائلُ يقولُ: قد طَلَعَتِ الشمسُ أو كادتْ، ثم أخَّرَ الظُّهْرَ حتى كانَ قريبًا من وقتِ العصرِ بالأمسِ، ثم أخرَ العصرَ حتى انصرفَ منها، والقائلُ يقولُ: قد احمرَّتِ الشمسُ، ثم أخَّرَ المغربَ حتى كان عِنْدَ سُقُوطِ الشفقِ، ثم أخرَ العِشاءَ حتى كانَ ثُلُثُ الليلِ الأوَّلُ، ثم أصبحَ فدعا السائلَ فقال: "الوقتُ بين هذين".
Takdim — Kaleme Alan: Faziletli Doktor Hasan Muhammed Makbûlî el-Ehdel, San'a Üniversitesi Şeriat ve Hukuk Fakültesi. Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. O tebareke ve teâlâ olana hamdeder, lütfettiği nimetlerden ötürü O'na şükrederiz. Şehadet ederiz ki Allah'tan başka ilâh yoktur, O birdir, ortağı yoktur. Yine şehadet ederiz ki Muhammed (s.a.v.) O'nun kulu ve resûlüdür. Ve ba'd: Muhakkak ki sevgili, faziletli âlim kardeşim, Şeyh Ebû Mus'ab Muhammed Subhî b. Hasan Hallâk bana, İmam Muhammed b. İsmâil el-Emîr (Allah rahmet eylesin)'in "Sübülü's-Selâm" adlı eseri üzerine yazmış olduğu ta‘lik, tahric ve tahkik çalışmalarını gösterdi. Mezkûr kitap defalarca basılmış olmasına rağmen, ondan önce bu tür bir çabayı gösteren birini görmedim. Zira muhakkik şeyh, büyük bir gayret göstermiş ve sünnet kitaplarından değerli bir esere hizmet etmiş, ilim talebeleri ve araştırmacılar için faydalı bir kaynak ortaya koymuştur. Bu kitap âlimler ve ilim talebeleri arasında meşhurdur; onun bulunmadığı bir okul, enstitü, üniversite veya kütüphane yoktur. Hele ki müellifi en meşhur ve en büyük âlimlerden olduğu için böyledir. Bu eser, el-Hâfız el-Kebîr Ahmed b. Alî b. Hacer'in "Bülûğu'l-Merâm min Edilleti'l-Ahkâm" adlı kitabının şerhi olup, o kitap (Bülûğu'l-Merâm) da tahir sünnetten şer‘î ahkâmın delillerinin çoğunu ihtiva etmektedir. Muhakkik (Allah kendisini hayırla mükâfatlandırsın) kitabı tahkik etmiş, hadislerini numaralandırmış, tahric etmiş, rivayet yollarını beyan etmiş, hadis ravilerinin biyografilerini vermiş ve hadislerin sıhhati hakkında konuşmuştur.
تقديم بقلم فضيلة الدكتور: حسن محمد مقبولي الأهدل كلية الشريعة والقانون بجامعة صنعاءبسم اللَّهِ الرحمن الرحيم:الحمد للَّه رب العالمين، نحمدُه تبارك وتعالى ونشكرُهُ على ما أنعم به وأَوْلى، ونشهد أن لا إله إلا الله وحده لا شريك له، ونشهد أن محمدًا عبدُه ورسوله صلى الله عليه وسلم.وبعد:لقد أطلعني أخي العزيزُ الفاضل العلامة الشيخ أبو مصعب محمد صبحي بن حسن حلاق على ما كتبه على كتاب "سبل السلام"، للإمام محمد بن إسماعيل الأمير رحمه الله، من تعليق وتخريج وتحقيق للكتاب المذكور، ولم أرَ من سبقه إلى مثل هذا الجَهْد، رغم أن الكتاب المذكورَ قد طُبع مرارًا، فقد قام الشيخ المحقق بجهدٍ كبير، وخدمة لسفْر جليل من كتب السنة، ومرجع مفيد لطلاب العلم، وللباحثين.وهو مشهور في أوساط العلماء وطلاب العلم، ولا تخلو مدرسة، أو معهد، أو جامعة، أو مكتبة من هذا الكتاب الجليل، خاصة وأن مؤلف الكتاب من أشهر العلماء وأكابرهم، وهو شرح لكتاب بلوغ المرام من أدلة الأحكام، للحافظ الكبير أحمد بن علي بن حجر، والذي ضم معظم أدلة الأحكام الشرعية من السنة المطهرة.وقد قام المحقِّق، جزاه الله خيرًا، بتحقيق الكتاب، وترقيم أحاديثه وتخريجها، وبيان طرقها، وترجم لرواة الأحاديث، وتكلَّم عن الأحاديث صحَّة
