el-Îzâh fî Ulûmi'l-Belâga (Celâleddin el-Kazvînî)
Bölüm: Belâgat
Kitap: el-Îzâh fî Ulûmi'l-Belâga
Müellif: Muhammed b. Abdirrahman b. Ömer, Ebü'l-Me'âlî, Celâleddin el-Kazvînî eş-Şâfiî, Dımaşk Hatîbi olarak bilinir (ö. 739 h.)
Muhakkik: Muhammed Abdülmün‘im Hafâcî
Nâşir: Dâru'l-Cîl - Beyrut
Tab‘ı: Üçüncü Baskı
Cilt sayısı: 3
[Kitap neşrine uygun olarak numaralandırılmıştır]
Ramisher'de yayın tarihi: 1 Temmuz 2026.
الإيضاح في علوم البلاغة (جلال الدين القزويني)القسم: البلاغةالكتاب: الإيضاح في علوم البلاغةالمؤلف: محمد بن عبد الرحمن بن عمر، أبو المعالي، جلال الدين القزويني الشافعي، المعروف بخطيب دمشق (ت ٧٣٩هـ)المحقق: محمد عبد المنعم خفاجيالناشر: دار الجيل - بيروتالطبعة: الثالثةعدد الأجزاء: ٣[ترقيم الكتاب موافق للمطبوع]تاريخ النشر في Ramisher: ١ يوليو ٢٠٢٦.
Birinci Cilt
Mukaddime…
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
İlk Söz
O'na hamd eder, O'ndan tevfik ve sevâb dilerim. Emmâ ba‘d:
İşte bu, belâğat imamı ve beyan şeyhi olup 739 yılında vefat eden âlim, imam el-Hatîb el-Kazvînî'nin telifi olan el-Îzâh adlı kitaba yeni, mufassal bir şerhtir.
Onda araştırmanın derinliğini, tahlilin inceliğini, meselelerin genişçe açılmasını ve müşkillerin hallini hedefledim. Onda muhtelif kaynaklara ve referanslara işaret ettim. Belâğat meselelerini toplayan, yüksek çalışmalar için kaynak ve talebeler, âlimler ve araştırmacılar için bir başvuru eseri olsun diye. Allah, benden ne kadar gayret, araştırma ve murace‘a aldığını bilir. Yine de onu yazmaya ve çıkarmaya sebat ettim; belâğat çalışmalarında hissettiğimiz eksikliği kapatmak için.
Bu kitabın birinci baskısı 1949 yılında çıkmıştı. İşte ikinci baskı, tashih edilmiş, tehzîb olunmuş olarak takdim ediliyor. Allah'tan, onu yalnız kendi rızası için kılmasını; onunla ilme, kültüre ve Kitâb-ı Azîz'in diline fayda vermesini niyaz ederim. Zira O, benim velîmdir. Ne güzel Mevlâ, ne güzel yardımcıdır.
Tevfikim ancak Allah'tandır. O'na tevekkül ettim ve O'na dönerim.
Muhammed Abdülmun'im Hafâcî
المجلد الأولمقدمة…بسم الله الرحمن الرحيمالكلمة الأولىأحمده وأسأله التوفيق والسداد، وبعد:فهذ اشرح جديد مفصل، لكتاب الإيضاح، تأليف العالم الإمام الخطيب القزويني، إمام البلاغة وشيخ البيان، المتوفى عام ٧٣٩هـ.توخيت فيه عمق البحث، ودقة التحليل، والعناية ببسط المسائل، وحل المشكلات، وأومأت فيه إلى شتى المراجع والمصادر. ليكون جامعًا لمسائل البلاغة ومصدرا للدراسات العالية فيها، ومرجعا للطلاب والدارسين والباحثين. والله يعلم مقدار ما أخذ مني من جهد وبحث ومراجعة، ومع ذلك فقد ثابرت على كتابته وإخراجه، لسد النقص الذي نلمسه في دراسات البلاغة.وقد ظهرت الطبعة الأولى لهذا الكتاب عام ١٩٤٩، وها هي ذي الطبعة الثانية منقحة مهذبة. والله أسأله أن يجعله خالصًا لوجهه، وأن ينفع به العلم والثقافة ولغة الكتاب العزيز. فهو وليي، نعم المولى ونعم النصير.وما توفيقي إلا بالله عليه توكلت وإليه أنيب.محمد عبد المنعم خفاجي.
Giriş: Arap belâgatının doğuşu ve bu alandaki telif safhaları: 1- Hicrî ikinci asır, melekelerin bozulmasının ardından belâgat (1) ve unsurları hakkında pek çok özgün ve tercüme edilmiş görüşün ortaya çıktığı ilk dönem olmuştur. Âlimler, Arapların belâgat usullerini araştırmaya, belâgat ve fesâhat kelimelerinin anlamına dair görüşlerini tedvin etmeye koyulmuşlardır. Bu bağlamda en önemli rivayetler şunlardır: Mu‘tezile’nin ileri gelenlerinden olup hicrî 210 yılı civarında vefat eden Bişr b. el-Mu‘temir‘in belâgat hakkındaki vasiyeti (2); İbn Mukaffa‘ın belâgat tefsiri (3); el-‘Utbî‘nin belâgat tarifi (4); Ebû Temmâm‘ın, talebesi el-Buhtürî‘ye yaptığı vasiyet (5) ki bu da aynı babda değerlendirilir. el-Buhtürî şöyle der: “Sözün en iyisi, az olup (manasıyla) delâlet eden ve (usandırmayıp) bıktırmayandır” (6). el-Câhiz‘in el-Beyân adlı eserinde, Hindli bir hakîmin belâgat hakkındaki görüşü olarak bir tarif yer alır (7). Arap filozofu olup hicrî 260 yılında vefat eden el-Kindî ise belâgatı üç türe ayırır: Halkın bilmediği ve konuşmadığı bir tür; bunun aksine olan bir tür (1). Câhiliye döneminde belâgatla ilgili sözler pek bulunmaz; ancak ‘Âmir b. ez-Zarb‘tan nakledilen bir rivayet vardır: Kendisine “İnsanların en beliği kimdir?” diye sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: “Veciz lafızlarla süslenmiş anlamı süsleyen ve törpülemeden önce mufassalı (konuyu) birbirine uygun şekilde yerli yerine koyan kimsedir” (206 c.1 el-‘Umde, 280 c.2 el-Emâlî). Emevîler döneminde ise Muâviye‘ye ve başkalarına ait belâgatla ilgili sözler bulunur. Rivayet edildiğine göre Muâviye, Sahhâr‘a belâgatın ne olduğunu sormuş, o da cevap vermiştir (Bkz. 81 c.1 el-Beyân, 18 c.2 el-Kâmil) (2). (1) Bkz. 104 ve devamı c.1 el-Beyân. (2) 91 c.1 el-Beyân, 214 c.1 el-‘Umde, 75 c.1 el-Beyân, 44-46 er-Risâletü'l-‘Aẕrâ, 2, 3, 22, 23 c.3 el-‘İḳd, 140-150 c.1 Zehrü'l-Âdâb. (3) 90 ve 157 c.1 el-Beyân. (4) 151 c.1 Zehrü'l-Âdâb. (5) 36 c.1 el-Müsteṭraf; ayrıca es-Sa‘âlibî‘den başka bir rivayetle “Mâ ḳalle ve delle” şeklinde de rivayet edilir (218 c.1 el-‘Umde). (6) 78 ve 79 c.1 el-Beyân, 20-38 eṣ-Ṣınâ‘ateyn, 144 c.1 Zehr, 44 er-Risâletü'l-‘Aẕrâ.
مقدمات:نشأة البلاغة العربية ومراحل التأليف فيها:١- كان القرن الثاني الهجري أول عصر شهد نشأة آراء كثيرة أصيلة ومترجمة حول البلاغة١ وعناصرها، بعد فساد الملكات، وقد أخذ العلماء في بحث أصول بلاغات العرب، وفي تدوين آرائهم في معنى كلمة البلاغة والفصاحة. وأهم ما يؤثر من ذلك: وصية بشر بن المعتمر -من زعماء المعتزلة وتوفي نحو عام ٢١٠هـ- في البلاغة٢، وتفسير ابن المقفع للبلاغة٣، وتعريف العتابي لها٤، ووصية٥ أبي تمام للبحتري تدخل في هذا الباب، ويقول البحتري خير الكلام ما قل ودل ولم يمل٦، وفي البيان للجاحظ تحديد البلاغة كما يراها حكيم الهند٧، ويقسمها الكندي فيلسوف العرب المتوفى عام٢٦٠هـ إلى ثلاثة أنواع: فنوع لا تعرفه العامة ولا تتكلم به، ونوع بالعكس،١ لا تجد في العصر الجاهلي كلمات من البلاغة إلا ما روي عن عامر بن الظرب حين سئل من أبلغ الناس؟ فقال: من حلى المعنى المزين باللفظ الوجيز وطبق المفصل قبل التحزيز "٢٠٦ جـ١ العمدة، ٢٨٠ جـ٢ الأمالي" وفي العصر الأموي نجد لمعاوية كلمات في البلاغة ولسواه، روي أن معاوية سأل صحارًا عنها فأجابه "راجع ٨١ جـ١ البيان، ١٨ جـ٢ الكامل".٢ ١٠٤ وما بعدهاجـ١ البيان.٣ ٩١ جـ١ البيان، ٢١٤ جـ١ العمدة، ٧٥ جـ١ البيان، ٤٤-٤٦ الرسالة العذراء، ٢ و٣ و٢٢ و٢٣ جـ٣ العقد، ١٤٠-١٥٠ جـ١ زهر الآداب.٤ ٩٠ و١٥٧ جـ١ البيان.٥ ١٥١ جـ١ زهر الآداب.٦ ٣٦ جـ١ المستطرف وتروى عن الثعالبي برواية أخرى: "ماقل ودل" "٢١٨ جـ١ العمدة".٧ ٧٨ و٧٩ جـ١ البيان، ٢٠-٣٨ الصناعتين، ١٤٤ جـ١ زهر، ٤٤ الرسالة العذراء.
