İktidâü's-Sırâti'l-Müstakîm li-Muhâlefeti Ashâbi'l-Cahîm (İbn Teymiyye)
Kısım: Akide
Kitap: İktidâü's-Sırâti'l-Müstakîm li-Muhâlefeti Ashâbi'l-Cahîm
Müellif: Takıyyüddin Ebü'l-Abbâs Ahmed b. Abdülhalîm b. Abdüsselâm b. Abdillâh b. Ebî'l-Kâsım b. Muhammed İbn Teymiyye el-Harrânî el-Hanbelî ed-Dımaşkî (v. 728/1327)
Muhakkik: Nâsır Abdülkerîm el-‘Akıl
Nâşir: Dâru Âlemi'l-Kütüb, Beyrut, Lübnan
Tab‘ı: Yedinci baskı, 1419/1999
Cilt Sayısı: 2
[Kitap numaralandırması, basılı nüshaya uygundur.]
Ramisher'de yayın tarihi: 1 Temmuz 2026.
اقتضاء الصراط المستقيم لمخالفة أصحاب الجحيم (ابن تيمية)القسم: العقيدةالكتاب: اقتضاء الصراط المستقيم لمخالفة أصحاب الجحيمالمؤلف: تقي الدين أبو العباس أحمد بن عبد الحليم بن عبد السلام بن عبد الله بن أبي القاسم بن محمد ابن تيمية الحراني الحنبلي الدمشقي (ت ٧٢٨هـ)المحقق: ناصر عبد الكريم العقلالناشر: دار عالم الكتب، بيروت، لبنانالطبعة: السابعة، ١٤١٩هـ - ١٩٩٩معدد الأجزاء: ٢[ترقيم الكتاب موافق للمطبوع]تاريخ النشر في Ramisher: ١ يوليو ٢٠٢٦.
[Maâlî Doktor Bakan Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî’nin Takdimi]
İKTİDÂÜ’S-SIRÂTİ’L-MÜSTAKÎM
Lİ MUHÂLETİ ESHÂBİ’L-CAHÎM
Bismillâhirrahmânirrahîm
MAÂLÎ DOKTOR
ABDULLAH B. ABDÜLMUHSİN ET-TÜRKÎ’NİN TAKDÎMİ
(İslâm İşleri, Evkaf, Da‘vet ve İrşad Bakanı)
Hamd, bizi İslâm’a hidâyet eden Allah’a mahsustur. Allah bize hidâyet buyurmasaydı kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Salât ve selâm, hidâyet ve hak din ile gönderilen ve onu bütün dinlere üstün kılmak için görevlendirilen, ümmî peygamberi olan Resûlüne, âline, ashâbına ve onların yolunu kıyâmet gününe kadar izleyenlere olsun.
Amma ba‘d:
Şüphesiz dinin en büyük maksad ve usûllerinden biri, hakkı ve ehlini bâtıldan ve ehlinden ayırmak; hidâyet ve sünnet yolunu beyan edip ona da‘vet etmek; dalâlet ve bid‘at yollarını açığa çıkarıp onlardan sakındırmaktır.
Kur’an ve Sünnet nassları, bu büyük asıl ve yüce maksadı beyan eden pek çok kâide ve ahkâmı ihtivâ etmiştir.
Bunlardan biri de şer‘in kâide ve nasslarının, Müslümanların kâfirlere; itikadları, ibadetleri, bayramları, şeriatları ve bâtıl ahlâkları ile hak ve faziletten uzaklaştıkları her türlü hususiyet ve alâmetlerinde muhâlif olmalarının vücûbunu gerektirmesidir.
Selef-i sâlihîn –Allah onlara rahmet etsin– bu hususu beyan etmeye ehemmiyet vermiştir. Bu konuda eser telif edenlerin en seçkini, hicrî 728 yılında vefat eden Şeyhülislâm Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Abdülhalîm b. Teymiyye –Allah ona rahmet etsin– olmuştur.
[تقديم بقلم معالي الدكتور الوزير عبد الله بن عبد المحسن التركي]اقتضاء الصراط المستقيملمخالفة أصحاب الجحيمبسم الله الرحمن الرحيمتقديم بقلم معالي الدكتورعبد الله بن عبد المحسن التركيوزير الشؤون الإسلامية والأوقاف والدعوة والإرشاد الحمد لله الذي هدانا للإسلام، وما كنا لنهتدي لولا أن هدانا الله، والصلاة والسلام على رسوله النبي الأمي، الذي أرسله بالهدى ودين الحق، ليظهره على الدين كله، وعلى آله وصحابته، ومن سلك سبيلهم إلى يوم الدين. أما بعد:فإن من أعظم مقاصد الدين وأصوله، تمييز الحق وأهله عن الباطل وأهله، وبيان سبيل الهدى والسنة، والدعوة إليه، وكشف سبل الضلالة والبدعة، والتحذير منها.وقد اشتملت نصوص القرآن والسنة، على كثير من القواعد والأحكام التي تبين هذا الأصل العظيم والمقصد الجليل.ومن ذلك، أن قواعد الشرع ونصوصه اقتضت وجوب مخالفة المسلمين للكافرين، في عقائدهم وعباداتهم وأعيادهم وشرائعهم، وأخلاقهم الفاسدة، وكل ما هو من خصائصهم وسماتهم التي جانبوا فيها الحق والفضيلة.وقد عني سلفنا الصالح- رحمهم الله ببيان هذا الأمر، وكان من أبرز من صنف فيه، شيخ الإسلام أبو العباس أحمد بن عبد الحليم بن تيمية المتوفى سنة ٧٢٨هـ رحمه الله.
Bu, onun pek çok eserinde mevcuttur; bilhassa meşhur kitabı 'İktidâ es-Sırât el-Müstakîm li-Muhâlefeti Ashâbi'l-Cahîm'de. Bu kitap, kendi zamanında olduğu gibi bugün de Müslümanları ilgilendiren pek çok meseleyi ele almıştır. Bu meselelerden biri de şudur: Kitap, Sünnet ve İcmâ'dan kesin deliller, gayrimüslimlere muhalefet edilmesini emretmekte ve onlara muvafakat edilmesini yasaklamakta mütevâtirdir. Onlara muhalefette âşikâr maslahatlar bulunduğu gibi, onlara muvafakatta da âşikâr mefsedetler vardır. Naslar ve Selef eserleri, kendilerine muhalefet etmemiz emrolunan ve kendilerine benzememiz yasaklanan zümreleri beyan etmiştir: Ehl-i Kitap, müşrikler, münafıklar, câhiliye ehli, dinde derinleşmemiş kaba bedevîler, İslam'a girmemiş ve şeriatine bağlanmamış Fars ve Rum acemleri, fâsık, fâcir, müfsitler ve benzerleri. Zira bunların tamamı dalâlet ve azgınlık yolundadır. Şeyhülislâm (rahmetullahi aleyh) bu değerli kitabında, gayrimüslimlere benzemenin ve onlara herhangi bir konuda uymanın şiddetle yasaklandığı bir dizi hususu tafsilatıyla ele almıştır. Bilhassa bayramlar meselesi; İslam'ın Müslümanlar için senede yalnızca Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı olmak üzere iki bayram meşru kıldığını, kâfirlere ve bid'at ehline bayramlarında uymanın en şiddetli şekilde yasaklandığını beyan etmiştir. Ayrıca kabirler üzerine bina yapmak ve onları mescid edinmek, sâlihlerde gulüv etmek, meşhed ve ziyaretgâhlar edinmek, dindeki diğer bid'at ve muhdesât, kadınlarla fitneye kapılmak ve tefrika...
