el-Akîdetü’l-Vâsıtıyye - Tahkîk: Eşref Abdülmaksûd.
Kitap: el-Akîdetü’l-Vâsıtıyye: Kıyamete kadar mansûr olan kurtulmuş fırka Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in itikadı.
Müellif: Takıyyüddîn Ebu’l-Abbâs Ahmed b. Abdilhalîm b. Teymiyye el-Harrânî (ö. 728/1328).
Muhakkık: Ebû Muhammed Eşref b. Abdilmaksûd.
Nâşir: Edvâu’s-Selef - Riyad.
Tab‘: İkinci Baskı, 1420/1999.
Sayfa sayısı: 71.
Kitap mukabeleli, harekelî, fihristli ve sayfa numaraları matbu nüshayla uyumludur.
* İhtimam gösteren: Muhammed el-Mansûr, m_almansour@yahoo.com, 17/8/1429 - 19/8/2008.
العقيدة الواسطية - ت أشرف عبد المقصودالكتاب: العقيدة الواسطية: اعتقاد الفرقة الناجية المنصورة إلى قيام الساعة أهل السنة والجماعةالمؤلف: تقي الدين أبو العباس أحمد بن عبد الحليم بن تيمية الحراني (المتوفى: ٧٢٨هـ)المحقق: أبو محمد أشرف بن عبد المقصودالناشر: أضواء السلف - الرياضالطبعة: الثانية ١٤٢٠هـ / ١٩٩٩معدد الصفحات: ٧١[الكتاب مقابل، ومشكول، ومفهرس، وترقيم صفحاته موافق للمطبوع]* اعتنى به: محمد المنصور m_almansour@yahoo.com١٧/٨/١٤٢٩هـ - ١٩/٨/٢٠٠٨م
Bismillâhirrahmânirrahîm. [Müellifin Mukaddimesi] Elhamdülillâh... O ki, Resûlünü hidâyet ve hak din ile göndermiştir; onu bütün dinlere üstün kılmak için. Şahit olarak Allah yeter. Ve şehadet ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur, O tektir, ortağı yoktur; O'nu ikrar ve tevhid ederek. Ve şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve resûlüdür. Allah Teâlâ, O'na ve âline salât ve selâm eylesin, çokça selâm.
بسم الله الرحمن الرحيم[مقدمة المصنف] :الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ؛ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَكَفَى بِاللَّهِ شَهِيدًا.وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ؛ إِقْرَارًا بِهِ وَتَوْحِيدًا.وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ.صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ وَسَلَّمَ تَسْلِيمًا مَزِيدًا.
el-Vâsi'tıyye Risâlesi — Akîde Hakkında: Kıyamete dek kurtuluşa eren ve yardım gören fırka olan Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'in itikadı. [Îmânın Usûlü ve Altı Rüknü]: 1- Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ölümden sonra dirilişe ve kaderin hayır ve şerrine iman. * * * *
الْمَسْأَلَةُ الْوَاسِطِيَّةُ فِي الْعَقِيدَةِاعْتِقَادُ الْفِرْقَةِ النَّاجِيَةِ الْمَنْصُورَةِ إلَى قِيَامِ السَّاعَةِ أَهْلِ السُّنَّةِ وَالْجَمَاعَةِ[أصول الإيمان وأركانه الست] :١- الْإِيمَانُ بِاَللَّهِ، وَمَلَائِكَتِهِ، وَكُتُبِهِ، وَرُسُلِهِ، وَالْبَعْثِ بَعْدَ الْمَوْتِ، وَالْإِيمَانِ بِالْقَدَرِ؛ خَيْرِهِ وَشَرِّهِ.* * * *
[Birinci Bâb: Allah Teâlâ'ya İman'dır ve beş fasıl ihtiva eder:
Birinci Fasıl: Allah'ın Sıfatlarına İmanda Temel Kaideler.
İkinci Fasıl: Allah'ın Kitabında Kendini Vasfettiği Sıfatlara İman.
Üçüncü Fasıl: Resûlullah (s.a.v.)'in Rabbini Vasfettiği Sıfatlara İman.
Dördüncü Fasıl: Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'ın Ümmet Fırkaları Arasındaki Orta Yolu.
Beşinci Fasıl: Allah'a İmanın Kapsamına Giren Hususlar: O (sübhânehû) Göklerinin Üstündedir, Arşının Yücesindedir.
