el-Musannef – İbn Ebî Şeybe (Ebû Bekir b. Ebî Şeybe) – tahkîk: eş-Şesrî
Bölüm: Sünnet Kitapları
Kitap: el-Musannef
Müellif: Ebû Bekir Abdullah b. Muhammed b. Ebî Şeybe el-Absî el-Kûfî (ö. 235 h.)
Muhakkik: Sa‘d b. Nâsır b. Abdülazîz Ebû Habîb eş-Şesrî
Takdim: Nâsır b. Abdülazîz Ebû Habîb eş-Şesrî
Naşir: Dâru Kunûzi İşbîliyâ Neşir ve Tevzî, Riyad – Suudi Arabistan
Baskı: 1. Baskı, 1436 h. – 2015 m.
Cilt sayısı: 25 (Son 4 cilt fihristtir)
Tenbih: Bu elektronik nüsha, yeni baştan metin girişi yapılmak suretiyle hazırlanmış ve önceki hiçbir nüshaya dayanmamıştır. (Nitekim bazı gayri resmî elektronik nüshalarda, başka bir nüshanın metninin bu baskının sayfalarına yeniden taksim edilmesi şeklinde bir uygulama vâki olmuştur.)
[Eserin numaralandırması matbu nüshaya uygundur]
Ramisher’de neşir tarihi: 1 Temmuz 2026.
المصنف - ابن أبي شيبة - ت الشثري (أبو بكر بن أبي شيبة) القسم: كتب السنة الكتاب: المصنف المؤلف: أبو بكر عبد الله بن محمد بن أبي شيبة العبسي الكوفي (ت ٢٣٥ هـ)المحقق: سعد بن ناصر بن عبد العزيز أبو حبيب الشثريتقديم: ناصر بن عبد العزيز أبو حبيب الشثري الناشر: دار كنوز إشبيليا للنشر والتوزيع، الرياض - السعودية الطبعة: الأولى، ١٤٣٦ هـ - ٢٠١٥ معدد الأجزاء: ٢٥ (آخر ٤ فهارس)تنبيه: هذه النسخة الإلكترونية تم إدخالُها إدخالا جديدا، ولم تَعتمِد على أي نسخة سابقة (كما وقع ببعض النسخ الإلكترونية غير الرسمية: من إعادة تقسيم نص نسخة أخرى مغايرة على صفحات هذه الطبعة!)[ترقيم الكتاب موافق للمطبوع]تاريخ النشر في راميشر: ١ يوليو ٢٠٢٦.
İbn Ebî Şeybe'nin el-Musannef'i
İmam Ebû Bekir Abdullah b. Muhammed b. Ebî Şeybe el-Absî el-Kûfî (hicrî 159 yılında doğmuş, hicrî 235 yılında vefat etmiştir)
Takdim: Maâlî eş-Şeyh Nâsır b. Abdülazîz Ebû Habîb eş-Şesrî
Tahkik: Prof. Dr. Sa'd b. Nâsır b. Abdülazîz Ebû Habîb eş-Şesrî
المصنف لابن أبي شيبةالإمام أبي بكر عبد الله بن محمد بن أبي شيبة العبسي الكوفي(المولود سنة ١٥٩ هـ - والمتوفى سنة ٢٣٥ هـ) تقديممعالي الشيخ ناصر بن عبد العزيز أبو حبيب الشثري تحقيقأ. د. سعد بن ناصر بن عبد العزيز أبو حبيب الشثري
Takdim: Maâlî sahibi Şeyh Nâsır b. Abdülazîz eş-Şesrî
Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Salât ve selâm, O'nun emin Peygamberi üzerine olsun. Amma ba'd:
Şüphesiz Allah azze ve celle kullarına büyük nimetler ihsan etmiştir. Bu nimetlerin en büyüğü, insanlığı hidayete erdirmek ve onları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak üzere Muhammed'i (s.a.v.) göndermesidir. O'na, en doğru yolları ve en güzel metotları ihtiva eden Yüce Kitabını indirmiştir. Keza Allah azze ve celle ona ikinci bir vahiy daha vermiştir ki o da, Peygamber'in (s.a.v.) sözleri, fiilleri ve takrirlerinden ibaret olan Sünnet-i Mutahharadır. Zira bizler ona iktidâ etmekle emrolunduk. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Andolsun ki, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah'ı çokça zikreden kimseler için Resûlullah'ta güzel bir örnek vardır.” İşte bu sebeple hidayet, bu kerim Peygamber'in gösterdiği yola tâbi olmaya bağlı kılınmıştır. Nitekim O (Subhânehû) şöyle buyurmuştur: “O hâlde Allah'a ve O'nun Resûlü olan ümmî Peygamber'e iman edin; o, Allah'a ve O'nun kelimelerine inanır. Ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”
Bu durum, İslam ümmetinin onun sünnetini korumak ve zabt etmek için gayret göstermesine vesile olmuştur; tâ ki ondan hiçbir şey kaybolmasın veya ona ait olmayan bir şey karışmasın. Bunun üzerine âlimler ve râvîler, sünneti ezberlemek ve rivayet etmekle meşgul oldular ve bu suretle Allah azze ve celleye yakınlaşmaya çalıştılar. Ardından müctehid âlimler tarafından şer'î kaynakların anlaşılması ve bunlarla fetva verilmesi hususundaki gayretler birbirini izledi. İsnadlar çoğalıp tabakaları çeşitlenince ümmet, bu mirasın tedvin edilmesine ihtiyaç duydu. Bunun üzerine ümmetin itkan sahibi âlimlerinden bir zümre, bu büyük mirası zabt altına alma ve onu toplayıp isnadlarıyla rivayet eden eserler kaleme alma hususunda gayret gösterdi.
Bu ümmetin mirasının derlenmesi hususunda gösterilen en büyük gayretlerden biri, İmam Ebû Bekir Abdullah b. Muhammed b. Ebî Şeybe'nin büyük eseri [el-Musannef] aracılığıyla yaptığı çalışmadır. Bu kitap,
تقديملصاحب المعالي الشيخ ناصر بن عبد العزيز الشثريالحمد للَّه رب العالمين والصلاة والسلام على نبيه الأمين، وبعد: فإن اللَّه عز وجل قد أنعم على عبادة بنعم عظيمة، ومن أعظم ما أنعم اللَّه به على البشرية إرسال محمد صلى الله عليه وسلم لهداية الخلق وإخراجهم من الظلمات إلى النور، وأنزل عليه كتابه العظيم المشتمل على أقوم السبل وأفضل المناهج، كما أن اللَّه عز وجل أعطاه وحيًا آخر ألا وهو السنة المطهرة المتمثلة في أقوال النبي صلى الله عليه وسلم وأفعاله وتقريراته، لأننا مأمورون بالاقتداء به، قال تعالى: {لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا} ومن هنا كانت الهداية مشروطة باتباع هدي هذا النبي الكريم، كما قال سبحانه: {فَآمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ الَّذِي يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَكَلِمَاتِهِ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ}.وكان ذلك سببًا لاجتهاد الأمة الإِسلامية في حفظ سنته وضبطها لئلا يضيع منها شيء أو يدخل فيها ما ليس منها، فاشتغل العلماء والرواة بحفظها وروايتها وتقربوا إلى اللَّه عز وجل بذلك، ثم توالت الجهود في فهم المصادر الشرعية والإفتاء بها من قبل العلماء المجتهدين، ولما كثرت الأسانيد وتعددت طبقاتها احتاجت الأمة إلى تدوين ذلك التراث، فاجتهد طائفة من علماء الأمة المتقنين في ضبط هذا التراث العظيم وكتابة المؤلفات التي تجمع ذلك التراث وترويه بأسانيده.وكان من أعظم الجهود المبذولة في جمع تراث هذه الأمة ما فعله الإِمام أبو بكر عبد اللَّه بن محمَّد بن أبي شيبة من خلال كتابه العظيم [المصنف]، وهذا الكتاب من
müellifinin döneminin eskiliği sebebiyle en önemli İslâmî teliflerden biridir; zira o, Buhârî, Müslim, Ahmed b. Hanbel ve diğer Sünnet imamlarının şeyhidir. Bu da bizi, Sünnet kitaplarının geri kalanının kaynaklarından sayılan âlî isnatlara muttali kılmaktadır. Ayrıca kitap pek çok haber ihtiva etmekte olup araştırmacıyı birçok kitap ve eserden müstağni kılmaktadır. Yine o, mesâilin dakāikini ihtiva eden bir kitaptır; bunların birçok kitapta bulunması nâdirdir. İbn Ebî Şeybe'nin Musannef'i, araştırmacılara ilmî ıstılahların ve fıkhî içtihatların tarihî silsilesini tanımada fayda sağladığı gibi, aynı zamanda şer'î meselelerin tasavvurunda, hakikatlerinin ve bunlardan murat edilenin bilinmesinde de fayda sağlar. Bu kitabın özelliklerinden biri de câmi' bir kitap olmasıdır: Fıkıh istersen onu onda bulursun; âdâb ve ahlâk istersen o, bunlara muhtevîdir; ezkâr ve ed'iyeye rağbet edersen maksadını onda elde edersin; nefsin tarihi bilmeye iştiyak duyarsa, bu kitabı okumakla murâdına nâil olur. Öyle ki istiâb (kapsayıcılık) hususunda darb-ı mesel olmuştur. Bu kitabın özellikleri çoktur; muhakkik, bunlardan bir kısmına işaret etmiştir.
