Sünen-i Ebû Dâvûd – Dihlî Baskısı, ‘Avnü’l-Ma‘bûd ile Birlikte. Kısım: Hadis Külliyâtı. Kitap: Sünen-i Ebû Dâvûd ve Şerhi ‘Avnü’l-Ma‘bûd. Müellif: Ebû Dâvûd Süleyman b. el-Eş‘as b. İshak b. Beşîr el-Ezdî es-Sicistânî (ö. 275). (Şerh: ‘Avnü’l-Ma‘bûd – Şerefü’l-Hak el-Azîmâbâdî, ö. 1329). Ebû Dâvûd'un Sünen metni 11 nüsha üzerinden tespit edilmiştir. Bunların tamamı, tam olmayan tek bir nüsha (İbn Dâse rivayeti) hâriç olmak üzere, el-Lü'lüî rivayetine dayanmaktadır. İhtilaf hâlinde el-Mizzî'nin Tuhfetü’l-Eşrâf'ına, el-Münzirî'nin Muhtasar'ına, el-Hattâbî'nin şerhine, Câmi‘u’l-Usûl'e ve diğer kaynaklara müracaat edilir. Baskıda, Şeyh Telattuf Hüseyin ed-Dihlevî (ö. 1334) tarafından yazılmış haşiyeler bulunmaktadır. Nâşir: el-Matba‘atü’l-Ensâriyye, Dihlî – Hindistan. Neşir Yılı: 1323. Cilt Adedi: 4. Uyarı: Bu elektronik nüsha, yalnızca Sünen-i Ebû Dâvûd metnine mahsustur; ‘Avnü’l-Ma‘bûd şerhini ihtiva etmemektedir. Meşhur olması sebebiyle hadislere Muhyiddîn Abdülhamîd numaralandırması eklenmiştir; basılı nüshada ise herhangi bir hadis numaralandırması bulunmamaktadır. [Kitap numaralandırması basılı nüshaya uygun olup, Tahrîc Hizmeti dâhilindedir.] Ramisher'de yayın tarihi: 1 Temmuz 2026.
سنن أبي داود - ط دهلي مع عون المعبود (أبو داود)القسم: كتب السنةالكتاب: سنن أبي داود مع شرحه عون المعبودالمؤلف: أبو داود، سليمان بن الأشعث بن إسحاق بن بشير الأزدي السجستاني (ت ٢٧٥)(والشرح «عون المعبود» لشرف الحق العظيم آبادي ت ١٣٢٩)ضُبط نص السنن لأبي داود: على ١١ نسخة، كلها من رواية اللؤلؤي إلا واحدة من رواية ابن داسة غير تامة، وعند الاختلاف يُرجع إلى تحفة الأشراف للمزي ومختصر المنذري وشرح الخطابي وجامع الأصول وغير ذلكعلى المطبوع حواشٍ: كتبها الشيخ تلطف حسين الدهلوي (ت ١٣٣٤ هـ)الناشر: المطبعة الأنصارية بدهلي- الهندعام النشر: ١٣٢٣ هـعدد الأجزاء: ٤تنبيه: هذه النسخة الإلكترونية مقتصرة على (سنن أبي داود) فقط دون الشرح «عون المعبود»، وأضيف ترقيم محيي الدين عبد الحميد للأحاديث لاشتهاره، وليس في المطبوع أي ترقيم للأحاديث[ترقيم الكتاب موافق للمطبوع، وهو ضمن خدمة التخريج]تاريخ النشر في Ramisher: ١ يوليو ٢٠٢٦.
Sünen-i Ebû Dâvûd Delhi şehrinde bulunan Ensârî Matbaası’nda olup hâlâ el-Bâri‘ Teâlâ’nın hıfzındadır.
سنن أبي داود في المطبع الأنصاري لا زال في حفظ الباري الواقع في بلدة دهلي
1557 - Bize İbnü’s-Serh ve Süleyman b. Dâvûd tahdîs edip dediler ki: Bize İbn Vehb ahbâr etti; bana Yûnus, ez-Zührî’den bu hadisi haber verdi. Dedi ki: Ebû Bekir (r.a.) şöyle buyurdu: «Muhakkak ki onun hakkı, zekâtın edâsıdır.» Yine dedi ki: «Bir ikāl (yani zekât devesinin yuları/bir bağ)…»
١٥٥٧ - حَدَّثَنَا ابْنُ السَّرْحِ، وَسُلَيْمَانُ بْنُ دَاوُدَ قَالَا: أَنَا ابْنُ وَهْبٍ أَخْبَرَنِي يُونُسُ ، عَنِ الزُّهْرِيِّ هَذَا الْحَدِيثَ قَالَ: قَالَ أَبُو بَكْرٍ: «إِنَّ حَقَّهُ أَدَاءُ الزَّكَاةِ، وَقَالَ: عِقَالًا.»