Altıncı Fasıl: Allah'a İmanın Kapsamına Giren Hususlar: O, Mahlûkatına Yakındır.]
* * * *
[الباب الأول:الإيمان بالله تعالى ويشتمل على خمسة فصول:الفصل الأول: القواعد الأساسية في الإيمان بصفات الله.الفصل الثاني: الإيمان بما وصف الله به نفسه في كتابه.الفصل الثالث: الإيمان بما وصف به الرسول صلى الله عليه وسلم ربه.الفصل الرابع: وسطية أهل السنة والجماعة بين فرق الأمة.الفصل الخامس: يدخل في الإيمان بالله: أنه سبحانه فوق سماواته، عال على عرشه.الفصل السادس: يدخل في الإيمان بالله: أنه قريب من خلقه.]* * * *
[Birinci Fasıl: Allah'ın İsim ve Sıfatlarına İmanda Temel Kaideler]
2- Allah'a iman şunları da içerir: O'nun Kitabında kendisini vasfettiği şeylere iman etmek; ve Resûlü Muhammed (s.a.v.)'in O'nu vasfettiği şeylere iman etmek.
[Tahrif, ta'til, tekyif ve temsilden uzak durmak]: tahrif ve ta'til olmaksızın; tekyif ve temsil olmaksızın.
[الفصل الأول:القواعد الأساسية في الإيمان بأسماء الله وصفاته]٢- وَمِنَ الْإِيمَانِ بِاللَّهِ:- الْإِيمَانُ بِمَا وَصَفَ بِهِ نَفْسَهُ فِي كِتَابِهِ.- وَبِمَا وَصَفَهُ بِهِ رَسُولُهُ مُحَمَّدٌ صلى الله عليه وسلم.[الابتعاد عن التحريف والتعطيل والتكييف والتمثيل] :مِنْ غَيْرِ: تَحْرِيفٍ وَلَا تَعْطِيلٍ، وَمِنْ غَيْرِ: تَكْيِيفٍ وَلَا تَمْثِيلٍ.
3- Bilâkis onlar, Allah Teâlâ'nın: {O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, es-Semî' ve el-Basîr'dir} [Şûrâ: 11] buyurduğuna iman ederler. 4- Böylece O'nun kendisi hakkında vasfettiği şeyleri O'ndan nefyetmezler. 5- Kelâmı yerlerinden tahrif etmezler. [Allah'ın isimleri ve âyetleri hakkında ilhad] 6- Allah'ın isimlerinde ve âyetlerinde ilhada sapmazlar. 7- O'nun sıfatlarını yaratılmışların sıfatlarına benzetmezler. [Allah yaratılmışlara kıyas edilemez] 8- Zira O (sübhânehû) teâlâ: O'nun hiçbir adaşı, hiçbir dengi ve hiçbir benzeri yoktur; O, yaratılmışlarına kıyas edilemez. 9- Çünkü O (sübhânehû), nefsini de başkasını da en iyi bilendir; sözü en doğru olan ve sözü yaratılmışlarından daha güzel olandır.
٣- بَلْ يُؤْمِنُونَ بِأَنَّ اللَّهَ تَعَالَى: {لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ} [الشورى: ١١] .٤- فَلَا يَنْفُونَ عَنْهُ: مَا وَصَفَ بِهِ نَفْسَهُ.٥- وَلَا يُحَرِّفُونَ: الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِهِ.[الإلحاد في أسماء الله وآياته] :٦- وَلَا يُلْحِدُونَ فِي: أَسْمَاءِ اللَّهِ، وَآيَاتِهِ.٧- وَلَا يُمَثِّلُونَ: صِفَاتِهِ بِصِفَاتِ خَلْقِهِ.[لا يقاس الله بخلقه] :٨- لِأَنَّهُ سُبْحَانَهُ؛ لَا سَمِيَّ لَهُ، وَلَا كُفُوَ لَهُ، وَلَا نِدَّ لَهُ، وَلَا يُقَاسُ بِخَلْقِهِ سبحانه وتعالى.٩- فَإِنَّهُ سُبْحَانَهُ؛ أَعْلَمُ بِنَفْسِهِ وَبِغَيْرِهِ، وَأَصْدَقُ قِيلًا، وَأَحْسَنُ حَدِيثًا مِنْ خَلْقِهِ.