Kitabın bu büyük ehemmiyete sahip olması göz önünde bulundurulduğunda, fıkıh, hadis, usûl, tarih ve medeniyet yönlerinden ilmî çalışmalara mazhar olacağını bekliyorum. Bu sebeple kitap, ilmî bir tahkike mazhar olmaya uygundur. Hele ki kitabın ancak tek bir baskısı yapılmıştır; bu baskıda yaklaşık beş bin haber noksanı bulunduğu gibi, aynı baskı, manalarını tahrif eden, isnatlarını ters yüz eden ve ondan istifadeyi azaltan matbaa hatalarıyla doludur. İşte buradan hareketle, hâlen Kral Suud Üniversitesi Hukuk ve Siyasal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi, Büyük Âlimler Heyeti üyesi ve daha önce Riyad'daki İmam Muhammed b. Suud İslâm Üniversitesi Şeriat Fakültesi'nde usûl profesörü olan oğlu Dr. Sa'd b. Nâsır b. Abdilazîz Ebû Habîb eş-Şesrî, kitabı, müellifin yazdığı şekliyle ortaya koyan ve onu kaynaklarından belgeleyerek muhtevasına itminan hâsıl olmasını sağlayan ilmî bir tahkikle tahkik etmeye yönelmiştir.
Bu kitabın tahkikinin ne kadar gayret gerektirdiğini bilmek istersen, onu İmam Ahmed'in Müsned'iyle karşılaştır. Zira Müsned'de yaklaşık yirmi yedi bin hadis bulunmakta olup bunların pek çoğu sened ve metin bakımından mükerrerdir.
أهم المؤلفات الإِسلامية لقدم عهد المؤلف فهو شيخ للبخاري ومسلم وأحمد وغيرهم من أئمة السنة مما يجعلنا نطلع على أسانيد عالية تعتبر مصدرًا من مصادر بقية كتب السنة، ثم إن الكتاب قد احتوى على أخبار كثيرة عديدة، مما يجعله مغنيًا للباحث عن العديد من الكتب والمؤلفات، ثم هو كتاب يحتوي على دقائق المسائل مما يندر وجوده في كثير من الكتب، كما أن مصنف ابن أبي شيبة يفيد الباحثين في معرفة التسلسل التاريخي للمصطلحات العلمية والاجتهادات الفقهية، وفي نفس الوقت يفيد في تصور المسائل الشرعية ومعرفة حقيقتها والمراد بها، ومن مميزات هذا الكتاب أنَّه كتاب جامع فإن أردت الفقه وجدته فيه، وإن أردت الآداب والأخلاق فهو محتوٍ عليها، وإن رغبت في الأذكار والأدعية وجدت بغيتك فيه، وإن تاقت نفسك لمعرفة التاريخ فإنها ستحصل على مرادها بقراءة هذا الكتاب، حتى كان مضرب المثل في الاستيعاب، ومميزات هذا الكتاب عديدة أشار المحقق إلى شيء منها.ونظرًا لأن الكتاب له هذه الأهمية العظيمة فأتوقع أن يحظى بدراسات علمية من جوانب فقهية وحديثية وأصولية وتاريخية وحضارية، ولذا فإن الكتاب يناسب أن يحظى بتحقيق علمي خصوصًا أنه لم يطبع إلا طبعة واحدة فيها نقص قرابة خمسة آلاف خبر، كما أنها مليئة بالأخطاء المطبعية التي حرفت معانيه وقلبت أسانيده وقللت الاستفادة منه، ومن هنا اتجه الابن الدكتور سعد بن ناصر بن عبد العزيز أبو حبيب الشثري الأستاذ بكلية الحقوق والعلوم السياسية بجامعة الملك سعود حاليًا، وعضو هيئة كبار العلماء، وأستاذ الأصول بكلية الشريعة بالرياض في جامعة الإمام محمد بن سعود الإِسلامية سابقًا، إلى تحقيق الكتاب تحقيقًا علميًا يبرزه كما كتبه المؤلف؛ ويوثقه من مصادره لتحصل الطمأنينة بما يحتوي عليه.وإذا أردت أن تعرف مقدار ما يحتاج إليه تحقيق هذا الكتاب من جهد فقارنه بمسند الإمام أحمد، فإن المسند فيه قرابة سبع وعشرين ألف حديث منها أعداد كثيرة
Bir kısmı ise az bir lafız farkıyla tekrarlanmaktadır. Önceki âlimlerin gayretleri ise Müsned üzerinde mânalarının şerhi, hadislerinden seçmeler yapılması, sülüsâtının beyanı, râvîlerinin hal tercümeleri ve lafızlarının tahriri hususlarında birleşmiştir. O, müstensihlerin kendisine gösterdiği ilgiye mazhar olmuş; nüshaları da âlimlerce zabtı ve asıllarıyla mukabelesi cihetinden itina konusu olmuştur. Günümüzde ise Müsned; gerek tahkîki —ki onu birçok âlim tahkik etmiş olup bunların en önde gelenlerinden biri Şeyh Ahmed Şâkir'dir— gerek tertibi, etrâfının beyanı ve fihristi hakkında telif edilen eserler bakımından pek çok çalışmaya mazhar olmuştur. Müsned, bir kısmı üzerinde fazilet sahibi âlimlerden bir topluluğun çalıştığı birçok baskıyla neşredilmiştir. Bununla birlikte son tahkîki, bu işe kendini veren birçok araştırmacının bu tahkîkte çalışmasını; ayrıca onların on yıl boyunca aralıksız sürdürdükleri yoğun ve sürekli bir mesai harcamalarını gerektirmiştir. Mademki durum böyledir, peki kırk binden fazla haber ihtiva eden, tekrarları oldukça az olan ve birçoğunu yalnızca müellifin rivayet ettiği, başka bir kitapta neredeyse bulamayacağın İbn Ebî Şeybe'nin Musannef'i hakkında ne dersin? Ayrıca onda öyle bir râvî topluluğu vardır ki onların hal tercümelerine ancak uzak kitaplarda ve hatıra gelmeyecek yerlerde rastlarsın. Peki, hal tercümesini yalnızca Mu'cemü'l-Büldân'da veya onun dışındaki dil kitaplarında ve lügatlerde bulabileceğin bir râvî tasavvur edebilir misin? Bu Musannef üzerine mânalarını açıklayan ve lafızlarını şerh eden eserler yazılmamış; hacminin büyüklüğü sebebiyle müstensihler ondan kaçınmış, bu yüzden âlimlerin ilgi ve itinasına mazhar olacak çok sayıda nüshası bulunmamaktadır. Etrâfının beyanı hususunda da kimse bir eser telif etmemiş, onu diğer kitaplar ve eserlerle karşılaştırma cihetine de gidilmemiştir. Şüphe yok ki bu Musannef'in tahkîki, Müsned'in ihtiyaç duymadığı ölçüde bir gayret gerektirmektedir. Allah azze ve cellenin lutfu olarak bu kitap, oğlu Dr. Sa'd tarafından üstlenilen ilmî bir tahkîke mazhar olmuştur. O, nüshaları mukabele etmiş, hadislerini tahric eylemiş ve onlar hakkında hüküm vermiş; ve o...
