et-Tis'îniyye (İbn Teymiyye)
Bölüm: Fırkalar ve Reddiyeler
Kitap: et-Tis'îniyye
Müellif: Takıyyüddîn Ebü'l-Abbâs Ahmed b. Abdilhalîm b. Abdüsselâm b. Abdillâh b. Ebî'l-Kâsım b. Muhammed İbn Teymiyye el-Harrânî el-Hanbelî ed-Dımaşkî (ö. 728 h.)
Tahkik ve İnceleme: Dr. Muhammed b. İbrâhîm el-'Aclân
Yayınevi: Mektebetü'l-Me'ârif li'n-Neşri ve't-Tevzî', Riyad - Suûdî Arabistan Krallığı
Baskı: Birinci, 1420/1999
Cilt Sayısı: 3 (müteselsil numaralandırma)
[Kitap numaralandırması matbu nüshaya uygundur]
Ramisher'de yayın tarihi: 1 Temmuz 2026.
التسعينية (ابن تيمية)القسم: الفرق والردودالكتاب: التسعينيةالمؤلف: تقي الدين أبو العباس أحمد بن عبد الحليم بن عبد السلام بن عبد الله بن أبي القاسم بن محمد ابن تيمية الحراني الحنبلي الدمشقي (ت ٧٢٨ هـ)دراسة وتحقيق: الدكتور محمد بن إبراهيم العجلانالناشر: مكتبة المعارف للنشر والتوزيع، الرياض - المملكة العربية السعوديةالطبعة: الأولى، ١٤٢٠ هـ - ١٩٩٩ معدد الأجزاء: ٣ (متسلسلة الترقيم)[ترقيم الكتاب موافق للمطبوع]تاريخ النشر في Ramisher: ١ يوليو ٢٠٢٦.
et-Tis‘îniyye - Cilt 1. et-Tis‘îniyye. Telif: Şeyhülislâm Ahmed b. Abdülhalîm b. Teymiyye (661 h. - 728 h.). Tahkik ve İnceleme: Dr. Muhammed b. İbrahim el-Aclân. İmam Muhammed b. Su‘ûd İslâm Üniversitesi, Akîde ve Çağdaş Mezhepler Anabilim Dalı öğretim üyesi. [Birinci Cilt]
التسعينية - جـ ١التسعينية تأليفشيخ الإسلام أحمد بن عبد الحليم بن تيمية (٦٦١ هـ - ٧٢٨ هـ) دراسة وتحقيقالدكتور محمد بن إبراهيم العجلانعضو هيئة التدريس بقسم العقيدة والمذاهب المعاصرة بجامعة الإمام محمد بن سعود الإسلامية [المجلد الأول]
Bütün hakları yayıncıya aittir. Bu kitabın herhangi bir kısmının, yayıncının önceden yazılı izni olmaksızın herhangi bir yöntemle yayımlanması, depolanması, kaydedilmesi, fotokopi çekilmesi veya tercüme edilmesi yasaktır. Birinci Baskı: 1420 H. - 1999 M. Mektebetü'l-Maârif Neşriyat ve Dağıtım, 1420 H. Kral Fahd Millî Kütüphanesi Yayın Fihristi: İbn Teymiyye, Ahmed Abdülhalîm. et-Tis‘îniyye / Tahkik: Muhammed İbrahim el-Aclân - Riyad. 376 s., 17×24 cm. ISBN: 5-36-830-9960 (Takım), 3-37-380-9960 (Cilt 1). 1. İslâm Akâidi 2. İslâm Felsefesi 3. İslâm Mezhepleri a. el-Aclân, Muhammed İbrahim (Muhakkik) b. Eser Adı Dewey: 245. . . 4206/19 Yayın Tescil No: 4206/19. ISBN: 5-36-830-9960 (Takım), 3-37-830-9960 (Cilt 1). Mektebetü'l-Maârif Neşriyat ve Dağıtım Telefon: 4114535 - 4113350 Faks: 4112932 Telgraf: Defter Posta Kutusu: 3281 Riyad - Posta Kodu: 11471 Ticaret Sicil No: 6313 Riyad.
جَمِيع الْحُقُوق مَحْفُوظَة للناشر، فَلَا يجوز نشر أَي جُزْء من هَذَا الْكتاب، أَو تخزينه أَو تسجيله بأية وَسِيلَة، أَو تَصْوِيره أَو تَرْجَمته دون مُوَافقَة خطية مُسبقة من الناشر. الطبعة الأولى١٤٢٠ هـ - ١٩٩٩ م مكتبة المعارف للنشر والتوزيع، ١٤٢٠ هـفهرسة مكتبة الْملك فَهد الوطنية أثْنَاء النشر ابْن تَيْمِية، أَحْمد عبد الْحَلِيمالتسعينية / تَحْقِيق مُحَمَّد إِبْرَاهِيم العجلان - الرياض.٣٧٦ ص، ١٧ × ٢٤ سمردمك:٥ - ٣٦ - ٨٣٠ - ٩٩٦٠ (مَجْمُوعَة)٣ - ٣٧ - ٣٨٠ - ٩٩٦٠ (ج ١)١ - العقيدة الإسلامية٢ - الفلسفة الإسلامية٣ - الْفرق الإسلاميةأ - العجلان، مُحَمَّد إِبْرَاهِيم (مُحَقّق)ب - العنوانديوي ٢٤٥. . . ٤٢٠٦/ ١٩ رقم الْإِيدَاع: ٤٢٠٦/ ١٩ردمك:٥ - ٣٦ - ٨٣٠ - ٩٩٦٠ (مَجْمُوعَة)٣ - ٣٧ - ٨٣٠ - ٩٩٦٠ (ج ١) مكتبة المعارف للنشر والتوزيعهَاتِف: ٤١١٤٥٣٥ - ٤١١٣٣٥٠فاكس: ٤١١٢٩٣٢ - برقيًّا دفترص:. ب: ٣٢٨١ الرياض - الرَّمْز البريدي ١١٤٧١سجل تجاري ٦٣١٣ الرياض
Ve kezâlik, onun için [bir] Tes‘îniyye vardır … Nefsânî diyenlere reddiyedir. Doksan vecihle onun butlânını beyan ettim … Yani vahdâniyeti hâiz olan nefsî kelâmı [kastediyorum].