10. Nitekim onun peygamberleri sâdık ve musaddaktır; Allah hakkında bilmedikleri şeyleri söyleyenlerin hilâfınadır. 11. İşte bundan ötürü Allah (sübhânehû ve teâlâ) şöyle buyurmuştur: “Senin Rabbin olan izzet sahibi Rab, onların nitelendirdikleri şeylerden münezzehtir. Gönderilen peygamberlere selâm olsun. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.” [es-Sâffât, 180-182] 12. Böylece Allah, peygamberlere muhalefet edenlerin kendisini nitelendirdiği şeylerden nefsini tenzih etmiş; peygamberlere selâm göndermiştir; zira onların söyledikleri noksanlık ve ayıptan sâlimdir. 13. O (sübhânehû), kendisini nitelendirdiği ve isimlendirdiği şeylerde nefy ile ispatı bir araya getirmiştir. 14. Binaenaleyh Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat için peygamberlerin getirdiklerinden sapmak söz konusu değildir. 15. Zira o, sırat-ı müstakîmdir; nebiler, sıddıklar, şehidler ve sâlihlerden olup Allah’ın nimet verdiği kimselerin yoludur.
١٠- ثُمَّ رُسُلُهُ صَادِقُونَ مُصَدَّقُونَ؛ بِخِلَافِ الَّذِينَ يَقُولُونَ عَلَيْهِ مَا لَا يَعْلَمُونَ.١١- وَلِهَذَا قَالَ سبحانه وتعالى: {سُبْحَانَ رَبِّك رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصْفُونَ • وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ • وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ} [الصافات: ١٨٠ - ١٨٢] .١٢- فَسَبَّحَ نَفْسَهُ عَمَّا وَصَفَهُ بِهِ الْمُخَالِفُونَ لِلرُّسُلِ، وَسَلَّمَ عَلَى الْمُرْسَلِينَ لِسَلَامَةِ مَا قَالُوهُ مِنَ النَّقْصِ وَالْعَيْبِ.١٣- وَهُوَ سُبْحَانَهُ قَدْ جَمَعَ فِيمَا وَصَفَ وَسَمَّى بِهِ نَفْسَهُ بَيْنَ: النَّفْيِ وَالْإِثْبَاتِ.١٤- فَلَا عُدُولَ لِأَهْلِ السُّنَّةِ وَالْجَمَاعَةِ عَمَّا جَاءَتْ بِهِ الْمُرْسَلُونَ.١٥- فَإِنَّهُ الصِّرَاطُ الْمُسْتَقِيمُ، صِرَاطُ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ، وَالصِّدِّيقِينَ، وَالشُّهَدَاءِ، وَالصَّالِحِينَ.* * * *
[İkinci Fasıl: Allah’ın Kitabında Kendisini Vasfettiği Sıfatlara İman] İşte bu cümle kapsamına şunlar dâhildir:
16. Allah’ın, Kur’an’ın üçte birine denk olan «İhlâs Suresi»nde kendisini vasfettiği sıfatlar.
17. Nitekim şöyle buyurur: {De ki: O Allah el-Ehad’dir. Allah es-Samed’dir. Doğurmamış ve doğurulmamıştır. Ve O’nun hiçbir dengi olmamıştır.} [İhlâs Suresi, 1-4]
18. Yine Allah’ın, Kitabındaki en büyük âyette kendisini vasfettiği sıfatlar.
19. Nitekim şöyle buyurur: {Allah, O’ndan başka ilâh yoktur. el-Hayy’dir, el-Kayyûm’dur. O’nu ne bir uyuklama ne de uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında kim şefaat edebilir? Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. O’nun ilminden, dilediği kadarından başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. Kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları korumak O’na ağır gelmez (yani O’nu yormaz ve ağır gelmez). O, el-Aliyy’dir, el-Azîm’dir.} [Bakara Suresi, 255]
[الفصل الثاني:الإيمان بما وصف الله به نفسه في كتابه]• وَقَدْ دَخَلَ فِي هَذِهِ الْجُمْلَةِ:[سورة الإخلاص تعدل ثلث القرآن] :١٦- مَا وَصَفَ بِهِ نَفْسَهُ فِي «سُورَةِ الْإِخْلَاصِ» الَّتِي تَعْدِلُ ثُلُثَ الْقُرْآنِ.١٧- حَيْثُ يَقُولُ: {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ • اللَّهُ الصَّمَدُ • لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ • وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ} [الإخلاص: ١ - ٤] .* * * *[آية الكرسي أعظم آية في كتاب الله] :١٨- وَمَا وَصَفَ بِهِ نَفْسَهُ فِي أَعْظَمِ آيَةٍ فِي كِتَابِهِ.١٩- حَيْثُ يَقُولُ: {اللَّهُ لَا إلَهَ إلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَئُودُهُ} - أَيْ: لَا يُكْرِثُهُ وَلَا يُثْقِلُهُ - {حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ} [البقرة: ٢٥٥] .