متكررة سندًا ومتنًا، وبعضها يتكرر باختلاف يسير وجهود العلماء المتقدمين قد تضافرت على المسند في: شرح معانيه، والانتقاء من أحاديثه، وبيان ثلاثياته، وترجمة رواته، وتحرير ألفاظه، وحظي باهتمام النساخ به، وكانت النسخ محل عناية من العلماء في: ضبطها، ومقابلتها بأصولها، وفي العصر الحاضر حظي المسند يحهود كثيرة سواء في: تحقيقه -فقد حُقّق من علماء متعددين من أبرزهم الشيخ أحمد شاكر- وألفت مؤلفات في ترتيبه، وفي بيان أطرافه، وفهرسته، وقد طبع المسند طبعات عديدة اشتغل على عدد منها جماعة من العلماء الفضلاء، ومع كل ذلك فقد تطلب تحقيقه الأخير أن يشتغل في هذا التحقيق العديد من الباحثين المتفرغين لتحقيقه، وتطلب ذلك أَيضًا أن يعملوا بعمل حثيث متواصل استمروا فيه مدة عشر سنوات.فإذا كان الأمر كذلك فما ظنك بمصنف ابن أبي شيبة الذي احتوى على أكثر من أربعين ألف خبر، والتكرار فيها قليل جدًا، وكثير منها ينفرد المؤلف به، فلا تكاد تجده في كتاب آخر، ثم إن هناك طائفة من الرواة فيه لا تكاد تجد تراجمهم إلا في كتب قصية وفي مواطن لا يتبادر إلى الذهن وجود الترجمة فيها، فهل تتصور أن راويًا لا تجد ترجمته وافية إلا في معجم البلدان أو في غيره من كتب اللغة والمعاجم؟، ولم تكتب مؤلفات على المصنف توضح معانيه وتشرح ألفاظه، ولكبر حجمه أحجم النساخ عنه، فليس له نسخ عديدة تكون محل عناية العلماء واهتمامهم، ولم يؤلف أحد في بيان أطرافه، ولم يجتهد أحد في مقارنته بغيره من الكتب والمؤلفات، فلاشك أن هذا المصنف يتطلب تحقيقه من الجهد ما لا يحتاجه المسند.ومن فضل اللَّه عز وجل أن حظي الكتاب بتحقيق علمي يقوم عليه الابن الدكتور سعد فقد قابل بين نسخه، وخرّج أحاديثه، وحكم عليها؛ وتوصل في
Bütün bunlar; gerek râvîlerin ahvâlini beyân etmekte, gerek hadislerin illetlerini tespitte şer‘î kayıtlarla disipline edilmiş ictihadlarla birliktedir. Onu, Hâfız İbn Hacer’in Takrîb’de râvîler hakkındaki bütün sözlerini olduğu gibi teslim eder bulamazsın. O, kitaba öyle fıkhî ta‘lîkler düşmüştür ki, bu ta‘lîklerde usûl kudreti açıkça görülür; fıkıh mezhepleri imamlarının görüşlerini zikretmiş ve görüşler arasında tercihte bulunmuştur. Böylece bize takdir ve senâyı hak eden bir çalışma ortaya koymuştur. Böylesi bir zâtın elinden böyle büyük bir eserin çıkması da pek uygundur; zira onun bu sahada pek çok katkısı vardır. Sünnet kitaplarından bir kısmını tahkik etmiştir: dört cilt hâlinde Sünen-i İbn Mâce, İbn Hacer’in yirmi ciltlik el-Metâlibü’l-âliye fî zevâidi’l-mesânîdi’s-semâniye adlı eseri gibi. Ayrıca onun Sünnet-i Nebeviyye’ye dair güzel hizmetleri vardır: Bulûğu’l-Merâm ile Umdetü’l-Ahkâm’ı öyle şerhlerle şerh etmiştir ki, onlarda diğer şerhlerde bulamayacağın tahkîk ve faydalar bulursun. Onun hadis ilimlerindeki yetkinliğine delâlet eden eseri ise, nefis Muhtasaru Sahîhi’l-Buhârî’dir. Bu eser; Buhârî’nin Sahîh’inde kendi şartına uygun bütün lafızlarını tek ciltte toplamış, lafızlarının kapalı olanlarını da şerh etmiştir. Her hadisin yanında, Buhârî’nin o hadise dair bütün terâcimini (bâb başlıklarını) bulursun. Bu yönüyle eser hayranlık ve senâya mazhar olmuş; bu da birçok ilim talebesini onu ezberlemeye sevk etmiştir.
Muhakkik yalnızca tek bir ilim dalına münhasır değildir; bilakis şer‘î ilimlerden hiçbiri yoktur ki onun orada bir katkısı bulunmasın — Allah’a hamd ve şükür olsun. Onda, başkalarında neredeyse bulamayacağın tercihler ve faydalar vardır. Usûl ilminde de onun en seçkin araştırmacılarından ve hocalarından biridir. Usûl ilminin güçlüğüne ve onunla iştigal edenlerin azlığına rağmen, kaleme aldığı şu usûl eserleri bunun en büyük şâhididir. Bunun doğruluğunu öğrenmek istersen, onun bu alandaki teliflerine müracaat et. Bunlar pek çoktur; en meşhurları ise: el-Kat‘ ve’z-zann inde’l-usûliyyîn, Kavâdıhu’l-istidlâl bi’l-icmâ‘, el-Maslaha inde’l-Hanâbile ve Şerhu’l-Varakât gibi eserlerdir ve bunların dışında daha başka telifleri de vardır. Fıkha gelince, onun fıkıhtaki yetkinliğini gösteren pek çok katkısı vardır; bunun bir örneği el-Müsâbakât adlı eseridir. Hatta fıkhî yeniliklerin (müsteciddât) içine dalmış ve bu alanda ‘Akdü’l-icâreti’l-müntehî bi’t-temlîk (temlik ile sona eren icâre akdi)’ gibi meselelere dair eser telif etmiştir.
