Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
الحمد لله الذي علمنا ما لم
Bize bilmediklerimizi öğreten Allah’a hamdolsun. Yaratılmışların efendisi Muhammed’e, âline ve ashâbına salât ve selâm olsun.
نكن نعلم، وصلى الله على سيد الخلق محمد وعلى آله وصحبه وسلم. هذا كتاب في علم الهيئة، اقتبسته
Bu; akıl sahiplerinin sevinç duyacağı, basiret sahiplerinin ibret alacağı, rivayet ve haberlerden derleyip izini sürdüğüm hey’et (kozmoloji/gökbilim) ilmine dair bir kitaptır. Onu "el-Hey’etü’s-Seniyye fi’l-Hey’eti’s-Sünniyye" (Sünnî Kozmolojide Yüce Düzen) olarak adlandırdım. Allah’tan halis niyet ve rızasına uygun bir son dilerim.
من الآثار، وتتبعته من الأخبار، ليبتهج به أولو النهى، ويعتبر به أولو الأبصار وسميته: (الهيئة السنية في الهيئة السنية) والله أسأل حسن النية، وخاتمة مرضية. قال تعالى: (وَهُوَ رَبُّ العَرشِ العَظيمِ)، وقال: (وَسِعَ كُرسِيُّهُ السَمَواتِ
Arş ve Kürsî Hakkında Gelen Rivayetler Babı
والأَرضَ) . العرش والكرسي
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "O, büyük Arş’ın Rabbidir" (et-Tevbe, 129) ve "O’nun kürsîsi gökleri ve yeri içine almıştır" (el-Bakara, 255).
من نور الله أخرج ابن أبي حاتم، وأبو الشيخ في كتاب العظمة عن وهب بن منبه قال: (إِن اللَهَ تعالى
Arş ve Kürsî Allah’ın Nûrundandır
خلق العرش والكرسي
İbn Ebî Hâtim ve Kitâbü’l-Azame’de Ebü’ş-Şeyh, Vehb b. Münebbih’ten şöyle rivayet etmiştir: "Şüphesiz Yüce Allah Arş’ı ve Kürsî’yi Kendi nûrundan yarattı. Arş, Kürsî’ye bitişiktir. Su ise Kürsî’nin içindedir. Arş’ın çevresinde dört nehir vardır: Parlayan bir nûr nehri, alev alev yanan bir ateş nehri, gözleri kamaştıran beyaz kardan bir nehir ve sudan bir nehir. Melekler bu nehirlerde kıyamda durarak Yüce Allah’ı tesbih ederler. Arş’ın, bütün yaratılmışların dillerinin sayısınca dilleri vardır; o dillerle Yüce Allah’ı tesbih eder ve O’nu zikreder."
من نوره؛ فالعرش ملتصق بالكرسي، والماء في جوف الكرسي، وحول العرش أربعة أنهار: نهر من نور يتلألأ، ونهر من نار تتلظى، ونهر من ثلج أبيض، تلتمع منه الأبصار، ونهر من ماء، والملائكة قيام في تلك الأنهار، يسبحون الله تعالى، وللعرش ألسنة بعدد ألسنة الخلق كلهم، فهو يسبح الله تعالى، ويذكره بتلك الألسنة) . وأخرج ابن أبي حاتم، وأبو الشيخ عن سعد الطائي قال: (العرش ياقوتة حمراء) . وأخرج سعيد بن
İbn Ebî Hâtim ve Ebü’ş-Şeyh, Sa‘d et-Tâî’den şöyle rivayet etmiştir: "Arş, kırmızı bir yakuttur."
منصور، وأبو الشيخ عن مجاهد قال: (ما أخذت السموات والأرض من العرش إلا
Saîd b. Mansûr ve Ebü’ş-Şeyh, Mücâhid’den şöyle nakletmiştir: "Göklerin ve yerin Arş’a nispetle büyüklüğü, ancak geniş bir sahrada bulunan bir halka kadardır."
كما تأخذ الحلقة من أرض فلاة) . أربعة خلقوا بيد الله وأخرج أبو الشيخ عن ابن عمر قال: (خلق الله أربعة أشياء
Dört Şey Allah’ın Kudret Eliyle Yaratılmıştır
بيده: آدم، والعرش، والقلم، وجنة
Ebü’ş-Şeyh, İbn Ömer’den şöyle rivayet etmiştir: "Allah dört şeyi Kendi eliyle (bizzat kudretiyle) yarattı: Âdem’i, Arş’ı, Kalem’i ve Adn cennetini. Diğer yaratılmışlara ise 'Ol!' dedi, onlar da hemen oluverdi."
عدن، وقال لسائر الخلق كن فكان) . وأخرج أبو الشيخ عن ابن عباس قال: (ما يقدر قدر العرش إلا الذي خلقه، وإن السموات في خلق العرش مثل قبة في صحراء) .
Ebü’ş-Şeyh, İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Arş’ın büyüklüğünü, onu yaratandan başkası takdir edemez. Göklerin Arş’ın yaratılışı karşısındaki konumu, çölde duran bir kubbe gibidir."
وأخرج الطبراني وأبو الشيخ بسند صحيح عن عبد الله بن عمرو بن العاص قال: (إن العرش مطوق بحية، والوحي ينزل في السلاسل) . وأخرج أبو الشيخ عن
Taberânî ve Ebü’ş-Şeyh sahih bir senetle Abdullah b. Amr b. el-Âs’tan şöyle rivayet etmiştir: "Şüphesiz Arş bir yılanla kuşatılmıştır ve vahiy zincirler içinde iner."
الشعبي قال: قال رسول الله ﷺ: (العرش من ياقوتة حمراء، وإن ملكا من الملائكة نظر إليه وغلى عظمه، فأوحى الله إليه: إني
Ebü’ş-Şeyh, Şa‘bî’den rivayet ettiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Arş, kırmızı bir yakuttandır. Meleklerden biri ona ve azametine baktı. Bunun üzerine Allah ona şöyle vahyetti: 'Sende yetmiş bin meleğin gücünü kıldım; her meleğin yetmiş bin kanadı vardır, öyleyse uç!' Melek, kendisindeki bu güç ve kanatlarla Allah’ın dilediği kadar uçtu; durdu, baktı ve sanki hiç yol almamış gibiydi."
قد جعلت فيك قوة سبعين ألف ملك، لكل ملك سبعون ألف جناح، فطر، فطار الملك بما فيه من القوة والأجنحة ما شاء الله أن يطير، فوق، فنظر فكأنه لم يسر) . وأخرج عن مجاهد قال: (ما موضع كرسيه من العرش إلا مثل حلقة في أرض فلاة) . وأخرج عن الربيع بن أنس في قوله تعالى: (وَالسَّقفِ المَرفوعِ) قال:
Mücâhid’den şöyle rivayet edilmiştir: "Kürsî’nin Arş’a nispetle konumu, ancak ıssız bir çöldeki bir halka gibidir."
هو العرش (وَالبَحرِ المَسجورِ) قال: الماء الأعلى الذي تحت العرش. وأخرج سعيد