Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Hamd Allah’a mahsustur ve O’ndan yardım dileriz. Salât ü selâmı, Resûlü Muhammed’e, âline ve ashâbının tamamına olsun. Emmâ ba‘d: Şüphesiz ki önceki imamlarımız –Allah onlardan râzı olsun– isimler ve neseblerdeki müşkilâta dair kitaplar telif etmişlerdir ki, nihâyete eren onlarla aydınlanır, başlangıçta olan onlarla doğru yolu bulur. Muhaddisin bunlardan müstağnî kalması mümkün değildir. İşte bu telif ettikleri eserlerle büyük bir fayda hâsıl olmuştur. Allah onları hayırla mükâfatlandırsın. Onların çizdiği tür iki kısımdı: Birincisi isimler hakkındadır ki, sûreten mutâbık olup mânâca farklıdır. İkincisi nesebler hakkındadır ki, o da bunun benzeridir ve mânâsı da aynıdır. Bu iki türün zikrinden başka da müşkilât kalmıştır ki, mütekaddimînden hiç kimsenin bu konuda bir tasnif yaptığını görmedim. Bu da, yazıda mutâbık olup nokta ve hareke bakımından birbirine benzeyen şeylerdir; mesela iki belde, iki kabile, bir sanat ve bir neseble yahut bir belde ve bir lakap gibi – bunların bir kısmı aksi, bir kısmı da aynı istikamettedir. Bunlardan muhaddisler çıkmıştır. Ben bu türü tahrîr etmekte bazen ilerledim bazen geri kaldım. Nihâyet Nişâbur’a girdiğimde, Hâfız Ebû Abdullah el-Hâkim’in –Allah ona rahmet etsin– bazı tahrîcâtında İsmâil b. Ayyâş’ın, Mut‘im b. el-Mikdâm es-San‘ânî’den rivayet ettiği bir hadis gördüm. Bunun üzerine dedi ki: “Bunu Şamlılar, Yemenlilerden teferrüd ederek rivayet etmişlerdir.” Ve bu Mut‘im’in Yemen’in San‘â’sından olduğunu zannetti. Hâlbuki o, Dımaşk kapısında bir köy olan San‘â’dandır. Orayı bir grup sahâbî yurt edinmiş ve oradan birden çok muhaddis çıkmıştır; onları inşallah bâblarında zikredeceğiz. Ebû Amr el-Evzâ‘î dedi ki: “Şam halkı, Mut‘im b. el-Mikdâm es-San‘ânî’den daha büyük bir musîbete uğramamıştır.” Ebû Abdullah’ın bu vehme düştüğünü görünce işte o zaman bu türü araştırdım, tahrîr ettim ve harfler üzere tertip ettim ki bakan için daha kolay olsun. Bu türün mutlaka bir tetkikçiye, tenkitçiye, istidrâk ediciye ve ziyâde yapana ihtiyacı vardır. Nitekim kendisinden önce zikrettiğimiz kimseler hakkında yapıldığı gibi. Allah, nefsine karşı insaflı olan kimseye rahmet eylesin.
بسم الله الرحمن الرحيمالْحَمد لله وَبِه استعين وصلواته على رَسُوله مُحَمَّد وَآله وَصَحبه أَجْمَعِينَ أما بعد فَإِن أَئِمَّتنَا الْمُتَقَدِّمين رضي الله عنهم صنفوا فِي مشكلات الْأَسْمَاء والأنساب كتبا يستضيء بهَا المنتهي ويسترشد بهَا المبتدىء لَا غناء للمحدث عَنْهَا فَوَقع بِمَا صنفوا النَّفْع الْعَظِيم جزاهم الله خيرا وَكَانَ النَّوْع الَّذِي رسموه على قسمَيْنِأَحدهمَا فِي الْأَسْمَاء وَهُوَ مَا اتّفق فِي الصُّورَة وَاخْتلف فِي الْمَعْنىوَالثَّانِي فِي الْأَنْسَاب وَهُوَ نَظِيره أَيْضا وَمَعْنَاهُوَبَقِي من المشكلات غير مَا قدمنَا من ذكر هذَيْن النَّوْعَيْنِ لم أر لأحد من الْمُتَقَدِّمين فِيهِ تصنيفا وَهُوَ مَا اتّفق فِي الْخط وتماثل فِي النقط والضبط مثل بلدتين أَو قبيلتين أَو صناعَة وَنسب أَو بَلْدَة ولقب على الْعَكْس والطرد خرج مِنْهُمَا محدثانوَكنت فِي تحريري هَذَا النَّوْع مقدما مرّة ومؤخرا أُخْرَى حَتَّى دخلت نيسابور فَرَأَيْت فِي بعض تخاريج الْحَاكِم أبي عبد الله الْحَافِظ رحمه الله حَدِيثا لإسماعيل بن عَيَّاش عَن مطعم بن الْمِقْدَام الصَّنْعَانِيّ فَقَالَ عقبَة تفرد بِهِ الشاميون عَن اليمانيين واعتقد أَن مطعما هَذَا من صنعاء الْيمن وَإِنَّمَا هُوَ من صنعاء قَرْيَة بِبَاب دمشق نزلها جمَاعَة من الصَّحَابَة وَخرج مِنْهَا غير وَاحِد من الْمُحدثين نذكرهم فِي بابهم إِن شَاءَ الله عز وجلقَالَ أَبُو عَمْرو الْأَوْزَاعِيّ مَا أُصِيب أهل الشَّام بأعظم من مصيبتهم بالمطعم بن الْمِقْدَام الصَّنْعَانِيّفَلَمَّا رَأَيْت أَبَا عبد الله قد وَقع لَهُ هَذَا الْوَهم حِينَئِذٍ تتبعت هَذَا النَّوْع وحررته وَجَعَلته مُرَتبا على الْحُرُوف ليَكُون أسهل على النَّاظر وَلَا بُد لهَذَا النَّوْع من متتبع وناقد ومستدرك وزائد كَمَا فعل فِي حق من تقدم ذكرنَا لَهُ فرحم الله امْرَءًا أنصف من نَفسه
Herkes sehiv ve hatâdan kurtulamaz; Allah, lutuf ve keremiyle bizi bu maksadımızda doğruya muvaffak kılsın. Muhakkak O, icâbete lâyık olandır.
Bize Ebû Amr Abdullah b. Amr el-Buhayrî, Nişâbur'da haber verip şöyle dedi: Bize Hâkim Ebû Abdullah Muhammed b. Abdullah el-Hâfız, imlâ yoluyla bildirdi: Ebü'l-Abbâs Ahmed b. el-Abbâs b. İbrahim el-Makrî'yi şöyle derken işittim: Ebû Abdullah el-Hüseyin b. Abdullah b. el-Bezzûrî el-Mevsılî'yi şöyle derken işittim: Ze'ferânî'yi şöyle derken işittim: Şâfiî'yi (r.a.) şöyle derken işittim: "Kim bir ilim öğrenirse, tetkik etsin (dikkatlice araştırsın); zira ilmin ince meseleleri zayi olmasın."
Bize Ebü'l-Kāsım Abdullah b. el-Hasan el-Hallâl, Bağdat'ta haber verip şöyle dedi: Bize Muhammed b. Osman en-Nusaybî bildirdi: Bize Abdurrahman b. Abdullah el-Becelî rivâyet etti: Bize Ebû Zür'a ed-Dımaşkī rivâyet etti: Bana Abdullah b. Zekvân rivâyet etti: Bize Bakıyye rivâyet etti: Evzâî'yi şöyle derken işittim: "Kendisiyle sorumlu tutulmayacağın ilmi de, kendisiyle sorumlu tutulacağın ilmi öğrendiğin gibi öğren."
وانتصف من خَصمه فَلَيْسَ يسلم أحد من سَهْو وَخطأ وَالله بمنه وفضله يوفقنا للصَّوَاب فِيمَا قصدنا لَهُ إِنَّه ولي الْإِجَابَةأخبرنَا أَبُو عَمْرو عبد الله بن عَمْرو الْبُحَيْرِي بنيسابور قَالَ أنبأ الْحَاكِم أَبُو عبد الله مُحَمَّد بن عبد الله الْحَافِظ املاء قَالَ سَمِعت أَبَا الْعَبَّاس أَحْمد بن الْعَبَّاس بن إِبْرَاهِيم الْمقري يَقُول سَمِعت أَبَا عبد الله الْحُسَيْن بن عبد الله بن الْبزورِي الْموصِلِي يَقُول سَمِعت الزَّعْفَرَانِي يَقُول سَمِعت الشَّافِعِي رضي الله عنه يَقُول من تعلم علم فليدقق لكيلا يضيع دَقِيق الْعلمأخبرنَا أَبُو الْقَاسِم عبد الله بن الْحسن الْخلال بِبَغْدَاد قَالَ أنبأ مُحَمَّد بن عُثْمَان النصيبي قَالَ حَدثنَا عبد الرَّحْمَن بن عبد الله البَجلِيّ قَالَ حَدثنَا أَبُو زرْعَة الدِّمَشْقِي قَالَ حَدثنِي عبد الله بن ذكْوَان قَالَ حَدثنَا بَقِيَّة قَالَ سَمِعت الْأَوْزَاعِيّ يَقُول تعلم مَا لَا تُؤْخَذ بِهِ كَمَا تتعلم مَا تُؤْخَذ بِهِ
Bâb-ı Elif: (1) el-Âmilî. el-Âmilî'nin birincisi Taberistan'daki Âmil'e nisbet edilir; burası o nahiyenin kasabasıdır. Buradan her fenden pek çok âlim yetişmiştir. Kendisine nisbet edilenlerin çoğu Taberî nisbesiyle tanınır. Taberistan ise nahiyenin adıdır, bizzat bir şehir adı değildir. Taberistanlı âlimlerin ekserisi Âmil'dendir. İkincisi, Ceyhun nehri kıyısında bir belde olan Âmil'e nisbet edilir. Bu belde halkından da bir topluluk hadis rivayet etmiştir. Bunlardan Abdullah b. Hammâd el-Âmilî'dir. Buhârî Muhammed b. İsmâil ondan, Yahyâ b. Muîn'den bir hadis ve Süleyman b. Abdirrahmân'dan başka bir hadis rivayet etmiştir. Yine ondan Dâvûd b. Reşîd'den bir hadis rivayet edilmiştir. Ahmed b. Abde el-Âmilî, Abdân Abdullah b. Osmân b. Cebele el-Mervezî'den işitti; ondan Ebû Dâvud es-Sicistânî rivayet etmiştir. Mûsâ b. el-Hasen el-Âmilî, Kuteybe b. Saîd, Abdullah b. Mahmûd es-Sa‘dî, Abdullah b. Muhammed el-Bağavî ve Ebû Bekr b. Ebî Dâvud'dan işitti; ondan Amr b. İshak Ebû Muhammed el-Esedî el-Buhârî rivayet etmiştir. Abdullah b. Alî Ebû Muhammed el-Âmilî'ye gelince, Ebü'l-Kâsım b. es-Sellâc onun Bağdat'ta Sûk-ı Yahyâ'da Süleyman eş-Şâzkûnî ve Muhammed b. Mansûr eş-Şâşî'den onlara hadis rivayet ettiğini ve onu Ceyhun Âmil'ine nisbet ettiğini zikretmiştir. Muhammed b. Ahmed b. Alî b. Uleyye Ebû Saîd el-Âmilî ve Ahmed b. Muhammed b. İshak b. Hârûn el-Âmilî. (2) el-Ebzârî. el-Ebzârî'nin birincisi, ebzâr (baharat) satımına nisbet edilir. Bunlardan Muhammed b.