وكذلك تسعينية فيها له … رد على من قال بالنفسانيتسعون وجهًا بينت بطلانه … أعني كلام النَّفس ذا الوحدان
Mukaddime: Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. O'na hamd eder, O'ndan yardım diler, O'ndan mağfiret diler ve O'na tevbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur; kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Ve şehâdet ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur, O birdir, ortağı yoktur. O (sübhânehû) şöyle buyurur: "Muhakkak ki kitap hakkında ihtilâfa düşenler, elbette uzak bir ayrılık içindedirler."(1) Ve O (celle zikruhû) şöyle buyurur: "İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanlar arasında ihtilâf ettikleri konularda hükmetmesi için hak ile kitabı indirdi. Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, aralarındaki bağy (haksızlık) yüzünden, ancak o kitap verilenler ihtilâf etti. Allah, iman edenleri, kendi izniyle, ihtilâf ettikleri hakka ulaştırdı."(2) Ve şehâdet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Salât ve selâm O'na bolca olsun. Allah O'nu hidayet ve hak din ile âlemlere rahmet, çalışanlara örnek ve bütün kullar üzerine hüccet olarak gönderdi. O emaneti eda etti, risâleti tebliğ etti, ümmete nasihatte bulundu ve onlara dinlerinin usul ve furûunda ihtiyaç duydukları her şeyi açıkladı. Nihayet onları gecesi gündüzü gibi aydınlık olan bembeyaz bir yol üzerinde bıraktı. O'nun değerli ashâbı ve onları takip eden faziletli nesiller de bu yol üzerinde yürüdüler. Nihayet bid'atler ortaya çıktı ve karanlıkları yayıldı. Allah'ın kendilerine iman ve amel bahşettiği imamlar, o bid'atleri söndürme yolunda türlü sıkıntılara katlandılar.(3) Bunların en önde gelenlerinden biri, Allah'ın kendisine geniş rahmet buyurduğu Şeyhülislam İbn Teymiyye'dir. O, sünneti açıklamak, akideyi sağlamlaştırmak ve bid'atleri yıkmak için pek çok eser telif etmiştir. Bu alanda telif ettiği eserlerden biri de, kelâm-ı nefsî görüşünü savunan Eş'arîler ve Kelâbîler ile diğerlerine reddiye olarak yazdığı "et-Tis'îniyye"dir.
(1) Bakara Suresi, 176. âyet.
(2) Bakara Suresi, 213. âyet.
(3) İmam Ahmed (r.h.) hakkında ve onun başından geçen imtihan hakkında ilerleyen sayfalarda inşallah konuşacağız.
المقدمةالحمد لله ربّ العالمين، نحمده ونستعينه ونستغفره، ونتوب إليه، ونعوذ بالله من شرور أنفسنا وسيئات أعمالنا. من يهده الله فلا مضل له، ومن يضلل فلا هادي له.وأشهد أن لا إله إلَّا الله، وحده لا شريك له، القائل سبحانه {وَإِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُوا فِي الْكِتَابِ لَفِي شِقَاقٍ بَعِيدٍ} (١)، والقائل جلّ ذكره: {كَانَ النَّاسُ أُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللَّهُ النَّبِيِّينَ مُبَشِّرِينَ وَمُنْذِرِينَ وَأَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ فِيمَا اخْتَلَفُوا فِيهِ وَمَا اخْتَلَفَ فِيهِ إلا الَّذِينَ أُوتُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ فَهَدَى اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِهِ} (٢).وأشهد أن محمدًا عبده ورسوله صلى الله عليه وسلم تسليمًا كثيرًا بعثه الله بالهدى ودين الحق رحمة للعالمين، وقدوة للعاملين، وحجة على العباد أجمعين. فأدى الأمانة، وبلغ الرسالة، ونصح الأمة وبين لها جميع ما تحتاج إليه في أصول دينها وفروعه، حتَّى تركها على المحجة البيضاء، ليلها كنهارها، وعلي هذا المنهج سار أصحابه الكرام، ومن تلاهم من القرون المفضلة، حتَّى ظهرت البدع، واستبدت ظلماتها وذاق الأئمة -الذين وهبهم الله الإيمان والعمل- في سبيل إخمادها أنواع العذاب (٣).ومن أبرز هؤلاء شيخ الإسلام ابن تيمية رحمه الله رحمة واسعة- الذي قدم المؤلفات الكثيرة في بيان السنة وتوطيد العقيدة وهدم البدع ومما ألفه في هذا الباب (التسعينية) في الرد على الأشاعرة والكلابية القائلين بالكلام النفسي، وغيرهم.(١) سورة البقرة الآية ١٧٦.(٢) سورة البقرة الآية ٢١٣.(٣) سوف نتكلم عن الإمام أحمد رحمه الله ومحنته في الصفحات القادمة بإذن الله.
Bu şerefli âlimin eserleriyle münasebetim, tahsil yıllarımda başladı; o sırada el-Akîdetü’l-Vâsıtıyye’yi, sonra el-Hameviyye’yi, ardından da et-Tedmuriyye’yi okudum. Bu âlimin muhalifleriyle tartışmasına, naklî delillere uygun aklî deliller çıkarmadaki kabiliyetine ve onlara karşı gösterdiği sabır ve hayret verici derecede objektif tartışmasına şaşar, bu imamın eserlerini serbestçe incelemeye tutku duyardım. Lisans üstü (yüksek lisans) seviyesinde “Îmân – Hakikati ve Etkileri” adıyla bir tez konusu kaydettim. Bu aşamada insan, geniş okuma ve titiz incelemeler yapmaya mecbur kalır. Bu araştırmamda öncelikle İbn Teymiyye’nin (r.h.) “el-Îmân” kitabına dayandım; işte o zaman bu büyük imamın eserleriyle bağım daha da güçlendi ve Allah’ın rahmeti üzerine olsun, eserlerinin hatırı sayılır bir kısmına muttali oldum. Elime geçen eserlerinden biri de “et-Tis‘îniyye” adlı kitabı idi. Önceki araştırmamı bitirir bitirmez, hiç tereddüt etmeden, tahkik ve incelemesini yaparak doktora derecesi elde etmek üzere bu kitabı şu sebeplerle kaydettim:
1. Daha önce işaret edildiği gibi, bu imamın eserlerini derinlemesine okuma ve onlarla tanışma konusundaki şiddetli arzum. Bu da Allah Teâlâ’nın lütfuyla gerçekleşti; zira bu kitap üzerindeki araştırma, beni Şeyh’in (r.h.) şu eserlerinden bazılarını incelemeye yöneltti: “Der’ü Te’âruzi’l-Akl ve’n-Nakl”, “Minhâcü’s-Sünneti’n-Nebeviyye”, “Beyânu Telbîsi’l-Cehmiyye” ve “Mecmû‘u’l-Fetâvâ” gibi daha birçok eser ile —inşallah— kitabın bazı meseleleri üzerine notlarımda faydalanacağım bazı risâleleri (r.h.).
2. Bu kitap, onun (r.h.) kelâm-ı nefsî kabul edenlere, yani Eş‘arîler’e, Küllâbiyye’ye ve onların yolundan gidenlere reddiye olarak usûlde telif ettiği kitaplardandır. Şeyh, bu meseleyi etraflıca ve tahlilî olarak incelemiş; daha önce kimsenin yapmadığı delil, öncül ve hususlarla, hiçbir kayırmaya ve yağcılığa sapmadan onu savunmuştur. Bu yüzden bu eser, okuyucunun anlayışına yardımcı olacak, meselelerini ve inceliklerini kavratacak ilmî bir hizmete muhtaç olan, akide alanındaki en önemli kaynaklardan biri sayılır. Kitap, önemine rağmen henüz hiç kimse tarafından ilmî tahkikten geçirilmemiştir; dolayısıyla tahkîk etmeyi...