Bir tür (belagat) onu tanırsın fakat onunla konuşmazsın – ki bu, onun en makbulüdür¹ –; Büzercomihr, İran'ın hakîmi, kelâmın faziletlerini ve rezîletlerini, Muvâzene sâhibinin rivâyet ettiği tercüme edilmiş bir sözde zikretmiştir². Bu kelâm ve görüşlerin sonuna kadar. 2- Daha sonra, belâgat ve araştırmaları hakkında pek çok görüşü ve özet çalışmaları bir araya getiren kitaplar telif edilmiştir. Bu kitaplar arasında: Ebû Ubeyde'ye ait Mecâzu'l-Kur'ân (v. 207), ed-Dîneverî'ye ait el-Fesâha (v. 280)³, el-Fadl b. Nevbaht'a ait et-Teşbîh ve't-Temsîl⁴, el-Câhiz'e ait Sınâ'atü'l-Kelâm⁵; yine el-Câhiz'e ait Nazmu'l-Kur'ân⁶ ve et-Temsîl⁷; el-Müberrid'e ait el-Belâga ve Kavâ'idü'ş-Şi'r⁸; el-Kâmil'de belâgatla ilgili birçok meseleye işaretler; kezâ İbnü'l-Müdebbir'e ait er-Risâletü'l-'Uzrâ; el-Harrânî'ye ait el-Belâga⁹; Sa'leb'e ait Kavâ'idü'ş-Şi'r – ki ben onu 1948 yılında pek çok şerh ile neşrettim –; el-Mervezî'ye ait el-Belâga ve'l-Hatâbe¹⁰; İbnü'l-Harûn'a ait el-Mutâbık ve'l-Mücânis¹¹; Ebû Sa'îd el-İsbehânî'ye ait Tehzîbü'l-Fesâha¹²; el-Vâsıtî el-Mu'tezilî'ye ait İ'câzu'l-Kur'ân fî Nazmihî ve Te'lîfih (v. 306); el-Bâhis'e ait Sın'atü'l-Belâga; es-Sîrâfî'ye ait (v. 368); İbnü'l-Ahşîd'e ait Nazmu'l-Kur'ân¹³; kezâ İbn Ebî Dâvûd'a ait (v. 316)¹⁴; el-Hasan b. Ca'fer'e ait er-Redd 'alâ men Nefe'l-Mecâz fi'l-Kur'ân¹⁵. Bu kitaplardan ayrıca el-Mufassal fi'l-Beyân ve el-Merzübânî'ye ait el-Fesâha (v. 378). Bununla birlikte, belâgatın bazı meselelerini araştırma konusu edinen en önemli kitaplar şunlardır: ¹ 'Umde, c. 1, s. 219. ² el-Muvâzene, s. 183. ³ el-Fihrist (İbnü'n-Nedîm), s. 116. ⁴ a.g.e., s. 383. ⁵ el-Câhız (Merdüm), s. 38. ⁶ a.g.e., s. 40. ⁷ Mu'cemü'l-Üdebâ, c. 6, s. 76. ⁸ Fihrist, s. 88; Mu'cemü'l-Üdebâ, c. 7, s. 144. ⁹ Fihrist, s. 178. ¹⁰ Fihrist, s. 215. ¹¹ Fihrist, s. 212. ¹² Fihrist, s. 197. ¹³ Fihrist, s. 57 ve 58. ¹⁴ Fihrist, s. 324. ¹⁵ Fihrist, s. 520.
ونوع تعرفه ولا تتكلم به وهو أحمدها١، وذكر بزر جمهر حكيم الفرس فضائل الكلام ورذائلة في كلمة مترجمة رواها صاحب الموازنة٢. إلى آخر هذه الكلمات والآراء.٢- ثم ألفت بعد ذلك كتب تجمع كثيرًا من الآراء والدراسات الموجزة حول البلاغة وبحوثها. ومن هذه الكتب: مجاز القرآن لأبي عبيدة م ٢٠٧هـ والفصاحة للدينوري م ٢٨٠هـ٣ والتشبيه والتمثيل للفضل بن نوبخت٤ وصناعة الكلام للجاحظ٥، ونظم القرآن ٦ والتمثيل ٧ له أيضًا، والبلاغة وقواعد الشعر للمبرد٨.. وفي الكامل إشارات لمسائل كثيرة في البلاغة، وكذلك الرسالة العذراء لابن المدبر، والبلاغة للحراني"٩"، وقواعد الشعر لثعلب، وقد نشرته عام ١٩٤٨ بشروح كثيرة، والبلاغة والخطابة للمروزي ١٠ والمطابق والمجانس لابن الحرون ١١ وتهذيب الفصاحة لأبي سعيد الأصفهاني١٢ وإعجاز القرآن في نظمه وتأليفه للواسطي المعتزلي م ٣٠٦هـ، وصنعة البلاغة للباحث، وللسيرافي م ٣٦٨هـ. ونظم القرآن لابن الأخشيد ١٣، وكذلك لابن أبي داود م ٣١٦هـ ١٤ وكتاب الرد على من نفى المجاز في القرآن للحسن بن جعفر ١٥ ومن هذه الكتب أيضًا المفصل في البيان، والفصاحة للمرزباني م ٣٧٨هـ.على أن أهم الكتب التي تناولت بعض مسائل البلاغة بالبحث،١ ٢١٩ جـ١ العمدة.٢ ١٨٣ الموازنة.٣ ١١٦ الفهرست لابن النديم.٤ ٣٨٣ المرجع.٥ ٣٨ الجاحظ لمردم.٦ ٤٠ المرجع.٧ ٧٦ جـ٦ معجم الأدباء.٨ ٨٨ فهرست، ١٤٤ جـ٧ معجم الأدباء.٩ ١٧٨ فهرست.١٠ ٢١٥ فهرست.١١ ٢١٢ فهرست.١٢ ١٩٧ فهرست.١٣ ٥٧ و٥٨ فهرست.١٤ ٣٢٤ فهرست.١٥ ٥٢٠ فهرست.
Yahut doğrudan bu konuda telif edilmiş olan eserler ise şunlardır: Ebû Zeyd el-Kureşî'nin *Cemheretü Eş‘âri'l-Arab* adlı kitabı. Nitekim onun mukaddimesinde belâgate dair kısa ve ilginç araştırmalar yer almaktadır. Yine Câhiz'in *el-Beyân ve't-Tebyîn* adlı eseri ki bu, o dönemde Arapların nesir ve şiirdeki belâgatleriyle ilgili olarak telif edilmiş en önemli kitaplardan olup, Câhiz devrinde yaygın olan kanaatler bağlamında belâgatin tanımına dair görüşlere yer vermektedir. Bu eserde belâgate dair pek çok araştırma bulunmaktadır. Nitekim o, istiâreyi tarif eder¹, seciden bahseder², tafsîl ve taksîme³, istitrâd ve kinâyeye⁴, emsâle⁵, ihtirâsa⁶, kalbe⁷ ve üslûb-i hakîme⁸ işaret eder. Câhiz, kelâmî mezhepten¹⁰ söz eden ilk kişidir; belâgati mânâlarda değil, nazımda (lafız düzeninde) görür¹¹ ve İbn Haldun da bu görüşe gitmiştir¹². Câhiz îcâzı över¹³ ve yine *el-Beyân*'da, vahşî ve süknâ (kaba ve bayağı) ifadeleri terk etmeye, anlaşılırlığı ve vuzuhu teşvik etmeye, söz sanatında derinleşmeyi ve aşırı inceliği bırakmaya çağırır; bunların dışında *el-Beyân*'da kaydettiği daha pek çok husus vardır. Ebû Hilâl'in dediği gibi, Câhiz'in incelemelerinin kısa ve dağınık olması¹⁴ ona zarar vermez; zira bunlar her hâlükârda beyân ilminin doğuşunda büyük bir etkiye sahiptir ve birçoklarını, Câhiz'i beyân ilminin ilk kurucusu saymaya sevk etmiştir. Bazı çağdaş araştırmacıların ileri sürdüğü gibi, Câhiz'in beyân ilmindeki etkisini küçümsemek hatadır. ¹ 116, c. 1, *el-Beyân*. ² 194, c. 1, *el-Beyân*. ³ 170, c. 1 ve 91, c. 2, *el-Beyân*. ⁴ 180, c. 3 ile 8, 29, 31 ve 80, c. 3, *el-Beyân*. ⁵ 865, 88, 114 ve 183, c. 1 ile 224, c. 2, *el-Beyân*. ⁶ 1616, c. 1, *el-Beyân*. ⁷ 180, c. 1, *el-Beyân*. ⁸ 2018 ve 202, c. 2, *el-Beyân*. ¹⁰ 19, *el-Bedî‘* (İbnü'l-Mu‘tez; neşr: Muhammed Hafâcî); *el-‘Umde*, c. 2, s. 76. ¹¹ 40, c. 3, *el-Hayevân*. ¹² *Mukaddime* (İbn Haldun). Schiller der ki: Sanatta şekil her şeydir, mânâ ise anılmaya değer değildir. ¹³ 83, c. 1 ve 86; diğer yerler. ¹⁴ *es-Sınâ‘ateyn*, s. 6-7.