بَاب الْألف(١) الآملي والآملي الأول مَنْسُوب إِلَى آمل طبرستان وَهِي القصبة للناحية خرج مِنْهَا جمَاعَة من الْعلمَاء من كل فن وَأكْثر من ينْسب إِلَيْهَا يعرف بالطبري وطبرستان إسم للناحية لَا إسم بَلْدَة بِعَينهَا وَأكْثر أهل الْعلم من أهل طبرستان من آملالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى آمل بَلْدَة على شط جيحون حدث من أَهلهَا جمَاعَة مِنْهُم عبد الله بن حَمَّاد الآملي روى عَنهُ البُخَارِيّ مُحَمَّد بن إِسْمَاعِيل عَن يحيى بن معِين حَدِيثا وَعَن سُلَيْمَان بن عبد الرَّحْمَن حَدِيثا آخر وروى عَنهُ عَن دَاوُد بن رشيد حَدِيثاوَأحمد بن عَبدة الآملي سمع عَبْدَانِ عبد الله بن عُثْمَان بن جبلة الْمروزِي روى عَنهُ أَبُو دَاوُد السجسْتانِي ومُوسَى بن الْحسن الآملي سمع قُتَيْبَة بن سعيد وَعبد الله بن مَحْمُود السَّعْدِيّ وَعبد الله بن مُحَمَّد الْبَغَوِيّ وَأَبا بكر بن أبي دَاوُد روى عَنهُ عَمْرو بن إِسْحَاق أَبُو مُحَمَّد الْأَسدي البُخَارِيّ وَعبد الله بن عَليّ أَبُو مُحَمَّد الآملي ذكر أَبُو الْقَاسِم بن الثلاج أَنه حَدثهمْ بِبَغْدَاد فِي سوق يحيى عَن سُلَيْمَان الشَّاذكُونِي وَمُحَمّد بن مَنْصُور الشَّاشِي وَنسبه إِلَى آمل جيحون وَمُحَمّد بن أَحْمد بن عَليّ بن علوِيَّة أَبُو سعيد الآملي وَأحمد بن مُحَمَّد بن إِسْحَاق بن هَارُون الآملي(٢) الْأَبْزَارِيِّ والأبزاري الأول مَنْسُوب إِلَى بيع الأبزار مِنْهُم مُحَمَّد بن
Zeyd b. Ali b. Ca‘fer b. Muhammed b. Mervân b. Râşid, Ebû Abdillah el-Ebzârî el-Bağdâdî, Muâviye b. İshak el-Ensârî’nin mevlâsıdır. Abdullah b. Muhammed b. Nâciye ve Abdullah b. es-Sakr’dan işitmiştir. Kendisinden Muhammed b. el-Ferec b. Ali el-Bezzâz ve başkaları rivayette bulunmuştur. Ebû Bekr Ahmed b. Ali b. Sâbit el-Hatîb el-Hâfız dedi ki: Kendisi hakkında Ebû Bekr el-Berkânî’ye sordum, o da “Sika, necib bir zattır” dedi. İkincisi (nisba) Nîşâbûr yakınında, iki fersah mesafede bir köye nispet edilir. Bunlardan Hâmid b. Mûsâ el-Ebzârî, İshak b. Râheveyh’ten işitmiştir. Kendisinden Muhammed b. Sâlih b. Hâni‘ ve Muhammed b. Süleyman b. Muhammed b. Mûsâ b. Mansûr ez-Zâkir Ebû Ca‘fer el-Ebzârî (Kerâmî mezhebinden) rivayet etmiştir. es-Serrî b. Huzeyme ve Muhammed b. Eşras’tan işitmiştir. Kendisinden Hâkim Ebû Abdillah rivayette bulunmuş ancak onu beğenmemiştir. (3) el-Ebherî ve el-Ebherî: Birincisi, Zencan yakınındaki Ebher şehrine nispet edilir. Oradan Mâlikî fukahâsından, muhaddislerden, sûfîlerden ve ediplerden birçok kişi çıkmıştır; sayıları çoktur. İkincisi, İsfahan köylerinden yine Ebher adlı bir köye nispet edilir. Oradan hadis rivayet eden bir grup vardır: Bunlardan İbrahim b. el-Haccâc el-Ebherî, Muhammed b. Yûnus el-Ebherî el-Gazzâl’ın dedesidir; Ebû Dâvûd’dan işitmiştir. Ve İbrahim b. Osman b. Umeyr el-Ebherî, Ebû Seleme et-Tebûzekî’den rivayette bulunmuştur. Ve Hasan b. Muhammed b. Esîd el-Ebherî, Muhammed b. Süleyman Levvîn ve Amr b. Ali’den işitmiş; ayrıca Râzîlerden de işitmiştir. Ve Sehl b. Muhammed b. el-Abbâs el-Ebherî, Ebher köylerinden birinde ikamet ederdi. Ve Muhammed b. el-Hüseyin b. İbrahim b. Ziyâd b. Aclân el-Ebherî, künyesi Ebû Ca‘fer, lakabı Ebü’ş-Şeyh; Bağdat’ta vefat etmiştir. Ve Muhammed b. Ahmed b. Amr el-Ebherî, künyesi Ebû Abdillah. Ve Muhammed b. Ahmed b. el-Münzir es-Saydalânî el-Ebherî. Ve Muhammed b. Muhammed b. Yûnus el-Gazzâl el-Ebherî, künyesi Ebû Bekr. Ve Ziyâd b. Muhammed b. el-Merzübân el-Ebherî, Ebû Sehl. Ve Ahmed b. Osman b. Ahmed el-Ebherî el-Hasîb, Ebû Sehl; İbrahim b. Esbât b. ... işitmiştir.
زيد بن عَليّ بن جَعْفَر بن مُحَمَّد بن مَرْوَان بن رَاشد أَبُو عبد الله الْأَبْزَارِيِّ الْبَغْدَادِيّ مولى معوية بن إِسْحَاق الْأنْصَارِيّ سمع عبد الله بن مُحَمَّد بن نَاجِية وَعبد الله بن الصَّقْر روى عَنهُ مُحَمَّد بن الْفرج بن عَليّ الْبَزَّاز وَغَيره قَالَ أَبُو بكر أَحْمد بن عَليّ بن ثَابت الْخَطِيب الْحَافِظ سَأَلت عَنهُ أَبَا بكر البرقاني فَقَالَ ثِقَة نبيلالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى قَرْيَة بِالْقربِ من نيسابور على فرسخين مِنْهَا مِنْهُم حَامِد ابْن مُوسَى الْأَبْزَارِيِّ سمع إِسْحَاق بن رَاهَوَيْه روى عَنهُ مُحَمَّد بن صَالح بن هانىء وَمُحَمّد بن سُلَيْمَان بن مُحَمَّد بن مُوسَى بن مَنْصُور الْمُذكر أَبُو جَعْفَر الْأَبْزَارِيِّ كرامي الْمَذْهَب سمع السّري بن خُزَيْمَة وَمُحَمّد بن أَشْرَس روى عَنهُ الْحَاكِم أَبُو عبد الله وَلم يرضه(٣) الْأَبْهَرِيّ والأبهري الأول مَنْسُوب إِلَى بَلْدَة أبهر بِالْقربِ من زنجان خرج مِنْهَا جمَاعَة من الْفُقَهَاء الْمَالِكِيَّة والمحدثين والصوفية والأدباء وَفِيهِمْ كَثْرَةالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى قَرْيَة من قرى أَصْبَهَان اسْمهَا أبهر أَيْضا حدث مِنْهَا جمَاعَة مِنْهُم إِبْرَاهِيم بن الْحجَّاج الْأَبْهَرِيّ جد مُحَمَّد بن يُونُس الْأَبْهَرِيّ الغزال سمع من أبي دَاوُد وَإِبْرَاهِيم بن عُثْمَان بن عُمَيْر الْأَبْهَرِيّ روى عَن أبي سَلمَة التَّبُوذَكِيوَالْحسن بن مُحَمَّد بن أسيد الْأَبْهَرِيّ سمع مُحَمَّد بن سُلَيْمَان لوين وَعَمْرو بن عَليّ وَسمع من الرازيين أَيْضا وَسَهل بن مُحَمَّد بن الْعَبَّاس الْأَبْهَرِيّ كَانَ يسكن قَرْيَة من قرى أبهر وَمُحَمّد بن الْحُسَيْن بن إِبْرَاهِيم بن زِيَاد بن عجلَان الْأَبْهَرِيّ يكنى أَبَا جَعْفَر ويلقب بِأبي الشَّيْخ مَاتَ بِبَغْدَاد وَمُحَمّد بن أَحْمد بن عَمْرو الْأَبْهَرِيّ يكنى أَبَا عبد الله وَمُحَمّد بن أَحْمد بن الْمُنْذر الصيدلاني الْأَبْهَرِيّ وَمُحَمّد بن مُحَمَّد بن يُونُس الغزال الْأَبْهَرِيّ يكنى أَبَا بكر وَزِيَاد بن مُحَمَّد بن الْمَرْزُبَان الْأَبْهَرِيّ أَبُو سهل وَأحمد بن عُثْمَان بن أَحْمد الْأَبْهَرِيّ الخصيب أَبُو سهل سمع إِبْرَاهِيم بن أَسْبَاط بن
Seken; kendisinden Ebû Bekr b. Mirdûye rivayette bulunmuş ve onu sika kabul etmiştir. Yine Ebû Ca‘fer Ahmed b. Ca‘fer b. Ahmed b. İbrâhim el-Ebherî el-Müeddib ile İbrâhim b. Yahyâ b. el-Hazver el-Ebherî —ki el-Ebherî, Sâib b. el-Akra‘ın mevlâsıdır— ve Muhammed b. İbrâhim'in babası da rivayette bulunmuştur. Muhammed b. İbrâhim, Ebû Dâvûd ve Bekr b. Bekkâr'dan rivayet etmiş; kendisinden de oğlu Abdullah rivayette bulunmuştur. Bize bunu Ebü'l-Hayr —Câmi-i İsfahan imamı— haber verdi; dedi ki: Bize Ebû Bekr Ahmed b. Mûsâ b. Mirdûye bu şekilde haber verdi.(4)
**el-Ehnesî ve el-Ehnesî**
Birincisi: Süleymân b. Üseyd b. Abdillâh b. Üseyd b. el-Ahnes b. Şerîk el-Ehnesî'dir. Kendisi Sakīf kabilesindendir. Hişâm b. Urve'den rivayet etmiş; kendisinden de İshâk b. Muhammed el-Hatmî el-Ensârî rivayette bulunmuştur.
İkincisi: el-Ahnes b. Şerîk'in velâsına nispetle anılır. Bunlardan biri Abdullah b. Ebî Lübâbe es-Sakafî el-Ehnesî'dir.(4 م)
**el-Ezdî ve el-Ezdî**
Birincisi: Ezd b. el-Gavs kabilesine mensuptur. Bunlardan biri Abdullah b. Hivâle Ebû Hivâle el-Ezdî'dir; kendisinin sahabe olduğu rivayet edilir. Başkaları da vardır.