وكانت علاقتي بمؤلفات هذا العالم الجليل عندما كنت في سنوات الدراسة، حيث قرأت العقيدة الواسطية، فالحموية، فالتدمرية، وكنت أعجب من مناقشة هذا العالم لخصومه، ومدى قدرته على استنباط الأدلة العقلية الموافقة للأدلة النقلية، وصبر هذا الإمام عليهم ومجادلتهم مجادلة موضوعية عجيبة، فكنت في شغف للاطلاع الحر على مؤلفات هذا الإمام.وفي مرحلة الدراسات العليا -الماجستير- سجلت موضوعًا باسم "الإيمان- حقيقته وآثاره"، وفي هذه المرحلة يصبح الإنسان مدفوعًا إلى ضرورة القراءة الواسعة، والمراجعات الدقيقة، فاعتمدت في هذا البحث -بالدرجة الأولى- على كتاب "الإيمان" لابن تيمية، وعندئذ زادت علاقتي بمؤلفات هذا الإمام الكبير، واطلعت على قدر لا بأس به من مؤلفاته رحمه الله وكان ممَّا وقع في يدي كتابه "التسعينية" فما انتهيت من بحثي السابق إلّا وسارعت وبدون تردد إلى تسجيل هذا الكتاب للحصول -بتحقيقه ودراسته- على درجة الدكتوراه، للأسباب التالية: ١ - ما تقدمت الإشارة إليه من رغبتي الأكيدة في الاطلاع على مؤلفات هذا الإمام وقراءتها قراءة متأنية، وهذا ما تم بفضل الله تعالى -حيث دعاني البحث في هذا الكتاب إلى الاطلاع على بعض كتب الشَّيخ رحمه الله مثل: "درء تعارض العقل والنقل"، و "منهاج السنة النبوية"، و"بيان تلبيس الجهمية"، وغيرها كثير، كـ "مجموع الفتاوى"، و "بعض رسائله رحمه الله" والتي سأفيد منها -إن شاء الله- في تعليقاتي على بعض مسائل الكتاب. ٢ - أن هذا الكتاب من الكتب التي ألفها رحمه الله في الأصول للرد على القائلين بالكلام النفسي، وهم: الأشاعرة، والكلابية، ومن سلك سبيلهم، فقد بحث الشَّيخ هذه المسألة بإفاضة وتحليل، واحتج لها ببراهين ومقدمات وأمور لم يسبق إليها، من غير محاباة ولا مداهنة، فهو بحق يعد من أهم المصادر في العقيدة التي تحتاج إلى خدمة علمية تعين القارئ على قراءته، وفهم مسائله ودقائقه.والكتاب لم يقم أحد بتحقيقه علميًّا -رغم أهميته- لذا رأيت أن تحقيقي
Bu eser, en önemli mesâilinin tetkikinden sonra, Selef mirasının talebeler tarafından sâlim bir sûrette –o büyüklerin murâd ettiği gibi– ortaya konulması uğrunda gayret ve fedâkârlık gerektiren bir hizmete benim için vâcip bir iştirak sayılır. 3 - Eserin, şeyhin (Allah ona rahmet etsin) zor şartlar altında telif ettiği bir eser olması –nitekim onu Mısır’da hapiste iken telif etmiş, kendisinden birtakım itikadî görüşlerinden dönmesi talep edilmiş, kendisine açıklamamasını istedikleri en önemli meselelerin yazılı olduğu bir kâğıt vermişlerdir ki, şeyhin bu kitapta cevap verdiği hususlar işte bunlardır; zira bu kitap, şeyhin (Allah ona rahmet etsin) imtihana (mihneye) sabrının, aile ve vatandan ayrılışının ve Allah’ın Kitabı, Resûlünün Sünneti ve Selef-i Sâlihîn’in sîretinden alınan selefî akide üzerinde sebatının semeresidir– Şeyh (Allah ona rahmet etsin) yukarıda zikrettiğime işaretle şöyle der: “Burada, bugün benden talep edilen bu imtihana (mihneye) dair bazı hususları yazdım; dini tahrif etme ve mü’minlerin yolundan başkasına tâbi olmanın bir kısmını beyan ettim, zira bu muhtevada müslümanlar için pek çok açıdan fayda bulunmaktadır…” 4 - Bu kitap, en mühim meselelerden büyük bir meseleyi, yani Allah Teâlâ’nın kelâmı meselesini tartışmakta; buna taarruz edenlere reddiye yapmakta; müslümanların anayasası (dustûru) olan ve kurtuluşları kendisine bağlı bulunan Kur’ân-ı Kerîm hakkında şüphe uyandırmaya çalışan bâtılı çürütmektedir. Zira Kur’ân’a iman, imanın temelidir. Bu sebeple âlimlerine onu müdafaa etmek ve hakkında dil uzatanların dalâletini beyan etmek vâciptir. İşte bu kitabın tahkikli ve etütlü olarak neşredilmesinde –inşallah– akidelerini korumaya önem veren müslümanlar için fayda vardır. Nitekim şeyh (Allah ona rahmet etsin) bu kitabının başında(1) müslümanlar için faydalı olanı içerdiğini belirtmiştir. 5 - Bu kitap, Allah Teâlâ’nın kitabı meselesini ele almakta; müslümanların itikad etmesi gereken hak sözü açıklamakta; Kur’ân’ın yaratılmış olduğu (halku’l-Kur’ân) sözünü reddetmektedir. Pek çok kişi, bundan maksadın sıfatları ve şeriatleri iptal etmek olduğunu bilmez.(2) (1) Bkz. bu kitabın tahkik kısmı, s. 119. (2) Bkz. İbn Teymiyye, Beyânu Telbîsi’l-Cehmiyye, 2/18; ve İbn Kayyim el-Cevziyye, es-Savâiku’l-Mürsele’nin el-Mavsılî tarafından yapılan ihtisârı, 1/200.
له بعد دراسة لأهم مسائله يعد مشاركة واجبة مني في خدمة تراث السلف الذي يحتاج من طلاب العلم إلى الجهد والتضحية في سبيل إخراجه بصورة سليمة كما أرادها أولئك. ٣ - أنَّه ممَّا ألفه رحمه الله في ظل ظروف صعبة -فقد ألفه وهو في السجن بمصر، وطلب منه الرجوع عن بعض معتقده، وكتبوا له ورقة في أهم المسائل التي يريدون منه عدم البوح بها، وهي ما أجاب عنه الشَّيخ في هذا الكتاب، إذ هو ثمرة صبره رحمه الله على المحنة، ومفارقة الأهل والوطن، والثبات على العقيدة السلفية المتلقاة من كتاب الله وسنة رسوله وسيرة السلف الصالح.يقول الشَّيخ (١) رحمه الله مشيرًا إلى ما ذكرته:"وقد كتبت هنا بعض ما يتعلق بهذه المحنة التي طلبوها مني في هذا اليوم، وبينت بعض ما فيها من تبديل الدين واتباع غير سبيل المؤمنين، لما في ذلك من المنفعة للمسلمين، وذلك من وجوه كثيرة. . . ". ٤ - أن هذا الكتاب يناقش مسألة عظيمة من أهم المسائل وهي: مسألة كلام الله -تعالى- والرد على من طعن فيه، ودحض باطل من يحاول التشكيك في القرآن الكريم الذي هو دستور المسلمين، وبه نجاتهم، إذ الإيمان به أصل الإيمان، لذا يجب على علمائهم المدافعة عنه، وبيان ضلال من قدح فيه.فإخراج هذا الكتاب محققًا مدروسًا فيه منفعة للمسلمين -إن شاء الله- ممن يهمهم الحفَّاظ على معتقدهم، كما أشار الشَّيخ رحمه الله في أول هذا الكتاب (١) حيث بين أنَّه ضمنه ما فيه المنفعة للمسلمين. ٥ - أن هذا الكتاب يتحدث عن مسألة كتاب الله تعالى، ويوضح القول الحق الذي يجب على المسلمين اعتقاده، ويرد القول بخلق القرآن، وكثير من النَّاس لا يعلم أن المقصود من ذلك إبطال الصفات والشرائع (٢).(١) انظر: ص: ١١٩ من هذا الكتاب- قسم التحقيق.(٢) انظر: بيان تلبيس الجهمية -لابن تيمية- ٢/ ١٨.ومختصر الصواعق المرسلة -لابن القيِّم- اختصار الموصلي- ١/ ٢٠٠.