20- İşte bu sebeple, kim bu âyeti bir gecede okursa, Allah'tan kendisini koruyan bir muhafız eksik olmaz ve şeytan, sabah oluncaya kadar ona yaklaşamaz. * * * * [Hayat Sıfatı]: 21- Allah teâlânın şu kavli: {Ölmeyen el-Hayy'e tevekkül et} (el-Furkan 58). * * * * [İlim Sıfatı]: 22- Allah teâlânın şu kavli: {O, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir ve el-Bâtın'dır ve O her şeyi bilendir} (el-Hadîd 3). 23- Allah teâlânın şu kavli: {el-Alîm, el-Hakîm} (et-Tahrîm 3). 24- {Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona yükseleni bilir} (Sebe' 2). 25- {Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olanı bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki O onu bilmesin; yerin karanlıklarındaki hiçbir tane de...
٢٠- وَلِهَذَا كَانَ مَنْ قَرَأَ هَذِهِ الْآيَةَ فِي لَيْلَةٍ؛ لَمْ يَزَلْ عَلَيْهِ مِنْ اللَّهِ حَافِظٌ، وَلَا يَقْرَبُهُ شَيْطَانٌ حَتَّى يُصْبِحَ.* * * *[صفة الحياة] :٢١- وَقَوْلُهُ سُبْحَانَهُ: {وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ} [الفرقان: ٥٨] .* * * *[صفة العلم] :٢٢- وَقَوْلُهُ سُبْحَانَهُ: {هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ} [الحديد: ٣] .٢٣- وَقَوْلُهُ سُبْحَانَه: {الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ} [التحريم: ٣] .٢٤-: {يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنزِلُ مِنَ السَّمَاءِ وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا} [سبأ: ٢] .٢٥-: {وَعِندَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا إلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِي ظُلُمَاتِ الْأَرْضِ وَلَا
26-: "Ne yaş ne de kuru hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta [Levh-i Mahfûz'da] bulunmasın." [el-En‘âm, 6/59]. 27- Allah Teâlâ'nın şu kavli: "Hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur ki, O'nun ilmi dışında olsun." [Fâtır, 35/11]. 28- Yine Allah Teâlâ'nın şu kavli: "...Bilesiniz ki Allah her şeye kādirdir ve Allah ilmen her şeyi kuşatmıştır." [et-Talâk, 65/12].
* * * *
[Kuvvet Sıfatı]
29- Allah Teâlâ'nın şu kavli: "Şüphesiz Allah, rızık verenin ta kendisidir; O, pek güçlüdür, el-Metîn'dir." [ez-Zâriyât, 51/58].
* * * *
[İşitme Sıfatı ve Görme Sıfatı]
30- Allah Teâlâ'nın şu kavli: "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur; O, es-Semî‘dir, el-Basîr'dir." [eş-Şûrâ, 42/11]. 31- Allah Teâlâ'nın şu kavli: "Allah size bununla ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz Allah, es-Semî‘dir, el-Basîr'dir." [en-Nisâ, 4/58].
* * * *
[İrade Sıfatı]
32- Allah Teâlâ'nın şu kavli: "O bağına girdiğinde: 'Mâşâallah! Allah'tan başka kuvvet yoktur!' deseydin ya!" [el-Kehf, 18/39]. 33- Allah Teâlâ'nın şu kavli: "Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat ihtilafa düştüler; kimisi inandı, kimisi inkâr etti. Allah dileseydi savaşmazlardı; fakat Allah dilediğini yapar." [el-Bakara, 2/253]. 34- Allah Teâlâ'nın şu kavli: "Size (hakkı) okunanlar müstesna olmak üzere, hayvanlar (ın eti) helâl kılındı. İhramlı iken avlanmayı helâl saymamak şartıyla (bu size helâldir). Şüphesiz Allah dilediği hükmü verir." [el-Mâide, 5/1].
رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إلَّا فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ} [الأنعام: ٥٩] .٢٦-: {وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنثَى وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِ} [فاطر: ١١] .٢٧- وَقَوْلُهُ: {لِتَعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَأَنَّ اللَّهَ قَدْ أَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا} [الطلاق: ١٢] .* * * *[صفة القوة] :٢٨- وَقَوْلُهُ: {إنَّ اللَّهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ} [الذاريات: ٥٨] .* * * *[صفة السمع وصفة البصر] :٢٩- وَقَوْلُهُ: {لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ} [الشورى: ١١] .٣٠-: {إنَّ اللَّهَ نِعِمَّا يَعِظُكُم بِهِ إنَّ اللَّهَ كَانَ سَمِيعًا بَصِيرًا} [النساء: ٥٨] .* * * *[صفة الإرادة] :٣١- وَقَوْلُهُ: {وَلَوْلَا إذْ دَخَلْتَ جَنَّتَكَ قُلْتَ مَا شَاءَ اللَّهُ لَا قُوَّةَ إلَّا بِاللَّهِ} [الكهف: ٣٩] .٣٢- وَقَوْلُهُ: {وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذِينَ مِن بَعْدِهِم مِّن بَعْدِ مَا جَاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلَكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُم مَّنْ آمَنَ وَمِنْهُم مَّن كَفَرَ وَلَوْ شَاءَ اللَّهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلَكِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ} [البقرة: ٢٥٣] .٣٣- وَقَوْلُهُ: {أُحِلَّتْ لَكُم بَهِيمَةُ الْأَنْعَامِ إلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَأَنتُمْ حُرُمٌ إنَّ اللَّهَ يَحْكُمُ مَا يُرِيدُ} [المائدة: ١] .
34- Allah Teâlâ'nın şu kavli: {Allah kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse, göğsünü daraltır, sıkıştırır, öyle ki sanki göğe yükseliyormuş gibi olur} (el-En'âm 125).
* * * *
[Muhabbet Sıfatı]:
35- Allah Teâlâ'nın şu kavli: {İyilik edin; şüphesiz Allah iyilik edenleri sever} (el-Bakara 195).
36- {Adaletle hükmedin; şüphesiz Allah adaletle hükmedenleri sever} (el-Hucurât 9).
37- {Onlar size karşı dosdoğru davrandıkça siz de onlara dosdoğru davranın; şüphesiz Allah müttakîleri sever} (et-Tevbe 7).
38- {Şüphesiz Allah tevbe edenleri sever ve temizlenenleri sever} (el-Bakara 222).
39- {Allah, sevdiği ve kendisini seven bir topluluk getirecektir} (el-Mâide 54).
40- {Şüphesiz Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir bina gibi saf saf savaşanları sever} (es-Saff 4).
41- {De ki: 'Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın'} (Âl-i İmrân 31).
* * * *
[Rıza Sıfatı]:
42- Allah Teâlâ'nın şu kavli: {Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır} (el-Beyyine 8).
٣٤- وَقَوْلُهُ: {فَمَن يُرِدِ اللَّهُ أَن يَهدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْإِسْلَامِ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَاءِ} [الأنعام: ١٢٥] .* * * *[صفة المحبة] :٣٥- وَقَوْلُهُ: {وَأَحْسِنُوا إنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ} [البقرة: ١٩٥] .٣٦-: {وَأَقْسِطُوا إنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ} [الحجرات: ٩] .٣٧-: {فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَقِيمُوا لَهُمْ إنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ} [التوبة: ٧] .٣٨-: {إنَّ اللَّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ} [البقرة: ٢٢٢] .٣٩-: {فَسَوْفَ يَأْتِي اللَّهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ} [المائدة: ٥٤] .٤٠-: {إنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِهِ صَفًّا كَأَنَّهُمْ بُنْيَانٌ مَرْصُوصٌ} [الصف: ٤] .٤١-: {قُلْ إن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ} [آل عمران: ٣١] .* * * *[صفة الرضى] :٤٢- وَقَوْلُهُ: {رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ} [البينة: ٨] .* * * *
[Rahmet Sıfatı]:
43- Kavl-i şerîfi: {Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm} [en-Neml, 30].
44-: {Rabbenâ vesi‘te külle şey’in rahmeten ve ‘ilmen} [el-Mü’min, 7].
45-: {Ve kâne bi’l-mü’minîne Rahîmâ} [el-Ahzâb, 43].
46-: {Ketebe rabbüküm ‘alâ nefsihi’r-rahmeh} [el-En‘âm, 54].