İkincisi: Ezd b. Umrân b. Amr b. Âmir'e nispet edilir. Bu nisbe sîn harfiyle daha çok kullanılır; el-Esedî denir. Bunlardan biri Mühelleb b. Ebî Safre el-Ezdî ve oğulları Muğîre, Müdrik, Mufaddal, Abdülmelik, Habîb ve Muhammed ile aile fertleri ve mevâlîsidir; bunlar sayıca çoktur. Ebû Safre'nin adı Zâlim b. Serrâk b. Subh el-Atekî'dir.
Üçüncüsü: Hacer bölgesindeki Ezd'e nispet edilir. Bunlardan biri Ebû Ca‘fer Ahmed b. Muhammed b. Selâme el-Fakīh et-Tahâvî el-Ezdî'dir. Tahâ, Mısır diyarında bir şehirdir. Yine bunlardan bir diğeri Hâfız Ebû Muhammed Abdülganî b. Saîd b. Alî el-Ezdî el-Mısrî'dir. Ebû Abdillâh es-Sûrî şöyle dedi: Ebû Muhammed Abdülganî b. Saîd b. Alî b. Saîd b. Bişr b. Mervân b. Abdilazîz el-Ezdî el-Hacerî, sonra el-Âmirî el-Hâfız el-Muaddil'i (Allah ondan razı olsun) dinledim. Onun gibi birini bu anlamda gözlerim görmedi dedi ve bir söz daha zikretti. Bize bunu Ebû Tâhir Ahmed b. el-Hasan el-Bâkıllânî, es-Sûrî'den rivayetle haber verdi.(5)
**el-Esedî, el-Esedî, el-Esedî, el-Esedî ve el-Esedî — beş adet**
Birincisi: Esed b. Abdiluzzâ b. Kusay'a nispet edilir. Bunlardan biri Zübeyr b. el-Avvâm, onun oğulları, mevâlîsi ve ailesidir; bunlar sayıca çoktur. Yine Ebü'l-Esved Muhammed b. Abdirrahmân el-Esedî de bu kabiledendir.
السكن روى عَنهُ أَبُو بكر بن مردوية وَوَثَّقَهُ وَأَبُو جَعْفَر أَحْمد بن جَعْفَر بن أَحْمد بن إِبْرَاهِيم الْأَبْهَرِيّ الْمُؤَدب وَإِبْرَاهِيم بن يحيى بن الحزور الْأَبْهَرِيّ مولى السَّائِب بن الْأَقْرَع وَالِد مُحَمَّد بن إِبْرَاهِيم رُوِيَ عَن أبي دَاوُد وَبكر بن بكار رُوِيَ عَنهُ ابْنه عبد الله أخبرنَا بذلك أَبُو الْخَيْر إِمَام جَامع أَصْبَهَان قَالَ أخبرنَا أَبُو بكر أَحْمد بن مُوسَى بن مرْدَوَيْه بِهَذَا(٤) الأخنسي والأخنسي الأول سُلَيْمَان بن أسيد بن عبد الله بن أسيد بن الْأَخْنَس بن شريق الأخنسي وَهُوَ من ثَقِيف روى عَن هِشَام بن عُرْوَة روى عَنهُ إِسْحَاق بن مُحَمَّد الخطمي الْأنْصَارِيّالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى وَلَاء الْأَخْنَس بن شريق هَذَا مِنْهُم عبد الله بن أبي لبَابَة الثَّقَفِيّ الأخنسي(٤ م) الْأَزْدِيّ والأزدي والأزدي الأول من الأزد بن الْغَوْث مِنْهُم عبد الله بن حِوَالَة أَبُو حِوَالَة الْأَزْدِيّ لَهُ صُحْبَة وَغَيرهالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى الأزد بن عمرَان بن عَمْرو بن عَامر والمنسوب إِلَيْهِ بِالسِّين أَكثر يُقَال الْأَسدي مِنْهُم الْمُهلب بن أبي صفرَة الْأَزْدِيّ وَأَوْلَاده الْمُغيرَة ومدرك والمفضل وَعبد الْملك وحبِيب وَمُحَمّد وَأهل بَيتهمْ ومواليهم وَفِيهِمْ كَثْرَة وَأَبُو صفرَة اسْمه ظَالِم بن سراق بن صبح الْعَتكِيالثَّالِث مَنْسُوب إِلَى أَزْد الْحجر مِنْهُم أَبُو جَعْفَر أَحْمد بن مُحَمَّد بن سَلامَة الْفَقِيه الطَّحَاوِيّ الْأَزْدِيّ وطحا مَدِينَة من ديار مصر والحافظ أَبُو مُحَمَّد عبد الْغَنِيّ بن سعيد بن عَليّ الْأَزْدِيّ الْمصْرِيّ مِنْهُم أَيْضا قَالَ أَبُو عبد الله الصُّورِي سَمِعت أَبَا مُحَمَّد عبد الْغَنِيّ بن سعيد بن عَليّ بن سعيد بن بشر بن مَرْوَان بن عبد الْعَزِيز الْأَزْدِيّ الحجري ثمَّ العامري الْحَافِظ الْمعدل رضي الله عنه وَمَا رَأَتْ عَيْنَايَ مثله فِي مَعْنَاهُ يَقُول وَذكر كلَاما أخبرنَا بذلك أَبُو طَاهِر أَحْمد بن الْحسن الباقلاني عَن الصُّورِي(٥) الْأَسدي والأسدي والأسدي والأسدي والأسدي خَمْسَة الأول ينْسب إِلَى أَسد بن عبد الْعُزَّى بن قصي مِنْهُم الزبير بن الْعَوام وَولده ومواليه وَفِيهِمْ كَثْرَة وَأَبُو الْأسود مُحَمَّد بن عبد الرَّحْمَن الْأَسدي
İkincisi, Esed b. Huzeyme b. Müdrike b. İlyas b. Mudar'a nisbet edilmektedir ve bu zat, Kinâne b. Huzeyme'nin kardeşidir. Bunlardandır: Ukkâşe b. Muhsın ve ehl-i beyti; Ma‘kıl b. Ebî Ma‘kıl el-Esedî (Esed b. Huzeyme); Zir b. Hubeyş el-Esedî (Esed b. Huzeyme); Mahreme b. Süleyman el-Esedî (Esed b. Huzeyme); Sâlih b. Muhammed b. Amr b. Habîb el-Hâfız Ebü'l-Fazl el-Esedî – ki Esed b. Huzeyme'nin mevlâsıdır, hadisin rükünlerinden ve hâfızlarındandır, ilmiyle kendisine müracaat edilen bir zâttır –; İsmâil b. Abdirrahmân b. Züeyb el-Esedî (Esed b. Huzeyme oğullarından) ve zikrettiklerimizden başka bir cemaat. Üçüncüsü: Esed b. Rebîa b. Nizâr'dır ki en büyük dededir; kendisine nisbet edilmez, ancak oğullarına nisbet edilir: Aneze, Dabîa el-Adcem, Abdülkays, en-Nemr b. Kāsıt ve Bekr b. Vâil b. Kāsıt b. Heheb b. Düaymî b. Cedîle b. Esed b. Rebîa b. Nizâr gibi. Dördüncüsü: Ensâr'dan Esed'e mensuptur. Bunlardandır: Sehl b. Ebî Ümâme Es'ad b. Sehl b. Huneyf b. Vâhib el-Esedî el-Ensârî el-Medenî. Beşincisi: En büyük dedesine nisbet edilir, Araplardan değildir. Bunlardandır: Ebü'l-Abbâs Ahmed b. Abdirrahmân b. Yûsuf b. İbrâhîm b. Esed el-Esedî el-A‘rec. (6) el-İskenderânî ve el-İskenderânî: Birincisi İskenderiye halkındandır ve sayıları çoktur. İkincisi ise orada ikametine nisbetle anılır, aslen oralı değildir. Bunlardandır: Muhammed b. Abdillah b. Meymûn Ebû Bekr el-İskenderânî, aslen Bağdatlı olup İskenderiye'de ikamet etmiş ve buraya nisbet edilmiştir, aslen oralı değildir. Velîd b. Müslim ve başkalarından işitmiş; kendisinden Yahyâ b. Sâ‘id ve bir cemaat rivayette bulunmuştur. (7) el-Eslemî: Birincisi Eslem b. Aksâ b. Hârise b. Amr'dır; bunlar Huzaa'nın kardeşleridir. Bunlardandır: Ebû Firâs Rebîa b. Ka‘b el-Eslemî (sahâbîdir), Hamza b. Amr el-Eslemî ve Ebû Berze el-Eslemî. İkincisi Eslem b. Cümh'dır; bunlardandır: Atâ b. Ebî Mervân el-Eslemî. (8) el-İsmâilî: Birincisi ve ikincisi dedeye nisbet edilir. Ebû Bekr Ahmed b. İbrâhîm b. İsmâil b. Abbâs b. Merdâs el-İmâm el-İsmâilî. Şeyhimiz Ebü'l-Kâsım İsmâil b. Mes‘ade b. Ebî Bekr el-İsmâilî, 'İbn Merdâs' şeklinde yazardı, es-Sülemî değil. İkincisi: Ahmed b. Muhammed b. İsmâil b. Nuaym Ebû Hâmid et-Tûsî el-İsmâilî, Ebü'l-Abbâs b. Süreyc'in arkadaşıdır. Ebû Abdillah el-Bûşencî ve Ebû Halîfe'den işitmiştir.