أو التي ألفت فيها خاصة هي: كتاب جمهرة أشعار العرب لأبي زيد القرشي، ففي مقدمته بحوث موجزة طريفة تتصل بالبلاغة. وكتاب البيان والتبيين للجاحظ، وهو أهم ماألف في هذا الطور من كتب تتصل ببلاغات العرب نثرًا وشعرًا، وتتعرض لتحديد البلاغة بما حولها من آراء كانت ذائعة في عصر الجاحظ، وفيه كثير من بحوث البلاغة، فهو يعرف الاستعارة١ ويتكلم على السجع٢ ويشير إلى التفصيل والتقسيم٣ والاستطراد والكناية٤ والأمثال٥ والاحتراس٦ والقلب٧ والأسلوب الحكيم ٨، والجاحظ أول من تكلم على المذهب الكلامي٩ ويرى البلاغة في النظم لا في المعاني١٠ وهو ماذهب إليه ابن خلدون ١١، والجاحظ يشيد بالإيجاز١٢، كما يدعو في البيان كثيرًا إلى ترك الوحشي والسوقي، ويحث على الإفهام والوضوح، وعلى ترك التعمق والتهذيب في صناعة الكلام، إلى غير ذلك من شتى مادونه في البيان. ولا يضير الجاحظ أن كانت دراساته موجزة مفرقة كما يقول أبو هلال ١٣، فهي على كل حال ذات أثر كبير في نشأة البيان، وهي التي أوحت إلى كثير أن يعدوا الجاحظ الواضع الأول لعلم البيان. ومن الخطأ التهوين بأثر الجاحظ في البيان كما ذهب إليه بعض الباحثين المحدثين.١ ١١٦ جـ١ البيان.٢ ١٩٤ جـ١ البيان.٣ ١٧٠ جـ١ و٩١ جـ٢ البيان.٤ ١٨٠ جـ و٨ و٢٩ و٣١ و٨٠ جـ٣ البيان.٨٦٥ و٨٨ و١١٤ و١٨٣ جـ١ و٢٢٤ جـ٢ البيان.١٦١٦ جـ١ البيان.٧ ١٨٠ جـ١ البيان.٢٠١٨ و٢٠٢ جـ٢ البيان.١٠١٩ البديع لابن المعتز نشر محمد خفاجي، ٧٦ جـ٢ العمدة.٤٠١٠ جـ٣ الحيوان.٥٧٧١١ مقدمة ابن خلدون. ويقول شيلر: في الفن الشكل هو كل شيء والمعنى ليس شيئًا مذكورًا.٨٣١٢ و٨٦ جـ١ ومواضيع أخرى.١٣ ص٦ و٧ الصناعتين.
3- Belâgat alanında tedvin, kıymetli eseri "el-Bedî‘"i kaleme alan İbnü’l-Mu‘tezz[1] ile "Kavâ‘idü’ş-Şi‘r" adlı eseri telif eden Sa‘leb tarafından başlatılmıştır. Kısa bir süre sonra, 337 (m. 948) yılında vefat eden Kudâme b. Ca‘fer’in şiir tenkidi gibi, nesir tenkidi de ortaya çıkmıştır. Ardından 395 (m. 1004) yılında vefat eden Ebû Hilâl’in "es-Sınâ‘ateyn" adlı eseri, el-Âmidî’nin "el-Muvâzene"si, el-Cürcânî’nin "el-Vesâta"sı, el-Bâkıllânî’nin "İ‘câzü’l-Kur’ân"ı, İbn Sinân el-Hafâcî’nin "Sırru’l-Fesâha"sı ve İbn Reşîk’in "el-‘Umde"si gelir ki bunlar belâgatle en çok ilgili kitaplardır.
4- Daha sonra Arap belâgatının üstadı Ebû Bekr Abdülkâhir el-Cürcânî (ö. 471/1078) gelir. Belâgat alanında iki mühim eser telif etmiştir: 1- "Esrâru’l-Belâga" — bu eserde teşbih, mecaz, istiare gibi beyân ilmi araştırmalarını kapsayan geniş çalışmalar bulunur; ayrıca sirkat (şiir hırsızlığı) ve bazı bedî‘ türlerine dair izahlar mevcuttur. 2- "Delâilü’l-İ‘câz" — bu eserde meânî ilminin esaslarını teşkil eden pek çok araştırma yer alır. Ayrıca bu eserde kinâye, temsil, mecaz, istiare ve yine sirkat konularını ele almıştır.
5- Cürcânî döneminden sonra Zemahşerî tefsirinde, er-Râzî "Nihâyetü’l-İ‘câz" adlı eserinde, "el-Meselü’s-Sâir" sahibi İbnü’l-Esîr, "el-Misbâh" sahibi Bedrüddîn b. Mâlik, "el-Aksa’l-Karîb" sahibi et-Tenûhî ve pek çok âlim belâgat ve fasâhat konularında araştırma yapmıştır. Bu dönemdeki en önemli âlimlerden biri, el-Hâtimî’nin talebesi olan Ebû Ya‘kūb es-Sekkâkî (ö. 626/1228) olup "el-Miftâh" adlı eserini telif etmiş ve bunu[1] kendi yöntemi üzerine kurmuştur. Aynı yöntemle 84 (m. 703) yılında vefat eden İbn Munkız "el-Bedî‘" adlı eserini kaleme almıştır[2]. Bunu İzzüddîn b. Ebî’l-Hadîd (ö. 665/1266) "el-Felâkü’d-Dâir ‘ale’l-Meseli’s-Sâir" adlı eserinde şerh etmiştir[3] 73 Miftah.
٣- وقد بدأ التدوين في البلاغة على يد ابن المعتز الذي ألفه كتابه القيم "البديع"١ وثعلب الذي ألف كتابه "قواعد الشعر"، وبعد قليل ظهر نقد النثر كما ظهر نقد الشعر لقدامة بن جعفر المتوفى عام ٣٣٧هـ. ثم كتاب الصناعتين لأبي هلال المتوفى عام ٣٩٥هـ، ثم كتاب الموازنة للآمدي، والوساطة للجرجاني، وإعجاز القرآن للباقلاني، وسر الفصاحة لابن سنان الخفاجي، والعمدة لابن رشيق وهما أكثر الكتب اتصالًا بالبلاغة.٤- ثم جاء بعد ذلك أبو بكر عبد القاهر الجرجاني شيخ البلاغة العربية والمتوفى عام ٤٧١هـ. فألف في البلاغة كتابين جليلين هما:١- أسرار البلاغة، وفيه دراسات واسعة تتناول بحوث علم البيان من تشبيه ومجاز واستعارة وفيه شرح للسرقات وبعض ألوان البديع.٢- دلائل الإعجاز، وفيه بحوث كثيرة هي أصول علم المعاني. كماأنه تحدث فيه عن الكناية وعن التمثيل والمجاز والاستعارة والسرقات أيضًا.٥ - وبعد عصر الجرجاني بحث الزمخشري في تفسيره، والرازي في كتابه "نهاية الإعجاز"، وابن الأثير صاحب المثل٢ السائر، وبدر الدين بن مالك صاحب المصباح، والتنوخي صاحب "الأقصى القريب"، وكثير من العلماء، في البلاغة والفصاحة.ومن أهم هؤلاء العلماء في هذا الطور أبو يعقوب السكاكي المتوفى عام ٦٢٦هـ تلميذ الحاتمي٣، الذي ألف كتابه "المفتاح"، وجعله١ على نهجه ألف ابن منقذ المتوفى عام ٨٤هـ كتابه "البديع".٢ شرحه عز الدين بن أبي الحديد م ٦٦٥هـ في كتابه "الفلك الدائر على المثل السائر".٣ ٧٣ المفتاح.