وذلك في كثير من مصنفاته، لاسيما كتابه الشهير: "اقتضاء الصراط المستقيم لمخالفة أصحاب الجحيم".وقد عالج هذا الكتاب مسائل كثيرة تهم المسلمين اليوم، كما كان الحال في زمانه. ومن جملة هذه المسائل، بيان أن الأدلة القطعية من الكتاب والسنة والإجماع، توافرت على الأمر بمخالفة غير المسلمين، والنهي عن موافقتهم، وأن في مخالفتهم مصالح ظاهرة، كما أن في موافقتهم مفاسد ظاهرة كذلك، وأن النصوص وآثار السلف بينت أصناف الذين أمرنا بمخالفتهم، ونهينا عن التشبه بهم، كأهل الكتاب والمشركين والمنافقين وأهل الجاهلية، والأعراب الجفاة الذين لم يتفقهوا في الدين، والأعاجم من الفرس والروم، الذين لم يدخلوا الإسلام، ولم يلتزموا شرائعه، وأهل الفسق والفجور والفساد ونحوهم؛ لأن هؤلاء كلهم في سبيل الضلالة والغواية.وقد فصل شيخ الإسلام- رحمه الله في هذا الكتاب القيم جملة من الأمور التي جاء النهي الشديد عن التشبه بغير المسلمين فيها، وعن متابعتهم في شيء منها، وبخاصة مسألة الأعياد حيث بيّن أن الإسلام شرع للمسلمين عيدين في السنة، هما عيد الفطر وعيد الأضحى فحسب، ونهى أشد النهي عن متابعة الكافرين وأهل البدع في أعيادهم.وعرض كذلك مسائل أخرى جاءت النصوص الشرعية وآثار السلف الصالح بالنهي عن متابعة غير المسلمين فيها، كالبناء على القبور واتخاذها مساجد، وكالغلو في الصالحين، واتخاذ المشاهد والمزارات، وسائر البدع والمحدثات في الدين، وكالافتتان بالنساء، والتفرق في
Din; asabiyetler, hizipleşmeler, sloganlar; dinde sonradan uydurulan ve İslâm ve Müslüman düşmanlarından alınmış olan yollar ve yöntemler; ve müellifin ele aldığı, günümüz İslâm toplumlarının bir kısmının müptela olduğu birçok hastalığı tedavi eden diğer önemli meseleler... Şeyhülislâm İbn Teymiyye'nin bu meseleleri sunuş yöntemi, Selef'in sunum, delillendirme, tartışma ve reddetme metodu için bir numunedir. Hasılı, 'İktidâü's-Sırâtı'l-Müstakîm' adlı bu kitap, Selef'in bu alanda telif ettiği en güzel kitaplardan biri olmayı gerçekten hak etmektedir. Bu sebeple, İslâm İşleri, Vakıflar, Davet ve İrşad Bakanlığı, bugün Müslümanların problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak ve Allah'ın kendisine yüklediği, ardından da Hâdimü'l-Haremeyni'ş-Şerîfeyn Melik Fehd b. Abdülazîz Âli Suud hükümetinin uhdesine tevdi ettiği risâletinden hareketle, kitabın basımı, yayımı ve dağıtımı hususunda titizlik göstermiştir. Bu hükümet, hamdolsun, ilim neşretme ve sünnete davet etme gayretini sürdüre gelmiş; İslâm ümmetinin ahvâlini ıslah etmeye, karşılaştığı sorunları sahih akide ve dosdoğru Selef çizgisi ışığında çözmeye, onu bid'atlerden ve sonradan uydurulan şeylerden arındırmaya ve bütün sözünü hak ile hidâyet üzere birleştirmeye katkıda bulunmuştur. Allah'tan; Hâdimü'l-Haremeyni'ş-Şerîfeyn'i, veliahtını ve ikinci veliahtı muhafaza etmesini; Müslümanları hak üzere toplama ve onları Allah'ın dosdoğru yoluna iletme yolundaki gayretlerinden dolayı kendilerini en güzel şekilde mükâfatlandırmasını; onlar vasıtasıyla dinini muzaffer kılmasını, kelimesini yüceltmesini; onlarla sünneti ve ehlini aziz kılmasını ve bid'ati ile taraftarlarını kahru perişan etmesini niyaz ederiz. Ben de bu kitabın muhakkiki değerli kardeşim Prof. Dr. Nâsir b. Abdülkerîm el-'Akıl'a, kitaba hizmet için sarfettiği gayreti ve ... hususundaki titizliğine teşekkür ederim.
الدين، والعصبيات والتحزبات والشعارات، والطرق والمناهج المحدثة في الدين، المستمدة من أعداء الإسلام والمسلمين، وغير ذلك من المسائل المهمة التي عرضها المؤلف، والتي تعالج الكثير من الأمراض التي ابتليت بها بعض المجتمعات الإسلامية المعاصرة، ويعد منهج شيخ الإسلام في عرض هذه المسائل أنموذجًا لمنهج السلف في العرض والاستدلال والمناقشة والرد.وبالجملة: فإن هذا الكتاب "اقتضاء الصراط المستقيم" يعد بحق من أجود الكتب التي صنفها السلف في هذا الباب.لذا فقد حرصت وزارة الشؤون الإسلامية والأوقاف والدعوة والإرشاد على طبعه ونشره وتوزيعه، مشاركة منها في معالجة مشكلات المسلمين اليوم، وانطلاقًا من رسالتها التي أوجبها الله عليها، ثم ناطتها بها حكومة خادم الحرمين الشريفين الملك فهد بن عبد العزيز آل سعود التي ما فتئت- بحمد الله- تحرص على نشر العلم والدعوة إلى السنة، والإسهام في معالجة أحوال الأمة الإسلامية، وحل مشكلاتها في ضوء العقيدة السليمة، ونهج السلف القويم، وتخليصها من البدع والمحدثات، وجمع كلمتها على الحق والهدى.نسأل الله أن يحفظ خادم الحرمين الشريفين، وسمو ولي عهده، وسمو النائب الثاني، ويجزيهم خيرًا على جهودهم في سبيل جمع المسلمين على الحق، وهدايتهم إلى صراط الله المستقيم، وأن ينصر بهم دينه، ويعلي كلمته، ويعز بهم السنة وأهلها، ويقمع البدعة وأنصارها.وإني لأشكر للأخ الفاضل الأستاذ الدكتور ناصر بن عبد الكريم العقل، محقق هذا الكتاب، جهده الذي بذله في خدمته، وحرصه على
İnsanların ondan faydalanması ve bakanlığa onu neşir ve tevzi için izin vermesi; Allah Teâlâ'dan, kendisini daha fazla nâfi‘ ilim ve sâlih amel ile muvaffak kılmasını ve onu en güzel karşılıkla mükâfatlandırmasını niyaz ederek. Keza O Sübhânehû'dan, ilim talebelerini ve Allah Teâlâ'nın Kitabı ile Resûlü (s.a.v.)'in sünnetinden deliliyle hakkı bilmeye haris olanları muvaffak kılmasını dilerim; bilhassa insanları Allah'ın dosdoğru dinine davetle iştigal edenleri, bu kıymetli kitaptan ve Allâme Şeyhülislam İbn Teymiyye (Allah ona rahmet eylesin ve İslam ile Müslümanlar adına onu en hayırlıyla mükâfatlandırsın)'nin diğer eserlerinden istifade etmeleri için. Allah Teâlâ, nebimiz Muhammed'e, âline ve ashabına salât ve selâm eylesin. Dr. Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî, İslâm İşleri, Evkaf, Davet ve İrşad Bakanı.