Ve (hadislerin) zayıflığını, delâletlerini Sünnet-i Mutahhara'nın kitaplarından ve onun muteber kaynaklarından beyan etmiş, metinleri öyle bir belgelemiştir ki araştırmacıya onların belgelenmesi konusunda hiçbir şüphe bırakmamaktadır. Garîbü'l-hadîs ve hadislerin delâlet ettiği ahkâm hakkında konuşmuş, ulemânın mezheplerini, görüşlerini ve delillerini açıklamıştır. İşte bu büyük gayretle kitap, mezkûr muhakkikin ihtimamıyla yeni bir elbise ve taze bir kılıfla ortaya çıkmaktadır. Allah kendisini en güzel mükâfatla mükâfatlandırsın; Sünnet'e yaptığı hizmet ve İslâm kütüphanesine eklediği bu teşekküre şayan gayret sebebiyle. Allah'tan kendisini mükâfatlandırmasını ve bunun için ecir yazmasını niyaz ederiz. Allah'ın salât ve selâmı Muhammed'e, âline ve sahabesine olsun. Bunu yazan: Doktor Hasan Muhammed Makbûlî el-Ehdel.
وضعفًا، وبيّن دلالاتها من كتب السنة المطهَّرة، ومراجعها المعتمدة، ووثَّق النصوص بما لا يدع للباحث شكًّا في توثيقها، وتكلم عن غريب الأحاديث وما دلَّت عليه الأحاديث من الأحكام، مع بيان مذاهب العلماء وآرائهم وأدلتهم.وبهذا الجهد الكبير يخرج الكتاب في ثوب قشيب، وحُلَّة جديدة، بعناية المحقِّق المذكور، جزاه الله خير الجزاء، فيما قدم من خدمة للسنة، وما أضافه إلى المكتبة الإسلامية من جهد يشكر عليه، ونسأل الله أن يثيبه ويكتب له الأجر على ذلك.وصلَّى الله على محمد وعلى آله وصحبه وسلَّم. كتبه الدكتورحسن محمد مقبولي الأهدل
Bismillâhirrahmânirrahîm. Takdim: Umûmî İlmî Müesseseler Heyeti Vekili Allâme Hammûd b. Muhammed b. Abdillah Şerefüddîn —Allah kendisini muhafaza ve riayet buyursun— tarafından kaleme alınmıştır. Hamd, bizi hayırlı şeriate ve en güzel nizama erişmekle muratlarımıza ve selâmet yollarına ulaştıran Allah'a mahsustur. Salât ve selâm, âlemlere rahmet olarak gönderilen Resûlü Muhammed (s.a.v.)'e, O'nun âline ve ashâbına (r.anhüm) olsun. Ve ba‘d: Kardeşimiz Allâme, muhterem üstad Muhammed Subhî b. Hasan Hallâk'ın Subulü's-Selâm Şerhu Bulûği'l-Merâm üzerine yaptığı tahkik ve ta‘lik ile onu modern bir baskıyla, kolay ve zevkli bir dille neşretmek suretiyle ortaya koyduğu büyük emeği tetkik ettim; bu çalışma, âmme için tıpkı hâssa gibi olmak üzere, özellikle modern çağda ifade, baskı ve tasnif usullerinin değişmesinden sonra Seyyidü'l-Enâm'ın sünnetini bilme ihtiyacımızı karşılamak içindir. Şüphesiz, üstad Muhammed Subhî b. Hasan Hallâk, kendilerinde istidat ve iktisap bulunan, bu iki boyutta büyük bir nasip almış nadide âlimlerdendir. Bu sebeple ilme hizmet için, bilhassa Kur'ân-ı Kerîm ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünneti olmak üzere, ellerinden gelen her türlü fedakârlıkta bulunmuş, gayretlerinin sonunu harcamış ve bu uğurda ömürlerini tüketmişlerdir. Allah, kardeşimiz Allâme Muhammed Subhî'den bu büyük gayreti sebebiyle razı olsun. Kendisine, inkâr edilemez gayretinden, gayet güzel üslubundan, faydalı ve semereli çalışmasından ve âlim bir müellifin eserinin mükemmel tashihinden ötürü şükran ve minnetlerimi arz ederim.