47-: {Ve hüve’l-Ğafûru’r-Rahîm} [Yûnus, 107].
48-: {Fe’llâhu hayrun hâfizâ ve hüve Erhamü’r-râhimîn} [Yûsuf, 64].
* * * *
[Gazab, Hoşnutsuzluk, Kerâhet ve Buğz Sıfatları]:
49- Kavl-i şerîfi: {Ve men yaktül mü’minen müte‘ammiden fe cezâühû cehennemü hâliden fîhâ ve gâdiballâhu ‘aleyhi ve le‘aneh} [en-Nisâ, 93].
50- Kavl-i şerîfi: {Zâlike bi-ennehümü’ttebe‘û mâ eshata’llâhe ve kerihû rıdvâneh} [Muhammed, 28].
51- Kavl-i şerîfi: {Fe-lemmâ âsefûnâ intekamnâ minhüm} [ez-Zuhruf, 55].
52- Kavl-i şerîfi: {Ve lâkin keriha’llâhü inbi‘âsehüm fe sebbatahüm} [et-Tevbe, 46].
53- Kavl-i şerîfi: {Kebüre makten ‘inde’llâhi en tekûlû mâ lâ tef‘alûn} [es-Saff, 3].
* * * *
[Gelme ve Getirme Sıfatları]:
54- Kavl-i şerîfi: {Hel yenzurûne illâ en ye’tiyehümü’llâhü fî zulelin mine’l-ğamâmi ve’l-melâiketü ve kudıye’l-emr} [el-Bakara, 210].
[صفة الرحمة] :٤٣- وَقَوْلُهُ: {بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ} [النمل: ٣٠] .٤٤-: {رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا} [غافر: ٧] .٤٥-: {وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا} [الأحزاب: ٤٣] .٤٦-: {كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ} [الأنعام: ٥٤] .٤٧-: {وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ} [يونس: ١٠٧] .٤٨-: {فَاللَّهُ خَيْرٌ حَافِظًا وَهُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ} [يوسف: ٦٤] .* * * *[صفات: الغضب والسخط والكراهية والبغض] :٤٩- وَقَوْلُهُ: {وَمَن يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُّتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فِيهَا وَغَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ} [النساء: ٩٣] .٥٠- وَقَوْلُهُ: {ذَلِكَ بِأَنَّهُمُ اتَّبَعُوا مَا أَسْخَطَ اللَّهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ} [محمد: ٢٨] .٥١- وَقَوْلُهُ: {فَلَمَّا آسَفُونَا انتَقَمْنَا مِنْهُمْ} [الزخرف: ٥٥] .٥٢- وَقَوْلُهُ: {وَلَكِن كَرِهَ اللَّهُ انبِعَاثَهُمْ فَثَبَّطَهُمْ} [التوبة: ٤٦] .٥٣- وَقَوْلُهُ: {كَبُرَ مَقْتًا عِندَ اللَّهِ أَن تَقُولُوا مَا لَا تَفْعَلُونَ} [الصف: ٣] .* * * *[صفتي: المجيء والإتيان] :٥٤- وَقَوْلُهُ: {هَلْ يَنظُرُونَ إلَّا أَن يَأْتِيَهُمُ اللَّهُ فِي ظُلَلٍ مِّنَ الْغَمَامِ وَالْمَلَائِكَةُ وَقُضِيَ الْأَمْرُ} [البقرة: ٢١٠] .
55-: {Onlar, kendilerine meleklerin gelmesinden, yahut Rabbinin gelmesinden yahut Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Rabbinin bazı âyetleri geldiği gün...} [En‘âm: 158] .56-: {Hayır! Yer, birbiri ardınca şiddetle sarsılıp parçalandığı ve Rabbinin emri gelip melekler saf saf dizildiği zaman...} [Fecr: 21-22] .57-: {O gün gök bulutlarla yarılacak ve melekler bölük bölük indirilecektir.} [Furkân: 25] .* * * *[Allah Subhânehû'nun Vech Sıfatı] :58- Ve O'nun kavli: {Rabbinin celâl ve ikram sahibi vechi bâki kalacaktır.} [Rahmân: 27] .59-: {O'nun vechinden başka her şey helâk olacaktır.} [Kasas: 88] .* * * *[Allah Teâlâ'nın İki Elinin İspatı] :60- Ve O'nun kavli: {İki elimle yarattığıma secde etmene seni ne engelledi?} [Sâd: 75] .61-: {Yahudiler: «Allah'ın eli bağlıdır» dediler. Söyledikleri sözden dolayı elleri bağlanası ve lânetlenesi olsunlar! Hayır, O'nun iki eli de açıktır, dilediği gibi infak eder.} [Mâide: 64] .* * * *[Allah Teâlâ'nın İki Gözünün İspatı] :62- Ve O'nun kavli: {Rabbinin hükmüne sabret; çünkü sen gözlerimizin önündesin.} [Tûr: 48] .63-: {Biz onu levhalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik. Gözlerimizin önünde akıp gidiyordu; (bu,) inkâr edilen (Nûh)a bir mükâfat olarak.} [Kamer: 13-14] .