Kısımlar hâlinde, belagati üçüncü kısmına tahsis etti ve onu üç kısma ayırdı: Meânî, Beyân, Bedî‘. Böylece belagat ilimleri ve her ilmin meseleleri tafsilatlı bir şekilde temeyyüz etti. Felsefe ve mantık, Sekkâkî'ye büyük ölçüde galip gelmiştir; nitekim Abdulkâhir'de ise zevk ve tabiat galip geliyordu. Böylece belagat araştırmalarında telif ve icat safhaları sona erer ve tam bir tedvin gerçekleşir. 6- H. 739 yılında vefat eden Hatîb el-Kazvînî, belagata dair iki kitabını telif etti: Telhîsü’l-Miftâh(1) ve el-Îzâh. O, el-Îzâh'ı Telhîsü’l-Miftâh'ın şerhi gibi olmak üzere telif etmiş ve onda Abdulkâhir ile Sekkâkî'nin pek çok görüşünü bir miktar tanzim ve şerh ile toplamıştır. Telhîs metni üzerine şerhler, haşiyeler ve takrirler çoğalmıştır; bunların başında el-İsâm'ın el-Atvel'i, Sa‘d'ın el-Mutavvel'i(2) ve Telhîs şerhleri ile diğerleri gelir… İşte bu dönemde belagatın en önemli kitapları ve şerhleri bunlardır. Kavânînü’l-Belâga li-Abdüllatîf el-Bağdâdî (ö. 629), et-Tibyân li-İbni’z-Zemlekânî (ö. 651), el-Mi‘yâr li’z-Zencânî (ö. 654), Bedî‘u’l-Kur’ân li-İbni Ebî’l-İsba‘ (ö. 654), el-Fevâidü’l-Gıyâsiyye li’l-Adud (ö. 756) ve şerhi el-Kirmânî (ö. 786), et-Tibyân li-Şerefiddîn et-Tîbî (ö. 743), et-Tırâz li-Yahyâ b. Hamza el-Alevî (ö. 749), Arûsü’l-Efrâh li’s-Sübkî (ö. 773), es-Semerkandiyye li’s-Semerkandî -ki istiareler hakkında bir risaledir- ve es-Semerkandî H. 880 yılında vefat etmiştir. (1) Zekeriyyâ el-Ensârî (ö. 926): 'Muhtasaru Telhîsi’l-Miftâh'. el-Abbâsî (ö. 963)'nin Telhîs şevahidine dair 'Meâhidü’t-Tansîs' adlı bir şerhi vardır. (2) Onun şevahidinin şerhi hakkında 'Ukūdü’d-Dürer fî Halli Ebyâti’l-Mutavvel ve’l-Muhtasar' adlı bir kitap vardır; H. 1307 yılında 166 sayfa olarak taş baskısı yapılmıştır.
أقسامًا، وخص البلاغة بالقسم الثالث منه، وقسمها إلى ثلاثة أقسام: المعاني -البيان- البديع. وبذلك تميزت علوم البلاغة ومباحث كل علم منها بالتفصيل.والفلسفة والمنطق تغلب على السكاكي إلى حد كبير، من حيث كان يغلب الذوق والطبع على عبد القاهر.وبذلك تنتهي مراحل التأليف والابتكار في بحوث البلاغة وتدوينها تدوينًا كاملًا.٦- وجاء الخطيب القزويني المتوفى عام ٧٣٩ فألف في البلاغة كتابيه: تلخيص١ المفتاح والإيضاح. وقد ألف الإيضاح ليكون كالشرح لتلخيص المفتاح وجمع فيه كثيرًا من آراء عبد القاهر والسكاكي في شيء من التنظيم والشرح.وعلى متن التلخيص كثرت الشروح والحواشي والتقارير وفي مقدمتها الأطول للعصام، والمطول٢ للسعد وشروح التلخيص وسواها … وهذه أهم كتب البلاغة وشروحها في هذا العهد. قوانين البلاغة لعبد اللطيف البغدادي م ٦٢٩هـ، والتبيان لابن الزملكاني م٦٥١هـ، والمعيار للزنجاني م٦٥٤هـ، وبديع القرآن لابن أبي الأصبع م٦٥٤هـ، والفوائد الغياثية للعضد م ٧٥٦هـ وشرحها الكرماني م ٧٨٦هـ والتبيان لشرف الدين الطيبي م٧٤٣هـ، والطراز ليحيى ابن حمزة العلوي م ٧٤٩هـ، وعروس الأفراح للسبكي م ٧٧٣هـ، والسمرقندية للسمرقندي وهي رسالة في الاستعارات، وتوفي السمرقندي عام ٨٨٠هـ.١ لزكريا الأنصاري م ٩٢٦هـ "مختصر تلخيص المفتاح": وللعباسي م ٩٦٣ شرح لشواهد التلخيص سماه معاهد التنصيص.٢ عليه كتاب في شرح شواهده اسمه عقود الدرر في حل أبيات المطول والمختصر، وهو مطبوع طبعة حجر عام ١٣٠٧هـ في ١٦٦ صفحة.
9- Sekkâkî’nin el-Miftâh’ına yazılan şerhler: a- Onun tamamını Mevlâ Hisâm şerh etmiştir. b- Üçüncü bölümünü ise: eş-Şîrâzî (710 h.) -"Miftâhu’l-Fettâh" adlı eserinde-, onun çağdaşı olan et-Tirmizî, el-Halhâlî (745 h.), es-Sa‘d (712-791 h.), es-Seyyid (816 h.) -803 yılında telif ettiği "el-Misbâh" adlı eserinde-, İmâdüddin el-Kâşî şerh etmiştir. Ayrıca onun, Hattîb’in el-Miftâh’a yönelttiği müteşâbihleri çözmeye dair bir risâlesi vardır. Yine el-Ebherî Sultân Şâh, Taşköprizâde (962 h.), Şeyhzâde (951 h.), eş-Şirbînî (769 h.), el-Hârizmî -ki 642 h. yılında tamamlamıştır-, el-Fenârî (834 h.) -ki es-Sa‘d ve es-Seyyid’in şerhlerine hâşiyeleri vardır-, İbn Kemâl Paşa (940 h.) ve diğerleri. c- Üçüncü bölümünü ihtisar edenler: el-Mu‘ânîcî (990 h.), el-Kazvînî (666-739 h.), el-Îcî (756 h.) -"el-Fevâidü’l-Gıyâsiyye" adlı eserinde-, Bedrüddin İbn Mâlik (686 h.) -"el-Misbâh fî İhtisâri’l-Miftâh" adlı eserinde- ve el-Murâkışî, "el-Misbâh"ı nazm etmiş, sonra onu şerh ederek "Dav’u’l-Misbâh alâ Tercîzi’l-Misbâh" adını vermiştir. Bu muhtasarı İbn en-Nahviyye (718 h.) ihtisar etmiş ve "Dav’u’s-Sabâh" adını vermiş, daha sonra onu iki ciltlik "Esfârü’l-Misbâh ‘an Dav’i’l-Misbâh" adlı eserinde şerh etmiştir. Muhammed b. Hızır ise "Misbâhu’z-Zamân fî Şerhi’l-Misbâh"ı yazmıştır. Ayrıca es-Sa‘d, Hattîb el-Kazvînî’nin Telhîsi’l-Miftâh’ı üzerine "el-Mutavvel"i telif etmiş ve bu eserini 748 h. yılında tamamlamış; ayrıca el-Mutavvel’in muhtasarını 756 h. yılında bitirmiştir. İbn Ya‘kûb ise es-Seyyid’in şerhi üzerine bir hâşiye yazmıştır. es-Seyyid’in şerhi üzerine hâşiye yazanlar: el-Bistâmî (871 h.), Mevlâ Lutfî (900 h.), Hamîdüddin (908 h.), Es‘ad en-Nâcî (922 h.), Muhyiddin el-Fenârî (954 h.), Şihâbüddin el-Hafâcî (1069 h.).
٩- شروح المفتاح للسكاكي.أ- شرحه بتمامه المولى حسام.ب- وشرح القسم الثالث منه: الشيرازي م ٧١٠هـ في "مفتاح الفتاح"، والترمذي وهو معاصر للشيرازي، والخلخالي م ٧٤٥هـ، والسعد "٧١٢-٧٩١هـ"، والسيد م ٨١٦هـ في "المصباح" الذي ألفه عام ٨٠٣ "١"هـ، وعماد الدين الكاشي. وله رسالة في حل المتشابهات التي أوردها الخطيب على المفتاح، والأبهري سلطان شاه، وطاشكبري زاده م ٩٦٢هـ، وشيخ زاده م ٩٥١هـ، والشربيني م ٧٦٩هـ، والخوارزمي، وقد فرغ منه عام ٦٤٢هـ، والفناري م٨٣٤، وله على شرحي السعد والسيد تعليقات، وابن كمال باشام ٩٤٠، وسواهم.ج- واختصر القسم الثالث منه:المعانيجي م ٩٩٠هـ، والقزويني ٦٦٦-٧٣٩هـ، والأيجي م٧٥٦هـ في الفوائد الغياثية، وبدر الدين ابن مالك م ٦٨٦هـ في "المصباح في اختصار المفتاح" ونظم "المصباح" المراكشي، ثم شرحه وسماه "ضوء المصباح على ترجيز المصباح"، واختصر هذا المختصر ابن النحوية م ٧١٨هـ، وسماه "ضوء الصباح"، ثم شرحه في مجلدين في كتاب أسفار المصباح عن ضوء المصباح، ولمحمد بن خضر "مصباح الزمان في شرح المصباح".هذا وقد ألف السعد "المطول على تلخيص المفتاح للخطيب القزويني" وانتهى من تأليفه عام ٧٤٨هـ، كما انتهى من تأليف مختصر المطول عام ٧٥٦هـ.. وفرع ابن يعقوب من تأليف شرحه على مختصر١ على شرح السيد حواش: للبسطامي م ٨٧١هـ، وللمولى اللطفي م ٩٠٠هـ، ولحميد الدين م ٩٠٨هـ، ولأسعد الناجي م ٩٢٢، ولمحيي الدين الفنري م ٩٥٤، وللشهاب الخفاجي م ١٠٦٩هـ.