ذلك إلى اجتهادات منضبطة بالضوابط الشرعية سواء في بيان أحوال الرواة، أو في علل الأحاديث، ولن تجده يسلم للحافظ ابن حجر كل كلامه عن الرواة في التقريب، ثم علق على الكتاب بتعليقات فقهية تتضح فيها القدرة الأصولية ذكر فيها أقوال أرباب المذاهب الفقهية ورجح بين الآراء، فأخرج لنا مجهودًا يستحق التقدير والثناء، ومثله جدير بأن يخرج على يده مثل هذا العمل العظيم فإن له مشاربهات عديدة في هذا المجال، وقد قام على تحقيق عدد من كتب السنة، من أمثال: (سنن ابن ماجه) في أربعة مجلدات، وكتاب (المطالب العالية في زوائد المسانيد الثمانية) لابن حجر في عشرين مجلدًا، ثم إن له جهودًا طيبة في السنة النبوية فقد شرح: (بلوغ المرام) و (عمدة الأحكام) بشروح تجد فيها من التحقيق والفوائد ما لا تجده في الشروح الأخرى، ويدلك على تمكنه في علوم الحديث كتابه الرائع: (مختصر صحيح البخاري) الذي احتوى على جميع ألفاظ البخاري التي على شرطه في صحيحه في مجلد واحد؛ مع شرح لغامض ألفاظه، وتجد مع كل حديث جميع تراجم البخاري عليه، فكان محل إعجاب وثناء، مما جعل عددًا من طلاب العلم يبادرون إلى حفظه.ثم إن المحقق ليس مقتصرًا على فن واحد، بل ما من علم شرعي إلا وله مشاركة فيه وللَّه الحمد والشكر وعنده ترجيحات وفوائد لا تكاد تجدها عند غيره، ففي علم الأصول هو من أبرز باحثيه ومدرسيه، وما هذه المؤلفات الأصولية التي خطبها بنانه إلا أكبر شاهد على ذلك، مع صعوبة علم الأصول وقلة المشتغلين به، وإن أردت معرفة صحة ذلك فطالع مؤلفاته فيه، وهي عديدة من أشهرها: كتاب (القطع والظن عند الأصوليين) و (قوادح الاستدلال بالإجماع) و (المصلحة عند الحنابلة) و (شرح الورقات) إلى غير ذلك من المؤلفات، وأما في الفقه فله مشاركات عديدة تدل على تمكنه منه ونموذج ذلك كتابه: (المسابقات)، بل خاض غمار المستجدات الفقهية فألف فيها من أمثال مسائل: (عقد الإجارة المنتهي بالتمليك)
Keza (sürücü belgesi için sigorta mecburiyeti), (kök hücre araştırmaları) ve (modern suçlar) hakkındaki çalışmaları da pek çoktur; bu konudaki araştırmaları oldukça fazladır. Akide ve tevhid sahasındaki iştirakine gelince, bunu onun bu alandaki çok sayıda risâlesinde bulursun. Bunlardan bazıları: “İmânın Hakikati ve Kadîm ile Cedîd Dönemde İrcâ Bid‘atleri”, “Nebevî Âsârı Ziyaretin Hükmü”, “Usûl ile Fürû Arasının Tefrîki” ve “Şerîatın Usûl ve Fürûa Taksimi” adlı eserleridir. Fıkıh kâidelerine gelince, onlara tam anlamıyla vâkıf olmuş ve bu sahada temeyyüz etmiştir; insanlar bu hususta onun dinlenen ve yazılı şerhlerini elden ele dolaştırmaktadır. Bunların dışında iştirak ettiği daha başka şer‘î ilimler de bulunmaktadır. Allah azze ve celle’den onun ilmini, hidâyetini ve takvâsını artırmasını ve kendisini müttekîlere imam kılmasını niyaz ederim.
Bu ilmî kuşatıcılık sayesinde ümit ederim ki ey okuyucu, bu kitabın ilmî bir tahkîkiyle karşılaşacaksın. Hele ki muhakkik, on beşi yazma nüsha olmak üzere yirmi asıl kaynağa dayanmıştır; bu yazmaların vasıflarını kitabın başında bulursun. Söz konusu yazma nüshalar, menşeleri farklı ülkelerden gelme olup üzerlerinde muhtelif âlimlerin ta‘likatı bulunmaktadır. Öyleyse yazmanın Riyad’dan Şam’a, Kahire’ye, Tunus’a, Berlin’e, Karaçi’ye ve Hindistan’daki Delhi’ye uzanan yolculuğunun seni kendine çekmesine şaşırma. Bu da sana, bu kitabın yazmalarının toplanması için sarf edilen gayretin büyüklüğünü gösterir. Muhakkik, pek çok mânâyı ve uzun mebâhisleri, konunun tamamını kuşatan kısa bir ifadeyle dile getirmekle temeyyüz etmiştir. Ayrıca onun kesin hükümleri, araştırmacının kendisine ne derece güvendiğini gösterir; öyle ki okuyucuyu işinde şaşkınlık içinde bırakmaz. İşte bundan dolayı sana müjdeler olsun ey okuyucu: Zira önünde, mütehassıs bir araştırmacının hizmetiyle ortaya konmuş büyük ve kapsamlı bir kitap durmaktadır.
Şükranla anılan gayretlerdendir ki Suudi Arabistan Krallığı hükümeti, araştırma merkezlerini ve yazma eser kütüphanelerini hazır hale getirmek suretiyle araştırmacılara pek kıymetli hizmetler sunmuştur. Bunlar arasında Melik Fehd Millî Kütüphanesi ile Suudi üniversitelerinin kütüphaneleri — İmam Muhammed b. Suud İslâm Üniversitesi ve İslâm Üniversitesi gibi — zikredilebilir. Bu kurumlar, araştırmacılara herkesin övgü ve takdirine mazhar olan seçkin hizmetler sunmuşlardır.
و (الإلزام بالتأمين على رخصة قيادة السيارات) و (بحوث الخلايا الجذعية) و (الجرائم الحديثة) وبحوثه في ذلك عديدة، وأما مشاركته في العقيدة والتوحيد فتجدها في رسائله العديدة في ذلك، ومنها: (حقيقة الإيمان وبدع الإرجاء في القديم والحديث) و (حكم زيارة الآثار النبوية) و (التفريق بين الأصول والفروع) و (تقسيم الشريعة إلى أصول وفروع)، وأما القواعد الفقهية فقد تمكن منها وبرز فيها؛ وتداول الناس في ذلك شروحه المسموعة والمكتوبة، إلى غير ذلك من العلوم الشرعية التي شارك فيها. أسال اللَّه عز وجل أن يزيده علمًا وهدى وتقى وأن يجعله إمامًا للمتقين.ومن خلال هذه الإحاطة العلمية فإني آمل أن تجد أيها القارئ -تحقيقًا علميًا لهذا الكتاب، خصوصًا أن المحقق قد اعتمد على عشرين أصلًا منها خمسة عشر مخطوطة تجد وصفها في أول هذا الكتاب، وكانت هذه المخطوطات متعددة الصادر من بلدان مختلفة وعليها تعليقات من علماء مختلفين؛ فلا تعجب أن تشدك رحلة المخطوطة من الرياض إلى دمشق إلى القاهرة إلى تونس إلى برلين إلى كراتشي إلى دلهي بالهند؛ مما يدلك على عظم المجهود المبذول في جمع مخطوطات هذا الكتاب، وقد تميز المحقق بكونه يعبر عن المعاني الكثيرة والمباحث الطويلة يحمل قصيرة تحتوي على جميع الموضوع، مع أحكام جازمة تدلك على مدى توثق الباحث من نفسه بحيث لا يدع القارئ في حيرة من أمره، ومن هنا فبشراك أيها القارئ: فبين يديك كتاب عظيم جامع مخدوم من باحث متمكن.ومن الجهود المشكورة ما بذلته حكومة المملكة العربية السعودية من خدمات جليلة للباحثين؛ من خلال تهيئة مراكز البحث ومكتبات المخطوطات؛ من أمثال: مكتبة الملك فهد الوطنية، ومكتبات الجامعات السعودية كجامعة الإمام محمد بن سعود الإسلامية والجامعة الإسلامية التي قدمت للباحثين خدمات جليلة هي محل ثناء وتقدير الجميع.