6 - Bu kitap, Selef-i Sâlihîn'in (r.anhüm) akidesini temsil etmektedir; zira Kelâm meselesinin yanı sıra ihtiva ettiği itikadî konular -ki Şeyhülislâm bunların en belirginlerini Kitap ve Sünnet’e, sahâbe ile kendilerine ihsanla tâbi olan tâbiînin sözlerine uygun bir biçimde ortaya koymuştur- arasında Allah’ın uluvvu, ilmi, kudreti, nüzûlü, meci’i, dahkı ve diğer sıfatları yer almaktadır.
7 - Sika (güvenilir) âlimler, istişhâd makamında bu kitaptan nakillerde bulunmuşlardır. Bunlar arasında İbn Kayyim (Allah rahmet eylesin), Şeyh Abdülazîz b. Hamd Âl Mu‘ammer (1), Şam âlimi Cemâleddîn el-Kâsımî (2) ve Muhammed es-Safârînî (3) zikredilebilir. Bu sayılanlar sadece birer örnek olup tahdîdî değildir.
8 - Bu kitap, günümüze ulaşmamış veya henüz neşri mümkün olmamış teliflerden nakiller ihtiva etmektedir. Mesela Ebü'ş-Şeyh el-İsfahânî'nin "es-Sünne"si, Taberânî'nin "es-Sünne"si ve benzerleri gibi.
9 - Şeyh (Allah rahmet eylesin), bu kitabın meselelerini ele alışında ihsan göstermiş; Allah Sübhânehû’nun sıfatları konusunda araştırmacılara yardımcı olacak geniş bir kaynak kümesine işaret etmiştir. Bu kaynaklar asîl olup bir kısmı Nebî (s.a.v.)’in hadislerine, bir kısmı da bu konuyu ele alan müelliflerin eserlerine dairdir. Şeyhülislâm’ın bu tutumu, eserine akâidin büyük konularından biri hakkında araştırma yönlendirme ve irşad görevi yüklemiştir (4).
Tahkik esnasında araştırmacının sıklıkla karşılaştığı birtakım zorluklarla yüzleştim; bunlardan bazıları şunlardır:
1 - Nüshaların ittifak ettiği çok sayıda beyazlık (eksik kısım); bu eksiklikler bir kelime ile birkaç satır arasında değişmektedir. Bu durum beni oldukça zorladı. Müşrifle (Allah tevfîkini artsın) iş birliği içinde, Şeyh’in üslubuyla uyumlu, anlamı tamamlayan ve siyaka uygun düşen kelime ve ibareler bulmak için gayret sarf ettim. Bunlara örnek olarak şunlar zikredilebilir:
(1) "Menhatü’l-Karîbi’l-Mücîb fî Reddi alâ ‘Ubâdi’s-Salîb" adlı eserinde, s. 134-142.
(2) "Târîhu’l-Cehmiyye ve’l-Mu‘tezile" adlı eserinde, s. 51-55, s. 23-28.
(3) "Levâmi‘u’l-Envâri’l-Behiyye ve Sevâti‘u’l-Esrâri’l-Eseriyye" adlı eserinde, I/165-166.
(4) Örnek olarak tahkik kısmı, s. 130-151’e bakılabilir.
٦ - أن هذا الكتاب يمثل عقيدة السلف الصالح -رضوان الله عليهم- بما يحويه -إضافة إلى مسألة الكلام- من موضوعات عقدية أبرزها شيخ الإسلام بصورة توافق الكتاب والسنة وأقوال الصّحابة والتابعين لهم بإحسان، كمسألة علو الله، وعلم الله وقدرته، ونزوله، ومجيئه، وضحكه، وغيرها. ٧ - نقل الثقات من أهل العلم عن هذا الكتاب في مقام الاستشهاد كابن القيِّم رحمه الله والشيخ عبد العزيز بن حمد آل معمر (١)، وكذلك عالم الشام: جمال الدين القاسمي (٢)، وكذلك محمد السفاريني (٣)، وهذا على سبيل المثال لا الحصر. ٨ - أن هذا الكتاب يتضمن نقولًا من مصنفات مفقودة، أو لم ييسر خروجها إلى الآن، وذلك مثل كتاب "السنة" لأبي الشَّيخ الأصبهاني، و "السنة" للطبراني، وغيرهما. ٩ - أن الشَّيخ رحمه الله أحسن في تناوله لمسائل هذا الكتاب، بالإشارة إلى مجموعة كبيرة من المراجع التي تعين الباحثين في موضوع صفات الله -سبحانه- وهي مراجع أصيلة، منها ما يتعلق بأحاديث النَّبيِّ صلى الله عليه وسلم ومنها ما يتعلق بمصنفات لمؤلفين عنوا بهذا الموضوع، وهذا الصنيع من شيخ الإسلام يجعل لكتابه هذا مهمة التوجيه والإرشاد البحثي في موضوع عظيم من موضوعات العقيدة (٤). وقد واجهتني بعض الصعوبات أثناء التحقيق، والتي عادة ما تواجه الباحث، أذكر منها:١ - كثرة البياض والتي تتفق عليه النسخ، وهو يتراوح ما بين كلمة وبضعة أسطر، وهذا أمر أعاقني كثيرًا، حيث بذلت -بالتعاون مع المشرف- وفقه الله- جهدًا في سبيل إيجاد بعض الكلمات والعبارات التي تتفق وأسلوب الشَّيخ وتكمل المعنى وتناسب السياق، وأذكر منها على سبيل المثال:(١) في كتابه "منحة القريب المجيب في الرد على عباد الصليب" ص: ١٣٤ - ١٤٢.(٢) في كتابه "تاريخ الجهمية والمعتزلة" ص: ٥١ - ٥٥، ص: ٢٣ - ٢٨.(٣) في كتابه "لوامع الأنوار البهية وسواطع الأسرار الأثرية" ١/ ١٦٥ - ١٦٦.(٤) انظر على سبيل المثال ص: ١٣٠ - ١٥١ قسم التحقيق.