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ تقديم بقلم وكيل الهيئة العامة للمعاهد العلمية العلامة حمود بن محمد بن عبد الله شرف الدين حفظه الله ورعاهالحمد للَّه الذي بلَّغنا الأماني ببلوغ المرام وسُبل السلام إلى خير شريعة وأفضل نظام، والصلاة والسلام على رسوله محمد المبعوث رحمة للعالمين، عليه وعلى آله وصحبه أفضل الصلاة والسلام.وبعد:فلقد تصفَّحت الجهد الكبير الذي قام به الأخ العلَّامة الأستاذ الجليل: محمد صبحي بن حسن حلاق من التحقيق والتعليق لسبل السلام شرح بلوغ المرام، وإخراجه بطابع حديث وبلُغة سهلة ممتعة؛ لتكون للعامة كما هي للخاصة، لسدِّ حاجتنا إلى معرفة سنة سيد الأنام، وخاصة بعد أن تغيَّرت أساليب التعبير والإخراج والتصنيف في العصر الحديث.وما من شك، فالأستاذ محمد صبحي بن حسن حلاق أحد العلماء الأفذاذ الذين توفر لديهم الموهبة والاكتساب، وأوتوا من هذين البُعدين بنصيب كبير، فقدَّموا كلَّ ما في وسعهم خدمة للعلم وبالأخص المصدرين العظيمين: كتاب الله وسنة رسوله صلى الله عليه وسلم، كما أعطوا كل غالٍ ورخيص، وبذلوا قُصارى جهدهم، وأنفقوا أعمارهم في سبيل ذلك، فرضي الله عن الأخ العلامة محمد صبحي لهذا الجهد الكبير، فله مني الشكر الجزيل وعظيم الامتنان لكل ما بذله من جَهد لا ينكر من الأسلوب الرائع والعمل الطيِّب المثمِر، والتهذيب المتقَن لمؤلِف عَالَم
Yemen'in önde gelen âlimlerinden, hatta İslâm ümmetinin büyük simalarından olan büyük müctehid imam Muhammed b. İsmâil el-Emîr (rahmetullahi aleyh), telif ettiği eserine, bu tahkikin ihtiva ettiği pek değerli faydalar sebebiyle bir başka eseri daha ilhak etmiştir. Allah ondan râzı olsun, onu râzı etsin ve bunu amel defterine kaydetsin. Âmin.
İlmî Enstitüler Genel Müdürlüğü Vekili
Hammûd b. Muhammed b. Abdullah Şerefeddin
Muharremü'l-Harâm ayı, sene 1415 H.
من أعلام اليمن بل من أعلام الأمة الإسلامية، الإمام المجتهد الكبير محمد بن إسماعيل الأمير رحمه الله، فضمَّ إلى مؤلَّفه مؤلَّفًا آخر لما اشتمل ذلك التحقيق من فوائد جليلة، فرضي اللَّهُ عنه وأرضاه وجعل ذلك في صحائف أعماله.آمين. وكيل الهيئة العامة للمعاهد العلميةحمود بن محمد بن عبد الله شرف الدينشهر محرم الحرام سنة ١٤١٥ هـ
İthaf… İlk üç asır ehl-i hadis yoluna en sıkı sarılanlara… Resûlullah (s.a.v.)'in sözünü, ricâlin sözlerine tercih edenlere… Muhammed (s.a.v.)'in Sünnet'ini hayatın her alanında tam bir rızayla, hiçbir darlık ve sıkıntı duymaksızın hakem kılanlara… Nesiller boyunca bu ümmetin udûlüne (âdil kimselerine)… Allah'a davet görevini her hayırlı vesile ve nurlu yollarla yerine getirenlere… Allah teâlânın: "Biz sana Zikr'i (Kur'an'ı) indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın ve belki onlar da tefekkür ederler" (Nahl Sûresi, 44) buyruğunu anlayanlara… Şu sözü düstur edinenlere:
"Nebî Muhammed'in dini haberlerdir; ne güzel binektir genç için eserler.
Hadisten ve ehlinden yüz çevirme; zira rey gecedir, hadis ise gündüz."
Bu eserimi takdim ediyorum: Ebû Mus'ab Muhammed Subhî b. Hasan Hallâk. Allah kendisini, anne-babasını ve Müslümanları bağışlasın.