Allah'tan herkes için tevfik, hidâyet ve salâh-ı ahvâl niyaz ederim. Keza O'ndan (Sübhânehû), bu ülkenin yöneticilerini her hayra muvaffak kılmasını ve İslâm'a ve ehline takdim ettikleri hayırlı çabalarda onlara daha fazla gayret bahşetmesini dilerim. Allah, Peygamberimiz Muhammed'e, âline ve ashâbına salât u selâm eylesin. Kraliyet Dîvânı Müsteşarı Nâsır b. Abdülazîz Ebû Habîb eş-Şesrî.
وأسأل اللَّه للجميع التوفيق والهداية وصلاح الأحوال، كما أسأله سبحانه أن يوفق قادة هذه البلاد لكل خير وأن يزيدهم نشاطًا في جهودهم الخيرة التي يقدمونها للإسلام وأهله. وصلى اللَّه على نبينا محمد وعلى آله وصحبه وسلم.المستشار بالديوان الملكيناصر بن عبد العزيز أبو حبيب الشثري
Mukaddime
Hamd, Allah’a mahsustur; O’na hamd eder, O’ndan yardım diler ve O’ndan mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah’a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur; kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Şehâdet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur; O birdir, ortağı yoktur. Yine şehâdet ederim ki Muhammed (s.a.v.) O’nun kulu ve resûlüdür. Allah’ın salât ü selâmı onun, âlinin ve ashâbının üzerine olsun; çokça selâm.
“Ey iman edenler! Allah’a karşı O’na yaraşır şekilde takvâ sahibi olun ve ancak Müslüman olarak can verin.”
“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan eşini var eden, ikisinden de pek çok erkek ve kadın türeten Rabbinize karşı takvâ sahibi olun. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı da takvâ sahibi olun ve akrabalık bağlarını gözetin. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözetleyicidir.”
“Ey iman edenler! Allah’a karşı takvâ sahibi olun ve doğru söz söyleyin. Ki O, amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resûlüne itaat ederse, büyük bir kurtuluşla kurtulmuştur.”
Amma ba‘d: Şüphesiz Allah (azze ve celle) bu ümmete, dinini, Peygamberi’nin (s.a.v.) sünnetini ve sahâbesinin (Allah onlardan razı olsun) âsârını muhafaza eden ricâl tahsis etmiştir. Bu sahada elle tutulur semereleri olanlardan biri de, kitapları ve telifleriyle Allâme İmam Ebû Bekir Abdullah b. Muhammed b. Ebî Şeybe’dir. Bunların en büyüklerinden biri, pek çok seçkin özelliği ihtiva eden el-Musannef’tir. Bu özelliklerin bir kısmını, kitabın tetkiki esnasında zikredeceğim. el-Musannef, içinde başka kitaplarda pek bulunmayan, sıhhat derecesi yüksek çok sayıda nebevî hadis barındırmasının yanında, Selef’in âsârına dair yazılmış teliflerin en zenginidir. Önemine rağmen basımı, konumuna uygun bir ilgiye mazhar olamamıştır. Nitekim hicrî on dördüncü asrın ortasında (1324 h.), Şeyh Abdülvehhâb el-Mültânî (rahmetullahi aleyh), kitabın birinci ve dördüncü cüzlerini birçok baskı hatası içeren taş baskı olarak basmıştır.
1386 h. yılında ise Hindistan’daki Haydarâbâd-ı Dekken ulemâsından bazıları, kitabın ilk beş cildini, Âmir el-Umerî ve Abdülhâlık el-Efgānî’nin nezaretinde, ta‘lik ve tahkik yapılmaksızın basmışlar ve Kitâbü’s-Sayd’ın sonuna kadar ulaşmışlardır. 1399 h. yılında ise Hindistan’ın Bombay şehrindeki Dâr-üs-Selefiyye, daha önceki Haydarâbâd-ı Dekken baskısının beş cildini tıpkıbasım olarak çoğaltmış; Şeyh Muhtar Ahmed en-Nedvî es-Selefî de basımını tamamlamıştır.
مقدمةإن الحمد للَّه نحمده ونستعينه ونستغفره، ونعوذ باللَّه من شرور أنفسنا وسيئات أعمالنا، من يهده اللَّه فلا مضل له؛ ومن يضلل فلا هادي له، وأشهد أن لا إله إلا اللَّه وحده لا شريك له، وأشهد أن محمدًا عبده ورسوله، صلى اللَّه عليه وعلى آله وصحبه وسلم تسليمًا كثيرًا، {يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ} {يَاأَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَاءً وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَسَاءَلُونَ بِهِ وَالْأَرْحَامَ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا} {يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلًا سَدِيدًا (٧٠) يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا}. أما بعد فإن اللَّه عز وجل قد قيض للأمة رجالًا حفظوا دينها وسنة نبيها صلى الله عليه وسلم وآثار صحابته رضي الله عنهم، وممن لهم ثمرات ملموسة في هذا الجانب العلامة الإمام أبو بكر عبد اللَّه بن محمد بن أبي شيبة من خلال كتبه ومؤلفاته، ومن أعظمها المصنف المحتوي على مميزات عديدة سأذكر بعضًا منها عند دراسة الكتاب، والمصنف أغنى المؤلفات في آثار السلف مع احتوائه على أحاديث نبوية عديدة على جانب عالٍ من الصحة لا تكاد توجد في غيره من الكتب.ومع أهميته إلا أنه لم يحظ بما يتناسب مع مكانته في الطبع، ففي منتصف القرن الرابع عشر الهجري (١٣٢٤ هـ) طبع الشيخ عبد الوهاب الملتاني رحمه الله الجزء الأول والرابع من طباعة حجرية اشتملت على الكثير من الأخطاء الطباعية.وفي عام ١٣٨٦ هـ قام بعض علماء حيدر آباد الدكن في الهند بطباعة الأجزاء الخمسة الأولى من الكتاب بدون تعليق ولا تحقيق، بإشراف عامر العمري، وعبد الخالق الأفغاني، وصلوا نهاية كتاب الصيد.وفي عام ١٣٩٩ هـ قامت الدار السلفية في بومبي بالهند بتصوير الأجزاء الخمسة من طبعة حيدر آباد الدكن سابقًا، وأكمل الشيخ مختار أحمد الندوي السلفي طباعة
Kitabın geri kalanı bölüm bölüm neşredildi ve nihayet kitap on beş cilt hâlinde tamamlandı. Son cilt 1409 hicrî yılında yayımlandı. Muhakkik, altıncı ciltten on beşinci cilde kadar farklı yoğunluklarda ta‘likat eklemiş; hususen merfû‘ hadislere dair ta‘likatı çoğaltmış ve altıncı ciltten itibaren haberleri numaralandırmıştır. Bu baskıda Kitâbü’l-Îmân ve’n-Nüzûr ile Kitâbü’l-Hac’ın büyük bir kısmının sakıt kaldığı (yer almadığı) görülmektedir. Şeyh Habîburrahmân el-A‘zamî 1403 hicrî yılında dört cilt neşretmiştir. 1406 hicrî yılında ise Pakistan’daki Kur’an ve İslam İlimleri İdaresi el-Musannef’i Muhtâr en-Nedvî baskısının tıpkıbasımı olarak yayımlamış ve Kitâbü’l-Îmân’dan Kitâbü’l-Hac’a kadar eksik babları ikmal etmiştir.
Kitabın önceki baskıları noksan ve hatalarla doluydu; kitabın matbu kaynaklarını incelerken buna dair örnekler vereceğim. Allah azze ve celle bana eserin birçok yazma nüshasını müyesser kıldı. Eserin ilmî değerini bildiğimden şu kanaatteyim: Bu ilmin neşredilmesi ve yayılması için gayret sarf etmek ümmete farz-ı kifâyedir. Bu günahtan kurtulma arzusuyla da Allah’a istiâne ederek bu kitabın tahkikini üstlendim.