1 - Beyaz (boşluk) s. 111'de, üç yerde; bunlardan biri yaklaşık bir satır kadar. s. 201'de yaklaşık üç kelime kadar. s. 792'de birkaç satır kadar. 2 - Şeyh'in (rahimehullah) telifâtındaki âdeti şudur: 'Bunu başka bir yerde genişçe ele aldık' der. Bu ifade bu kitapta pek çok kez geçmektedir; bu da benden, Şeyh'in (rahimehullah) diğer telifâtında atıfta bulunduğu yeri araştırmak üzere çaba sarf etmemi gerektirdi; nadiren bulunabilmiştir. 3 - Şeyh (rahimehullah), bir müellifin kitabını zikreder, ondan kısaltılmış bir isimle nakleder veya kitabın ismini mâna itibarıyla söyler; ezberine güvendiği için. Bu da, kitabın (eğer mevcutsa) hızlıca elde edilmesini veya mirasla ilgilenen kitaplar arasında tanıtılmasını zorlaştırmaktadır. Misalleri şunlardır: s. 323, s. 325, s. 334, 436 ve diğerleri. 4 - El yazması kitaplardan nakil; kitap bazen ciltler halinde olabilir. Bazı nakilleri el yazmaları arasında bulmanın zorluğu, bu yola girenler için malumdur; ister yazma eser fotoğraflanmış olsun, ister fihristlerle donatılmamış olsun. Müellifin (rahimehullah) nakilde bulunduğu ve tahkik sırasında başvurduğum el yazmalarına örnek: - Nihâyetü'l-'Ukûl fî Dirâyeti'l-Usûl (Fahreddîn er-Râzî). - es-Sünne (el-Müsned min Mesâili Ebî Abdillâh Ahmed b. Hanbel rivâyetü Ebî Bekr el-Hallâl). - Zemmü'l-Kelâm (Ebû İsmâil el-Herevî). - İbtâlü't-Te'vîlât li-Ahbâri's-Sıfât (Kâdî Ebû Ya‘lâ). - el-Esnâ fî Şerhi Esmâillâhi'l-Hüsnâ ve Sıfâtihi'l-'Ulyâ (Ebû Abdillâh el-Kurtubî). 5 - Kitabın uzunluğu ve ilmî muhtevasının zorluğu. Mübalağa etmiyorum ki, bazı ifadeleri anlamak için uzun saatler harcadım.
البياض في ص: ١١١، وفي ثلاثة أماكن، منها بقدر سطر تقريبًا.ص: ٢٠١ بقدر ثلاث كلمات.ص: ٧٩٢ بقدر عدة أسطر. ٢ - من عادة الشَّيخ رحمه الله في مصنفاته أنَّه يقوله: "وقد بسطنا هذا في غير هذا الموضع" وهذه العبارة وردت في هذا الكتاب كثيرًا، ممَّا تطلب مني جهدًا في البحث عن الموضع الذي أحال عليه الشَّيخ رحمه الله في مصنفاته الأخرى إلّا ما ندر. ٣ - يذكر الشَّيخ رحمه الله كتابًا لمؤلف، وينقل منه باسم مختصر، أو يذكر اسم الكتاب بالمعنى، لاعتماده على الحفظ، ممَّا يعيق سرعة الحصول على الكتاب -إن كان موجودًا- أو التعريف به من الكتب التي تهتم بالتراث، ومن أمثلة ذلك ما ورد في ص: ٣٢٣ وما ورد في ص: ٣٢٥، ص: ٣٣٤، ٤٣٦ إلى غير ذلك. ٤ - النقل من كتب مخطوطة، وقد يبلغ الكتاب مجلدات، وصعوبة العثور على بعض النقول من الكتب المخطوطة لا يخفى على من سلك هذا الطريق، لا فيما إذا كان المخطوط مصورًا، أو لم يخدم بوضع فهارس، ومن أمثلة المخطوطات التي رجعت إليها في التحقيق ونقل منها المؤلف رحمه الله:- نهاية العقول في دراية الأصول- للفخر الرازي.- السنة "المسند من مسائل أبي عبد الله أحمد بن حنبل رواية أبي بكر الخلال".- ذم الكلام- لأبي إسماعيل الهروي.- إبطال التأويلات لأخبار الصفات- للقاضي أبي يعلى.- الأسنى شرح أسماء الله الحسنى وصفاته العلى- لأبي عبد الله القرطبي. ٥ - طول الكتاب وصعوبة مادته العلمية، ولا أبالغ إذا قلت: إنني أمضي الساعات الطويلة لفهم بعض العبارات.
6- Şeyh (rahmetullahi aleyh) bazı rivayetlere, tespiti güç genel rumuzlarla işaret etmektedir. Özellikle rivayet zayıf veya mevzu olduğunda, bu durum onları araştırmayı zaman ve emek isteyen bir hâle getirmektedir. Nitekim s. 965'te zikrettiği, "Dört melek hadisi" örneğinde olduğu gibi, bunun mevzu bir hadis olduğuna işaret etmiştir.
Bu güçlüklerin hacmine ve çeşitliliğine rağmen, içerdiği meşakkatler, zevkli meşakkatler idi. Zira bu kitabın meseleleriyle ilim talebelerine faydalı olmayı gördüm. Kim bal arzuluyorsa arı iğnelerine sabretsin.
Bu araştırmadaki planım şu şekilde olacaktır:
Mukaddime.
Temhîd: Bu bölümde dalâlet fırkalarına ve bunların sahih itikad üzerindeki tehlikesine dair konuları zikredeceğim.
Birinci Kısım: İnceleme. İki babı vardır:
Birinci Bab: Müellif, Hayatı ve Asrı. Üç fasıldan oluşur:
Birinci Fasıl: Hayatı, iki mebhas içerir:
1- İsmi ve Doğumu.
2- Yetişmesi ve Sıfatları.
İkinci Fasıl: Asrı, şu mebahisleri içerir:
1- Siyasî Yönü.
2- Sosyal Yönü.
3- İlmî Yönü.
Üçüncü Fasıl: Çilesi ve Vefatı.
İkinci Bab: Kitabı et-Tis‘îniyye ve Bazı Meselelerinin İncelenmesi. İki fasıldan oluşur:
Birinci Fasıl: Kitabın Tanıtımı, şu mebahisleri içerir:
٦ - أن الشَّيخ رحمه الله يشير إلى بعض الروايات برموز عامة يصعب تحديدها، وخاصة إذا كانت الرواية ضعيفة أو موضوعة، ممَّا يجعل البحث عنها يتطلب وقتًا وجهدًا، وذلك مثل ما أورده في ص: ٩٦٥ حيث قال: "كحديث الملائكة الأربعة" وإشارته إلى أنَّه حديث موضوع.وعلي الرغم من حجم هذه الصعوبات وتنوعها، فإن ما فيها من متاعب، كانت متاعب ممتعة، لما وجدته من إفادة طلاب العلم بمسائل هذا الكتاب، والذي يرغب الشهد، فليصبر على إبر النحل.وستكون خطتي في هذا البحث على النحو التالي:المقدمة.التمهيد: وسأذكر فيه ما يتعلق بالفرق الضَّالة وخطرها على المعتقد الصَّحيح.القسم الأول: الدراسة.وفيه بابان:الباب الأول: المؤلف، حياته وعصره.وفيه ثلاثة فصول:الفصل الأول: حياته، وفيه مبحثان:١ - اسمه ومولده.٢ - نشأته وصفاته.الفصل الثَّاني: عصره، وفيه مباحث:١ - الناحية السياسية.٢ - الناحية الاجتماعية.٣ - الناحية العلمية.الفصل الثالث: محنته، ووفاته.الباب الثَّاني: كتابه التسعينية ودراسة بعض مسائله.وفيه فصلان:الفصل الأول: تعريف بالكتاب، وفيه مباحث:
1. Kitabın telif sebebi ve isimlendirilmesi. 2. Telif tarihi. 3. Eserin müellifine nispetinin belgelenmesi. 4. Müellifin kitaptaki minhâcı. 5. Kitabın nüshaları. 6. Tahkikteki minhâcım.