أن ينتفع الناس به، وإذنه للوزارة في نشره وتوزيعه، سائلًا الله تعالى أن يوفقه إلى مزيد من العلم النافع والعمل الصالح، وأن يثيبه ويجازيه أحسن الجزاء.كما أسأله سبحانه أن يوفق طلاب العلم، والحريصين على معرفة الحق بدليله من كتاب الله تعالى وسنة رسوله صلى الله عليه وسلم، وبخاصة من يتصدى لدعوة الناس إلى دين الله المستقيم، للاستفادة من هذا الكتاب القيم، وغيره من مؤلفات العلامة شيخ الإسلام ابن تيمية رحمه الله وجزاه عن الإسلام والمسلمين خيرًا.وصلى الله على نبينا محمد وآله وصحبه وسلم.د. عبد الله بن عبد المحسن التركيوزير الشؤون الإسلامية والأوقاف والدعوة والإرشاد
[Mukaddime] Mukaddime. Şüphesiz hamd Allah'a mahsustur; O'na hamd eder, O'ndan yardım diler, O'ndan mağfiret diler ve O'na tevbe ederiz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüklerinden O'na sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse, onu saptıracak yoktur; kimi de saptırırsa, onu hidayete erdirecek yoktur. Ve şehadet ederiz ki Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Kerim Kitabında şöyle buyurandır: "İşte benim dosdoğru yolum budur, ona uyun. Başka yollara uymayın ki sizi O'nun yolundan ayırmasın. İşte size bunları emretti ki sakınasınız." [En'âm 153] (1). Ve şöyle buyurandır: "De ki: Şüphesiz Rabbim beni dosdoğru yola, dimdik ayakta duran dine, Hanîf olan İbrahim'in milletine iletti. O müşriklerden olmadı. De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir. O'nun ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim." [En'âm 161-163] (2). Ve şehadet ederiz ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Risaleti tebliğ etti, emaneti eda etti, ümmete nasihat etti ve onları kâfirlere benzemekten sakındırarak şöyle buyurdu: "Sizden öncekilerin yoluna mutlaka uyacaksınız" (3). Ve bu dinin bakî kalacağını ve Ehl-i Sünnet'in hak üzere devam edeceğini müjdeleyerek şöyle buyurdu: "Ümmetimden bir topluluk, Allah'ın emri üzere kaim olmaya devam edecek. Onları yüzüstü bırakan veya onlara muhalefet eden onlara zarar veremeyecek. Nihayet Allah'ın emri gelir ve onlar insanlar üzerine galip olurlar" (4). Allah'ın salât ve selâmı O'nun üzerine, âline ve ashabına olsun; ve kıyamet gününe dek O'nun hidayetine uyan ve izinden gidenlerin üzerine de olsun.
(1) En'âm Suresi, 153. âyet.
(2) En'âm Suresi, 161-163. âyetler.
(3) Bu hadis müttefekun aleyh olup tahrici kitabın tahkikinde gelecektir. Bakınız: Hadis Fihristi, Lâm harfi.
(4) Müttefekun aleyh, bu Müslim lafzıdır. Bakınız: Sahîh-i Müslim, İmâret Kitabı, "Resûlullah (s.a.v.)'in 'Ümmetimden bir topluluk hak üzere galip olmaya devam edecektir' hadisi", hadis no: (1037) (3/1524). Ayrıca bakınız: Fethu'l-Bârî (6/632), Menâkıb Kitabı, Bab 28, hadis no: (3640) ve (3641).
[مقدمة]مقدمة إن الحمد لله، نحمده ونستعينه، ونستغفره ونتوب إليه، ونعوذ به من شرور أنفسنا وسيئات أعمالنا، من يهده الله فلا مضل له، ومن يضلل فلا هادي له، ونشهد أن لا إله إلا الله، وحده لا شريك له، القائل في كتابه الكريم: {وَأَنَّ هَذَا صِرَاطِي مُسْتَقِيمًا فَاتَّبِعُوهُ وَلَا تَتَّبِعُوا السُّبُلَ فَتَفَرَّقَ بِكُمْ عَنْ سَبِيلِهِ ذَلِكُمْ وَصَّاكُمْ بِهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ} [الأنعام: ١٥٣] (١) . والقائل: {قُلْ إِنَّنِي هَدَانِي رَبِّي إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِلَّةَ إِبْرَاهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ - قُلْ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ - لَا شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ} [الأنعام: ١٦١ - ١٦٣] (٢) .ونشهد أن محمدًا عبده ورسوله، بلَّغ الرسالة، وأدَّى الأمانة ونصح الأمة، وحذرها من التشبه بالكفار، فقال: «لتتبعن سنن من كان قبلكم» (٣) وبشَّر ببقاء هذا الدين وبقاء أهل السنة على الحق، فقال: «لا تزال طائفة من أمتي قائمة بأمر الله لا يضرهم من خذلهم أو خالفهم، حتى يأتي أمر الله وهم ظاهرون على الناس» (٤) . صلى الله عليه وعلى آله وأصحابه وسلم، ومن اهتدى بهديه واقتفى أثره إلى يوم الدين.(١) سورة الأنعام: الآية ١٥٣.(٢) سورة الأنعام: الآيات ١٦١ - ١٦٣.(٣) جاء ذلك في حديث متفق عليه، سيأتي تخريجه في تحقيق الكتاب. انظر: فهرس الأحاديث، حرف اللام.(٤) متفق عليه، وهذا لفظ مسلم، انظر: صحيح مسلم، كتاب الإمارة - باب قوله صلى الله عليه وعلى آله وسلم: " لا تزال طائفة من أمتي ظاهرين على الحق. . " الحديث رقم (١٠٣٧) (٣ / ١٥٢٤) . وانظر: فتح الباري (٦ / ٦٣٢) ، كتاب المناقب، باب (٢٨) ، الحديث رقم (٣٦٤٠) و (٣٦٤١) .