Allah azze ve cellenin ümmete bir lütfu olarak, sünnet kitaplarının birçoğu bir kısım araştırmacıların gayretlerine mazhar olmuş; onlar da bu eserleri tahkik edip hadislerini tahric etmişlerdir. Ancak onların bazı çalışmalarında dikkat çeken pek çok husus vardır. Bunların en barizleri şunlardır:
1. Ta‘likatı aşırı derecede uzatarak kitapların hacmini büyütmüşler ve insanları bu kitaplara rağbetsiz kılmışlardır.
2. Hadisler hakkında kesin hüküm vermekten kaçınmışlardır. Nitekim birinin “Bu hadis, hasen olmaya ihtimali olan bir hadistir” dediğini görürsünüz; bu da insanları tereddüde düşürmektedir.
3. Haber hakkında söylenmiş her şeyi aktararak sözü uzatmışlardır. Hâlbuki haberin illetlerinden bazısı, başka bir illetle karşılaştırıldığında bir şey ifade etmez. Râvilerden biri zayıfsa, başka bir râvinin sadûk olduğunu belirtmeye gerek yoktur. Senedinde bir vaddâ‘ (hadis uydurmacısı) varsa, zayıf râvinin adını zikretmeye de hacet yoktur.
بقية الكتاب جزءًا بعد جزء حتى خرج الكتاب في خمسة عشر جزءًا، وصدر المجلد الأخير سنة ١٤٠٩ هـ، وقد علق المحقق على الأجزاء من السادس إلى الخامس عشر بتعليقات متفاوتة، وقد أكثر من التعليق على الأحاديث المرفوعة، ورقم الأخبار ابتداءً من الجزء السادس، ويلاحظ أن كتاب الإيمان والنذور وجزءًا كبيرًا من كتاب الحج قد سقط من هذه الطبعة. ونشر الشيخ حبيب الرحمن الأعظمي أربعة أجزاء عام ١٤٠٣ هـ.وفي عام ١٤٠٦ هـ، طبعت إدارة القرآن والعلوم الإِسلامية بباكستان المصنف بتصوير طبعة مختار الندوي، واستدركت الأبواب الناقصة في كتاب الإيمان إلى كتاب الحج.وكانت طبعاته السابقة ناقصة ومليئة بالأخطاء سأورد نماذج من ذلك عند دراسة الأصول المطبوعة للكتاب، وقد يسر اللَّه عز وجل لي العديد من نسخه الخطية، مع معرفتي بقيمة الكتاب العلمية، مما أرى معه أنه يجب وجوبًا كفائيًا على الأمة أن تسعى في نشر هذا العلم وبثه، ورغبة في سقوط هذا الإثم استعنت باللَّه في تحقيق هذا الكتاب.ومن فضل اللَّه عز وجل على الأمة أن حظيت العديد من كتب السنة بجهود عدد من الباحثين فحققوها وخرجوا أحاديثها ولكن يلاحظ على بعض أعمالهم ملحوظات عديدة، من أظهرها ما يأتي:١ - أنهم أطالوا في التعليقات إطالة كبيرة مما ضخم حجم الكتب، وجعل الناس يزهدون فيها.٢ - عدم الجزم في الحكم على الأحاديث، فتجد أحدهم يقول: هذا حديث يحتمل التحسين، مما يوقع الناس في اللبس.٣ - التوسع في الكلام عن الخبر بجميع ما قيل فيه، مع أن بعض علل الخبر لا يعد شيئًا إذا قورن بغيره، فإذا كان أحد الرواة ضعيفًا فلا داعي لأن ينبه على أن غيره صدوق، وإذا كان في سنده وضاع فلا حاجة لإشهار اسم الضعيف.
4 - Onların hadis hakkında hüküm verirken isnadı değil de metni esas almaları; yalnızca metnin, başka bir sahâbînin yolundan sahih bir isnadla gelmiş olmasına bakarak, içinde yalancılığıyla bilinen bir râvî bulunan hadisleri sahih hükmüne bağlamalarına yol açmıştır. Bu amel doğru değildir; zira o isnad, başka bir isnadla takviye edilemez.
5 - Hadisi tahric edenleri zikrederken yalnızca haberi o isnadla nakleden kimseyle yetinmeleri; hâlbuki evlâsı, haberi o sahâbînin yolundan tahric eden herkesi zikretmekti. Bu davranış araştırmacıları şüpheye düşürmüş ve onları pek çok vehme sevk etmiştir.
İşte bu iki noktada işlerin tersine çevrildiğine bak: metin hakkında hüküm verilmiş, senedin tahrici yapılmış; hâlbuki evlâsı sened hakkında hüküm vermek ve metni tahric etmekti.
6 - Bazı araştırmacıların, zayıf haberi, bazı tâbiîn âsârıyla desteklenmesi sebebiyle takviye edip sahih kabul etmeleri.
7 - Bazı araştırmacıların ise zayıf haberi, meçhul bir râvînin haberiyle desteklenmesinden dolayı takviye edip sahih hükmü vermeleri. Hâlbuki meçhulün haberi üzerinde tevakkuf edilir ve onunla takviye yapılmaz; çünkü o tanınmaz, çok zayıf veya vazzâ‘ (hadis uyduran) olması muhtemeldir.
8 - Ayrıca ricâl ilmiyle uğraşanlardan bazıları, kendisinden rivayet edenlerin çokluğuna bakarak râvîden cehalet hükmünü kaldırmaktadır; hâlbuki bu râvîlerin bazısı zayıf, bazısı meçhul yahut meçhullerden ve zayıflardan rivayet etmekten sakınmayan kimselerdir. Oysa cehaletin kaldırılması hükmü, ancak rivayetlerinde yalnızca sikâlara yer veren imamların rivayetiyle sabit olur; sahih olan görüşe göre o râvî tek kişi olsa bile.
9 - Hatta bazı araştırmacılar, imamların onu tevsik etme hususunda birbirini takip etmesine rağmen, kendisinden yalnızca bir kişinin rivayet ettiği râvî hakkında meçhullük hükmü verecek kadar ileri gitmişlerdir.
