el-Musannef – Abdürrezzâk – thk. el-A‘zamî (Abdürrezzâk es-San‘ânî)
Bölüm: Sünnet Kitapları
Kitap: el-Musannef
Onu takip eden: İmam Ma‘mer b. Râşid el-Ezdî’nin el-Câmi‘ adlı eseri; Abdürrezzâk es-San‘ânî rivâyeti [Şâmile’de müstakil olarak neşredilmiştir]
Müellif: Ebû Bekir Abdürrezzâk b. Hemmâm es-San‘ânî (126-211 H)
Muhakkik: Habîburrahmân el-A‘zamî [ö. 1412 H]
Yayıncı: el-Meclisü’l-İlmî – Hindistan; Dağıtım: el-Mektebü’l-İslâmî – Beyrut
Baskı: İkinci Baskı, 1403 H / 1983 M
Cilt Sayısı: 12 (son cilt fihristlerdir)
[Kitabın numaralandırması matbu nüshaya mutabıktır]
Ramisher’de yayın tarihi: 1 Temmuz 2026.
المصنف - عبد الرزاق - ت الأعظمي (عبد الرزاق الصنعاني) القسم: كتب السنة الكتاب: المصنفويليه: كتاب الجامع للإمام معمر بن راشد الأزدي، رواية عبد الرزاق الصنعاني [منشور بالشاملة مستقلا]المؤلف: أبو بكر عبد الرزاق بن همام الصنعاني (١٢٦ - ٢١١ هـ)المحقق: حبيب الرحمن الأعظمي [ت ١٤١٢ هـ]الناشر: المجلس العلمي- الهند، توزيع المكتب الإسلامي - بيروت الطبعة: الثانية، ١٤٠٣ هـ - ١٩٨٣عدد الأجزاء: ١٢ (الأخير فهارس)[ترقيم الكتاب موافق للمطبوع]تاريخ النشر في راميشر: ١ يوليو ٢٠٢٦.
Tahâret Kitabı
كتاب الطهارة
2251 – Abdürrezzâk, es-Sevrî'den; o, Sa'd b. İshâk b. Ka'b b. Ücre'den; o da Ka'b b. Ücre'nin evlâdından bir adamdan rivâyet etti ki, bu adam güneş doğuncaya kadar sabah namazına uyanamayıp uyumuştu. Adam dedi ki: “Kalkıp namaz kılacağım sırada (Ka'b) beni çağırdı ve —yani Ka'b— güneş yükselip iyice ağarıncaya kadar beni oturttu. Sonra bana: 'Kalk, namaz kıl!' dedi.”
٢٢٥١ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنِ الثَّوْرِيِّ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِسْحَاقَ بْنِ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، عَنْ رَجُلٍ، مِنْ وَلَدِ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ: أَنَّهُ نَامَ عَنِ الْفَجْرِ حَتَّى طَلَعَتِ الشَّمْسُ قَالَ: فَقُمْتُ فَأُصَلِّيَ فَدَعَانِي فَأَجَلَسَنِي - يَعْنِي كَعْبًا - حَتَّى ارْتَفَعَتِ الشَّمْسُ وَابْيَضَّتْ، ثُمَّ قَالَ: «قُمْ فَصَلِّ»
Kolların Yıkanması Bâbı
بَابُ غَسْلِ الذِّرَاعَيْنِ
Bâb: Başın Mesh Edilmesi
بَابُ الْمَسْحِ بِالرَّأْسِ
Abdurrezzak, es-Sevrî’den; o, Abd Rabbih’ten; o, Nâfi‘den; o da İbn Ömer’den rivayet etmektedir ki İbn Ömer (r.a.) başını bir kez mesh ederdi.
٨ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنِ الثَّوْرِيِّ، عَنْ عَبْدِ رَبِّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ أَنَّهُ كَانَ يَمْسَحُ رَأْسَهُ مَرَّةً "
11 - Abdürrezzâk, Ma'mer'den; Ma'mer, Abdullah b. Muhammed b. Akîl'den; o da Rübeyyi' bint Afrâ'dan rivayet etti: Nebî (s.a.v.) abdest aldı ve başını iki kez meshetti. Dedi: Bana ulaştığına göre Alî (r.a.) 'üç kez meshetti' demiştir.
١١ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنِ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ عَفْرَاءَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم: «تَوَضَّأَ وَمَسَحَ رَأْسَهُ مَرَّتَيْنِ». قَالَ: وَبَلَغَنِي أَنَّ عَلِيًّا قَالَ: «مَسَحَ ثَلَاثًا»
16 – Abdürrezzâk, es-Sevrî'den şöyle rivayet eder: «Kişi başını mesh eder de kulaklarını mesh etmezse, bu ona kâfi gelir. Kulaklarını mesh edip de başını mesh etmezse, bu ona kâfi gelmez.»