İkinci Bölüm: Bazı Meselelerinin Tetkiki ve Bu Bölümdeki Araştırmalar:
1. Halku'l-Kur'an (Kur'an'ın yaratılmışlığı) sözü fitnesi.
2. Kelâmullah meselesi.
3. İlzamlar (kapatıcı deliller/sözler).
İkinci Kısım: Tahkik.
İşte ben kemal iddiasında değilim; zira kemâl yalnızca Allah'a mahsustur. Her şey noksanlık ve kusura maruzdur. Ancak bu hususta çaba sarfettiğim bana yeter. Eğer isabet etmişsem, bu Allah'tan, O'nun tevfîki ve yardımıyladır; eğer hata etmişsem, bu benden ve şeytandandır. Allah'tan mağfiret diler ve O'na tevbe ederim.
Bu mukaddimenin sonunda, bu risâleye danışmanlık yapan Faziletli Doktor Muhammed Re'fet Saîd'e bir teşekkür ve şükran sözü kaydetmeyi ihmal etmemeliyim. Kendisi bana sunduğu yardım ve yönelttiği notlar ile — Allah muvaffak kılsın — en hayırlı yardımcı ve rehber olmuş, bu araştırmanın tamamlanması yolunda ne vaktini, ne ilmini ne de gayretini esirgemiştir.
Ayrıca bu risâleyi münakaşa etmeyi üstlenen Faziletli Şeyh Abdülazîz b. Abdillâh Âl eş-Şeyh ve Faziletli Doktor Sâlim b. Abdillah ed-Duhayl'e de teşekkür ederim. Onların sunacakları notları ve yönlendirmeleri göz önünde bulunduracağımı ve — Allah teâlânın meşîetiyle — bunları telafi etmeye çalışacağımı taahhüt ederim.
Allah muvaffak kılan ve doğru yola hidâyet edendir.
١ - سبب تأليف الكتاب وتسميته.٢ - تاريخ تأليفه.٣ - توثيق نسبته إلى مؤلفه.٤ - منهج المؤلف في الكتاب.٥ - نسخ الكتاب.٦ - منهجي في تحقيقه.الفصل الثَّاني: دراسة بعض مسائله، وفيه مباحث:١ - فتنة القول بخلق القرآن.٢ - مسألة كلام الله.٣ - إلزامات.القسم الثَّاني: التحقيق.هذا وإني لست أدعي الكمال، فالكمال لله وحده، فالكل معرض للنقص والتقصير، ولكن حسبي بذلك أني بذلت جهدي، فإن أصبت فمن الله وتوفيقه وعونه، وإن أخطأت فمني، ومن الشيطان، وأستغفر الله وأتوب إليه.ولا يفوتني في ختام هذه المقدمة أن أسجل كلمة شكر وعرفان لفضيلة الدكتور: محمد رأفت سعيد، المشرف على هذه الرسالة، على ما قدمه لي من عون، وما أرشدني إليه من ملحوظات، فقد كان -وفقه الله- خير معين ومرشد، ولم يبخل علي بوقت ولا علم ولا جهد في سبيل إنجاز هذا البحث.كما أشكر كلًّا من فضيلة الشَّيخ عبد العزيز عبد الله آل الشَّيخ، وفضيلة الدكتور سالم بن عبد الله الدخيل، على توليهما مناقشة هذه الرسالة، وأعدهما أن ما يقدمانه من ملاحظات وتوجيهات سوف تكون نصب عيني، وسوف أعمل -بمشيئة الله تعالى- على تلافيها.والله الموفق والهادي إلى سواء السبيل.
Takdim: Dâl Fırkalar ve Sahih İtikad Üzerindeki Tehlikeleri: Hak ile bâtıl arasındaki çatışma, yaratılışın başlangıcından bugüne kadar kadîm olup, Allah yeryüzü ve üzerindekilere vâris oluncaya kadar devam edecektir. Bu ikisi arasında hiç gevşemeyen, yumuşamayan ve durmayan bir mücadele vardır; türlü türlü, çeşitli şekillerde bir mücadeledir. İtikadî mücadele, siyasî mücadele, medyatik mücadele, iktisadî mücadele... vs. vardır. Allah bunu bir hikmet sebebiyle dilemiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Eğer Rabbin dileseydi, insanları tek bir ümmet kılardı. Ancak onlar ihtilâf edip durmaktadırlar. Rabbinin merhamet ettikleri müstesnâdır. Zaten onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin şu sözü tamamlanmıştır: 'Andolsun ki cehennemi cinlerden ve insanlardan (gelenlerle) toptan dolduracağım.'" (Hûd, 11/118-119)(1). Asıl mücadele itikadî mücadeledir; bunun dışındakiler fer‘î (tali) mücadelelerdir. Ancak bâtıl ehli, aldatma ve gizleme maksadıyla fer‘î unsurların arkasına gizlenirler; ta ki maksatlarına ulaşana kadar ki bu maksat, İslâm'ı yıkmak ve temelini sarsmaktır. Bunu da İslâm fertleri arasında şüpheler ve fitneler çıkarmak, onun saf kaynağına (Kitap ve Sünnet'e) saldırmak ve onları tahrif ve te'vil etmeye çalışmak suretiyle yaparlar(2). Akide bahsinde farklı fırkaların tarihini takip edecek olursak, bu ayrılığın arkasında İslâm'a yabancı unsurların beslediği derin kinin olduğunu görürüz(3). Nitekim İslâm hâkimiyeti Asya, Afrika ve diğer bölgelerde birçok memlekete hâkim olduğunda, [bu yabancı unsurlar] onun [İslâm'ın] altına girdi(1)
(1) Hûd Sûresi, 118-119. âyetler.
(2) Bkz.: el-Kadâ ve'l-Kader fi'l-İslâm - ed-Dusûkî, 2/22, 26.
(3) Bu, diğer etkenlerin olmadığı anlamına gelmez. Bu etkenler arasında Hâricîler ve Şîa mezhebinde görülen gulüv (aşırılık), bir bid‘ate yine onun gibi veya daha şiddetli bir bid‘atle karşılık verme (Mürcie ve Mu‘tezile mezhebinde görüldüğü gibi) ve şer‘î meselelerde aklı hâkim kılma sayılabilir. Bu etkenlerin tafsilâtı, Dr. Ahmed Sa‘d Hamdân tarafından, Şerhu Usûli İ‘tikâdi Ehli's-Sünne ve'l-Cemâa (1/37-44) adlı eserinin tahkik mukaddimesinde ele alınmıştır.