Zekâtın Vâcip Olduğu Mallar Bâbı
بَابُ مَا تَجِبُ فِيهِ الزَّكَاةُ
Kenzin ne olduğu ve hulî zekâtı bâbı.
بَابُ الْكَنْزِ مَا هُوَ؟ وَزَكَاةِ الْحُلِيِّ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Tahâret Kitabı. Hacet Giderme Ânında Tenhâya Çekilme Babı.
بسم الله الرحمن الرحيم كِتَابُ الطَّهَارَةِبَابُ التَّخَلِّي عِنْدَ قَضَاءِ الْحَاجَةِ
5 - Bize el-Hasan b. Amr es-Sedûsî haber verdi. Dedi ki: Bize Vekî‘, Şu‘be’den, o da Abdülazîz b. Suhayb’dan, o da Enes’ten (r.a.) bu hadisi rivayet etti. (Enes) dedi ki: «Allahümme innî eûzü bike.» Şu‘be dedi ki: (Bir kere de) «Eûzü billâh» demiştir.
٥ - حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَمْرٍو يَعْنِي السَّدُوسِيَّ، قَالَ: ثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ هُوَ ابْنُ صُهَيْبٍ ، عَنْ أَنَسٍ بِهَذَا الْحَدِيثِ، قَالَ: «اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ، وَقَالَ شُعْبَةُ: وَقَالَ مَرَّةً: أَعُوذُ بِاللهِ».
Bize Abdullah b. Muhammed en-Nüfeylî rivayet etti. Dedi ki: Bize İbnü'l-Mübârek, Muhammed b. Aclân'dan; o, Ka‘ka‘ b. Hakîm'den; o, Ebû Sâlih'ten; o da Ebû Hureyre'den (r.a.) rivayet etti. Ebû Hureyre (r.a.) dedi ki: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: 'Ben sizin için ancak bir baba mesabesindeyim; size öğretiyorum. Biriniz kaza-yı hacet için gittiğinde, kıbleye yönelmesin ve kıbleye arkasını dönmesin; sağ eliyle de istinca etmesin.' O (s.a.v.) ayrıca üç taş kullanmayı emreder, hayvan tersi ve kemikten ise nehyederdi.
٨ - حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ مُحَمَّدٍ النُّفَيْلِيُّ، قَالَ: ثَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَجْلَانَ ، عَنِ الْقَعْقَاعِ بْنِ حَكِيمٍ ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم: «إِنَّمَا أَنَا لَكُمْ بِمَنْزِلَةِ الْوَالِدِ أُعَلِّمُكُمْ، فَإِذَا أَتَى أَحَدُكُمُ الْغَائِطَ فَلَا يَسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ وَلَا يَسْتَدْبِرْهَا، وَلَا يَسْتَطِبْ بِيَمِينِهِ، وَكَانَ يَأْمُرُ بِثَلَاثَةِ أَحْجَارٍ، وَيَنْهَى عَنِ الرَّوْثِ وَالرِّمَّةِ».
Bâb: Bevl Hâlinde Olan Kişinin Selamı Alması
بَابٌ فِي الرَّجُلِ يَرُدُّ السَّلَامَ وَهُوَ يَبُولُ
Bevilden İstibrâ' Babı
بَابُ الِاسْتِبْرَاءِ مِنَ الْبَوْلِ
22 - Bize Müsedded rivayet etti, bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti, bize el-A'meş, Zeyd b. Vehb'den, o da Abdurrahman b. Hasene'den rivayetle dedi ki: "Ben ve Amr b. el-Âs, Nebî (s.a.v.)'e gittik. Derken elinde bir derake ile çıktı, sonra onunla gizlendi, sonra idrarını yaptı. Bunun üzerine biz: 'Bakın, kadının işediği gibi işiyor!' dedik. O bunu işitti ve şöyle buyurdu: 'İsrâiloğullarından bir adamın başına geleni bilmiyor musunuz? Onlardan birine idrar isabet edecek olsa, idrarın isabet ettiği yeri keserlerdi. O adam onları bundan nehyetti, bunun üzerine kabrinde azaba uğratıldı.'"