Ve ba'd: Ulema ve ilim talebeleri üzerine en vâcib olan vazifelerden biri, Allah'ın Kitabı ve Resûlü sallallahu aleyhi ve âline ve sellem'in Sünneti'ne ihtimam göstermek; onları okumak, ezberlemek, istinbat etmek, tahlil etmek, öğretmek ve tatbik etmek suretiyle ilim ve ameli birleştirmektir. Zira onlar bütün bunlar üzerine emindirler; ümmet onlara güvenini vermiş ve dinleri hususunda onları emin bilmiştir. Bütün bunlardan önce ve sonra, Allah Teâlâ huzurunda bu emanetten sorumludurlar: İlim ve onunla amel emaneti, onu tebliğ, muhafaza ve davet; ta ki onlarla hayırda örneklik ve rehberlik tamam olsun. Şüphesiz kendilerine tevdi edilen şeylerden biri de İslam imamlarının, selef-i sâlihînin çeşitli ilim dallarında bıraktıkları bu kıymetli ilmî mirastır. Bu mirasın büyük kısmı, Müslümanların ona şiddetli ihtiyacına rağmen, hâlâ yazma hâlinde ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki kütüphanelerin köşelerinde saklıdır. Ben, ilim talebesinin bu çağdaki ilk vazifelerinden birinin, bu hazinelere sahip çıkmak, onlara hizmet etmek, onları tahkik edilmiş, duru ve olgun bir şekilde neşrederek, istilacı kültürler ve İslam düşmanlarının bugün Müslümanlar arasında yaydığı yıkıcı fikirler ortamında her Müslümana bir kandil kılmak olduğunu görüyorum. Bu yazma eserler arasında ihtimama en lâyık, en kaliteli ve Müslümanlara en faydalı olanı Şeyhülislâm Ahmed b. Teymiyye rahmetullahi aleyh'in kitaplarıdır. Her ne kadar bunların birçoğu, elhamdülillah, tahkikçiler ve ilim talebelerince bir miktar ihtimam görmüşse de, çoğu ilgiye, neşre, hazırlığa, tahkike ve çalışmaya muhtaç olarak kalmıştır. İşte bu vâcibten hareketle, Şeyh'in kitaplarından birini seçtim; o da:
وبعد:فإنه من أوجب الواجبات على العلماء وطلاب العلم، العناية بكتاب الله وسنة رسوله صلى الله عليه وعلى آله وسلم، دراسة، وحفظًا، واستنباطًا، وتحليلًا، وتعليمًا، وتطبيقًا، جمعًا بين العلم والعمل؛ لأنهم مؤتمنون على ذلك كله، وقد وضعت فيهم الأمة ثقتها وائتمنتهم على دينها، وقبل ذلك كله وبعده، هم مسؤولون أمام الله تعالى عن هذه الأمانة: أمانة العلم والعمل به، وتبليغه، وحفظه، والدعوة إليه، حتى تتم بهم القدوة والأسوة إلى الخير.وإن مما ائتمنوا عليه هذا التراث العلمي الثمين، الذي تركه أئمة الإسلام، أسلافنا الأماجد في شتى صنوف العلم، وإن الكثير من هذا التراث لا يزال مخطوطًا، ومكنوزًا في زوايا المكتبات في شتى بقاع العالم، رغم شدة حاجة المسلمين إليه، وإني لأرى أنه من أول واجبات طالب العلم في هذا العصر العناية بهذه الكنوز، وخدمتها، بإخراجها للناس، محققة صافية يانعة، لتكون نبراسًا لكل مسلم في خضم الثقافات الغازية والأفكار الهدامة التي روجها أعداء الإسلام بين المسلمين اليوم.وإن من أجدر تلك المخطوطات بالعناية، وأجودها وأنفعهما للمسلمين اليوم: كتب شيخ الإسلام أحمد بن تيمية رحمه الله، وإن كانت بحمد الله لقي الكثير منها شيئًا من العناية من المحققين وطلاب العلم، لكن بقي الأكثر يحتاج إلى عناية وإخراج وإعداد وتحقيق ودراسة.وانطلاقًا من هذا الواجب، وقع اختياري على كتاب من كتب الشيخ وهو:
"Iktizâü’s-Sırâti’l-Müstakîm li-Muhâlefeti Ashâbi’l-Cahîm" adlı eser, tahkik ve talik yoluyla üzerinde titizlikle durulup mümkün mertebe belgelenmiş şekilde insanlara sunulmak üzere bir doktora tezi olarak hazırlanmıştır (1). Şurası da malumdur ki bu kitap daha önce birkaç defa basılmış olup bunların en güzide örnekleri, Şeyhülislâm İbn Teymiyye ile İmam Ahmed b. Hanbel ve diğer Selef âlimlerinin eserlerine hizmet hususunda takdire şayan bir gayret göstermiş olan Şeyh Muhammed Hâmid el-Fıkī (Allah rahmet eylesin) tarafından neşredilen nüshalardır. Bununla birlikte kitap henüz daha fazla hizmete muhtaçtır: Tahkik, tetkik, hadislerinin ve daha önce tahrici yapılmamış eserlerinin tahrici, metinlerinin belgelenmesi ve âlimlerinin hal tercümelerinin yazılması gibi. Bu, Şeyh Hâmid el-Fıkī'nin (Allah rahmet eylesin) çalışmasından daha üstün bir iş ortaya koyacağım iddiası anlamına gelmez; ancak onunla birlikte âcizane bir çaba sarf edeceğim. Peşinen kusurumdan ötürü özür diler, Allah'tan af ve mağfiret niyaz ederim. Yardım eden ve doğru yola ileten yalnızca Allah Teâlâ'dır. Allah'ın salâtı, Peygamberimiz Muhammed'e, âline, ashâbına ve kıyamet gününe değin onlara ihsanla tâbi olanların üzerine olsun.