التمهيدالفرق الضَّالة وخطرها على المعتقد الصَّحيح:الصراع بين الحق والباطل قديم منذ بدء الخليقة إلى يومنا هذا، وسوف يستمر إلى أن يرث الله الأرض ومن عليها، فبينهما صراع لا يفتر ولا يلين ولا يتوقف، صراع متنوع متعدد الأشكال، فهناك صراع عقدي، وصراع سياسي، وصراع إعلامي، وصراع اقتصادي. . . إلخ، والله شاء ذلك لحكمة، قال الله تعالى: {وَلَوْ شَاءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ النَّاسَ أُمَّةً وَاحِدَةً وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِفِينَ * إلا مَنْ رَحِمَ رَبُّكَ وَلِذَلِكَ خَلَقَهُمْ وَتَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ} (١).والصراع الحقيقي هو الصراع العقدي، وما سواه صراعات فرعية، لكن أهل الباطل ربما يتسترون وراء عوامل فرعية خداعًا وتمويهًا، حتَّى يصلوا إلى مرادهم، وهو هدم الإسلام وزعزعة كيانه، وذلك بإثارة الشكوك والفتن بين أفراده والنيل من معينه الصافي (الكتاب والسنة) ومحاولة تحريفهما وتأويلهما (٢).ولو تتبعنا التاريخ للفرق المختلفة في باب العقيدة لوجدنا أن الحقد الدفين الذي تكنه عناصر دخيلة على الإسلام وراء ذلك التفرق (٣)، فعندما سيطر حكم الإسلام على أكثر البلاد في آسيا وإفريقيا، وغيرهما، دخل تحت(١) سورة هود. الآيتان ١١٨، ١١٩.(٢) انظر: القضاء والقدر في الإسلام -للدسوقي- ٢/ ٢٢، ٢٦.(٣) وهذا لا يعني أنَّه ليس هناك عوامل أخرى كانت وراء التفرق كالغلو المتمثل في مذهب الخوارج والشيعة، والرد على البدعة ببدعة أخرى مثلها أو أشد المتمثل في مذهب المرجئة والمعتزلة، وتحكيم العقل في القضايا الشرعيّة.وقد تقصى تفصيل هذه العوامل الدكتور أحمد سعد حمدان في مقدمة تحقيقه لشرح أصول اعتقاد أهل السنة والجماعة ١/ ٣٧ - ٤٤.
İslam'ın hükmü altına birçok ümmet, isteyerek veya zorla girmişti. Bunların farklı dinleri vardı: Yahudilik, Mecûsîlik, Hıristiyanlık, putperestlik ve başkaları. Bu ümmetlerin birçoğunun, Mecûsîler ve Romalılar gibi, büyük bir saltanatı vardı; Müslümanlar onları bu saltanattan mahrum ettiler. Bu topluluklarda öyle bir kibir ve üstünlük taslama vardı ki, Müslümanların yönetimi altında olmaktan utanç duyuyorlardı. Hele ki Arapları en aşağılık milletlerden ve en önemsizlerden sayıyorlardı. Ayrıca Yahudiler, İslam'a ve Resulü'ne daha ilk başından itibaren düşmanlıkla karşı çıktılar ve türlü tuzak ve komplolarla onu yok etmeye çalıştılar. Tüm bunlar, İslam'la yüz yüze güç kullanarak mücadele etme güçlerinden ümit kestiklerinde, çabalarını ve hilelerini entrikalara, komplolara ve büyük adamlarına suikastlere yönelttiler.
Bunlardan bazıları, zahiren İslam'a girdi; oysa niyetleri İslam'ı bozmak ve mensuplarının birliğini parçalamaktı. Bu mutlaka bir araştırma, fikir yürütme ve planlama sonucu olmalıdır. Belki de Mecûsîler, Yahudiler, Hıristiyanlar, Hindular ve diğerlerinden oluşan işbirliği yapan gruplar vardı. Her bir grubun, Müslümanların akidelerini bozmak için çalışan kurumları olabilir. Çünkü Müslümanları ancak akidelerini bozarak yenebileceklerine kesin olarak inanıyorlardı. Böylece komploların etkileri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Hâlife-i râşid Ömer b. el-Hattâb (r.a.) Mecûsî eller tarafından öldürüldü (1) ve belki de bir Mecûsî-Yahudî komplosuyla.
Ardından halife Osman b. Affân (r.a.) şüpheli eller tarafından (2), Yahudi ve Mecûsîlerin bazı kurnazlarının kışkırttığı bir güruh tarafından öldürüldü (3).
Sonra kaderi inkâr sözü ortaya çıktı. Irak'ta bu sözü ilk uyduran, Basra halkından Sîsûyeh denilen, Mecûsîlerin evlâtlarından bir adamdır. Bu sözü ondan Ma'bed el-Cühenî aldı (4).
Dipnotlar:
(1) Nitekim onu (r.a.), Ebû Lü'lüe el-Mecûsî el-Fârisî (Allah lanet etsin), haince bir hançerle böğründen, sabah namazında, hicrî 23 yılında öldürdü.
(2) Onun (r.a.) öldürülüş şekli hakkında bk. o kaba saba ve karışık insanların eliyle hicrî 35 yılında: el-Bidâye ve'n-Nihâye - İbn Kesîr, 7/196-207.
(3) Mukaddimetü Şerhi Kitâbi't-Tevhîd mine's-Sahîhi'l-Buhârî - Şeyh Abdullah el-Guneymân, 1/9. Ayrıca bk. el-Fasl fi'l-Mileli ve'n-Nihâl - İbn Hazm, 2/115-116.
(4) Mecmû'u'l-Fetâvâ - İbn Teymiyye, 7/374.
حكمه أمم كثيرة، رغبة ورهبة، وكان لها أديان مختلفة، من يهودية، ومجوسية، ونصرانية، ووثنية، وغير ذلك، وقد كان لكثير من هذه الأمم سلطان كبير، مثل المجوس والرومان، فسلبهم المسلمون ذلك، وكان عند هؤلاء من الكبر والاستعلاء ما يجعلهم يأنفون من كونهم تحت سلطان المسلمين، لا سيما وقد كانوا يرون العرب من أحقر الأمم وأقلها شأنًا، كما أن اليهود واجهوا الإسلام ورسوله من أول أمره بالعداء وحاولوا القضاء عليه بأنواع من المكائد والمؤامرات، ولما يئس هؤلاء جميعًا من قدرتهم في مجابهة الإسلام بالقوة وجهًا لوجه انصرف جهدهم وكيدهم إلى الدسائس والمؤامرات والاغتيالات لرجاله العظام.ودخل في الإسلام -ظاهرًا- من هؤلاء من قصده إفساده وتمزيق وحدة أهله، ولا بد أن يكون ذلك عن دراسة، وإعمال فكر وتخطيط وربما يكون هناك جماعات متعاونة، من المجوس واليهود، والنصارى والهنود وغيرهم، وقد تكون لكل طائفة مؤسسات تعمل لإفساد عقائد المسلمين، لتيقنهم أنَّه لا يمكن هزيمة المسلمين إلَّا بإفساد عقيدتهم، فبدأت آثار المؤامرات تظهر شيئًا فشيئًا، فقتل الخليفة الراشد عمر بن الخطاب بأيدٍ مجوسية (١)، وربما بمؤامرة مجوسية يهودية.ثم قتل الخليفة عثمان بعده بأيدٍ مشبوهة (٢)، من غوغاء، يدفعهم بعض دهاة اليهود والمجوس (٣).ثم ظهر القول بنفي القدر، وأول من ابتدع القول به بالعراق، رجل من أهل البصرة يقال له: سيسويه، من أبناء المجوس، وتلقاه عنه معبد الجهني (٤).(١) حيث قتله أبو لؤلؤة المجوسي الفارسي -لعنه الله- غيلة بخنجر في خاصرته وهو في صلاة الصبح رضي الله عنه سنة ٢٣ هـ.(٢) انظر صفة مقتله رضي الله عنه على أيدي أولئك الأجلاف والأخلاط من النَّاس سنة ٣٥ هـ في: البداية والنهاية- لابن كثير ٧/ ١٩٦ - ٢٠٧.(٣) مقدمة شرح كتاب التوحيد من صحيح البُخاريّ للشيخ عبد الله الغنيمان ١/ ٩. وانظر: الفصل في الملل والنحل -لابن حزم- ٢/ ١١٥، ١١٦.(٤) مجموع الفتاوى -لابن تيمية- ٧/ ٣٧٤.