الثَّانِي ينْسب إِلَى أَسد بن خُزَيْمَة بن مدركة بن إلْيَاس بن مُضر وَهُوَ أَخُو كنَانَة بن خُزَيْمَة مِنْهُم عكاشة بن مُحصن وَأهل بَيته وَمَعْقِل بن أبي معقل الْأَسدي أَسد خُزَيْمَة وزر بن حُبَيْش الْأَسدي أَسد خُزَيْمَة من أنفسهم ومخرمة بن سُلَيْمَان الْأَسدي أَسد خُزَيْمَة وَصَالح بن مُحَمَّد بن عَمْرو بن حبيب الْحَافِظ أَبُو الْفضل الْأَسدي مولى أَسد بن خُزَيْمَة أحد أَرْكَان الحَدِيث وحفاظه وَمِمَّنْ يرجع إِلَيْهِ فِي علمه وَإِسْمَاعِيل بن عبد الرَّحْمَن بن ذُؤَيْب الْأَسدي من بني أَسد بن خُزَيْمَة وَجَمَاعَة غير من ذكرنَاالثَّالِث أَسد بن ربيعَة بن نزار وَهُوَ الْجد الْأَكْبَر وَلَا ينْسب إِلَيْهِ وَإِنَّمَا يقْتَصر فِي النِّسْبَة على أَوْلَاده مثل عنزة وضبيعة الأضجم وَعبد الْقَيْس والنمر بن قاسط وَبكر بن وَائِل بن قاسط بن هنب بن دعمي بن جديلة بن أَسد بن ربيعَة بن نزارالرَّابِع مَنْسُوب إِلَى أَسد الْأَنْصَار مِنْهُم سهل بن أبي أُمَامَة أسعد بن سهل بن حنيف بن واهب الْأَسدي الْأنْصَارِيّ الْمدنِيالْخَامِس مَنْسُوب إِلَى جده الْأَعْلَى وَلَيْسَ من الْعَرَب مِنْهُم أَبُو الْعَبَّاس أَحْمد بن عبد الرَّحْمَن بن يُوسُف بن إِبْرَاهِيم بن أَسد الْأَسدي الْأَعْرَج(٦) الإسْكَنْدراني والإسكندراني الأول من أهل الْإسْكَنْدَريَّة وَفِيهِمْ كَثْرَةالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى سكناهُ بهَا وَلَيْسَ من أَهلهَا مِنْهُم مُحَمَّد بن عبد الله بن مَيْمُون أَبُو بكر الإسْكَنْدراني بغدادي الأَصْل سكن الْإسْكَنْدَريَّة فنسب إِلَيْهَا وَلَيْسَ مِنْهَا سمع الْوَلِيد بن مُسلم وَغَيره روى عَنهُ يحيى بن صاعد وَجَمَاعَة(٧) الْأَسْلَمِيّ والأسلمي الأول أسلم بن أقْصَى بن حَارِثَة بن عَمْرو وهم إخْوَان خُزَاعَة مِنْهُم أَبُو فراس ربيعَة بن كَعْب الْأَسْلَمِيّ لَهُ صُحْبَة وَحَمْزَة بن عَمْرو الْأَسْلَمِيّ وَأَبُو بَرزَة الْأَسْلَمِيّالثَّانِي أسلم بن جمح مِنْهُم عَطاء بن أبي مَرْوَان الْأَسْلَمِيّ(٨) الْإِسْمَاعِيلِيّ والإسماعيلي والإسماعيلي الأول وَالثَّانِي منسوبان إِلَى الْجد أَبُو بكر أَحْمد بن إِبْرَاهِيم بن إِسْمَاعِيل بن الْعَبَّاس بن مرداس الإِمَام الْإِسْمَاعِيلِيّ وَكَانَ شَيخنَا أَبُو الْقَاسِم إِسْمَاعِيل بن مسْعدَة بن أبي بكر الْإِسْمَاعِيلِيّ يكْتب ابْن مرداس لَا السّلمِيّ وَالثَّانِي أَحْمد بن مُحَمَّد بن إِسْمَاعِيل بن نعيم أَبُو حَامِد الطوسي الْإِسْمَاعِيلِيّ صَاحب أبي الْعَبَّاس بن سُرَيج سمع أَبَا عبد الله البوشنجي وَأَبا خَليفَة
el-Fadl, Ebû Ya‘lâ el-Mevsılî, et-Tabaka ve oğlu İsmâil b. Ahmed el-İsmâilî de hadis dinlemiştir. Üçüncüsü: Ahmed b. el-Mübârek Ebû Abdillâh el-İsmâilî’nin lakabıdır. Rakka’da ikamet etti, aslen Bağdatlıdır. Ubeydullah b. Ömer el-Kavârîrî ve başkalarından rivayet etti. Kendisine el-İsmâilî denmesinin sebebi, İsmâil b. Ebî Hâlid’in hadislerini toplamaya özen göstermesiydi. (9) el-Eş‘arî: Birincisi, Ebû Mûsâ Abdullah b. Kays’ın kavmi ve kabilesidir. Ona nisbet edilenler. İkincisi, Ebü’l-Hasan Ali b. İsmâil el-Eş‘arî’nin mezhebine nisbet edilenlerdir. Bunlardan Kâdî Ebû Bekr Ahmed b. et-Tayyib el-Eş‘arî el-Mütekellim ve başkalarıdır. (10) el-Üşnânî: Birincisi, üşnân alıp satmaya nisbet edilendir. Bunlardan Muhammed b. Ubeydullah b. İbrahim b. Sâbit Ebû Bekr el-Üşnânî, Ali b. el-Ca‘d, İshak b. Râhûye, Ahmed b. Hanbel ve başkalarından bâtıl hadisler rivayet etti; hadis uydururdu. Kendisinden Ebû Amr b. es-Sammâk ve başkaları rivayet etti. Muhammed b. el-Hüseyin el-Üşnânî el-Kûfî ise sikadır. Abbâd b. Ya‘kub er-Ravâcinî ve başkalarından dinledi. Kendisinden Muhammed b. Ca‘fer en-Nahvî, İbn en-Neccâr olarak bilinir, ve başkaları rivayet etti. Ali b. Yûsuf b. Muhammed b. Abdullah b. Yezdâd Ebü’l-Hasan el-Üşnânî, Nişaburlulardan dinledi. Bize ondan Ebû Saîd el-‘Assâr Rey’de rivayet etti; o onlara gelmişti. İkincisi, Merâga ile Hûne arasında bulunan Aşne köyüne nisbet edilendir. Oradan bir cemaat rivayet etti; onlardan Ebû Ca‘fer Muhammed b. Amr b. Hafs el-Üşnânî. Kendisinden Ebû Abdullah el-Gancârî rivayet etti; bu köye nisbette el-Eşnehî yazdıklarını gördüm. Ebû Sa‘d el-Mâlînî bazı tahricâtında böyle nisbet etmiştir. Bazen hemze ile ‘el-Üşnâî’ diye de okunur; nitekim Enes köyüne nisbetle kıyasa aykırı olarak ‘el-Enâsî’ denir. (11) el-İtrâbulusî: Ebü’l-Ferec Gays b. Abdisselâm’dan işittim.
الْفضل وَأَبا يعلى الْموصِلِي والطبقة وَابْنه إِسْمَاعِيل بن أَحْمد الْإِسْمَاعِيلِيّ سمع الحَدِيث أَيْضاالثَّالِث لقب أَحْمد بن الْمُبَارك أبي عبد الله الْإِسْمَاعِيلِيّ سكن الرقة وَهُوَ من أهل بَغْدَاد حدث عَن عبيد الله بن عمر القواريري وَغَيره وَإِنَّمَا قيل لَهُ الْإِسْمَاعِيلِيّ لِأَنَّهُ كَانَ يعتني بِجمع حَدِيث إِسْمَاعِيل بن أبي خَالِد(٩) الْأَشْعَرِيّ والأشعري الأول رَهْط أبي مُوسَى عبد الله بن قيس وقبيلته وَمن نسب إِلَيْهِالثَّانِي من ينْسب إِلَى مَذْهَب أبي الْحسن عَليّ بن إِسْمَاعِيل الْأَشْعَرِيّ مِنْهُم القَاضِي أَبُو بكر أَحْمد بن الطّيب الْأَشْعَرِيّ الْمُتَكَلّم وَغَيره(١٠) الْأُشْنَانِي والأشناني الأول مَنْسُوب إِلَى بيع الأشنان وشرائه مِنْهُم مُحَمَّد بن عبيد الله بن إِبْرَاهِيم بن ثَابت أَبُو بكر الْأُشْنَانِي حدث عَن عَليّ بن الْجَعْد وَإِسْحَاق بن رَاهَوَيْه وَأحمد بن حَنْبَل وَغَيرهم أَحَادِيث بَاطِلَة كَانَ يضع الحَدِيثروى عَنهُ أَبُو عَمْرو بن السماك وَغَيره وَمُحَمّد بن الْحُسَيْن الْأُشْنَانِي الْكُوفِي ثِقَة سمع عباد بن يَعْقُوب الروَاجِنِي وَغَيره روى عَنهُ مُحَمَّد بن جَعْفَر النَّحْوِيّ الْمَعْرُوف بِابْن النجار وَغَيره وَعلي بن يُوسُف بن مُحَمَّد بن عبد الله بن يزْدَاد أَبُو الْحسن الْأُشْنَانِي سمع النيسابوريين حَدثنَا عَنهُ أَبُو سعيد العصار بِالريِّ وَكَانَ قدم عَلَيْهِمالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى قَرْيَة أشنه بَين مراغة وخونة حدث مِنْهَا جمَاعَة مِنْهُم أَبُو جَعْفَر مُحَمَّد بن عَمْرو بن حَفْص الْأُشْنَانِي روى عَنهُ أَبُو عبد الله الغنجاري ورأيتهم يَكْتُبُونَ فِي النِّسْبَة إِلَى هَذِه الْقرْيَة الأشنهي وَهَكَذَا نسبه أَبُو سعد الْمَالِينِي فِي بعض تخاريجه وَرُبمَا قرىء بِالْهَمْز أَيْضا الأشناءي كَمَا ينْسب إِلَى قَرْيَة أنس الأنساءي على غير قِيَاس(١١) الأطرابلسي والأطرابلسي سَمِعت أَبَا الْفرج غيث بن عبد السَّلَام
Ermenâzî, Sur'da "Tarâbulus" (Trablus) şeklinde elifsiz söylendiğini, meşhur olanın ise elifle (Atrâbulus) olduğunu söyler. Ebü't-Tayyib el-Mütenebbî ise şöyle demiştir: "Ve her Mısır şehri, Trablus'un gerisinde kaldı."
Birincisi: Şam Atrâbulus'una nispet edilenlerdir. Buradan bir cemaat hadis âlimi yetişmiştir. Onlardan biri Muâviye b. Yahyâ Ebû Mutî‘ el-Atrâbulusî'dir; Muâviye b. Saîd b. Süreyc b. Azre'den hadis dinlemiştir. Bu zat, Zührî'den ve Saîd b. Acelân'dan rivayette bulunan Muâviye b. Yahyâ es-Sadeffî değildir. Yine Saîd b. Acelân el-Atrâbulusî, Muhammed b. Şuayb b. Şâbûr'dan hadis dinlemiş; kendisinden Ahmed b. Muhammed b. Haccâc b. Rüşdeyn ve Hayseme b. Süleymân b. Haydere rivayette bulunmuştur. Hayseme'nin kardeşi Muhammed b. Süleymân ise Muhammed b. Yûsuf b. Bahr b. Abdirrahmân ve başkalarından hadis dinlemiştir. Hayseme'ye gelince, o Şam hadis âlimlerinin büyüklerinden ve sika (güvenilir) râvilerindendir; Muhammed b. Îsâ b. Hayyân, İshâk b. İbrâhîm ed-Debrî ve başkalarından hadis dinlemiştir. Ayrıca Ebû Abdullah el-Hüseyin b. Abdullah b. Muhammed b. İshâk b. Ebî Kâmil, dayısı Hayseme b. Süleymân'dan hadis dinlemiş; bize ondan Ebû Muhammed el-Hasan b. Alî b. el-Hasan eş-Şeyzerî, Halep'te hadis rivayet etmiştir.
İkincisi: Mağrib Atrâbulus'una nispet edilenlerdir. Buradan da bir cemaat âlim çıkmıştır. Onlardan biri Abdullah b. Meymûn el-Atrâbulusî'dir; Süleymân b. Dâvûd b. Selmûn el-Kayrevânî'den rivayette bulunmuş, kendisinden ise Ebû Sehl Abdüssamed b. Abdirrahmân el-Mervezî rivayet etmiştir. Süleymân, Merv şehrine gelmiş ve orada hadis rivayet etmiştir. Yine Mûsâ b. Abdirrahmân b. Habîb el-Attâr, Atrâbulus kadısı olup künyesi Ebü'l-Esved'dir; Muhammed b. Sehnûn, Şecere b. Îsâ ve başkalarından rivayette bulunmuştur. Ayrıca Abdullah b. Ahmed b. Abdullah b. Sâlih el-İclî'nin babası Kûfelilerdendi; Mağrib Atrâbulus'una yerleşmiş, Abdullah ve kardeşi Sâlih, Atrâbulus'ta doğmuşlar, bu sebeple ona nispet edilmişlerdir.
(12) el-Emevî ve el-Emevî
Birincisi: Abdüşems b. Abdümenâf'ın oğlu Ümeyye'ye nispet edilendir. Bunların içinde halifelerden, sahâbeden, tâbiînden ve Müslümanların imamlarından pek çok kimse bulunur.