(1) Bu kitabın tahkikini Riyad'daki Usûlüddîn Fakültesi Akîde ve Çağdaş Mezhepler Bölümü'ne (İmam Muhammed b. Suûd İslâm Üniversitesi) doktora derecesi almak üzere sundum; danışmanlığını Yüksek Yargı Enstitüsü müdürü Şeyh Doktor Sâlih b. Fevzân el-Fevzân yaptı. Tez, müşavir; Riyad Usûlüddîn Fakültesi Akîde ve Çağdaş Mezhepler Bölümü öğretim üyesi Şeyh Zeyd b. Abdülazîz el-Feyyâz ve Riyad Yüksek İslâmî Davet Enstitüsü doçenti Doktor Cafer Şeyh İdris'ten müteşekkil münazara ve hüküm komisyonu tarafından kabul edildi. Kitabın basımından önce komisyonun belirttiği yönlendirme ve notlar doğrultusunda çalıştım. (Muhakkik)
"اقتضاء الصراط المستقيم لمخالفة أصحاب الجحيم" للعناية به تحقيقًا وتعليقًا، وإخراجه للناس موثقًا قدر الاستطاعة، وذلك في أطروحة الدكتوراه (١) .هذا مع العلم أن هذا الكتاب سبق أن طُبع عدة طبعات، من أمثلها تلكم التي أخرجها الشيخ محمد حامد الفقي رحمه الله، الذي كان له الجهد المشكور في خدمة كتب شيخ الإسلام ابن تيمية، وكتب الإمام أحمد بن حنبل، وسواهما من السلف.لكن الكتاب لا يزال بحاجة إلى مزيد من الخدمة: من تحقيق، ودراسة، وتخريج لأحاديثه، وآثاره التي لم تخرَّج، وإلى توثيق لنصوصه، وترجمة لأعلامه.وهذا لا يعني أن أدَّعي بأني سأقوم بأفضل من عمل الشيخ حامد الفقي رحمه الله، لكني سأشاركه بجهد المقل، وأعتذر سلفًا عن التقصير، وأسال الله العفو والمغفرة.والله هو وحده المعين والهادي إلى سواء السبيل، وصلى الله على نبينا محمد وآله وصحبه، ومن تبعهم بإحسان إلى يوم الدين.(١) تقدمت بتحقيق هذا الكتاب إلى قسم العقيدة والمذاهب المعاصرة في كلية أصول الدين بالرياض (جامعة الإمام محمد بن سعود الإسلامية) لنيل درجة الدكتوراه؛ بإشراف الدكتور الشيخ صالح بن فوزان الفوزان، مدير المعهد العالي للقضاء. وقد أجيزت قبل لجنة المناقشة والحكم المكونة من المشرف؛ والشيخ زيد بن عبد العزيز الفياض الأستاذ بقسم العقيدة والمذاهب المعاصرة بكلية أصول الدين بالرياض؛ والدكتور جعفر شيخ إدريس، الأستاذ المشارك بالمعهد العالي للدعوة الإسلامية بالرياض. وقد عملت بالتوجيهات والملاحظات التي أبدتها اللجنة قبل طبع الكتاب. (المحقق) .
Resûlullah (s.a.v.) bunu tekrarlayıp şöyle buyurdu: “Onlar (kadınlar) kendisine galip gelen için ezici bir şerdir.” (1) İşte bu sebeple Allah, Zekeriyâ (a.s.)'ya lütufta bulunarak şöyle buyurdu: “Biz onun eşini kendisine ıslah ettik” (el-Enbiyâ Sûresi, 90. âyet) (2) Bazı âlimler de şöyle demiştir: “Kişi, eşinin kendisine iyi bir eş olması için Allah'a yönelerek gayret etmelidir.” (3) (1) Bu, Müsned-i Ahmed'de (2/202) bir kıssada geçmektedir. Ayrıca İbn Sa'd, Tabakât'ında (7/53-54) ve İbn Kesîr, Sîre'sinde (thk. Mustafa Abdülvâhid, 4/142) zikretmiştir. (2) el-Enbiyâ Sûresi, 90. âyet. (3) Baskıda “fi'r-rağbe” (rağbet/anlamında) ibaresi ilâve edilmiştir.
جعل النبي صلى الله عليه وسلم يرددها ويقول: "وهن شر غالب لمن غلب» (١) . ولذلك امتن الله على زكريا عليه السلام حيث قال: {وَأَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُ} [الأنبياء: ٩٠] (٢) وقال بعض العلماء: " ينبغي للرجل أن يجتهد (٣) إلى الله في إصلاح زوجه له ".(١) جاء ذلك في قصة في مسند أحمد (٢ / ٢٠٢) ، وذكرها ابن سعد في طبقاته (٧ / ٥٣، ٥٤) ، وابن كثير في السيرة، تحقيق مصطفى عبد الواحد (٤ / ١٤٢) .(٢) سورة الأنبياء: من الآية ٩٠.(٣) في المطبوعة زاد: في الرغبة.
[Birinci Kısım: İnceleme] Birinci kısım şunları ihtiva eder: * Müellifin kısa hal tercümesi. * Yazma nüshaların tavsifi. * Tahkîki yapılan kitap: İsmi ve telif tarihi. * Kitabın tahkîk ve ta‘likinde izlenen metod. * Kitabın bazı mevzularına dair tahlîlî bir çalışma.
[القسم الأول: الدراسة]القسم الأول ويشمل:* ترجمة موجزة للمؤلف.* وصف النسخ المخطوطة.* الكتاب المحقَّق: اسمه وتاريخ تأليفه.* منهج تحقيق الكتاب والتعليق عليه.* دراسة تحليلية لبعض موضوعات الكتاب.
O vakit veya onun dışında bir zamanda; ya da okunmuş buhur satın almayı kastetmek [1]. Zira buhurun okunup takdis edilerek [2] kurban takdimi şeklinde kullanılması, Hıristiyanlar ile Sâbiîlerin dinidir. Bununla birlikte buhur, dumanıyla güzel koku edinilen bir tütsüdür; tıpkı misk ve diğer buharlı parçacıklara sahip olan veya saf koku niteliği taşıyan hoş kokular gibi kullanılır [3]. Güzel koku sürünmenin müstehap olduğu yerde tütsülenmek de müstehaptır. Yine bunun gibi, pirinci sütle pişirme veya basîsa [4] veya mercimek, boya, yumurta, "mukur" [5] vb. şeyleri tahsis etmek de (bid‘at cinsindendir). Yumurtayla kumar oynamaya, yumurtayı kumar oynayacak kişiye satmaya veya kumarbazlardan satın almaya gelince [6], bunun hükmü açıktır. Yine bu kapsamda: Çiftçilerin sığırları kırmızı noktalarla beneklemesi [7] veya ağaçları da beneklemesi, yahut nebat türlerini toplayıp [9] onlarla teberrük etmesi ve sularıyla yıkanması; yine kadınların zeytin yaprağı alıp [10] onun suyuyla yıkanması veya bu tür şeylerle yıkanmayı kastetmesi de bu kabildendir. Zira bunların aslı vaftiz suyuna dayanır.
[1] (c) ve (d) nüshalarında: “ölüler için” şeklindedir; “merkī” yerine. Rukye, Kur'an, dua ve tılsım gibi okunan şeylerdir.
[2] (eṭ) nüshasında: “Buhurun kurban takdimi şeklinde kullanılması” şeklindedir.