Ardından Haricî bid‘atı, Ali b. Ebî Tâlib (r.a.) devrinde, 37 hicrî senesinde ortaya çıktı; zira onlar tahkîmin kabulüne itiraz edip sapkınlıkları ve inatları üzere devam ettiler. Nihayetinde durum, kebîre işleyen kimsenin dünyada küfrüne hükmedilmesi, kanının ve malının helâl sayılması, âhirette ise cehennemde ebedî kalışı neticesine vardı. Bu bid‘atın arkasında, görünüşte İslâm kisvesine bürünmüş gizli ellerin bulunmuş olmasını ihtimal dışı görmüyorum. Ardından Şîa bid‘atı ortaya çıktı. Bu bid‘atın arkasında, Müslüman olduğunu iddia eden, (1) Abdullah b. Sebe’ adında bir Yahudi vardı. O, Ali (r.a.) hakkında aşırıya kaçarak onun peygamberliğini söyledi, sonra daha da aşırı giderek ulûhiyyetini söyledi ve buna Kûfe’nin azgınlarından bir topluluğu davet etti (2). Şîa ise aralarında farklılık gösteren çok sayıda fırkadır; bunları birleştiren nokta, Ali’nin imâmeti ve hilâfetinin nass ve vasiyet yoluyla olduğu görüşüdür ve bu fırkalar İbn Sebe’in bakiyelerindendir (3). İslâm düşmanları, Şîa mezhebini İslâm’a tuzak kurmak ve bu yolla hedeflerine ulaşmaya çalışmak için istismar etmişlerdir; fakat Allah onu korumuş ve nurunu tamamlamıştır. İbn Hazm bu hakikati şöyle ifade eder: "Nitekim onlar (yani Farslar), devletlerinin Araplar eliyle ellerinden gitmesi imtihanına tâbi tutulduklarında –ki Farslar nezdinde en hafif/önemsiz ümmet Araplar idi– bu iş onlara büyük geldi, musîbetleri katmerleşti. Muhtelif zamanlarda İslâm’a savaşla tuzak kurmayı amaçladılar. Fakat bütün bunlarda Allah sübhânehû ve teâlâ hak olanı açığa çıkarır..." Nihayet şöyle dedi: "...Onlar, hile yoluyla tuzak kurmanın daha etkili olduğunu gördüler; bunun üzerine içlerinden bir grup Müslüman görünüp Resûlullah (s.a.v.)’in Ehl-i beyt’ine sevgi göstermek suretiyle Şîa ehlini kendilerine çektiler."
(1) Kendisi sapkın, başkalarını da saptıran, aslen Yemenli olup Müslüman beldelerini dolaşarak onları imâmlara itaatten alıkoymaya ve aralarına şer ve fitneler atmaya çalışmıştır. Tâbi olanlarına Sebeiyye denilir ki, bu fırka Şîa’nın gulât fırkalarından biridir. Bkz.: Tehzîb İbn Asâkir, 7/431-434; Lisânü’l-Mîzân (İbn Hacer), 3/289, 290; el-Milel ve’n-Nihal (eş-Şehristânî), 1/174.
(2) Bkz.: el-Fark Beyne’l-Firak (el-Bağdâdî), s. 233.
(3) Bkz.: Şerhu Usûli İ‘tikâdi Ehli’s-Sünne ve’l-Cemâ‘a (el-Lâlekâî), 1/23, thk. Dr. Ahmed Sa‘d Hamdân.
ثم ظهرت بدعة الخوارج في عهد علي بن أبي طالب رضي الله عنه سنة ٣٧ هـ، حيث اعترضوا على قبول التحكيم، واستمروا في ضلالهم وعنادهم إلى أن انتهى الأمر إلى الحكم على مرتكب الكبيرة بالكفر في الدُّنيا وإباحة دمه وماله، والخلود في النَّار بالآخرة.ولا أستبعد أن يكون وراء هذه البدعة أيد خفية تسترت بالإسلام ظاهرًا.ثم ظهرت بدعة التشيع، وكان وراء هذه البدعة رجل يهودي اسمه عبد الله بن سبأ (١)، ادعى الإسلام، وغلا في علي رضي الله عنه فقال بنبوته، ثم غلا، فقال بألوهيته، ودعا إلى ذلك قومًا من غواة الكوفة (٢).والشيعة فرق متعددة مختلفة فيما بينها يجمعها القول بإمامة علي وخلافته نصًّا ووصية، وهي من مخلفات ابن سبأ (٣).وقد استغل أعداء الإسلام مذهب التشيع للكيد له ومحاولة الوصول إلى أهدافهم عن طريقه، لكن الله حفظه، وأتم نوره.يقول ابن حزم مقررًا هذه الحقيقة: ". . . فلما امتحنوا -يعني الفرس- بزوال الدولة عنهم على أيدي العرب، وكانت العرب أقل الأمم عند الفرس خطرًا تعاظمهم الأمر، وتضاعفت لديهم المصيبة، وراموا كيد الإسلام بالمحاربة في أوقات شتى، ففي كل ذلك يظهر الله سبحانه وتعالى الحق. . . " إلى أن قال: ". . . فرأوا أن كيده على الحيلة أنجع فأظهر قوم منهم الإسلام، واستمالوا أهل التشيع بإظهار محبة أهل بيت رسول الله صلى الله عليه وسلم(١) ضال مضل، أصله من اليمن، طاف بلاد المسلمين ليصرفهم عن طاعة الأئمة، ويلقي بينهم الشرور والفتن، أتباعه يقال لهم: السَّبَئِيَّة إحدى فرق غلاة الشيعة.انظر: تهذيب ابن عساكر- ٧/ ٤٣١ - ٤٣٤.ولسان الميزان -لابن حجر- ٣/ ٢٨٩، ٢٩٠.والملل والنحل -للشهرستاني- ١/ ١٧٤.(٢) انظر: الفرق بين الفرق -للبغدادي- ص: ٢٣٣.(٣) انظر: شرح أصول اعتقاد أهل السنة والجماعة -للالكائي- ١/ ٢٣ - تحقيق د. أحمد سعد حمدان.