İkincisi: Ensar'dan Ümeyye b. Zeyd'e nispet edilendir. Bunlardan biri, Bedir savaşına katılmış olan Râfi‘ b. Ancede –ki İbn Antere de denir– el-Emevî el-Ensârî'dir. Yine Saîd b. Ubeyd b. en-Nu'mân b. Kays el-Kârî el-Ensârî, Ümeyye b. Zeyd oğullarındandır. Şuayb b. Amr el-Emevî, Ebû Hüreyre'den rivayette bulunmuş; kendisinden Abdülazîz ed-Derâverdî rivayet etmiştir.
(13) el-Ensârî ve el-Ensârî
Birinci Ensârî nisbeti, bizzat Ensâr'ın kendisine –kabileleri ve alt kolları farklılık göstermekle birlikte– nispet edilendir.
الأرمنازي بصور يَقُول طرابلس بِغَيْر ألف وَالْمَشْهُور بِالْألف وَقَالَ أَبُو الطّيب المتنبي وَقصرت كل مصر عَن طرابلسالأول مَنْسُوب إِلَى أطرابلس الشَّام حدث مِنْهَا جمَاعَة مِنْهُم معوية بن يحيى أَبُو مُطِيع الأطرابلسي سمع معوية بن سعيد بن سُرَيج بن عذرة وَلَيْسَ هُوَ بمعوية بن يحيى الصَّدَفِي الَّذِي يروي عَن الزُّهْرِيّ وَسَعِيد بن عجلَان الأطرابلسي سمع مُحَمَّد بن شُعَيْب بن شَابُور روى عَنهُ أَحْمد بن مُحَمَّد بن حجاج بن رشدين وخيثمة ابْن سُلَيْمَان بن حيدرة وَأَخُوهُ مُحَمَّد بن سُلَيْمَان سمع مُحَمَّد بن يُوسُف بن بَحر بن عبد الرَّحْمَن وَغَيره وَأما خَيْثَمَة فَإِنَّهُ من كبار محدثي أهل الشَّام وثقاتهم سمع مُحَمَّد بن عِيسَى بن حَيَّان وَإِسْحَاق بن إِبْرَاهِيم الدبرِي وَغَيرهمَا وَأَبُو عبد الله الْحُسَيْن بن عبد الله بن مُحَمَّد بن إِسْحَاق بن أبي كَامِل سمع خَاله خَيْثَمَة بن سُلَيْمَان حَدثنَا عَنهُ أَبُو مُحَمَّد الْحسن بن عَليّ بن الْحسن الشيزري بحلبالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى أطرابلس الْمغرب خرج مِنْهَا جمَاعَة أَيْضا مِنْهُم عبد الله بن مَيْمُون الأطرابلسي روى عَن سُلَيْمَان بن دَاوُد بن سَلمُون القيرواني روى عَنهُ أَبُو سهل عبد الصَّمد بن عبد الرَّحْمَن الْمروزِي وَكَانَ سُلَيْمَان قدم مَدِينَة مرو وَحدث بهَا ومُوسَى بن عبد الرَّحْمَن بن حبيب الْعَطَّار قَاضِي أطرابلس يكنى أَبَا الْأسود روى عَن مُحَمَّد بن سَحْنُون وشجرة بن عِيسَى وَغَيرهمَا وَعبد الله بن أَحْمد بن عبد الله بن صَالح الْعجلِيّ كَانَ أَبوهُ من أهل الْكُوفَة نزل أطرابلس الْمغرب وَولد عبد الله وَأَخُوهُ صَالح بأطرابلس فنسبا إِلَيْهَا(١٢) الْأمَوِي والأموي الأول مَنْسُوب إِلَى أُميَّة بن عبد شمس بن عبد منَاف وَفِيهِمْ كَثْرَة من الْخُلَفَاء وَالصَّحَابَة وَالتَّابِعِينَ وأئمة الْمُسلمينالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى أُميَّة بن زيد من الْأَنْصَار مِنْهُم رَافع بن عنجدة وَيُقَال ابْن عنترة الْأمَوِي الْأنْصَارِيّ شهد بَدْرًا وَسَعِيد بن عبيد بن النُّعْمَان بن قيس الْقَارِي الْأنْصَارِيّ من بني أُميَّة بن زيد وَشُعَيْب بن عَمْرو الْأمَوِي روى عَن أبي هُرَيْرَة روى عَنهُ عبد الْعَزِيز الدَّرَاورْدِي(١٣) الْأنْصَارِيّ والأنصاري الأول مَنْسُوب إِلَى الْأَنْصَار صليبة على اخْتِلَاف بطونها وأفخادها
İkincisi ise kendisine nisbet edilip de onlardan olmayanlardır, yani öz be öz Ensârî olmayıp da Ensâr’a nisbet edilenlerdir. Bunlardan biri Îsâ b. Hafs el-Ensârî’dir. Ka‘nebî Abdullah b. Mesleme ve diğer muhaddisler onu bu şekilde nisbelendirmişlerdir. Hâlbuki o, Îsâ b. Hafs b. Âsım b. Ömer b. el-Hattâb’dır; annesi ise Meymûne bint Dâvûd el-Hazreciyye’dir. Bundan dolayı dayılarına nisbet edilmiştir. Yine bunlardan biri de Muhammed b. Abdullah b. el-Mücbbir el-Ensârî’dir. Hâlbuki o, Muhammed b. Abdullah b. Mücbbir b. Abdurrahmân b. Abdullah b. Ömer b. el-Hattâb’dır; ninesi (babasının annesi) ise Âişe bint Esed el-Ensâriyye idi. Bu sebeple dayılarının kabilesiyle tanınmıştır.
الثَّانِي مَنْسُوب إِلَيْهَا وَلَيْسَ مِنْهَا صليبة مِنْهُم عِيسَى بن حَفْص الْأنْصَارِيّ هَكَذَا نسبه القعْنبِي عبد الله بن مسلمة وَغَيره من الْمُحدثين وَإِنَّمَا هُوَ عِيسَى بن حَفْص بن عَاصِم بن عمر بن الْخطاب وَأمه مَيْمُونَة بنت دَاوُد الخزرجية فنسب إِلَى أَخْوَاله وَمِنْهُم مُحَمَّد بن عبد الله بن الْمُجبر الْأنْصَارِيّ وَإِنَّمَا هُوَ مُحَمَّد بن عبد الله بن مجبر بن عبد الرَّحْمَن بن عبد الله بن عمر بن الْخطاب وَكَانَت جدته عَائِشَة بنت أَسد أنصارية فَعرف بقبيلة أَخْوَاله
BÂBÜ'L-BÂ (14)
**el-Bâbî ve el-Bâbî**
**Birincisi:** Züheyr b. Naîm el-Bâbî ve Ca‘fer Ebû Bekr el-Bâbî. Abdülganî b. Saîd dedi ki: "Mısır'da istifade ettirirdi; kendisine yetiştim. Zannımca bu ikisi, Bâbü'l-Ebvâb'a nispet edilmektedir ki o, Dürbend şehridir."
**İkincisi:** Buhârâ köylerinden Bâb denilen bir köye nispet edilendir. Bu köyün halkından Ebû İshâk İbrâhîm b. Muhammed b. İshâk el-Esedî el-Bâbî hadis rivayet etmiştir. Kendisinden Halef el-Hıyâm rivayette bulunmuş ve nisbesini belirtmiştir.
**el-Bâcî ve el-Bâcî**
**Birincisi:** Endülüs'te bir yere nispet edilendir. Bunu Abdülganî b. Saîd, en-Nâcî'nin [ن] ile karînesinde zikrederek şöyle demiştir: "Ebû Ömer Ahmed b. Abdullah el-Bâcî el-Endelüsî, ehl-i ilimdendir. Kendisinden yazdım, o da benden yazdı. Bu Ebû Ömer’in babası, muhaddislerin büyüklerindendir; İşbîliye'de ikamet ederdi."
**İkincisi:** İsfahan köylerinden Bâce denilen bir köye nispet edilendir. Onlardan Muhammed b. Hasan b. Bûka el-Medenî (Medîne-i İsfahan)dir. Ebû Bekr Muhammed b. İshâk es-Sağânî'den işitmiştir. Kendisinden es-Serecânî rivayette bulunmuştur.
**el-Becelî, el-Bicelî ve el-Bücelî**
**Birincisi:** Sahâbî Cerîr b. Abdullah el-Becelî'nin kabilesidir. Bu Becîle, onların annelerinin adıdır. Kendisi Sa‘dü'l-Aşîre'dendir. Kız kardeşi Bâhile ise iki büyük kabile doğurmuştur.
**İkincisi:** Becîle-i Aklı'a nispet edilendir. Onlardan Abdülmüheymin b. Abdurrahmân el-Becelî (Becîle-i Aklı)dir. Bunu Ebü'l-Hasan b. Semî', Şamlıların altıncı tabakasında zikretmiştir. Bu Aklı, Adnân'ın oğlu olup Ma‘d b. Adnân'ın kardeşidir. Kimisi onu Ezdlilere nispet ederek "Aklı b. Adšân" demiştir; “Adšân” üç noktalı “se” ile (ث). Doğru olan ise birinci görüştür. Neseb âlimi Ebü'l-Muzaffer Muhammed b. Ahmed el-Ebîverdî'den bunu işittim. O, Abbâs b. Mirdâs es-Sülemî'nin şu sözünü inşâd etti...