[3] Matbu nüshada: “Oysa sadece müstehaptır” şeklindedir.
[4] Matbu nüshada: “ya da yağ ile” şeklindedir. Kāmûsü’l-Muhît’te denilmiştir: Basîsa, kavut veya un yahut ufalanmış keşi yağ veya zeytinyağı ile karıştırmaktır. Bkz. Bâbü’s-Sîn, Faslü’l-Bâ (2/207).
[5] “veya mukur” ibaresi matbu nüshada düşmüştür. Mukur, sabır veya ona benzer bir maddedir; ayrıca süt için de kullanılır. Aynı kaynak (2/241).
[6] (b), (c) ve (d) nüshalarında: “kumarbazlardan” şeklindedir.
[7] Matbu nüshada: “nokta” şeklindedir; bu da “benekleme”nin tefsiridir.
[8] (c) ve (d) nüshalarında: “çatlatma” anlamında “faks” ile.
[9] Matbu nüshada: “elbise türleri” şeklindedir.
[10] (e), (c) ve (d) nüshalarında: “veya yıkanma” ibaresi bulunur.
ذلك الوقت أو في غيره، أو قصد شراء البخور المرقي (١) فإن رقي البخور واتخاذه (٢) قربانا هو دين النصارى والصابئين، وإنما البخور طيب يتطيب بدخانه كما يتطيب بسائر الطيب من المسك وغيره مما له أجزاء بخارية وإن لطفت، أو له رائحة محضة، (٣) ويستحب التبخر حيث يستحب التطيب.وكذلك اختصاصه بطبخ رز بلبن، أو بسيسة، (٤) أو عدس، أو صبغ، أو بيض، أو مقر (٥) . . ونحو ذلك؛ فأما القمار بالبيض، أو بيع البيض لمن يقامر به، أو شراؤه من المقامرين (٦) فحكمه ظاهر.ومن ذلك: ما يفعله الأكارون، من نكت (٧) البقر بالنقط (٨) الحمر أو نكت الشجر أيضا، أو جمع أنواع من النبات (٩) والتبرك بها، والاغتسال بمائها، ومن ذلك: ما قد يفعله النساء من أخذ ورق الزيتون، (١٠) والاغتسال بمائه، أو قصد الاغتسال بشيء من ذلك، فإن أصل ذلك ماء المعمودية.(١) في (ج د) : للموتى. بدل المرقي، والرقى: هي ما يقرأ من قرآن وأدعية وتعاويذ ونحوها.(٢) في (أط) : واتخاذ البخور قربانًا.(٣) في المطبوعة: وإنما يستحب.(٤) في المطبوعة: أو بسمن. وقال في القاموس المحيط: واتخاذ البسيسة بأن يلت السويق أو الدقيق أو الأقط المطحون بالسمن أو الزيت. انظر: فصل الباء، باب السين (٢ / ٢٠٧) .(٥) أو مقر: ساقطة من المطبوعة. والمقر هو: الصبر أو شبيه به، ويطلق على اللبن أيضًا، المصدر السابق (٢ / ٢٤١) .(٦) في (ب ج د) : من المتقامرين.(٧) في المطبوعة: نقط، وهي تفسير للنكت.(٨) في (ج د) : بالفقس.(٩) في المطبوعة: أنواع الثياب.(١٠) في (أج د) : أو الاغتسال.
[Müellifin kısa hal tercümesi]Müellifin kısa hal tercümesi
1 - Nesebi: Şeyhülislâm el-İmâm Ahmed b. Abdülhalîm b. Abdüsselâm b. Abdillâh b. Muhammed b. Hızır b. Muhammed b. Hızır b. Alî b. Abdillâh b. Teymiyye el-Harrânî, ardından ed-Dımaşkî'dir. Künyesi: Ebü'l-Abbâs.
2 - Doğumu ve Yetişmesi: 661 yılı Rebîülevvel ayının onuncu günü Pazartesi günü Harrân'da doğdu. Yedi yaşına geldiğinde babasıyla birlikte Tatar akıncılarından kaçarak Dımaşk'a göç etti. İlim, fıkıh ve dîn yuvası bir evde yetişti. Babası, dedeleri, kardeşleri ve amcalarının birçoğu meşhur âlimlerdendi. Bunlardan dördüncü dedesi olan Muhammed b. Hızır; Abdülhalîm b. Muhammed b. Teymiyye; Abdülganî b. Muhammed b. Teymiyye; yakın dedesi Mecdüddîn Ebü'l-Berekât Abdüsselâm b. Abdillâh b. Teymiyye ki, kendisi el-Müntekā min Ehâdîsi'l-Ahkâm, el-Muharrer fi'l-Fıkh, el-Müsevvede fi'l-Usûl ve başka eserlerin sahibidir. Aynı şekilde babası Abdülhalîm b. Abdüsselâm el-Harrânî, kardeşi Abdurrahmân ve diğerleri de. İşte bu sâlih ilmî ortamda müellifin yetişmesi gerçekleşti. O, ilim tahsiline önce babası ve Dımaşk âlimlerinin yanında başladı; küçük yaşta Kur'ân'ı ezberledi ve ders gördü.