Sa'd, Muharrem 1108'de Meknase'deydi. İbnü's-Sübkî, Muhtasaru's-Sa'd üzerine yazdığı "Arûsü'l-Efrâh" adlı şerhini Cemâziyelevvel 758'de tamamladı. ed-Desûkî, Muhtasaru's-Sa'd üzerine yazdığı şerhini Şevval 1210'da tamamladı. 8. Hatib el-Kazvînî'nin el-Îzâh'ı belirgin birkaç özelliğe sahiptir: Zira o, belâgat araştırmalarında en kapsamlı kitaptır; tertip ve üslup bakımından bu alanda yazılmış en açık kitaplardandır. Arap belâgatının sırlarını araştırma, derinlemesine inceleme ve istinbât bakımından oldukça zengindir. Üstelik belâgat alanında güzel bir uygulama kitabıdır. Kazvînî bu kitapta Sekkâkî'nin pek çok görüşünü tenkit eder; bununla birlikte Hatib (Kazvînî) eserinde Abdülkahir ve Sekkâkî'ye çokça dayanır. Bununla birlikte Hatib, kitabında kendi dönemine kadar çeşitli asırlardaki belâgat âlimlerinin araştırmalarının hulâsalarını toplar. Kitap ayrıca zengin muhtevalı; edebiyat, tenkit, belâgat ve beyân alanlarında büyük faydalıdır. 1. Ayrıca havâşî döneminde belâgat alanında yeni eserler ortaya çıkmıştır; bunlar arasında Süyûtî'nin "Ukûdü'l-Cümân"ı da vardır. Yine modern dönemde belâgat alanında, bir tür tertip, düzenleme ve güzel alıntı-seçki niteliği taşıyan birkaç eser ortaya çıkmıştır. Böylece belâgat telifinin başlangıcından günümüze kadarki aşamaları tamamlanmış olur. 1. Bunu Aksarâyî (ö. 800 H), Haydara (ö. 820 H), üstad es-Saîdî ve üstad et-Tenûhî şerh etmiştir.
السعد في مكناسة في المحرم ١١٠٨هـ.. وانتهى ابن السبكي من تأليف شرحه "عروس الأفراح" على مختصر السعد في جمادى الأولى عام ٧٥٨هـ.. وانتهى الدسوقي من كتابة شرحه على مختصر السعد في شوال عام ١٢١٠هـ.٨- يمتاز الإيضاح للخطيب القزويني بعدة ميزات ظاهرة: فهو أوفى كتاب في بحوث البلاغة، وهو أوضح الكتب المؤلفة فيها نظامًا وأسلوبًا، وهو كثير البحث والتعمق والاستنباط لأسرار البلاغة العربية، فوق أنه كتاب تطبيقي جميل في البلاغة، وينقد القزويني فيه كثيرًا من آراء السكاكي، وإن كان يعتمد الخطيب فيه على عبد القاهر والسكاكي كثيرًا. ومع ذلك فالخطيب يجمع في كتابه خلاصات لبحوث علماء البلاغة في شتى العصور حتى عصره، والكتاب بعد ذلك غزير المادة، كبير الفائدة في الأدب والنقد والبلاغة والبيان١.وهناك مؤلفات جديدة ظهرت في البلاغة في عصر الحواشي، ومن بينها عقود الجمان للسيوطي. كما ظهرت في العصر الحديث عدة مؤلفات في البلاغة فيها لون من التهذيب والتنسيق وحسن الأخذ والاختيار.وبذلك تنتهي مراحل التأليف في البلاغة منذ نشأتهاحتى الآن.١ شرحه الاقصرائي م ٨٠٠هـ وحيدرة م ٨٢٠هـ، والأستاذ الصعيدي والأستاذ التنوخي.
el-Hatîb ve Arap Belâgatindeki Tesiri: el-Hatîb el-Kazvînî[1], Cürcî Zeydân'ın belirttiği üzere "Cemâleddin Ebü'l-Me'âlî Muhammed b. Abdurrahmân, İbn Hatîb-i Dımaşk"tır. Daha tafsilâtlı olarak ise talebelerinin -yahut bizzat kendisinin- "el-Îdâh" adlı eserinin mukaddimesinde ifade ettiği gibi "Şeyh, İmam, Âlim, Allâme, Hatîbü'l-Hutabâ, Müftî'l-Müslimîn, Celâleddin, Ebû Abdullah, Muhammed, Kādı'l-Kudât Sa'deddîn Ebî Muhammed Abdurrahmân'ın oğlu, İmâmeddîn Ebî Hafs Ömer'in torunu, el-Kazvînî eş-Şâfiî"dir. O, büyük bir ilim ve din ailesine mensuptur; bu ailenin şüphesiz onun hayatı, düşüncesi ve ruhu üzerinde tesiri olmuştur.
Hicrî 666 (m. 1267-68) yılında doğmuş, fıkıh tahsil etmiş, kadılık vazifesi üstlenmiş, ardından Dımaşk'a gitmiş ve oradaki camide hatiplik yapmıştır. Daha sonra Mısır'da kadılık yapmış, Melik Nâsır döneminde nüfuzu artmış, büyük bir servet edinmiş, sonra Dımaşk'a gelerek orada vefat etmiştir. En meşhur eserleri Telhîsu'l-Miftâh ve el-Îdâh fi'l-Me'ânî ve'l-Beyân'dır[2]. Vefatı Hicrî 739 (m. 1338-39) yılında olup, ed-Düreru'l-Kâmine sahibi bu bilgiyi vermektedir.
el-Hatîb'in belâgate dair eserleri, geniş bir belâgat ve edebiyat kültürüne sahip olduğunu, belâgat alanındaki en önemli eserleri -başta Abdülkâhir el-Cürcânî'nin Esrâru'l-Belâga ve Delâilu'l-İ'câz'ı ile es-Sekkâkî'nin el-Miftâh'ı olmak üzere- etraflıca okuduğunu göstermektedir.
el-Hatîb, belâgate dair el-Miftâh -yahut onun bir kısmı- için küçük bir muhtasar kaleme almıştır[3].
[1]: Şezerâtu'z-Zeheb, ed-Düreru'l-Kâmine fî A'yâni'l-Mieti's-Sâmine ve sair eserler.
[2]: Cürcî Zeydân bu eserin adını tahrif ederek el-Îdâh yerine el-İfsâh şeklinde zikretmiştir (Târîhu Edebi'l-Lugati'l-Arabiyye, c. 3, s. 44).
[3]: Bu bilgi, Şezerâtu'z-Zeheb, ed-Düreru'l-Kâmine fî A'yâni'l-Mieti's-Sâmine ve sair eserlerde yer almaktadır.
الخطيب وأثره في البلاغة العربية:والخطيب القزويني١ هو "جمال الدين أبو المعالي محمد بن عبد الرحمن، ابن خطيب دمشق" كما يقول جورجي زيدان، وبتفصيل أوسع هو "الشيخ الإمام العالم العلامة خطيب الخطباء، مفتي المسلمين، جلال الدين، أبو عبد الله، محمد، ابن قاضي القضاة سعد الدين أبي محمد عبد الرحمن، ابن إمام الدين أبي حفص عمر، القزويني الشافعي" كما يقول تلاميذه أو هو نفسه في مقدمة كتابه "الإيضاح" فهو من أسرة علمية ودينية كبيرة، كان لها ولاشك أثرها في حياته وتفكيره وروحه.ولد عام ٦٦٦هـ، وتعلم الفقه، وتولى القضاء، وانتقل إلى دمشق، وتولى الخطابة في مسجدها، ثم تولى القضاء بمصر، وتمكن نفوذه فيها أيام الملك الناصر، اكتسب مالًا طائلًا، ثم جاء إلى دمشق وتوفي فيها. وأشهر مؤلفاته تلخيص المفتاح، والإيضاح في المعاني والبيان٢، وكانت وفاته عام ٧٣٩هـ، كمايقول صاحب الدرر الكامنة.وتدل مؤلفات الخطيب في البلاغة على ثقافة بلاغية وأدبية واسعة وقراءة مستفيضة لأهم المؤلفات في البلاغة وفي مقدمتها: "أسرار البلاغة" و"دلائل الإعجاز" لعبد القاهر، والمفتاح للسكاكي.ألف الخطيب مختصرًا صغيرًا للمفتاح في البلاغة، أو للقسم١ شذرات الذهب، الدرر الكامنة في أعيان المائة الثامنة، وسواها.٢ وقد حرف جورجي زيدان اسمه فذكره "الإفصاح" بدل الإيضاح ""٤٤ جـ٣ تاريخ أدب اللغة العربية".