بَاب الْبَاء(١٤) البابي والبابي الأول زُهَيْر بن نعيم البابي وجعفر أَبُو بكر البابي قَالَ عبد الْغَنِيّ بن سعيد كَانَ يُفِيد بِمصْر وَقد أَدْرَكته وأظنهما ينسبان إِلَى بَاب الْأَبْوَاب وَهِي مَدِينَة دربندالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى بَاب قَرْيَة من قرى بخارا يُقَال لَهَا بَاب حدث من أَهلهَا أَبُو إِسْحَاق إِبْرَاهِيم بن مُحَمَّد بن إِسْحَاق الْأَسدي البابي روى عَنهُ خلف الْخيام وَنسبه(١٥) الْبَاجِيّ والباجي الأول مَنْسُوب إِلَى مَوضِع بالأندلس ذكره عبد الْغَنِيّ بن سعيد فِي قرينَة النَّاجِي بالنُّون فَقَالَ أَبُو عمر أَحْمد بن عبد الله الْبَاجِيّ الأندلسي من أهل الْعلم كتبت عَنهُ وَكتب عني ووالد أبي عمر هَذَا من جلة الْمُحدثين كَانَ يسكن أشبيليةالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى قَرْيَة من قرى أَصْبَهَان يُقَال لَهَا باجة مِنْهُم مُحَمَّد بن الْحسن بن بوقة الْمَدِينِيّ مَدِينَة أَصْبَهَان سمع أَبَا بكر مُحَمَّد بن إِسْحَاق الصغاني روى عَنهُ السريجاني(١٦) البَجلِيّ والبجلي والبجلي الأول رَهْط جرير بن عبد الله البَجلِيّ الصَّحَابِيّ وبجيلة هَذِه إسم أمّهم وَهِي من سعد الْعَشِيرَة وَأُخْتهَا باهلة ولدتا قبيلتين عظيمتينالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى بجيلة عك مِنْهُم عبد الْمُهَيْمِن بن عبد الرَّحْمَن البَجلِيّ بجيلة عك ذكره أَبُو الْحسن بن سميع فِي الطَّبَقَة السَّادِسَة من الشاميين وعك هَذَا هُوَ ابْن عدنان أَخُو معد بن عدنان وَبَعْضهمْ نسبه إِلَى الأزد فَقَالَ عك بن عدثان بالثاء الْمُعْجَمَة بِثَلَاث وَالصَّحِيح القَوْل الأول سَمِعت أَبَا المظفر مُحَمَّد بن أَحْمد الأبيوردي النسابة يَقُول ذَلِك وَأنْشد قَول عَبَّاس بن مرداس السّلمِيّ
. Ve Akk b. Adnân, Gassân ile oynayanlar ... hattâ her kovulanı kovdular ... tavîl [vezninde]. Üçüncüsü Becîle’ye nispet edilir; Ahmes bunlardandır. Bunlardan İsmâil b. Ebî Hâlid el-Ahmesî el-Becelî’dir (17). Bedrî, Bedrî, Bedrî. Birincisi: Bütün kabilelerden sahabeden, Resûlullah (s.a.v.) ile Bedr Savaşı’nda hazır bulundukları için Bedr’e nispet edilen bir topluluktur. Sayıları çoktur. Bedr, Bedr b. Yahlud b. en-Nadr b. Kinâne’ye nispet edilen bir kuyudur. İkincisi: Bedr’e inişine/yerleşmesine nispet edilir. Bunlardan Ebû Mes‘ûd Ukbe b. Amr el-Bedrî ve Ebû Habbe el-Bedrî Sâbit b. en-Nu‘mân b. Ümeyye b. İmri’l-Kays’tır. Üçüncüsü: Dedesi Bedr’e nispet edilir. Bunlardan Ahmed b. Muhammed b. Mûsâ b. Nasr b. el-Cehm el-Bedrî, Yahyâ b. Bedr el-Kureşî el-Bağdâdî’nin amcazâdesidir. (18) Berrâd ve Berrâd. Birincisi: Sâlim el-Berrâd. İkincisi: Semerkand halkından bir adam olup ismi İsmâil b. Mahlad el-Berrâd, künyesi Ebû Şu‘ayb’dır. El-burûd satardı. Babasından, o da dedesi Ahmed b. Muâviye’den ve başkalarından rivayet ederdi. Kendisinden Ebû Sa‘d el-İdrîsî rivayet etmiştir. (19) Bermekî ve Bermekî. Birincisi: Abbâsî devletinin vezirleri olan Berâmike’ye nispet edilir. Meşhurdurlar. Bunlardan hadis rivayet eden Abdullah b. Ca‘fer b. Yahyâ b. Hâlid Ebû Muhammed el-Bermekî, Ma‘n b. Îsâ el-Kazzâz ve Abdullah b. Numeyr’den rivayet etmiştir. Kendisinden Sünen’de Ebû Dâvûd es-Sicistânî ve Sahîh’te Müslim b. el-Haccâc rivayet etmiştir. İkincisi: İbrâhîm b. Ömer b. Ahmed b. İbrâhîm b. İsmâil b. Mihrân Ebû İshâk el-Bermekî diye bilinir. Ebû Bekr el-Hatîb dedi ki: Seleflerinin eskiden Bağdat’ta Berâmike diye bilinen bir mahallede oturdukları zikredilir; hatta Bermekiyye adlı bir köyde oturdukları ve ona nispet edildikleri de söylenmiştir. Ebû Bekr b. Mâlik el-Katî‘î, Ebû Muhammed b. Mâsî ve başkalarından dinlemiştir. Kendisinden Ebû Bekr el-Hatîb rivayet etmiş ve sadûk olduğunu söylemiştir.
. وعك بن عدنان الَّذين تلعبوا … بغسان حَتَّى طردوا كل مطرد …الطَّوِيلالثَّالِث مَنْسُوب إِلَى بجيلة أحمس مِنْهُم إِسْمَاعِيل بن أبي خَالِد الأحمسي البَجلِيّ(١٧) البدري والبدري والبدري الأول جمَاعَة من الصَّحَابَة من سَائِر الْقَبَائِل ينسبون إِلَى بدر لحضورهم مَعَ رَسُول الله صلى الله عليه وسلم وقْعَة بدر وَفِيهِمْ كَثْرَة وَبدر بِئْر تنْسب إِلَى بدر بن يخلد بن النَّضر بن كنَانَةالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى نُزُوله ببدر مِنْهُم أَبُو مَسْعُود عقبَة بن عَمْرو البدري وَأَبُو حَبَّة البدري ثَابت بن النُّعْمَان بن أُميَّة بن امْرِئ الْقَيْسالثَّالِث مَنْسُوب إِلَى جده بدر مِنْهُم أَحْمد بن مُحَمَّد بن مُوسَى بن نصر بن الجهم البدري ابْن عَم يحيى بن بدر الْقرشِي الْبَغْدَادِيّ(١٨) البراد والبراد الأول سَالم البرادالثَّانِي رجل من أهل سَمَرْقَنْد اسْمه إِسْمَاعِيل بن مخلد البراد كنيته أَبُو شُعَيْب كَانَ يَبِيع البرود يروي عَن أَبِيه عَن جده أَحْمد بن معوية وَغَيره روى عَنهُ أَبُو سعد الإدريسي(١٩) الْبَرْمَكِي والبرمكي الأول مَنْسُوب إِلَى البرامكة وزراء الدولة العباسية وَلَهُم شهرة وَحدث مِنْهُم عبد الله بن جَعْفَر بن يحيى بن خَالِد أَبُو مُحَمَّد الْبَرْمَكِي عَن معن بن عِيسَى الْقَزاز وَعبد الله بن نمير روى عَنهُ أَبُو دَاوُد السجسْتانِي فِي السّنَن وَمُسلم بن الْحجَّاج فِي الصَّحِيحالثَّانِي إِبْرَاهِيم بن عمر بن أَحْمد بن إِبْرَاهِيم بن إِسْمَاعِيل بن مهْرَان أَبُو إِسْحَاق الْمَعْرُوف بالبرمكي قَالَ أَبُو بكر الْخَطِيب سَمِعت من يذكر أَن سلفه كَانُوا يسكنون قَدِيما بِبَغْدَاد فِي محلّة تعرف بالبرامكة وَقيل بل كَانُوا يسكنون قَرْيَة تسمى البرمكية فنسبوا إِلَيْهَا سمع أَبَا بكر بن مَالك الْقطيعِي وَأَبا مُحَمَّد بن ماسي وَغَيرهمَا روى عَنهُ أَبُو بكر الْخَطِيب وَقَالَ كَانَ صَدُوقًا
(20) el-Busrî, el-Busrî ve el-Busrî: Birincisi, hurma alım-satımı (busr ticareti) ile meşgul olanlara nispet edilir. Bunlar arasında Iraklılar çoğunluktadır. İkincisi, Büsr b. Ebî Erta'e'ye nispet edilir. Bunlardan biri Muhammed b. el-Velîd b. Abdilhamîd Ebû Abdillâh el-Busrî el-Basrî'dir. Gunder Muhammed b. Ca'fer ve Abdüla'lâ b. Abdüla'lâ'dan işitmiştir; kendisinden Buhârî, Müslim ve diğerleri rivayette bulunmuştur. Üçüncüsü, Busrâ'ya nispet edilir. Busrâ, Şam köylerinden bir köydür. Bunlardan biri keramet sahibi Ebû Ubeyd el-Busrî es-Sûfî'dir. Bize Ebû Alî eş-Şâfiî Mekke'de haber verdi, dedi ki: Bize Ebü'l-Hasan Alî b. Abdillâh b. Cehdâm el-Hemedânî haber verdi, dedi ki: Muhammed b. Dâvûd'u şöyle derken işittim: Ebû Bekr b. Muammer'i şöyle derken işittim: İbn Ebî Ubeyd el-Busrî'yi babasından naklen anlatırken işittim: Babası yıllardan birinde gaza etmiş, seriyyede bulunmuştu. Altındaki tay ölmüştü. Ebû Ubeyd şöyle dedi: 'Ya Rabbi, onu bana ödünç ver de Busrâ'ya, yani köyüne dönelim.' Tay birden ayağa kalkıverdi. Gazâ edip Busrâ'ya döndüğümüzde Ebû Ubeyd oğluna: 'Oğlum, tayın eğerini al' dedi. Ben de: 'Babacığım, o terlemiştir; eğerini alırsak içine rüzgâr girer' dedim. O: 'Oğlum, o bir emanettir' dedi. Eğerini alınca tay yere yıkılıp öldü. Bu nispet (busrî), onların 'es-sevîk' kelimesini 'es-sovîk', 'es-sırât' kelimesini 'es-sırât' şeklinde söylemelerine kıyasen yapılmıştır.
(21) el-Bistâmî ve el-Bistâmî: Birincisi, Bistâm'a nispet edilendir. Bunlar çoktur. İkincisi, Ebû Bekr Ahmed b. Muhammed el-Bistâmî'dir. Annesinin babasına (dedesine) nispet edilmiştir: Ahmed b. Muhammed b. Ömer b. Bistâm el-Mervezî. Merv halkı ona el-Bistâmî der. Ebû Sâlih Zâc ve tabakasından işitmiştir.
(22) el-Biştî ve el-Biştî: Birincisi, Bist (Nişabur'a bağlı bir köy) köyüne nispet edilir. Bunlardan biri Ubeydullâh b. Muhammed b. Nâfi' el-Biştî ez-Zâhid'dir. Hocamız Ebû Alî el-Biştî el-Hasen b. el-Alâ b. Abdeveyh, Nişabur'da bize Ebû Tâhir ez-Ziyâdî'den rivayet etmiştir. İkincisi, Bâdgîs'teki Bist köyüne nispet edilir. Bunlardan biri Ahmed b. Sâhib el-Biştî'dir. el-Muhâmilî'den rivayet etmiş; kendisinden Ebû Sa'd el-Mâlînî rivayette bulunmuştur. Nisbesi bu şekildedir. Kardeşi Muhammed b. Sâhib de aynı şekildedir.