10 - Bazı araştırmacılar hadisleri tahric ederken Sahîhayn ile yetinmeyip hadis kitaplarını tarihî sıralarına göre peş peşe zikretmekte; böylece iki Sahîh, sünnet kitaplarının ortasında yer almaktadır. Bu da
٤ - أنهم عند الحكم على الحديث يحكمون على المتن دون الإسناد، مما جعلهم يحكمون على أحاديث فيها راوٍ معروف بالكذب بأنها أحاديث صحيحة، نظرًا لورود ذلك المتن من طريق صحابي آخر بإسناد صحيح، وهذا العمل لا يصح، لأن ذلك الإسناد لا يمكن تقويته بإسناد آخر.٥ - اقتصارهم عند ذكر من أخرج الحديث على من ساق الخبر بذلك الإسناد، وكان الأولى ذكر جميع من أخرج الخبر من طريق ذلك الصحابي وهذا العمل قد ألبس على الباحثين وأوقعهم في أوهام عديدة.فانظر إلى عكس الأمور في هذين الجانبين حكم على المتن وتخريج للسند وكان الأولى الحكم على السند، وتخريج المتن.٦ - أن بعض الباحثين يقوي الخبر الضعيف ويصححه لاعتضاده بآثار عن بعض التابعين.٧ - أن عددًا من الباحثين يقوي الضعيف ويحكم عليه بالصحة لاعتضاده بخبر راوٍ مجهول، وخبر المجهول يتوقف فيه ولا يقوى به لأنه لا يعرف ويحتمل أن يكون ضعيفًا جدًا أو وضاعًا.٨ - كما أن بعض من اشتغل في الرجال يرفع الحكم بالجهالة عن الراوي لمجرد رواية عدد عنه مع كون بعض هؤلاء الرواة ضعيفًا أو مجهولًا أو لا يتورع عن الرواية عن المجهولين والضعفاء، مع أن الحكم برفع الجهالة لا يكون إلا برواية الأئمة الذين يقتصرون في رواياتهم على الثقات ولو كان ذلك الراوي واحدًا على الصحيح.٩ - بل وصل الحال ببعض الباحثين إلى الحكم بجهالة الراوي الذي لم يرو عنه إلا واحد مع تتابع الأئمة على توثيقه.١٠ - أن بعض الباحثين عند تخريج الأحاديث لا يكتفي بالصحيحين ويسرد كتب الحديث بحسب تسلسلها التاريخي فيكون الصحيحان في وسط كتب السنة، مما
Buradan, Sahîhayn'ın mevkisinin küçümsendiği anlamı çıkarılabilir; hâlbuki ümmet, Şeyhayn'ın tahric ettiği üzere 'müttefekun aleyh' demekle yetinmekte ve onların dışında başka birini zikretmeye ihtiyaç duymamaktadır. 11 - İsnad ve rivayet kitaplarını, tahkikli hadis kitaplarının haşiyelerinde hadis illetlerini zikretmeyi genişletmek suretiyle ilel kitaplarına dönüştürmek. 12 - Meşhur kitap adlarını, akla hemen gelmelerine rağmen uzun uzadıya zikretmek; ümmet ise tek kitabı bulunan bir müellif söz konusu olduğunda yalnızca müellifin adıyla yetinmeyi sürdürmektedir. Nitekim onların, meselâ 'İbn Mâce tahric etti' deyip 'Sünen'de' demediklerini görürsün; ve hakezâ. 13 - Bu kabildendir: okuyucuya ta'miye yaparak meşhur ismi bırakıp meşhur olmayan ismi zikretmek. Şöyle ki 'Ebû Ubeyd tahric etti' demek yerine 'el-Herevî', 'İshak' demek yerine 'İbn Râhûye' demektedirler; ve hakezâ. 14 - İlim ve rivayetle meşhur bazı imamların, ilimlerinin ve rivayetlerinin genişliği sebebiyle —bu mümkün olduğu hâlde— hadisi iki vecihten rivayet etmesi, onların rivayeti hakkında kādiḥ (cerh sebebi) sayılmaktadır. 15 - Bazı araştırmacılar, üzerlerinde ne kadar itina bulunursa bulunsun bazı yazma asılları hafife almakta ve onları —bu nüshaları tetkik etmeksizin ve gerçekten geç tarihli olduklarından emin olmaksızın— 'müteahhir nüshalar' diye adlandırmaktadır. 16 - Buna mukabil, onların asıl kitap üzerine istihrâc edilmiş (müstahrec) kitapların —etrâf kitapları ve şerhler gibi— müteahhir nüshalarına güvendiklerini görürüz. Tahkik Yöntemi: Kitabın tahkiki çalışması şu adımları gerektirdi: Birincisi: Kitabın yazma nüshalarını yazma eser kütüphanelerinden ve araştırma merkezlerinden toplamak. İkincisi: Nüshalar arasında mukabele yapmak, ardından bu mukabeleyi gözden geçirmek. Nüshalar arasındaki farklar şu şekilde ele alınmıştır:
قد يفهم منه تقليل مكانة الصحيحين، وما زالت الأمة تكتفي بقولها: متفق عليه على ما أخرجه الشيخان فلا تحتاج لذكر غيرهما.١١ - تحويل كتب الإسناد والرواية إلى كتب علل من خلال التوسع في ذكر علل الأحاديث في هوامش كتب الحديث المحققة.١٢ - التطويل بذكر أسماء الكتب المشهورة مطولة مع أنها متبادرة إلى الذهن ولا زالت الأمة على الاكتفاء باسم المؤلف فيمن لا يوجد له إلا كتاب واحد، فتجدهم مثلًا يقولون: أخرجه ابن ماجه، ولا يقولون: في السنن وهكذا.١٣ - ومن ذلك التعمية على القارئ بذكر اسم غير مشهور وترك الاسم المشهور فبدل قولهم: (أخرجه أبو عبيد) قالوا: (الهروي) وبدل (إسحاق) قالوا (ابن راهويه) وهكذا.١٤ - أن بعض الأئمة المشهورين بالعلم والرواية قد يروي الحديث من وجهين لسعة علمه وروايته مع إمكان ذلك فيجعلون ذلك قادحًا في روايته.١٥ - أن بعض الباحثين أصبح يزهد في بعض الأصول المخطوطة مهما كان عليها من عناية ويسمونها النسخ المتأخرة، مع عدم تمحيصها وعدم التأكد حقيقة من تأخرها.١٦ - وفي مقابل ذلك نجدهم يعتمدون على نسخ متأخرة لكتب مستخرجة على الكتاب الأصل، ككتب الأطراف والشروح ونحو ذلك. منهج التحقيق:تطلب العمل في تحقيق الكتاب الخطوات الآتية: أولًا: جمع نسخ الكتاب المخطوطة من مكتبات المخطوطات ومراكز البحث.ثانيًا: المقابلة بين النسخ ثم مراجعة تلك المقابلة، وتم التعامل مع الفروق بين النسخ على النحو الآتي:
1) Nüshalar bir hususta ittifak ettiğinde, onu —isnâd ve ricâl kitaplarına aykırı olsa bile— aynen tespit ederiz; ve buna yer yer işaret ederiz. 2) Nüshalar ihtilâf ettiğinde ise, hadis, terâcim ve dil kitaplarını mürâcaat ederek bana daha kuvvetli görüneni tercih ederim. 3) İmlâ hatalarına ya da modern imlâ kurallarına aykırı olan hususlara işaret etmedim.
Üçüncü olarak: Kitabın isnadları hakkında hüküm vermek ve hadislerini tahric etmek. Zira eserde mevcut olanlar üç türdür:
1) Merfû hadisler: Müellifin isnadı hakkında hüküm verir, sonra o hadisi kimin tahric ettiğini beyan ederim. Eğer hadis Sahîhayn'de ise onlarla iktifâ ederim; şayet ikisinden yalnızca birinde ise, onun Sahîh'teki yerini zikreder ve çoğunlukla İmam Ahmed'in Müsned'i olan başka bir kaynağı da zikrederek takviye ederim. İki Sahîh'ten birinde de bulunmuyorsa, onu tahric edenleri zikretmeye gayret ederim.
2) Sahâbe âsârı: Bunlar hakkında hüküm veririm; tahric edenini zikredebilirim, fakat buna bağlı kalmam.
3) Tâbiûn âsârı: Bunlarla istidlâlin sahih olmaması sebebiyle, müellifin onları zikretmesiyle yetinirim.
Dördüncü olarak: Hadisler hakkında hüküm verirken, hadisin hasen veya zayıf sayılmasına sebep olan râvinin adını zikrederek tahsin veya taz'îf sebebine işaret ederim. Aynı şekilde inkıtâ hâlinde, sözü kısaltmak için inkıtânın bulunduğu yeri zikrederim. Sünnet üzerindeki önceki ve sonraki çalışmalarım ve râvilerin rivayetlerini sibr (tetkik) etmem sebebiyle, Hâfız'ın et-Takrîb'deki kanaatiyle ikna olmayabilir ve ona muhâlefet edebilirim.
Beşinci olarak: Yazma nüshalar üzerine düşülen ta'lîkleri —ister râvilerin hal tercümeleri ister lafızların tarifi ve benzeri hususlarla ilgili olsun— haşiyede tespit ettim.