Üçüncüsü daha açık bir ifadeyle olup, ona "Telhisu'l-Miftâh"[1] adını vermiş; o değerli eseri (Miftâh'ı) kısaltmış, öne alıp geriye bırakmış, bazı kısımları atmış ve ihtisar etmiştir. İçinde, bu sanatların cehâbizesinin beğenmediği kendine ait bazı görüşler bulunmaktadır. "Hayret vericidir ki kitabına bu adı vermiş; oysa bir araştırmacının kanaatine göre bu, yalnızca Miftâh'ın telhisi değil, daha çok Abdülkâhir'in Esrâru'l-Belâga ve Delâilü'l-İ'câz'ı ile İbn Sinân el-Hafâcî'nin Sirru'l-Fesâha'sının bir telhisi mesabesindedir. Nitekim telhisin ruhu, son kitaptan (Sirru'l-Fesâha) açıkça görülmektedir ve mukaddimesinde de bu apaçıktır."[2] Bu görüşte bir mübalağa payı olabilir; zira Telhîs metni, Esrâr, Delâil ve Sirru'l-Fesâha'nın az veya çok bir telhisi değildir. O, yalnızca el-Miftâh'ın üçüncü bölümünün telhisidir. İçinde Abdülkâhir'den etkilenme ruhu varsa, bu da asıl kaynağı yine el-Miftâh'ın kendisine dayanır; zira Sekkâkî, el-Miftâh'ında büyük ölçüde Abdülkâhir'e istinat etmiştir. Bu durum el-Îzâh'ta hoş görülebilir, fakat "Telhisu'l-Miftâh"ta değil. Ardından Hatîb (Kazvînî), belâgat alanındaki el-Îzâh adlı eserini Telhîs'in tertibi üzerine kaleme almış, sözü genişleterek onun bir şerhi gibi olmasını sağlamıştır. Böylece kapalı yerleri açıklamış, mücmel mânalarını tafsil etmiş; araştırma ve incelemelerinde el-Miftâh, el-Esrâr, ed-Delâil ve bunlar dışındaki eserlere dayanmıştır –ki Hatîb'in kendisi de el-Îzâh'ın mukaddimesinde buna işaret eder. Kitap, "Bu sanatların ana meselelerini, ilmî tahkik ile edebî metaneti birleştiren Abdülkâhir üslubunun ruhunu taşıyan açık bir ifadeyle ihtiva etmektedir."[3]
[1] Onu (Telhîs'i) şerhedenler: el-Halhâlî (ö. 745), Nâziru'l-Ceyş (ö. 778), el-Bâbertî (ö. 786), Şemseddîn el-Konevî (ö. 788), et-Tîzîtî (ö. 793), es-Seyyid Abdullah (ö. 800), İsâmüddîn (ö. 951) ve es-Sa'd (ö. 791)... es-Sa'd'ın şerhi üzerine ayrıca Yâsin el-Hımsî (ö. 961), İbn Ya'kub (ö. 1108) ve ed-Düsûkî (ö. 1230) tarafından şerhler de yapılmıştır.
[2] Bkz. merhum Profesör Ahmed el-Merâğî, Bahûs ve Ârâ fî Ulûmi'l-Belâga, s. 62, 137.
[3] Bkz. s. 63, a.g.e. Ayrıca Ezher Kütüphanesi'nde el-Îzâh'ın beyitleri üzerine yazma bir hâşiye bulunmaktadır; bu nüsha, Farsça hatla yazılmış bir cilt hâlinde olup 126 varaktır, numara "43/1095". Yine aynı kütüphanede, Muhammed Hasan hattıyla (sene 1365) 150 varaklık, "2110/5286" numaralı başka bir nüsha daha vardır. Mısır Dâru'l-Kutubi'l-Mısriyye'de el-Îzâh üzerine yazma bir şerh bulunmaktadır.
الثالث بعبارة أوضوح، وسماه "تلخيص المفتاح١" لخص فيه ذلك السفر القيم وقدم فيه وأخر، وحذف واختصر، وفيه بعض آراء له لم يرتضها جهابذة هذه الفنون، "ومن العجيب أن يسمي كتابه بهذا الاسم، وهو في رأي أحد الباحثين ليس بالتلخيص له وحده، بل أشبه بأن يكون تلخيصًا لكتابي أسرار البلاغة ودلائل الإعجاز لعبد القاهر ولسر الفصاحة لابن سنان الخفاجي.. وروح التلخيص من الكتاب الأخير واضح كل الوضوح في مقدمته"٢ وقد يكون في هذا الرأي لون من المبالغة، فمتن التلخيص ليس تلخيصًا للأسرار ودلائل وسر الفصاحة في قليل ولا كثير، إنما هو تلخيص للقسم الثالث من المفتاح وحده، وما فيه من روح التأثر بعبد القاهر فمرجعه إلى المفتاح نفسه، الذي اعتمد فيه السكاكي على عبد القاهر إلى حد بعيد. وقد يستساغ ذلك في الإيضاح لا في "تلخيص المفتاح".ثم ألف الخطيب كتابه الإيضاح في البلاغة على ترتيب التلخيص، وبسط القول فيه ليكون كالشرح له، فأوضح مواضعه المشكلة، وفصل معانيه المجملة، واعتمد على المفتاح والأسرار والدلائل وغير هذه المؤلفات في بحوثه ودراساته فيه، كما يشير إليه الخطيب نفسه في مقدمة الإيضاح. والكتاب "فيه أمهات مسائل هذه الفنون بعبارة واضحة فيها روح من أسلوب عبد القاهر الجامع بين التحقيق العلمي والرصانة الأدبية٣.١ شرحه الخلخالي م ٧٤٥، وناظر الجيش م ٧٧٨هـ والبابرتي م ٧٨٦، وشمس الدين القونوي م ٧٨٨هـ، التيزيتي م ٧٩٣هـ، والسيد عبد الله م ٨٠٠هـ، وعصام الدين م ٩٥١هـ، والسعد م ٧٩١هـ … وعلى شرح السعد شروح: ليسن الحمصي م ٩٦١، ولابن يعقوب م ١١٠٨هـ وللدسوقي هـ ١٢٣٠هـ.٢ ٦٢، ١٣٧ بحوث وآراء في علوم البلاغة للأستاذ المرحوم أحمد المراغي.٣ ٦٣ المراجع.. وفي المكتبة الأزهرية حاشية مخطوطة على أبيات الإيضاح، وهي نسخة في مجلد بقلم فارسي في ١٢٦ ورقة بنمرة "٤٣" ١٠٩٥ وفيها نسخة أخرى في مجلد بقلم معتاد بخط محمد حسن سنة ١٣٦٥ في ١٥٠ ورقة بنمرة "٢١١٠" ٥٢٨٦ شرح مخطوط على الإيضاح، بدار الكتب المصرية.
Hatîb'in Telhîsü'l-Miftâh'ı üzerine, onun araştırmacılar nezdindeki ilmî şöhretinin derecesini gösteren pek çok şerh, haşiye ve takrir bulunmaktadır. Hatîb'in belâgatteki metodu ve bilhassa Telhîs'inin kendisi, günümüze kadar belâgat ilimlerinde ilmî metot olmaya devam etmektedir. el-Îdâh kitabı ister tertibi, taksimi ve araştırmalarının düzeni, ister kapsamlılığı, tetkiki ve tahlili, ister çeşitli kaynaklardan derlemesi ve istifadesi, ister edebî üslubu, ruhu ve edebî uygulamalarının çokluğu bakımından belâgatte büyük bir eserdir. O, günümüzde belâgat alanındaki en önemli ders kitabıdır. İşte bu, el-Îdâh'ın yeni bir şerhidir; bütün meselelerini ve şahitlerini araştırma, tahlil, inceleme, yorum ve şerh ile ele almakta; Hatîb'in bu kitabı telif ettiği kaynaklara ve referanslara işaret etmektedir. Bu eser, Arap belâgatında, el-Îdâh'a hizmette ve onun araştırma zorluklarını Allah'ın tevfikiyle kolaylaştırmada etkili olacaktır. Bu şerh; araştırmanın dakikliği, uzun süren mürâcaat, şerh ve tafsilatın çokluğu, her görüşe vâkıf olma, her mezhebin leh ve aleyhindeki delilleri tahlil etme ile belâgat araştırmaları ve ilimlerinde yeni görüşler sunma bakımından seçkindir. Ayrıca belâgatın tarihi, doğuşu ve telif dönemleri hakkında bir tarih niteliği taşıyan mukaddimesiyle de seçkindir. Kitapta bunun gibi başka özellikler de bulunmaktadır. Biz, kitaba anlaşılmasına ve açıklanmasına yardımcı bazı başlıklar koyduk.