Ebû Dâvûd dedi ki: Mansûr, Ebû Vâil'den, o da Ebû Mûsâ'dan bu hadis hakkında şöyle dedi: "Derilerinden birini (keserlerdi)." Âsım ise Ebû Vâil'den, o da Ebû Mûsâ'dan, o da Nebî (s.a.v.)'den rivayetle: "Vücutlarından birini (keserlerdi)." dedi.
٢٢ - حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ ، ثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ ، ثَنَا الْأَعْمَشُ ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَسَنَةَ، قَالَ: «انْطَلَقْتُ أَنَا وَعَمْرُو بْنُ الْعَاصِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، فَخَرَجَ وَمَعَهُ دَرَقَةٌ، ثُمَّ اسْتَتَرَ بِهَا، ثُمَّ بَالَ، فَقُلْنَا: انْظُرُوا إِلَيْهِ يَبُولُ كَمَا تَبُولُ الْمَرْأَةُ، فَسَمِعَ ذَلِكَ، فَقَالَ: أَلَمْ تَعْلَمُوا مَا لَقِيَ صَاحِبُ بَنِي إِسْرَائِيلَ؟ كَانُوا إِذَا أَصَابَهُمُ الْبَوْلُ قَطَعُوا مَا أَصَابَهُ الْبَوْلُ مِنْهُمْ، فَنَهَاهُمْ فَعُذِّبَ فِي قَبْرِهِ.»قَالَ أَبُو دَاوُدَ : قَالَ مَنْصُورٌ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ أَبِي مُوسَى فِي هَذَا الْحَدِيثِ، قَالَ: جِلْدَ أَحَدِهِمْ، وَقَالَ عَاصِمٌ عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ أَبِي مُوسَى، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ: جَسَدَ أَحَدِهِمْ.
Bir adamın geceleyin bir kabın içine bevledip sonra onu yanına koyması hakkında bâb.
بَابٌ فِي الرَّجُلِ يَبُولُ بِاللَّيْلِ فِي الْإِنَاءِ ثُمَّ يَضَعُهُ عِنْدَهُ
28 – Bize Ahmed b. Yunus rivayet etti. (Dedi ki:) Bize Züheyr, Dâvud b. Abdullah’tan, o da Humeyd el-Himyerî’den –ki İbn Abdurrahmân’dır– rivayet etti. (Humeyd) dedi: “Nebî (s.a.v.)’e, Ebû Hureyre (r.a.)’nin sahabe olduğu gibi sahabe olmuş bir adama rastladım. O dedi: Resûlullah (s.a.v.), her gün taranmamızı veya yıkandığımız yerde bevletmemizi yasakladı.”
٢٨ - حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ ، ثَنَا زُهَيْرٌ ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ عَبْدِ اللهِ ، عَنْ حُمَيْدٍ الْحِمْيَرِيِّ، وَهُوَ ابْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ، قَالَ: «لَقِيتُ رَجُلًا صَحِبَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَمَا صَحِبَهُ أَبُو هُرَيْرَةَ، قَالَ: نَهَى رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَمْتَشِطَ أَحَدُنَا كُلَّ يَوْمٍ أَوْ يَبُولَ فِي مُغْتَسَلِهِ.»
33. Bize Ebû Tûbe er-Rabî‘ b. Nâfi‘ haber verdi; dedi ki: Bize Îsâ b. Yûnus, İbn Ebî Arûbe’den; o da Ebû Ma‘şer’den; o da İbrahim’den; o da Âişe (r. anhâ)’den rivayet etti. Âişe dedi ki: «Resûlullah (s.a.v.)’in sağ eli tahareti ve yemeği içindir; sol eli ise abdest bozma ve eziyet veren (temizlik dışı) şeyler içindi.»
٣٣ - حَدَّثَنَا أَبُو تَوْبَةَ الرَّبِيعُ بْنُ نَافِعٍ، نَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ ، عَنِ ابْنِ أَبِي عَرُوبَةَ ، عَنْ أَبِي مَعْشَرٍ ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: «كَانَتْ يَدُ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم الْيُمْنَى لِطُهُورِهِ وَطَعَامِهِ، وَكَانَتْ يَدُهُ الْيُسْرَى لِخَلَائِهِ، وَمَا كَانَ مِنْ أَذًى».
İstincâda kullanılması nehyedilen şeyler bâbı
بَابُ مَا يُنْهَى عَنْهُ أَنْ يُسْتَنْجَى بِهِ