١٦ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنِ الثَّوْرِيِّ قَالَ: «إِذَا مَسَحَ الرَّجُلُ بِرَأْسِهِ، وَلَمْ يَمْسَحْ بِأُذُنَيْهِ أَجْزَأَهُ، وَإِنْ مَسَحَ بِأُذُنَيْهِ وَلَمْ يَمْسَحْ بِرَأْسِهِ لَمْ يُجْزِئْهُ»
18 - Abdürrezzâk, İsrâil'den, o da Mûsâ b. Ebî Âişe'den rivayet etti. Mûsâ dedi ki: Mus'ab b. Sa'd'ı işittim; bir adam ona sordu: "Abdest alırken yüzümü ve kollarımı yıkıyorum; elimde kalan su başımı meshetmek için bana yeter mi, yoksa başım için ayrıca yeni su mu alayım?" O da: "Hayır, bilakis başın için ayrıca yeni su al." dedi.
١٨ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ مُوسَى بْنِ أَبِي عَائِشَةَ قَالَ: سَمِعْتُ مُصْعَبَ بْنَ سَعْدٍ، وَسَأَلَهُ رَجُلٌ، فَقَالَ: أَتَوَضَّأُ وَأَغْسِلُ وَجْهِي وَذِرَاعَيَّ فَيَكْفِينِي مَا فِي يَدَيَّ لِرَأْسِي، أَوْ أُحْدِثُ لِرَأْسِي مَاءً؟ قَالَ: «لَا بَلْ أَحْدِثْ لِرَأْسِكَ مَاءً»
22 - Abdürrezzâk, İbn Cüreyc'den rivayet eder. (İbn Cüreyc) dedi ki: Atâ'ya: “Başını, yüzünün artık suyuyla mı mesh ediyorsun?” dedim. (Atâ): “Hayır; lakin ellerimi suya daldırır ve onlarla mesh ederim. Ne onları silkerim ne de içlerindeki suyun kurumasını beklerim. Ben saçın ıslatılmasına gerçekten çok özen gösteririm.” dedi.
٢٢ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ قَالَ: قُلْتُ لِعَطَاءٍ: بِفَضْلِ وَجْهِكَ تَمْسَحُ رَأْسَكَ؟ قَالَ: «لَا، وَلَكِنْ أَغْمِسُ يَدَيَّ فِي الْمَاءِ وَأَمْسَحُ بِهِمَا، وَلَا أَنْفُضُهُمَا، وَلَا أَنْتَظِرُ أَنْ يَجِفَّ الَّذِي فِيهِمَا مِنَ الْمَاءِ، وَإِنِّي لَحَرِيصٌ عَلَى بَلِّ الشَّعْرِ»
27 - Abdürrezzâk, Abdullah b. Muharrir'den; o, Yezîd b. el-Asam'dan; o da Ebû Hureyre'den (r.a.) rivayet etmiştir. Ebû Hureyre (r.a.) dedi ki: «İki kulak baştandır.»
٢٧ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَرَّرٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ الْأَصَمِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: «الْأُذُنَانِ مِنَ الرَّأْسِ»
31 - Abdürrezzâk, Ma'mer'den, o da Katâde'den rivayet eder ki Katâde, iki kulağa mesh eder ve «İki kulak baştandır» derdi.
٣١ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ قَتَادَةَ، أَنَّهُ كَانَ يَمْسَحُ الْأُذُنَيْنِ، وَيَقُولُ: «الْأُذُنَانِ مِنَ الرَّأْسِ»
35 - Abdurrezzâk, Ma'mer'den; Ma'mer, Abdullah b. Muhammed b. Akîl'den; o da Rübeyyi' bint Afrâ'dan rivayet etti ki Nebi (s.a.v.) kulaklarının dışını ve içini mesh etmiştir.
٣٥ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنِ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ عَفْرَاءَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم، «مَسَحَ بِأُذُنَيْهِ ظَاهِرَهُمَا وَبَاطِنَهُمَا»
Kel Olan Kimsenin Başını Mesh Etme Bâbı
بَابُ مَسْحِ الْأَصْلَعِ
Abdurrezzâk, Ma‘mer’den, Amr’dan, Hasan’ın abdestte başına mesh etmeyi unutan kimse hakkında şöyle dediğini rivayet eder: “Eğer sakalında rutubet varsa yalnızca başına mesh etsin, namazı da iade etsin.”
٤٢ - عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ عَمْرٍو، عَنِ الْحَسَنِ فِي الَّذِي نَسِيَ مَسْحَ الرَّأْسِ فِي الْوُضُوءِ قَالَ: «إِنْ كَانَ فِي لِحْيَتِهِ بَلَلٌ فَلْيَمْسَحْ بِرَأْسِهِ فَقَطْ، وَلْيُعِدِ الصَّلَاةَ»