وعلى "تلخيص المفتاح للخطيب" كثير من الشروح والحواشي والتقارير ممايدل على مدى شهرته العلمية عند الباحثين. ولا يزال منهج الخطيب في البلاغة وفي تلخيصه بالذات هو المنهج العلمي في علوم البلاغة إلى عصرنا الراهن.وكتاب الإيضاح عمل جليل في البلاغة سواء في ترتيبه وتقسيمه وتنظيم بحوثه، أم في استيعابه واستقصائه وتحليله، أم في جمعه واستمداده من شتى المصادر والمراجع، أم في أسلوبه الأدبي وروحه وكثرة تطبيقاته الأدبية، وهو أهم كتاب دراسي في البلاغة في العصر الحاضر.وهذا شرح جديد للإيضاح، يتناول بالبحث والتحليل والدراسة والتعليق والشرح جميع مسائله وشواهده، ويشير إلى مصادره ومراجعه التي ألف منهاالخطيب هذا الكتاب. وهو عمل سيكون له أثره في البلاغة العربية، وفي خدمة الإيضاح وتذليل صعوبات البحث فيه بتوفيق الله.ويمتاز هذا الشرح بدقة البحث. وطول المراجعة، وكثرة الشرح والتفصيل، والإلمام بكل رأي، وتحليل كل مذهب ما عليه وماله، وبعرض آراء جديدة في شتى بحوث البلاغة وعلومها.. كما يمتازا بمقدمته التي هي تأريخ للبلاغة ونشأتها وأطوار التأليف فيها، وغير ذلك مما يحتوي عليه من مميزات، وقد وضعنا للكتاب بعض العناوين المساعدة على فهمه وإيضاحه.
Tercüme-i hâl, İbn Hacer'in ed-Dürerü'l-Kâmine'si, İbnü'l-Mülakkın'ın el-‘Akdü'l-Müzheb'i ve Şezerâtü'z-Zeheb'den alınmıştır. O, Kādı'l-kudât Ebü'l-Meâlî Celâleddîn Muhammed b. el-Kādî Sa'deddin Ebü'l-Kāsım Abdurrahmân b. İmâmeddin Ömer el-Kazvînî eş-Şâfiî'dir. Musul'da 666 (hicrî) yılında doğdu. Babası ve kardeşiyle birlikte Rum diyarına (Anadolu) yerleşti. İlimle meşgul olup babasından fıkıh tahsil etti. Rum diyarındaki Niksar kazasına kadı tayin edildi. Ardından Dımaşk'a gelerek İzzeddin el-Fârûsî ve bir gruptan hadis dinledi, hadis rivayet etti, fıkıh öğrendi ve çeşitli ilimlerle iştigal etti. Usûl, Arapça, meânî ve beyân ilimlerini mükemmelleştirdi. Anlayışlı, zeki, güzel konuşan, sağlam zevk sahibi, güzel anlatım ve ders verme kabiliyeti olan, tatlı ifadeli, fasih, güzel görünüşlü, geniş zihinli, cömert, edip ve güzel yazı yazan bir kimse idi. Büyük kardeşi, Şam kādı'l-kudâtı İmâmeddin'in nâibi olup kardeşi 699 yılında vefat edinceye kadar bu görevi sürdürdü. Sonra Dımaşk Câmii'nin hatipliğine tayin edildi ve uzun bir müddet bu görevde kaldı. 724 yılında Melik Nâsır tarafından Kahire'ye davet edildi. Cuma günü posta (berîd) ile geldi. Vardığı saatte Sultan Nâsır ile görüştü. Sultan ona Kal'a Câmii'nde hutbe irat etmesini emretti. Yorgunluk ve yolculuk izleri üzerinde iken irticalen hutbe okudu. Sultan bundan hoşlanıp kendisine teşekkür etti. Hâlini ve ne kadar borcu olduğunu sordu. Otuz bin borcu bulunduğunu söyleyince sultan bunun ödenmesini emretti. Kendisine Dımaşk kazasını sözlü olarak tevcih etti. O da Dımaşk kadılığı ile hatipliği birlikte yürüttü. 727 yılında Mısır diyarının kazasına tayin edildi. Bu suretle iyice şöhret buldu. Vakıf mallarını fakirlere ve muhtaçlara sarf etti. Sultanla birlikte hacca gitti; sultan ona mâlî yardımda bulundu. Mısırlılara ve Şamlılara iyilik etti. Onlar için bir hazine ve sığınak oldu. Bu hâl üzere devam etti...
ترجمة الخطيب:عن الدر الكامنة لابن حجر ١، والعقد المذهب لابن الملقن، وشذرات الذهب٢.هو قاضي القضاة أبو المعالي جلال الدين محمد بن القاضي سعد الدين أبي القاسم عبد الرحمن بن إمام الدين عمر القزويني الشافعي.ولد بالموصل سنة ٦٦٦ وسكن بلاد الروم، مع والده وأخيه واشتغل بالعلم وتفقه على والده وولي قضاء نيكسار من بلاد الروم ثم قدم دمشق وسمع من العز الفاروثي وطائفة وحدث وتفقه واشتغل في الفنون وأتقن الأصول والعربية والمعاني والبيان، وكان فهما ذكيا مفوهًا ذا ذوق سليم حسن الإيراد والمحاضرة حلو العبارة فصيحًا جميل الهيئة كبير الذهن جوادًا أديبًا حسن الخط، وناب عن أخيه الأكبر إمام الدين قاضي قضاة الشام إلى أن مات أخوه سنة ٦٩٩ ثم ولي خطابة جامع دمشق فأقام بها مادة طويلة ثم طلبه الملك الناصر إلى القاهرة في سنة ٧٢٤ وكان قدومه على البريد يوم الجمعة فاتفق أنه اجتمع بالناصر ساعة وصوله فأمر به أن يخطب بجامع القلعة فخطب مرتجلًا مع ما هو عليه من التعب وأثر السفر فأعجب به السلطان وشكره وسأله عن حاله وكم عليه من الدين فذكر أن عليه ثلاثين ألف فأمر بوفائها عنه فشافهه بقضاء دمشق فباشرها والخطابة جميعًا إلى أن ولاه قضاء الديار المصرية في سنة ٧٢٧ فعم أمره جدًّا وصرف مال الأوقاف على الفقراء والمحتاجين وحج مع السلطان فأعانه بمال وأحسن إلى المصريين والشاميين وكان لهم ذخرًا وملجأ ولم يزل على١ ص٦ جـ٤ طبع الهند عام ١٣٥٠هـ - لابن حجر م٨٥٢.٢ ١٢٣/ ٦ شذرات الذهب.
Hâli, Şam kadılığına iade edilinceye kadar sürdü; bu, evlâdının ahvâli sebebiyledir. Ehl-i Şam onu sevinçle karşıladı. Derhal ikamet etti; fakat hastalandı ve kendisine felç isabet etti, nihayet 739 senesinde yetmiş üç yaşında bundan vefat etti. Halk onun için çok üzüldü ve cenazesini büyük bir âlim kalabalığı teşyî etti. Şairler haklarında pek çok methiye ve sayısız mersiye söylemiştir. İnsanları usûl-i fıkıh, meânî ve beyân ilimleriyle iştigale teşvik ederdi. Telhîsü'l-Miftâh adlı eseri meşhur olup es-Suyûtî onu nazma çekmiş ve Ukūdü'l-Cümân adını vermiştir. Îzâhu't-Telhîs adlı eseri de vardır. Ercânî şairine büyük hürmet besler, Acemler arasında onun benzerinin olmadığını söylerdi; divanını ihtisar ederek es-Sûrü'l-Mercânî min Şi‘ri’l-Ercânî adını verdi. ez-Zehebî der ki: "Mısır diyarının kadılığına getirildiğinde şanı yüceldi, tarif olunamaz bir izzete erişti; öyle ki şefaati geri çevrilmezdi, belki de bizzat sultanın kendisi tarafından kendisine hırka atılırdı. Fasih, tatlı ifadeli, güzel yüzlü, cömert, halim, pek tahammüllü idi; sîreti ciltler dolusu kitaba sığacak genişliktedir." el-Yûsufî, Melik Nâsır Muhammed'in sîretinde anlatır ki: "Kādî, insanlara iyilik eder, çok sadaka verir, kerem sâhibiydi, ehl-i beyt hanelerine lütufkârdı." Der ki: "Hiçbir kādî, bir Türk sultanı nezdinde Celâleddîn'in makamı gibi bir mevkiye erişememiştir. Nâsır, oğlunun hâlinden kendisine nakledilen şeylere tahammül ederdi; hattâ şehir valisine 'Falanı tep' der, sonra ona haber gönderip 'Yapma, babasından utanırız' derdi." Allah teâlâ ona rahmet ve mağfiret eylesin. es-Suyûtî, Buğyetü'l-Vuât'ta (s. 66) onun biyografisini verir; nesebini Ebû Dülef el-İclî'ye dayandırır ve yukarıdakilerin dışına çıkmayan şeyler zikreder. Ardından şöyle der: "O, edebiyattaki kuvvetli vukufuna rağmen manzum bir şey düzenlediğini bilmiyorum." Cemâziyelevvel'in ortasında 739 senesinde vefat etmiştir. ed-Dürerü'l-Kâmine sâhibi der ki: "Onun Muhammed b. Muhammed b. Abdurrahmân b. Ömer el-Kazvînî adında bir oğlu olup Kādî Celâleddîn'in oğludur, Dımaşk Ulu Camii hatibidir." Şu da zikredilmiştir: "701 yılında doğdu, fıkıh öğrenip hatiplikte maharet kazandı, Cemâziyelâhir 742'de vefat etti."