(٢٠) البسري والبسري والبسري الأول مَنْسُوب إِلَى بيع الْبُسْر وشرائه وَفِيهِمْ كَثْرَة من الْعِرَاقِيّينالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى بسر بن أبي أَرْطَأَة مِنْهُم مُحَمَّد بن الْوَلِيد بن عبد الحميد أَبُو عبد الله البسري بَصرِي سمع غندرا مُحَمَّد بن جَعْفَر وَعبد الْأَعْلَى بن عبد الْأَعْلَى روى عَنهُ البُخَارِيّ وَمُسلم وَغَيرهمَاالثَّالِث مَنْسُوب إِلَى بصرى قَرْيَة من قرى الشَّام مِنْهُم أَبُو عبيد البسري الصُّوفِي صَاحب كرامات أخبرنَا أَبُو عَليّ الشَّافِعِي بِمَكَّة قَالَ أخبرنَا أَبُو الْحسن عَليّ بن عبد الله بن جَهْضَم الهمذاني قَالَ سَمِعت مُحَمَّد بن دَاوُد قَالَ سَمِعت أَبَا بكر بن معمر قَالَ سَمِعت ابْن أبي عبيد البسري يحدث عَن أَبِيه أَنه غزا سنة من السنين فَخرج فِي السّريَّة فَمَاتَ الْمهْر الَّذِي كَانَ تَحْتَهُ فَقَالَ أَبُو عبيد فَقلت يَا رب أعرنيه حَتَّى نرْجِع إِلَى بصرى يَعْنِي قريته فَإِذا الْمهْر قَائِم فَلَمَّا غزونا ورجعنا إِلَى بصرى قَالَ أَبُو عبيد لِابْنِهِ يَا بني خُذ السرج عَن الْمهْر فَقلت لَهُ يَا أبه هُوَ عرق فَإِن أَخذنَا عَنهُ السرج دَاخله الرّيح فَقَالَ يَا بني هُوَ عَارِية فَلَمَّا أخذت عَنهُ السرج وَقع فَمَاتَ وَتَكون هَذِه النِّسْبَة على قِيَاس قَوْلهم فِي السويق الصويق وَفِي الصِّرَاط السراط(٢١) البسطامي والبسطامي الأول من ينْسب إِلَى بسطَام وَفِيهِمْ كَثْرَةالثَّانِي أَبُو بكر أَحْمد بن مُحَمَّد البسطامي نسب إِلَى جده لأمه أَحْمد بن مُحَمَّد بن عمر بن بسطَام الْمروزِي وَأهل مرو يسمونه البسطامي سمع أَبَا صَالح زاج وطبقته(٢٢) البشتي والبشتي الأول مَنْسُوب إِلَى بِشَتٍّ قَرْيَة بنيسابور مِنْهُم عبيد الله بن مُحَمَّد بن نَافِع البشتي الزَّاهِد وَشَيخنَا أَبُو عَليّ البشتي الْحسن بن الْعَلَاء بن عبدوية حَدثنَا عَن أبي طَاهِر الزيَادي بنيسابورالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى بِشَتٍّ باذغيس مِنْهُم أَحْمد بن صَاحب البشتي حدث عَن الْمحَامِلِي روى عَنهُ أَبُو سعد الْمَالِينِي وَنسبه هَكَذَا وَأَخُوهُ مُحَمَّد بن صَاحب
(23) el-Bağdâdî ve Bağdâdî: Birincisi Bağdâd’a nisbet edilendir ve içlerinde ulemânın sâdâtından pek çok kimse vardır. İkincisi ise oraya nisbet edilen fakat aslen oralı olmayan bir topluluktur. Bunlardan biri Muhammed b. Muhammed b. Alî b. Saîd b. Cerîr en-Nesvî Ebû Ahmed el-Bağdâdî diye meşhurdur. Bağdâdî lakabını ancak orada çok ikamet etmesi sebebiyle almıştır. el-Hasen b. Süfyân ve akranlarından semâ‘ etmiştir. Kendisinden Ebû Abdillâh el-Hâkim ve dedesi büyük muhaddis Alî b. Saîd rivayette bulunmuştur. Yine Muhammed b. Nasrûye b. Îsâ el-Bağdâdî Ebû Abdillâh el-Bezzâz, Nîsâbûr sâkinidir. el-Hâkim dedi ki: O Bağdâd ehlinden değildi, fakat orada çok ikamet etti. Muhammed b. Eyyûb, Yûsuf el-Kâdî ve akranlarından semâ‘ etmiştir. Kendisinden yine el-Hâkim Ebû Abdillâh da rivayette bulunmuştur. İbrâhîm b. el-Hâris b. İsmâîl Ebû İshâk el-Bağdâdî ise aslen Mervezlidir; Musul’da doğmuş, Bağdâd’da yetişmiş, Nîsâbûr’da hadis rivayet etmiş ve orada vefat etmiştir. Yezîd b. Hârûn, Haccâc b. Muhammed ve Yahyâ b. Ebî Bekir’den rivayet etmiştir. Kendisinden Buhârî, Sahîh’inde iki hadis rivayet etmiştir ki bunlar bize âlî senedle ulaşmıştır. Ben bunları el-Yevâkît isimli kitabımda zikrettim. Onu Ebû Abdillâh el-Hâkim, Târîhu Nîsâbûr’da tanıtmıştır.
(24) el-Buğlânî: Birincisi Belh’e bağlı Buğlân’a nisbet edilendir. Bunlardan: Kuteybe b. Saîd Ebû Recâ‘ el-Buğlânî, kardeşi Sadaka, Abdullah b. Hamûye ve Şeddâd b. Muâz. İkincisi ise Esferâyin ehlindendir: Bişr b. Muhammed Ebû Sehl el-Esferâyînî. el-Hasen b. Muhammed el-Ezherî’den hadis rivayet etmiştir. Onu bu nisbetle Ebû Sa‘d el-Mâlînî tanıtmıştır.
(25) el-Bikrâvî: Birincisi Ebû Bekre Nufey‘ b. el-Hâris’e nisbet edilendir. Bunlardan: Abdurrahmân b. Osmân b. Yahyâ el-Basrî olup zaafı vardır. ‘Uzre b. Sâbit’ten rivayet eder. Kendisinden Muhammed b. Abdillâh b. Buzey‘ rivayet etmiştir. İkincisi ise Cürcân mahallelerinden Bikrâbâd denilen bir mahalleye nisbet edilendir. Bunlardan: Saîd b. Muhammed el-Bikrâvî, Ya‘kûb b. Humeyd b. Kâsb’den semâ‘ etmiştir. Kendisinden hâfız Abdullâh b. ‘Adî el-Cürcânî rivayet etmiştir ve nisbetini böyle vermiştir. Ve gördüm ki bu mahalle ehlinden olanları el-Bikrâbâzî diye nisbet ediyorlar. İbn ‘Adî ise şehir ehlindendir; işte böyle nisbet etmiştir.
(٢٣) الْبَغْدَادِيّ والبغدادي الأول مَنْسُوب إِلَى بَغْدَاد وَفِيهِمْ كَثْرَة من سادة الْعلمَاءالثَّانِي جمَاعَة نسبوا إِلَيْهَا وَلَيْسوا مِنْهَا مِنْهُم مُحَمَّد بن مُحَمَّد بن عَليّ بن سعيد بن جرير النسوي أَبُو أَحْمد الْمَعْرُوف بالبغدادي وَإِنَّمَا لقب بالبغدادي لِكَثْرَة مقَامه بهَا سمع الْحسن بن سُفْيَان وأقرانه روى عَنهُ أَبُو عبد الله الْحَاكِم وجده الْأَعْلَى عَليّ بن سعيد الْمُحدث الْكَبِير وَمُحَمّد بن نصرويه بن عِيسَى الْبَغْدَادِيّ أَبُو عبد الله الْبَزَّاز نزيل نيسابور قَالَ الْحَاكِم لم يكن من أهل بَغْدَاد وَلَكِن أَكثر الْمقَام بهَا سمع مُحَمَّد بن أَيُّوب ويوسف القَاضِي وأقرانهما روى عَنهُ الْحَاكِم أَبُو عبد الله أَيْضا إِبْرَاهِيم بن الْحَارِث بن إِسْمَاعِيل أَبُو إِسْحَاق الْبَغْدَادِيّ مروزي الأَصْل ولد بالموصل وَنَشَأ بِبَغْدَاد حدث بنيسابور إِلَى أَن مَاتَ بهَا روى عَن يزِيد بن هَارُون وَالْحجاج بن مُحَمَّد وَيحيى بن أبي بكر حدث عَنهُ البُخَارِيّ فِي صَحِيحه حديثين وَقعا إِلَيْنَا بعلو وَقد ذكرتهما فِي كتاب اليواقيت عرفه الْحَاكِم أَبُو عبد الله فِي تَارِيخ نيسابور(٢٤) البغلاني والبغلاني الأول مَنْسُوب إِلَى بغلان بَلخ مِنْهُم قُتَيْبَة بن سعيد أَبُو رَجَاء البغلاني وَأَخُوهُ صَدَقَة وَعبد الله بن حمويه وَشَدَّاد بن معَاذالثَّانِي من أهل أسفرائين بشر بن مُحَمَّد أَبُو سهل الأسفرائيني حدث عَن الْحسن بن مُحَمَّد الْأَزْهَرِي عرفه بِهَذِهِ النِّسْبَة أَبُو سعد الْمَالِينِي(٢٥) البكراوي والبكراوي الأول مَنْسُوب إِلَى أبي بكرَة نفيع بن الْحَارِث مِنْهُم عبد الرَّحْمَن بن عُثْمَان بن يحيى الْبَصْرِيّ وَفِيه ضعف يروي عَن عزْرَة بن ثَابت روى عَنهُ مُحَمَّد بن عبد الله بن بزيعالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى محلّة من محَال جرجان تسمى بكراباذ مِنْهُم سعيد بن مُحَمَّد البكراوي سمع يَعْقُوب بن حميد بن كاسب روى عَنهُ عبد الله بن عدي الْحَافِظ الْجِرْجَانِيّ وَنسبه هَكَذَا ورأيتهم ينسبون من كَانَ من أهل هَذِه الْمحلة البكراباذي وَابْن عدي من أهل الْبَلَد كَذَا نسبه
(26) el-Bekrî, el-Bekrî, el-Bekrî ve el-Bekrî: dört çeşittir. Birincisi, Ebû Bekir es-Sıddîk (r.a.)’e nispet edilendir. Bunların içinde çok sayıda kimse bulunmaktadır. İkincisi, Bekir b. Vâil’e nispet edilendir. Bunlardan biri, el-Esved b. Âmir el-Bekrî’dir; kendisinin sahabe olduğu rivayet edilmiştir. (Bir rivayete göre) Amr b. el-Esved, el-Hâris b. Hassân ez-Zühlî el-Bekrî’dir; o da sahabedendir. Kendisinden Ebû Vâil ve Ebû Amr eş-Şeybânî rivayette bulunmuştur. Sa‘d b. İyâs el-Bekrî, el-Kāsım b. Avf eş-Şeybânî el-Bekrî, Simâk b. Harb b. Evs ez-Zühlî el-Bekrî ve onun kardeşleri Muhammed ile İbrâhîm –ki bunlar Harb’in oğullarıdır– ile Ahmed b. Hâtim b. Abdülhamîd b. Abdülmelik el-Bekrî de bu gruba dâhildir. Ahmed b. Hâtim, Bekir b. Vâil’in evlâdından olup Semerkant ahalisinden sayılır. Mutarrif b. Hassân ed-Dabbî, Selm b. Ebî Mukātil ve başkalarından rivayet etmiştir. Bunu Ebû Sa‘d el-İdrîsî, Târîhu Semerkant adlı eserinde zikretmiştir. Üçüncüsü, Bekir b. Abdümenât b. Kinâne b. Huzeyme’ye nispet edilendir. Bunlardan biri, Âmir b. Vâsile el-Leysî el-Bekrî ve başkalarıdır. Dördüncüsü, Bekir b. Avf b. en-Naha‘’a nispet edilendir. Bunlardan biri, Alkame b. Kays b. Abdillah b. Alkame b. Selâmân b. Küheyl b. Bekir b. Avf b. en-Naha‘ en-Naha‘î el-Bekrî el-Kûfî’dir; kendisi el-Esved b. Yezîd’in amcası ve en-Naha‘iyyîn’den İbrâhîm b. Yezîd’in de amcasıdır.