٥٥-: {هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا أَن تَأْتِيَهُمُ الْمَلَائِكَةُ أَوْ يَأْتِيَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِيَ بَعْضُ آيَاتِ رَبِّكَ يَوْمَ يَأْتِي بَعْضُ آيَاتِ رَبِّكَ} [الأنعام: ١٥٨] .٥٦-: {كَلَّا إذَا دُكَّتِ الْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا • وَجَاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا} [الفجر: ٢١ - ٢٢] .٥٧-: {وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلَائِكَةُ تَنْزِيلًا} [الفرقان: ٢٥] .* * * *[صفة الوجه لله سبحانه] :٥٨- وَقَوْلُهُ: {وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ} [الرحمن: ٢٧] .٥٩-: {كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إلَّا وَجْهَهُ} [القصص: ٨٨] .* * * *[إثبات اليدين لله تعالى] :٦٠- وَقَوْلُهُ: {مَا مَنَعَكَ أَن تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّ} [ص: ٧٥] .٦١-: {وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللَّهِ مَغْلُولَةٌ غُلَّتْ أَيْدِيهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُوا بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِ يُنفِقُ كَيْفَ يَشَاءُ} [المائدة: ٦٤] .* * * *[إثبات العينين لله تعالى] :٦٢- وَقَوْلُهُ: {وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا} [الطور: ٤٨] .٦٣-: {وَحَمَلْنَاهُ عَلَى ذَاتِ أَلْوَاحٍ وَدُسُرٍ • تَجْرِي بِأَعْيُنِنَا جَزَاءً لِّمَن كَانَ كُفِرَ} [القمر: ١٣ - ١٤] .
64-: {Senin üzerine kendimden bir muhabbet bıraktım ve benim nezaretimde yetiştirilesin diye (böyle yaptım)} [Tâ-Hâ: 39].* * * *[Allah Teâlâ'nın Sem‘ ve Basar Sıfatları]: 65- Allah Teâlâ'nın şu kavli: {Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin karşılıklı konuşmanızı işitir. Şüphesiz Allah, Semî‘dir, Basîr'dir.} [el-Mücâdele: 1]. 66-: {Allah, "Muhakkak Allah fakirdir, biz ise zenginiz" diyenlerin sözünü işitmiştir. Söylediklerini yazacağız.} [Âl-i İmrân: 181]. 67-: {Yoksa onlar, sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır! Biz işitiriz ve elçilerimiz de yanlarında yazmaktadır.} [ez-Zuhruf: 80]. 68-: {Şüphesiz ben sizinle beraberim; işitirim ve görürüm.} [Tâ-Hâ: 46]. 69-: {O, Allah'ın gördüğünü bilmez mi?} [el-Alak: 14]. 70-: {O, seni kalktığın zaman gören; secde edenler arasında dolaşmanı da (gören)dir.} [eş-Şu‘arâ: 218-219]. 71-: {De ki: "Amel edin! Yaptıklarınızı Allah da Resûlü de müminler de görecektir."} [et-Tevbe: 105].* * * *[Allah Teâlâ'nın, celâline yakışır şekilde Mekr, Keyd ve Mihâl Sıfatları]: 72- Ve O'nun şu kavli: {Mihâli şiddetli olan} [er-Ra‘d: 13].