[ترجمة موجزة للمؤلف]ترجمة موجزة للمؤلف ١ - نسبه: هو شيخ الإسلام الإمام: أحمد بن عبد الحليم بن عبد السلام بن عبد الله بن محمد بن الخضر بن محمد بن الخضر بن علي بن عبد الله بن تيمية، الحراني، ثم الدمشقي. كنيته: أبو العباس.٢ - مولده ونشأته: وُلد يوم الاثنين العاشر من ربيع الأول بحران سنة (٦٦١هـ) ، ولما بلغ من العمر سبع سنين انتقل مع والده إلى دمشق هربًا من وجه الغزاة التتار، وقد نشأ في بيت علم وفقه ودين، فأبوه وأجداده وإخوته وكثير من أعمامه كانوا من العلماء المشاهير، منهم جده الأعلى (الرابع) محمد بن الخضر، ومنهم عبد الحليم بن محمد بن تيمية، وعبد الغني بن محمد بن تيمية، وجده الأدنى عبد السلام بن عبد الله بن تيمية مجد الدين أبو البركات صاحب التصانيف التي منها: المنتقى من أحاديث الأحكام، والمحرر في الفقه، والمسودة في الأصول وغيرها، وكذلك أبوه عبد الحليم بن عبد السلام الحراني، وأخوه عبد الرحمن وغيرهم.ففي هذه البيئة العلمية الصالحة كانت نشأة صاحب الترجمة، وقد بدأ بطلب العلم أولًا على أبيه وعلماء دمشق، فحفظ القرآن وهو صغير، ودرس
Hadis, fıkıh, usûl ve tefsir âlimiydi; küçük yaşından itibaren zekâsı, güçlü hâfızası ve üstün kabiliyetiyle tanındı. Ardından ilimleri tahsilde genişledi, derinleşti ve gençliğinden itibaren kendisinde müctehidlik vasıfları toplandı. Nitekim otuz yaşına basmadan büyük âlimlerin ilmini, faziletini ve imamlığını kabul ettiği bir imam hâline geldi. 3 - İlmî Üretimi: Şeyh, telif ve ilmî üretim alanında ümmete çok kıymetli ve büyük bir miras bıraktı. Âlimler ve araştırmacılar hâlâ ondan berrak bir kaynaktan faydalanmaktadırlar. Şimdiye kadar ondan pek çok cilt (telifler, risaleler, fetvalar, meseleler vb.) mevcuttur; bunlar basılmış olanlardır. Bilinmeyen ya da yazma eserler âleminde gizli kalanlar ise çoktur. Şeyh, ümmete faydalı, İslâm'a hizmet eden hiçbir ilim ve bilgi alanını bırakmamış, her birinde yazmış ve liyakatle, itkanla katkıda bulunmuştur. Bu haslet ise tarihte nadiren dâhilere mahsus bir özelliktir. Nitekim akranları, hocaları, talebeleri ve hatta muhalifleri onun geniş bilgi ve ilim bolluğuna şahitlik etmişlerdir. Öyle ki bir ilim veya sanat dalında konuştuğunda, dinleyen onun başka bir alana vâkıf olmadığını sanırdı. Bunun sebebi, o alana hâkimiyeti ve derinleşmiş olmasıydı. Onun eserlerine ve üretimine muttali olan, hayatında yaptığı el ve dil ile cihat, dini müdafaa, ibadet ve zikri bilen, vaktinin bereketine, tahammül gücüne ve metanetine hayret eder. Kendisine bu yetenekleri bahşeden Allah'ı tesbih eder. 4 - Cihatı ve İslâm'ı Müdafaası: İnsanların çoğu şeyhin hayatının amelî yönlerini bilmez. Zira onu yaygın eserleri vasıtasıyla sadece bir âlim, müellif ve müftü olarak tanımışlardır. Hâlbuki onun İslâm'ın yardımı ve izzeti için güçlü katkılarda bulunduğu diğer birçok alanda şahit olunan duruşları vardır.
الحديث والفقه والأصول والتفسير، وعُرف بالذكاء وقوة الحفظ والنجابة منذ صغره، ثم توسع في دراسة العلوم وتبحر فيها، واجتمعت فيه صفات المجتهد منذ شبابه، فلم يلبث أن صار إمامًا يعترف له الجهابذة بالعلم والفضل والإمامة، قبل بلوغ الثلاثين من عمره.٣ - إنتاجه العلمي: وفي مجال التأليف والإنتاج العلمي، فقد ترك الشيخ للأمة تراثًا ضخمًا ثمينًا، لا يزال العلماء والباحثون ينهلون منه معينًا صافيًا، توفرت منه الآن المجلدات الكثيرة، من المؤلفات والرسائل والفتاوى والمسائل وغيرها، هذا من المطبوع، وما بقي مجهولًا أو مكنوزًا في عالم المخطوطات كثير.ولم يترك الشيخ مجالًا من مجالات العلم والمعرفة التي تنفع الأمة، وتخدم الإسلام، إلا كتب فيه وأسهم بجدارة وإتقان، وتلك خصلة قلما توجد إلا عند العباقرة النوادر في التاريخ.فلقد شهد له أقرانه وأساتذته وتلاميذه وخصومه بسعة الاطلاع، وغزارة العلم، فإذا تكلم في علم من العلوم أو فن من الفنون ظن السامع أنه لا يتقن غيره، وذلك لإحكامه له وتبحره فيه، وإن المطلع على مؤلفاته وإنتاجه، والعارف بما كان يعمله في حياته من الجهاد باليد واللسان، والذب عن الدين، والعبادة والذكر، ليعجب كل العجب من بركة وقته، وقوة تحمله وجلده، فسبحان من منحه تلك المواهب.٤ - جهاده ودفاعه عن الإسلام: الكثير من الناس يجهل الجوانب العملية من حياة الشيخ، فإنهم عرفوه عالمًا ومؤلفًا ومفتيًا، من خلال مؤلفاته المنتشرة، مع أن له مواقف مشهودة في مجالات أخرى عديدة أسهم فيها إسهامًا قويًّا في نصرة الإسلام وعزة
Müslümanların. Bunlardan bazıları: kılıçla cihadı ve Müslümanları söz ve fiil ile savaşa teşvikidir. Zira o, en büyük cesur süvarilerle birlikte savaş meydanlarında kılıcıyla dolaşırdı. Kendisini Akkâ'nın fethi esnasında savaşta görenler, onun cesaretine ve düşmana karşı şiddetli vuruşlarına hayran kalmışlardır (1). Kalem ve dil ile cihadına gelince, Allah ona rahmet etsin, batıl millet, mezhep, tarikat ve bidat sahiplerinden olan İslam düşmanlarının karşısında yüce bir dağ gibi durmuş; kimi zaman münazaralarla, kimi zaman da reddiyelerle onların şüphelerini çürütünceye ve Allah'a hamd olsun, tuzaklarının çoğunu boşa çıkarıncaya kadar mücadele etmiştir. Filozoflara, Sufi, İsmaili ve Nusayrî gibi batınîlere karşı durduğu gibi; Râfızîlere ve mülhidlere de karşı durmuş, türbeler, kabirler ve benzeri konular etrafında ortaya atılan ehl-i bid'at şüphelerini çürütmüştür. Ayrıca Cehmîler ve Mutezile'ye karşı durmuş, mütekellimîn ve Eş'ârîler ile münazara etmiştir. Şeyhin hayatının bu yönünü inceleyen bir kimse, onun vaktinden geriye hiçbir boşluk kalmadığına neredeyse kanaat getirir. Zira o, Allah yolunda düşman edinilmiş, kovalanmış, eziyet görmüş ve defalarca hapsedilmiş; nihayet eceli, Şam Kalesi zindanında mahpus iken onu yakalamıştır. Allah'a hamd olsun, şeyhin reddiyeleri, hak ve hakikat düşmanlarına karşı hâlen etkili bir silah olmaya devam etmektedir. Çünkü bu reddiyeler, Allah'ın kendisine bahşettiği güçlü istinbât kuvveti, şer'î ve aklî istidlâl ve ihticâc kuvveti ile ilmin genişliği sayesinde, yalnızca Kitabullah'a, Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlihi ve sellem'in sünnetine ve selef-i sâlihînin yoluna dayanmaktadır. Bugün Müslümanlar arasında revaç bulan yıkıcı mezheplerin çoğu, şeyh ve onun gibi selef-i sâlihînimizin karşı durduğu işte bu fırka ve mezheplerin bir uzantısıdır. Bu sebeple, davetçi ıslahatçıların, selef-i sâlihînimizin kendilerinden önce ortaya koyduklarından istifade edebilmeleri için bu hususu göz ardı etmemeleri gerekir. (1) Bkz. el-İ‘lâmü’l-‘aliyye fî menâkıbi İbn Teymiyye, el-Bezzâr, s. (67, 68), thk. Züheyr eş-Şâvîş.