الإهداء• إلى أشد الناس تمسكًا بسبيل أهل القرون الثلاثة الأولى … أهل الحديث ....• إلى الذين قدَّموا قول رسول الله صلى الله عليه وسلم على أقوال في الرجال …• إلى المحتكمين إلى سنة محمد صلى الله عليه وسلم شؤون الحياة كلها عن رضى كامل بلا ضيق ولا حرج ....• إلى عدول هذه الأمة على مرِّ الأجيال ....• إلى القائمين بالدعوة إلى اللَّه، بكل وسيله خيِّرة، وطويقة نِّيرة …• إلى المتفهِّمين لقوله تعالى: {وَأَنْزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ} [النحل: ٤٤].• إلى المتمثلين بقول القائل:دينُ النبيِّ محمدٍ أخبارُ … نعمَ المطيَّةُ للفتى الآثارُلا ترغبنَّ عن الحديث وآله … فالرأي ليلٌ والحديثُ نهارُأقدم إِنتاجي أبو مصعبمحمد صبحي بن حسن حلاقغفر الله له ولوالديه وللمسلمين
Resûlullah (s.a.v.)'den rivayet edildiğine göre: "Birimiz (namazdan) dönerken okunun düştüğü yerleri görürdü." Müttefekun aleyh(1). [Sahih] (Râfi‘ b. Hadîc'ten rivayet olunduğuna göre) Râfi‘ b. Hadîc'in hal tercümesi: Râfi‘, Ebû Abdullah künyesiyle anılır; ayrıca Ebû Hadîc de denilir. Hazrecî, Ensârî, Evsî olup Medine ehlindendir. Bedir'e yaşının küçüklüğünden dolayı katılamamış, Uhud ve sonrasındaki gazvelerde bulunmuştur. Uhud günü bir ok isabet etmiş, bunun üzerine Nebî (s.a.v.) kendisine: "Ben kıyamet günü senin için şahitlik ederim" buyurmuştur(3). Abdülmelik b. Mervân'ın zamanına kadar yaşamış, yarası nihayet kapanmış ve yetmiş üç veya yetmiş dört yılında vefat etmiştir. O zaman seksen altı yaşında idi. (Bir rivayette) Yezîd b. Muâviye zamanında yüz (yaşında) olduğu da söylenir.
(1) Buhârî (2/40, nr. 559), Müslim (1/441, nr. 217/637). Ben derim ki: Ebû Avâne de rivayet etmiştir (1/361). (2) Hal tercümesi için bk. et-Târîhu'l-Kebîr (3/299, nr. 1024), el-Ma‘ârif (306-307), el-Cerh ve't-Ta‘dîl (3/479, nr. 2150), el-Müstedrek (3/561-562), Mir’âtü’l-Cinân (1/186), el-‘İber (1/61), el-Bidâye ve’n-Nihâye (9/4), Mecma‘u’z-Zevâid (9/345-346), el-Metâlibü’l-Âliye (4/110, nr. 4093), Mu‘cemü’t-Taberânî el-Kebîr (4/238-288, nr. 421), el-Kâmil fi‘t-Târîh (2/136,151, 3/115,191, 4/364), Târîhu’t-Taberî (1/556,558,570). (3) Ahmed b. Hanbel, el-Müsned (6/378)'de Amr b. Merzûk tarikiyle, Yahyâ b. Abdülhamîd b. Râfi‘ b. Hadîc'ten, bana Râfi‘in hanımı yaşlı kadının haber verdiğine göre: Râfi‘, Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte Uhud veya Hayber günü (şüphe ediyorum) sadrına (göğsüne) bir ok isabet etti. Bunun üzerine Nebî (s.a.v.)'e gelip: 'Ey Allah'ın Resûlü, oku çıkar' dedi. Resûlullah: 'Ey Râfi‘, dilersen oku ve bez parçasını (kutbe) birlikte çıkarayım, dilersen oku çıkarıp kutbeyi bırakayım ve kıyamet günü senin şehit olduğuna şahitlik edeyim' buyurdu. Râfi‘: 'Ey Allah'ın Resûlü, oku çıkar ve kutbeyi bırak; kıyamet günü benim şehit olduğuma şahitlik et' dedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) oku çıkardı ve kutbeyi bıraktı. Ayrıca Taberânî el-Mu‘cemü'l-Kebîr (4/239, nr. 4242)'de rivayet etmiş, Heysemî Mecma‘u'z-Zevâid (9/345-346)'de demiştir ki: Râfi‘in hanımı sahâbî ise (bilinir), değilse tanımıyorum; diğer ricali sikadır. (4) (a) nüshasında: "zaman" şeklindedir. (5) (a)'dan ekleme.
رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَنْصَرِفُ أَحَدُنَا وَإِنَّهُ لَيُبْصرُ مَوَاقِع نَبْلِهِ. مُتَّفقٌ عَلَيْهِ(١). [صحيح](وَعَنْ رافعِ بن خَدِيجٍ)(٢) بفتحِ الخاءِ المعجمةِ، وكسرِ الدالِ المهملةِ، فمثناةٍ تحتيةٍ فجيمٍ. ترجمة رافع بن خديجورافعٌ هوَ: أبو عبدِ اللَّهِ، ويقالُ: أبو خديجٍ الخزرجيُّ الأنصاريُّ الأوسيُّ منْ أهلِ المدينةِ، تأخرَ عن بدرٍ لصغرِ سنِّه، وشهدَ أُحُدًا وما بعدَها، أصابهُ سهمٌ يومَ أُحدٍ فقالَ لهُ النبيُّ صلى الله عليه وسلم: "أنا أشهدُ لكَ يومَ القيامةِ"(٣)، وعاشَ إلى [زمان](٤) عبدِ الملكِ بن مروانَ، ثمَّ انقضتْ جراحتُه فماتَ سنةَ ثلاثٍ أو أربعٍ وسبعينَ، ولهُ ستٌّ وثمانونَ سنةً، وقيل: [ومائة](٥)، زمن يزيدَ بن معاويةَ.(١) البخاري (٢/ ٤٠ رقم ٥٥٩)، ومسلم (١/ ٤٤١ رقم ٢١٧/ ٦٣٧).قلت: وأخرجه أبو عوانة (١/ ٣٦١).(٢) انظر ترجمته في: "التاريخ الكبير" (٣/ ٢٩٩ رقم ١٠٢٤)، و"المعارف" (٣٠٦ - ٣٠٧)، و"الجرح والتعديل" (٣/ ٤٧٩ رقم ٢١٥٠)، و"المستدرك" (٣/ ٥٦١ - ٥٦٢)، و"مرآة الجنان" (١/ ١٨٦) و"العبر" (١/ ٦١) و"البداية والنهاية" (٩/ ٤)، و"مجمع الزوائد" (٩/ ٣٤٥ - ٣٤٦)، و"المطالب العالية" (٤/ ١١٠ رقم ٤٠٩٣)، و"معجم الطبراني الكبير" (٤/ ٢٣٨ - ٢٨٨ رقم ٤٢١)، و"الكامل في التاريخ" (٢/ ١٣٦، ١٥١) و (٣/ ١١٥، ١٩١) و (٤/ ٣٦٤)، و"تاريخ الطبري" (١/ ٥٥٦، ٥٥٨، ٥٧٠).(٣) أخرجه أحمد في "المسند" (٦/ ٣٧٨) من طريق عمرو بن مرزوق، عن يحيى بن عبد الحميد بن رافع بن خديج، أخبرتني جدتي امرأة رافع أن رافعًا رمى مع رسول الله صلى الله عليه وسلم يوم أحد أو يوم خيبر - قال: أنا أشك - بسهم في ثنْدُوَتهِ، فأتى النبي صلى الله عليه وسلم فقال: يا رسول الله انزع السهم، قال: يا رافع إن شئتَ نزعتُ السهم والقُطْبَةَ جميعًا، وإن شئتَ نزعتُ السهمَ وتركتُ القُطْبَةَ وشَهِدْتُ لك يوم القيامةِ أنكَ شهيدٌ، قال: يا رسول الله بل انزع السهم واترك القطبة واشهد لي يوم القيامة أني شهيد، قال: فنزع رسول الله صلى الله عليه وسلم السهم وترك القطبة.وأخرجه الطبراني في "المعجم الكبير" (٤/ ٢٣٩ رقم ٤٢٤٢)، وأورده الهيثمي في "مجمع الزوائد" (٩/ ٣٤٥ - ٣٤٦) وقال: امرأة رافع إن كانت صحابية وإلا فإني لم أعرفها وبقية رجاله ثقات.(٤) في (أ): "زمن".(٥) زيادة من (أ).