٦٤-: {وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلَى عَيْنِي} [طه: ٣٩] .* * * *[صفتي السمع والبصر لله تعالى] :٦٥- وَقَوْلُهُ: {قَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّتِي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَكِي إلَى اللَّهِ وَاللَّهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُمَا إنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ} [المجادلة: ١] .٦٦-: {لَقَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّذِينَ قَالُوا إنَّ اللَّهَ فَقِيرٌ وَنَحْنُ أَغْنِيَاءُ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا} [آل عمران: ١٨١] .٦٧-: {أَمْ يَحْسَبُونَ أَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوَاهُمْ بَلَى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ} [الزخرف: ٨٠] .٦٨-: {إنَّنِي مَعَكُمَا أَسْمَعُ وَأَرَى} [طه: ٤٦] .٦٩-: {أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ اللَّهَ يَرَى} [العلق: ١٤] .٧٠-: {الَّذِي يَرَاكَ حِينَ تَقُومُ • وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِدِينَ} [الشعراء: ٢١٨ - ٢١٩] .٧١-: {وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَ} [التوبة: ١٠٥] .* * * *[صفات المكر والكيد والمِحال لله تعالى على ما يليق بجلاله] :٧٢- وَقَوْلُهُ: {شَدِيدُ الْمِحَالِ} [الرعد: ١٣] .
73- Yüce Allah'ın: "Onlar tuzak kurdular, Allah da tuzak kurdu." (Âl-i İmrân, 54) buyruğu. 74- Yine: "Onlar bir tuzak kurdular, Biz de bir tuzak kurduk, fakat onlar farkında değillerdi." (Neml, 50) buyruğu. 75- Yine: "Onlar bir tuzak kuruyorlar, Ben de bir tuzak kuruyorum." (Târık, 15-16) buyruğu. * * * * [Afv, Mağfiret, Rahmet, İzzet ve Kudret Sıfatları:] 76- Yüce Allah'ın: "Bir iyiliği açıklar veya gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz, şüphesiz Allah çok affedicidir (Afuvv), her şeye kadirdir (Kadîr)." (Nisâ, 149) buyruğu. 77- Yine: "Affetsinler, hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah çok bağışlayıcıdır (Gafûr), çok merhametlidir (Rahîm)." (Nûr, 22) buyruğu. 78- Yüce Allah'ın: "İzzet Allah'a, Resûlüne ve mü'minlere aittir." (Münâfikûn, 8) buyruğu. 79- Yine İblis hakkında: "Senin izzetine andolsun ki, onların hepsini mutlaka azdıracağım." (Sâd, 82) buyruğu. * * * * [Allah'a İsim İspatı:] 80- Yüce Allah'ın: "Celâl ve ikram sahibi Rabbinin adı ne mübarektir!" (Rahmân, 78) buyruğu. 81- Yine: "O'na kulluk et ve kulluğunda sebat göster. O'nun bir adaşı olduğunu biliyor musun?" (Meryem, 65) buyruğu. * * * * [Allah'ı Tenzih ve O'na Benzeri Olmadığını Nefy Eden Sıfat Ayetleri:] 82- "Hiçbir şey O'na denk değildir." (İhlâs, 4)
٧٣- وَقَوْلُهُ: {وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللَّهُ} [آل عمران: ٥٤] .٧٤- وَقَوْلُهُ: {وَمَكَرُوا مَكْرًا وَمَكَرْنَا مَكْرًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ} [النمل: ٥٠] .٧٥- وَقَوْلُهُ: {إنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا • وَأَكِيدُ كَيْدًا} [الطارق: ١٥ - ١٦] .* * * *[صفات العفو والمغفرة والرحمة والعزة والقدرة] :٧٦- وَقَوْلُهُ: {إِن تُبْدُوا خَيْرًا أَوْ تُخْفُوهُ أَوْ تَعْفُوا عَن سُوءٍ فَإِنَّ اللَّهَ كَانَ عَفُوًّا قَدِيرًا} [النساء: ١٤٩] .٧٧-: {وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ} [النور: ٢٢] .٧٨- وَقَوْلُهُ: {وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ} [المنافقون: ٨] .٧٩- وَقَوْلُهُ عَنْ إبْلِيسَ: {فَبِعِزَّتِكَ لَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ} [ص: ٨٢] .* * * *[إثبات الاسم لله] :٨٠- وَقَوْلُهُ: {تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ} [الرحمن: ٧٨] .٨١- وَقَوْلُهُ: {فَاعْبُدْهُ وَاصْطَبِرْ لِعِبَادَتِهِ هَلْ تَعْلَمُ لَهُ سَمِيًّا} [مريم: ٦٥] .* * * *[آيات الصفات المنفية في تنزيه الله ونفي المثل عنه] :٨٢- {وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ} [الإخلاص: ٤] .