حاله إلى أن أعيد إلى قضاء الشام بسبب أحوال أولاده وفرح به أهل الشام فأقام قليلًا وتعلل وأصابه فالج فمات منه في سنة ٧٣٩ عن ٧٣ سنة فأسفوا عليه كثيرًا وشيعه عالم عظيم، وللشعراء فيه مدائح كثيرة ومراث عددة وكان يرغب الناس في الاشتغال بأصول الفقه وفي المعاني والبيان. وتصنيفه المسمى تلخيص المفتاح مشهور ونظمه السيوطي وسماه عقود الجمان.. وله إيضاح التلخيص أيضًا. وكان يعظم الأرجاني الشاعر ويقول أنه لم يكن للعجم نظيره واختصر ديوانه فسماه "السور المرجاني من شعر الأرجاني". وقال الذهبي: عظم شأنه لماولي قضاء الديار المصرية وبلغ من العز ما لا يوصف بحيث لاترد له شفاعة وربما رمي علي يد السلطان نفسه وكان فصيحًا حلو العبارة، مليح الصورة، سمحًا حليمًا كثيرة التحمل وسيرته تحتمل كراريس، وذكر اليوسفي في سيرة الملك الناصر محمد أن القاضي كان محسنًا إلى الناس كثير التصدق والمكارم والبر لأرباب البيوت، قال: أنه لم يوجد لأحد من القضاة منزلة عند سلطان تركي نظير نزله جلال الدين، وكان الناصر يحتمل ما ينقل إليه من سيرة ولده حتى كان يقول لوالي البلد: أكبس فلانًا ثم يرسل إليه يقول: لا تفعل، نبقى في حياء من والده … فرحمه الله تعالى عليهم وغفرانه.وترجم له السيوطي في بغية الوعاة "ص٦٦"، فنسبه إلى أبي دلف العجلي، وذكر ما لايخرج عما سبق، ثم قال: ولا أعلمه نظم شيئًا مع قوة باعه في الأدب، ومات في منتصف جمادى الأولى عام ٧٣٩هـ.ويقول صاحب الدرر الكامنة: أن له ابنًا اسمه محمد بن محمد بن عبد الرحمن بن عمر القزويني، وهو ابن القاضي جلال الدين خطيب جامع دمشق.. وقد ترجم له١.١ ١٨٥ جـ٤.. ويقول فيه: أنه ولد عام ٧٠١هـ وتفقه ومهر في الخطابة ومات في جمادي الآخر عام ٧٤٢هـ.
el-Îzâh Kitabı'nın Evveli – Takdîm… el-Îzâh Kitabı'nın Evveli / el-Hatîb el-Kazvînî'nin el-Îzâh'ı: Takdîm:
Şeyh İmâm, âlim allâme, hutbelerin hâtibi, Müslümanların müftîsi Celâleddîn Ebû Abdullah Muhammed b. Kādı'l-Kudât Sa‘düddin Ebû Muhammed Abdurrahmân b. İmâmi'd-dîn Ebû Hafs Ömer el-Kazvînî eş-Şâfiî (Allah, Müslümanları onun hayatıyla faydalandırsın ve akıbetini güzel eylesin) şöyle dedi:
Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur; O'nun salâtı Muhammed'e ve bütün âl-i Muhammed'e olsun.
Emmâ ba‘d: İşbu kitap, belâgat ilmi ve onun tâbileri [1] hakkındadır. Onu 'el-Îzâh' olarak adlandırdım [2]. Onu, 'Telhîsü'l-Miftâh' adını verdiğim muhtasarımın tertibi üzere düzenledim. Ve sözü onda genişlettim ki onun bir şerhi mesabesinde olsun. Böylece onun kapalı yerlerini açıkladım, mücmel mânalarını tafsil ettim. Muhtasarın, Miftâhu'l-Ulûm [3]'un ihtiva ettiği şeylerden mahrum bıraktığı hususlara yöneldim. Ve Miftâh'ın, Şeyh İmâm Abdülkâhir el-Cürcânî [4] radıyallahu anh'ın sözlerinden mahrum bıraktığı hususlara (ki o, Delâilu'l-İʿcâz ve Esrâru'l-Belâga adlı iki kitabında bu sözleri söylemiştir) ve yine bu ikisi [5] dışındakilerin sözlerinden incelemeye muvaffak olduğum hususlara yöneldim. Böylece bütün bunların özünü [6] çıkardım, onları tasfiye ettim ve tertip ettim; nihayet her şey yerli yerine oturdu. Ve buna, kendi fikrimin bana ulaştırdığı ve başkasında bulamadığım şeyleri de ekledim. Nihayet Allah'a hamd olsun ki bu kitap, bu ilmin dağınık parçalarını bir araya getiren bir eser olarak ortaya çıktı. O'na niyaz ederim ki onu, onda inceleyen anlayış sahipleri için faydalı kılsın. O bana kâfidir; O ne güzel vekildir.
Dipnotlar:
[1] Belâgat ilmi me‘ânî, beyân ve bunların tâbileri olan bedî‘ ilmini ve şiirsel alıntılar (serikât) hakkındaki sözleri içerir.
[2] Yani onu 'el-Îzâh' olarak adlandırdım.
[3] H. 626 yılında vefat eden Sekkâkî'nin telifidir.
[4] O, Arap belâgatının şeyhi ve filozofudur. H. 471 yılında vefat etmiştir. Adı Ebû Bekr Abdülkâhir b. Abdurrahmân el-Cürcânî'dir. Onun biyografisi Fevâtü'l-Vefeyât'ta ve Süyûtî'nin Buğyetü'l-Vu‘ât'ında geçmektedir. Yine Esrâr ve Delâil adlı kitapları, 'Bahûs ve Ârâ' fî Ulûmi'l-Belâga adlı eserin sahibi tarafından s. 58, 129-132'de ele alınmıştır. Bu müellif hakkında 'Abdülkâhir ve'l-Belâgatü'l-Arabiyye' başlıklı bir kitap da telif edilmiştir.
[5] Yani Sekkâkî ve Cürcânî dışındakiler.
[6] Zübde: Bir şeyin cevheri, özü ve hulâsası.
أول كتاب الإيضاحتمهيد…أول كتاب الإيضاح للخطيب القزويني:تمهيد:قال الشيخ الإمام، العالم العلامة خطيب الخطباء، مفتي المسلمين، جلال الدين: أبو عبد الله محمد، ابن قاضي القضاة سعد الدين أبي محمد عبد الرحمن، ابن إمام الدين أبي حفص عمر، القزويني الشافعي. متع الله المسلمين بمحياه، وأحسن عقباه:الحمد لله رب العالمين وصلاته على محمد وعلى آل محمد أجمعين.أمابعد: فهذا كتاب في علم البلاغة وتوابعها١، ترجمته ٢ بـ"الإيضاح" وجعلته علي ترتيب مختصري الذي سميته تلخيص المفتاح. وبسطت فيه القول ليكون كالشرح له، فأوضحت مواضعه المشكلة، وفصلت معانيه المجملة وعمدت إلى ماخلاعنه المختصر، مماتضمنه "مفتاح العلوم٣"، وإلى ماخلاعنه المفتاح من كلام الشيخ الإمام عبد القاهر الجرجاني٤ رحمه الله -في كتابيه: دلائل الإعجاز، وأسرار البلاغة، وإلى ما تيسر النظر فيه من كلام غيرهما٥، فاستخرجت زبدة٦ ذلك كله، وهذبتها ورتبتها، حتى استقر كل شيء منها في محله، وأضفت إلى ذلك ما أدى إليه فكرى، ولم أجده لغيري. فجاء بحمد الله جامعًا لأشتات هذا العلم. وإليه أرغب في أن يجعله نافعًا لمن نظر فيه من أولى الفهم.وهو حسبي ونعم الوكيل.١ علم البلاغة يشتمل على المعاني والبيان وتوابعها هو علم البديع والكلام في السرقات الشعرية.٢ المراد: سميته.٣ تأليف السكاكي م ٦٢٦هـ.٤ هو شيخ البلاغة العربية وفيلسوفها. توفي عام ٤٧١هـ. واسمه أبو بكر عبد القاهر بن عبد الرحمن الجرجاني: وله ترجمة في فوات الوفيات وفي بغية الوعاة للسيوطي وعرض له ولكتابيه: الأسرار والدلائل صاحب كتاب بحوث وآراء في علوم البلاغة "ص٥٨، ١٢٩-١٣٢".. وقد ألفت فيه كتابًا عنوانه "عبد القاهر والبلاغة العربية".٥ أي غير السكاكي والجرجاني.٦ زيدة الشيء: جوهرة وخلاصته.