(27) el-Belhî, el-Belhî ve el-Belhî: birincisi, Belh şehrine nispet edilendir. Bunların içinde her alandan çok sayıda kimse bulunmaktadır. İkincisi, Belh’e nispet edilmekle birlikte aslen Belhli olmayandır. Bunlardan biri, Ebû Ali el-Hasan b. Ömer b. Şakīk b. Esmâ el-Belhî’dir. Kendisi Basralı Cermî kabilesindendir; Belh’e ticaret için gittiği için “el-Belhî” diye tanınmıştır. Babasından, Abdülvâris b. Sa‘îd’den, Ca‘fer b. Süleyman’dan işitmiştir. Kendisinden Ebû Zür‘a ve Ebû Hâtim er-Râziyyân ile başkaları rivayette bulunmuştur. Üçüncüsü, dedesi Belh’e nispet edilendir. Bu, şeyhimiz Ebû Abdullah Muhammed b. Abdullah b. Ahmed b. Belh’tir. Bize Ercân şehrinde, Ebû Abdullah Muhammed b. Ahmed b. İbrâhîm b. Bâinyek’ten hadis nakletti. Nispesinde “el-Belhî” olarak yazardı.
(28) el-Beledî ve el-Beledî: birincisi, Cezîre ile Musul arasında bulunan Beled şehrine nispet edilendir.
(٢٦) الْبكْرِيّ والبكري والبكري والبكري أَرْبَعَة الأول مَنْسُوب إِلَى أبي بكر الصّديق رضي الله عنه وَفِيهِمْ كَثْرَةالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى بكر بن وَائِل مِنْهُم الْأسود بن عَامر الْبكْرِيّ لَهُ صُحْبَة وَقيل عَمْرو بن الْأسود والْحَارث بن حسان الْبكْرِيّ الذهلي لَهُ صُحْبَة روى عَنهُ أَبُو وَائِل وَأَبُو عَمْرو الشَّيْبَانِيّ سعد بن إِيَاس الْبكْرِيّ وَالقَاسِم بن عَوْف الشَّيْبَانِيّ الْبكْرِيّ وَسماك بن حَرْب بن أَوْس الذهلي الْبكْرِيّ وأخواه مُحَمَّد وَإِبْرَاهِيم ابْنا حَرْب وَأحمد بن حَاتِم بن عبد الحميد بن عبد الْملك الْبكْرِيّ من أَوْلَاد بكر بن وَائِل يعد فِي أهل سَمَرْقَنْد يروي عَن مطرف بن حسان الضَّبِّيّ وَسلم بن أبي مقَاتل وَغَيره ذكره أَبُو سعد الإدريسي فِي تَارِيخ سَمَرْقَنْدالثَّالِث مَنْسُوب إِلَيّ بكر بن عبد مَنَاة بن كنَانَة بن خُزَيْمَة مِنْهُم عَامر بن وَاثِلَة اللَّيْثِيّ الْبكْرِيّ وَغَيرهالرَّابِع مَنْسُوب إِلَى بكر بن عَوْف بن النخع مِنْهُم عَلْقَمَة بن قيس بن عبد الله بن عَلْقَمَة بن سلامان بن كهيل بن بكر بن عَوْف بن النخع النَّخعِيّ الْبكْرِيّ الْكُوفِي عَم الْأسود بن يزِيد وَعم إِبْرَاهِيم بن يزِيد النخعيين(٢٧) الْبَلْخِي والبلخي والبلخي الأول مَنْسُوب إِلَى بَلْدَة بَلخ وَفِيهِمْ كَثْرَة من كل فنالثَّانِي نسب إِلَيْهَا وَلَيْسَ مِنْهَا مِنْهُم أَبُو عَليّ الْحسن بن عمر بن شَقِيق بن أَسمَاء الْبَلْخِي وَهُوَ جُرْمِي من أهل الْبَصْرَة كَانَ يتجر إِلَى بَلخ فَعرف بالبلخي سمع أَبَاهُ وَعبد الْوَارِث بن سعيد وجعفر بن سُلَيْمَان روى عَنهُ أَبُو زرْعَة وَأَبُو حَاتِم الرازيان وَغَيرهمَاالثَّالِث نسب إِلَى جده بَلخ هُوَ شَيخنَا أَبُو عبد الله مُحَمَّد بن عبد الله بن أَحْمد بن بَلخ حَدثنَا بأرجان عَن أبي عبد الله مُحَمَّد بن أَحْمد بن إِبْرَاهِيم بن بائنك وَكَانَ يكْتب فِي نسبته الْبَلْخِي(٢٨) الْبَلَدِي والبلدي الأول مَنْسُوب إِلَى بلد مَدِينَة بَين الجزيرة والموصل
Bu beldede Yûnus b. Mettâ (a.s.) bulunmuştu. Bu belde halkından (ahbâr/ricâl) olarak kardeşler Ebû Mansûr Muhammed ve Ebû Abdullah Ahmed –ki bunlar el-Hasan b. Sehl b. Halîfe b. Muhammed’in oğulları olup İbnü’s-Sayyâh el-Belediyyân diye bilinirler– meşhur olmuşlardır. Bunlar Ahmed b. İbrahim el-Beledî’den, o da Ali b. Harb’dan rivayet etmiştir. Bize (müellife) onlardan Ali b. Muhammed Ebü’l-Kāsım el-Massîsî, Dımaşk’ta rivayet etmiştir.
İkincisi (nisbe) bir beldeye nispet edilendir; bu belde, Ebû Dülef’in inşa edip “el-Beled” adını verdiği Kerh’tir. Bu nispetle anılanların meşhuru ise Ebü’l-Hasan Ali b. İbrahim b. Abdullah b. Abdurrahman el-Beledî olup Allân el-Kerhî diye tanınır. O, Hüseyin b. İshak el-İclî et-Tüsterî, Abdân el-Cevâlikî ve başkalarından rivayet etmiş; kendisinden de Cebel, Hemedân ve başka yerlerden bir topluluk rivayet etmiştir. (29)
el-Bennânî ve (birinci) Bennânî: Birincisi Benâne b. Sa‘d b. Lüey b. Gālib’e nispet edilendir. Bunlardan Sâbit b. Eslem Ebû Muhammed el-Bennânî el-Basrî ve Abdülazîz b. Süheyl el-Bennânî vardır. Benâne, Sa‘d b. Lüey’in çocuklarına sütanne olan bir kadının lakabıdır; çocuklar ona nispet edilmişlerdir. Ebû Ömer ez-Zâhid: “Benâne, bahçe (ravza) demektir” demiştir. Bunu bana Ebü’l-Muzaffer en-Nessâbe zikretti. Süleyman b. İbrahim el-İsfahânî bize haber verdi; Muhammed b. Ali el-Fesevî bize haber verdi; Ebû Ahmed el-Hâkim bize haber verdi; dedi ki: Ebü’l-Hakem Ali b. İmrân el-Bennânî el-Basrî (şöyle dedi): Benâne, el-Kayn b. Cüşem’in kızıdır. “Bizim babamız Sa‘d b. Lüey b. Gālib’dir” derler. Onlar Benî Şeybân’dandır. Benî Dubey‘a ise şöyle der: “Biz, el-Hâris b. Dubey‘a b. Rebîa’nın çocuklarıyız.” Allah en iyi bilendir.
Ali b. Ahmed el-Büsrî bize haber verdi; dedi ki: Ebû Tâhir el-Muhallis bize haber verdi; Ahmed b. Nasr b. Yahyâ bize hadis rivayet etti; Hâcib b. Süleyman’ı şöyle derken işittim: Sâbit el-Bennânî (dedi ki): Benâne, Kureyş’tendir.
İkincisi (nisbe) Merv’in Benân bölgesine nispet edilendir. Bunlardan Ali b. İbrahim el-Bennânî –ki Abdullah b. el-Mübârek’in arkadaşıdır– ile İbrahim b. İshak b. Îsâ Ebû İshak el-Bennânî et-Tâlekânî vardır. O, Mâlik b. Enes, Ebû Hamza Muhammed b. Meymûn ve başkalarından rivayet etmiştir. Ebû Ahmed en-Neysâbûrî, Kitâbü’l-Künâ’da: “O, Benâne’nin mevlâsıdır; Tâlekân’da ikamet etmiştir” demiştir.
وَكَانَ بهَا يُونُس بن مَتى عليه السلام اشْتهر من أَهلهَا الأخوان أَبُو مَنْصُور مُحَمَّد وَأَبُو عبد الله أَحْمد ابْنا الْحسن بن سهل بن خَليفَة بن مُحَمَّد المعروفان بِابْني الصياح البلديان حَدثا عَن أَحْمد بن إِبْرَاهِيم الْبَلَدِي عَن عَليّ بن حَرْب وَحدثنَا عَنْهُمَا عَليّ بن مُحَمَّد أَبُو الْقَاسِم المصِّيصِي بِدِمَشْقالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى بلد وَهُوَ الكرج الَّتِي بناها أَبُو دلف وسماها الْبَلَد وكل من ينْسب مِنْهُم بِهَذِهِ النِّسْبَة وَالْمَشْهُور مِنْهُم بِهَذِهِ النِّسْبَة أَبُو الْحسن عَليّ بن إِبْرَاهِيم بن عبد الله بن عبد الرَّحْمَن الْبَلَدِي الْمَعْرُوف بعلان الكرجي روى عَن الْحُسَيْن بن إِسْحَاق الْعجلِيّ التسترِي وعبدان الجواليقي وَغَيرهمَا روى عَنهُ جمَاعَة من أهل الْجَبَل وهمذان وَغَيرهمَا(٢٩) الْبنانِيّ والبناني الأول مَنْسُوب إِلَى بنانة بن سعد بن لؤَي بن غَالب مِنْهُم ثَابت بن أسلم أَبُو مُحَمَّد الْبنانِيّ الْبَصْرِيّ وَعبد الْعَزِيز بن صُهَيْب الْبنانِيّ وبنانة لقب لولد سعد بن لؤَي وَهِي حاضنة حضنت أَوْلَاده فنسبوا إِلَيْهَا وَقَالَ أَبُو عمر الزَّاهِد البنانة الرَّوْضَة هَكَذَا ذكره لي أَبُو المظفر النسابة أَخْبرنِي سُلَيْمَان بن إِبْرَاهِيم الْأَصْبَهَانِيّ أخبرنَا مُحَمَّد بن عَليّ الْفَسَوِي أخبرنَا أَبُو أَحْمد الْحَاكِم قَالَ أَبُو الحكم عَليّ بن عمرَان الْبنانِيّ الْبَصْرِيّ بنانة بنت الْقَيْن بن جسر يَقُولُونَ أَبونَا سعد بن لؤَي بن غَالب وهم من بني شَيبَان وَبَنُو ضبيعة يَقُولُونَ هم ولد الْحَارِث بن ضبيعة بن ربيعَة وَالله أعلمأخبرنَا عَليّ بن أَحْمد البسري قَالَ أخبرنَا أَبُو طَاهِر المخلص حَدثنَا أَحْمد بن نصر بن يحيى سَمِعت حَاجِب بن سُلَيْمَان يَقُول ثَابت الْبنانِيّ بنانة من قُرَيْشالثَّانِي مَنْسُوب إِلَى نَاحيَة بنان من نواحي مرو مِنْهُم عَليّ بن إِبْرَاهِيم الْبنانِيّ صَاحب عبد الله بن الْمُبَارك وَإِبْرَاهِيم بن إِسْحَاق بن عِيسَى أَبُو إِسْحَاق الْبنانِيّ الطَّالقَانِي روى عَن مَالك بن أنس وَأبي حَمْزَة مُحَمَّد بن مَيْمُون وَغَيرهم قَالَ أَبُو أَحْمد النَّيْسَابُورِي فِي كتاب الكنى هُوَ مولى بنانة سكن الطالقان