المسلمين، فمن ذلك: جهاده بالسيف وتحريضه المسلمين على القتال، بالقول والعمل، فقد كان يجول بسيفه في ساحات الوغى مع أعظم الفرسان الشجعان، والذين شاهدوه في القتال أثناء فتح عكا عجبوا من شجاعته وفتكه بالعدو (١) .أما جهاده بالقلم واللسان، فإنه رحمه الله وقف أمام أعداء الإسلام من أصحاب الملل والنحل والفرق والمذاهب الباطلة والبدع كالطود الشامخ، بالمناظرات حينًا وبالردود أحيانًا، حتى فند شبهاتهم ورد الكثير من كيدهم بحمد الله، فقد تصدى للفلاسفة، والباطنية، من صوفية وإسماعيلية ونصيرية وسواهم، كما تصدى للروافض والملاحدة، وفند شبهات أهل البدع التي تقام حول المشاهد والقبور ونحوها، كما تصدى للجهمية والمعتزلة وناقش المتكلمين والأشاعرة.والمطلع على هذا الجانب من حياة الشيخ يكاد يجزم بأنه لم يبق له من وقته فضلة، فقد حورب وطورد وأُوذي وسُجن مرات في سبيل الله، وقد وافته منيته مسجونًا في سجن القلعة بدمشق.ولا تزال بحمد الله ردود الشيخ سلاحًا فعَّالًا ضد أعداء الحق والمبطلين، لأنها إنما تستند إلى كتاب الله وسنة رسوله صلى الله عليه وعلى آله وسلم، وهدي السلف الصالح، مع قوة الاستنباط، وقوة الاستدلال والاحتجاج الشرعي والعقلي، وسعة العلم، التي وهبها الله له.وأكثر المذاهب الهدامة التي راجت اليوم بين المسلمين هي امتداد لتلك الفرق والمذاهب التي تصدى لها الشيخ وأمثاله من سلفنا الصالح، لذلك ينبغي للدعاة المصلحين أن لا يغفلوا هذه الناحية، ليستفيدوا مما سبقهم به سلفنا الصالح.(١) انظر: الأعلام العلية في مناقب ابن تيمية، للبزار ص (٦٧، ٦٨) ، تحقيق زهير الشاويش.
Mübalağa etmiş olmayayım ki şunu söylüyorum: Şeyhin kitapları ve reddiyeleri, bugün yeniden revaç bulan ve başlarını kaldırmaya başlayan, geçmişin bir uzantısı olan, ancak kimisi çağın kılıklarına bürünüp sadece isimlerini değiştiren (Baasçılık, Sosyalizm, Milliyetçilik, Kâdiyânîlik, Bahâîlik ve bunlar dışındaki diğer fırka ve mezhepler); kimisi ise eski şiarını muhafaza eden (Şîa, Râfızîler, Nusayrîler, İsmâilîler, Hâricîler ve benzerleri) bu sapık fırkalara ve yıkıcı mezheplere karşı koymada hâlâ en güçlü silahtır. 5. Özellikleri: Bu imamın, dinde ilim ve fıkıh ile ma ‘rûfu emredip münkeri nehyetmekle şöhret bulmasının yanı sıra Allah kendisine övülecek hasletler bahşetmiş, bunlarla tanınmış ve insanlar da bu hususta ona şahitlik etmiştir. Şöyle ki: O cömert ve kerîm bir zât idi; yiyecek, giyecek ve diğer hususlarda ihtiyaç sahiplerini kendine tercih ederdi. İbadeti, zikri ve Kur’an tilâveti çok idi. Zâhid ve verâ sahibiydi; zarurî ihtiyaçları dışında dünya malından neredeyse hiçbir şeye mâlik değildi. Bu hâli, zamanının ehlince, hatta avam arasında bile meşhurdu. Heybeti, giyimi ve başkalarıyla muamelesinde mütevâzı idi; ne debdebeli ne de düşük kalitede elbise giyer, karşılaştığı hiç kimse için tekellüfte bulunmazdı. Yine hak konusunda heybet ve kuvvetle tanınmıştı; sultanlar, âlimler ve avam nezdinde büyük bir heybeti vardı. Onu gören herkes, hevâ ehlinden hasedin hâkim olduğu kimseler müstesna, onu sever, heybet duyar ve sayardı. Ayrıca Allah yolunda sabır ve tahammül gücüyle bilinir, ferâset sahibi olup duası makbul bir zât idi. Müşâhede edilmiş kerametleri vardı. Allah ona geniş rahmet eylesin ve onu cennetinin geniş mekânlarına dâhil eylesin.
ولست مبالغًا حينما أقول: إنه لا تزال كتب الشيخ وردوده هي أقوى سلاح للتصدي لهذه الفرق الضالة والمذاهب الهدامة التي راجت وبدأت تخرج أعناقها اليوم من جديد، والتي هي امتداد للماضي، لكن منها تلك التي تزينت بأزياء العصر، وغيرّت أسماءها فقط، مثل البعثية، والاشتراكية، والقومية، والقاديانية، والبهائية، وسواها من الفرق والمذاهب، ومنها ما بقي على شعاره القديم كالشيعة، والرافضة، والنصيرية، والإسماعيلية، والخوارج ونحو ذلك.٥ - خصاله: بالإضافة إلى ما اشتهر به هذا الإمام من العلم والفقه في الدين، والأمر بالمعروف والنهي عن المنكر، قد وهبه الله خصالًا حميدة، اشتهر بها وشهد له بها الناس، فكان سخيًّا كريمًا يؤثر المحتاجين على نفسه في الطعام واللباس وغيرهما، وكان كثير العبادة والذكر وقراءة القرآن، وكان ورعًا زاهدًا لا يكاد يملك شيئًا من متاع الدنيا سوى الضروريات، وهذا مشهور عنه عند أهل زمانه حتى بين عامة الناس، وكان متواضعًا في هيئته ولباسه ومعاملته مع الآخرين، فما كان يلبس الفاخر ولا الرديء من اللباس، ولا يتكلف لأحد يلقاه، واشتهر أيضًا بالمهابة والقوة في الحق، فكانت له هيبة عظيمة عند السلاطين والعلماء وعامة الناس، فكل من رآه أحبه وهابه واحترمه، إلا من سيطر عليهم الحسد من أصحاب الأهواء ونحوهم.كما عرف بالصبر وقوة الاحتمال في سبيل الله، وكان ذا فراسة، وكان مستجاب الدعوة، وله كرامات مشهودة. رحمه الله رحمة واسعة، وأسكنه فسيح جناته.