Altıncı olarak: Kitabın hadislerini ve âsârını, baştan sona tek bir numaralandırmaya sahip olacak şekilde müteselsil olarak numaralandırdım. Ayrıca her bir kitabın (bölümün) içindeki bablar için ve müellifin başlık olarak verdiği kitap adları için de numaralandırma yaptım.
١ - إذا اتفقت النسخ على شيء أثبتناه ولو كان مخالفًا لكتب الإسناد والرجال، وقد ننبه على ذلك.٢ - إذا اختلفت النسخ فإنني أختار منها ما يترجح لديَّ من خلال مراجعة كتب السنة والتراجم واللغة.٣ - لم أشر إلى الأخطاء الإملائية أو ما خالف قواعد الإملاء الحديثة. ثالثًا: الحكم على أسانيد الكتاب وتخريج أحاديثه، فإن الموجود في المصنف على ثلاثة أنواع:١ - أحاديث مرفوعة، فنحكم على إسناد المؤلف، ثم أبين من أخرج ذلك الحديث، فإن كان في الصحيحين اكتفيت بهما، وإن كان في أحدهما دون الآخر ذكرت موضعه من الصحيح وعززته بذكر مصدر آخر والأغلب أن يكون مسند الإمام أحمد، فإن لم يكن في أحد الصحيحين اجتهدت في ذكر من أخرجه.٢ - آثار للصحابة فأحكم عليها، وقد أذكر من خرجها ولا ألتزم بذلك.٣ - آثار التابعين، فهذه أكتفي بإيراد المصنف لها، لعدم صحة الاستدلال بها. رابعًا: عند الحكم على الأحاديث أشير لسبب تحسين الحديث أو تضعيفه بذكر اسم الراوي الذي يكون سببًا لذلك، وكذلك عند الانقطاع أذكر موطن الانقطاع اختصارًا للكلام، ومن خلال عملي السابق واللاحق في السنة وسبر مرويات الرواة قد لا أقنع بكلام الحافظ في التقريب وأخالفه.خامسًا: التعليقات التي وضعت على النسخ المخطوطة سواء لترجمة الرواة أو التعريف بالألفاظ ونحو ذلك أثبتها في الهامش.سادسًا: رقمت أحاديث الكتاب وآثاره ترقيمًا متسلسلًا بحيث يكون للكتاب ترقيم واحد من أوله إلى آخره، كما وضعت ترقيمًا للأبواب داخل كل كتاب وترقيمًا لأسماء الكتب التي عنون بها المؤلف.
Yedinci olarak: Kitap, Allah'ın izniyle, ilim talebelerine bu kitaptan istifade etme yolunu yakınlaştıracak çeşitli teknik fihristlere sahip olacaktır.
Sekizinci olarak: Her bâbın başına, o bâbdaki fukahânın sözlerini özetleyen kısa bir açıklama koydum.
Sözlerimi, fazîlet ve yüksek dereceler sahibi muhterem pederim Şeyh Nâsır b. Abdülazîz b. Muhammed Ebû Habîb eş-Şesrî'ye şükranla bitiriyorum. O, Allah'ın yardımıyla bu kitabın neşredilmesinde teşvik, cesaretlendirme ve destek olarak dayandığımız dayanaktır. Bu da, onun babası ve benim dedem olan Şeyh Abdülazîz Ebû Habîb eş-Şesrî'nin ilme hizmet ve kitaplarının basılması hususundaki arzusunun bir devamıdır. Allah'tan, ikisine de ecir ve sevabı bol kılmasını; onları Muhammed (s.a.v.)'in civarında, Cennet'in en yüksek makamı olan Firdevs-i A‘lâ'da bulundurmasını niyaz ederim.
Suudi Arabistan Krallığı hükümetine de, şer‘î ilmin ihyâsı yolunda gösterdiği şükranla anılan gayretleri sebebiyle teşekkürlerimi arz ederim. Bu gayretler; İmam Muhammed b. Su‘ûd İslâm Üniversitesi Kütüphanesi, İslâm Üniversitesi Kütüphanesi ve Kral Fahd Millî Kütüphanesi gibi faydalı umumi kütüphanelerin kurulmasıyla tezahür etmiştir. Bu gayretleri bereketlendirmesini ve bu müesseseleri tevfikine mazhar kılmasını niyaz ederim.
Şükrüm ayrıca, beni küçüklüğümden büyüklüğüme kadar yetiştiren, fazl u ihsanını her zaman yanımda bulduğum, terbiyesinin, yönlendirmelerinin ve tavsiyelerinin tesirini hâlâ hissettiğim muhterem ve fazîletli anneme de ulaşmaktadır.
Yine aileme, evlatlarıma ve kardeşlerime, bana sağladıkları ilmî ortam sebebiyle teşekkür ederim; bu ortam sayesinde, Allah'a yakınlaşmaya vesile kıldığım bu mübarek çalışmayı tamamlayabildim. Allah, lütuf ve keremiyle bana ihsanda bulundu; beni O'na yöneltti ve bu iş üzerinde çalışmama yardım etti; tâ ki böylece Nebî (s.a.v.)'in sünnetine hizmet edenlerden olayım. Hamd, evvel ve âhir Allah'a mahsustur.
Muhakkik
Prof. Dr. Sa‘d b. Nâsır b. Abdülazîz Ebû Habîb eş-Şesrî
سابعًا: سيحظى الكتاب بإذن اللَّه بفهارس فنية متنوعة تقرب لطلاب العلم طريق الاستفادة من هذا الكتاب.ثامنًا: وضعت تعليقًا مختصرًا في بداية كل باب يلخص كلام الفقهاء في ذلك الباب.وأختم بشكر صاحب الفضيلة والمعالي الوالد الأجل الشيخ ناصر بن عبد العزيز ابن محمد أبو حبيب الشثري فهو المتكَأ الذي نتكئ عليه بعبد اللَّه في إخراج هذا الكتاب حثًا وتشجيعًا ودعمًا، استمرارًا لرغبة والده الجد الشيخ عبد العزيز أبو حبيب الشثري في خدمة العلم وطبع كتبه، فأسال اللَّه أن يجزل لهما الأجر والثواب وأن يجعلهما في جوار محمد صلى الله عليه وسلم في الفردوس الأعلى من الجنة.وأتوجه بالشكر لحكومة المملكة العربية السعودية لجهودها المشكورة في إحياء العلم الشرعي، من خلال إقامة المكتبات العامة النافعة، كمكتبة جامعة الإمام محمد ابن سعود الإسلامية، ومكتبة الجامعة الإسلامية، ومكتبة الملك فهد الوطنية، فأسأل أن يبارك في هذه الجهود وأسأله أن يجعل التوفيق حليفًا لهذه المؤسسات.والشكر موصول لوالدتي الفاضلة الكريمة التي ربتني صغيرًا وكبيرًا، ولا أزال أجد فضلها وإحسانها، كما لا زلت أجد أثر تربيتها وتوجيهاتها ووصاياها.كما أشكر أهل بيتي وأبنائي وإخواني على ما وفروه لي من جو علمي تمكنت معه من إنجاز هذا العمل المبارك، الذي أتقرب إلى اللَّه به والذي تفضل اللَّه عليَّ بمنه وقومه فجعلني أتوجه إليه وأعانني على العمل فيه لأكون بذلك ممن خدم سنة النبي صلى الله عليه وسلم، والحمد للَّه أولًا وآخرًا. المحققأ. د. سعد بن ناصر بن عبد العزيز أبو حبيب الشثري
Birinci Bölüm: Müellifin Hal Tercümesi
Bu bölümde iki mebhas bulunmaktadır:
Birinci Mebhas: Genel Hayatı.
İkinci Mebhas: İlmî Hayatı.
الفصل الأول: ترجمة المؤلفوفيه مبحثان:المبحث الأول: حياته العامة.المبحث الثاني: حياته العلمية.